| Konular: 50,295 | Mesajlar: 311,798 | Üyeler: 10,666 | Online: 210 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum GÜNCEL » MİLLİ GAZETE » Abdülkadir Özkan »

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 30.05.11, 13:30   #1
Adige Abzakh - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : İnadına ERBAKAN.....
Üye No : 2406
Üyelik tarihi : 05-02-2009
Nereden : kafkasya
Konuları : 3010
Mesajlar : 10,206
Teşekkürleri: 8,630
5,430 mesajına 10,722 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Adige Abzakh is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 01.05.12
Durumu : Status: Offline

Arrow İktidarlar eleştiriden hoşlanmaz


İktidarlar eleştiriden hoşlanmaz



Sanki değişmez bir kuraldır. İktidarlar genellikle eleştiriden hoşlanmazlar. Hep alkışlanmak, göklere çıkarılmak isterler. Takdir edilmek arzusu doğaldır ama özellikle iktidar süreleri uzadıkça bu tahammülsüzlük hızla gelişir. Söz gelimi iktidarının ilk döneminde eleştirilere hoşgörü ile yaklaşabilen, eleştiri sahiplerini kucaklayabilen bir iktidar ilerleyen yıllarda sertleşir, eleştirenleri felaket tellallığı yapmak ya da hainlikle suçlayabilirler. Halbuki iktidarların yol gösterici eleştirilere de ihtiyaçları var ve bu eleştiriler onlar için çevrelerinde oluşan yalaka ve dalkavuk tabakasının alkışından çok daha yararlıdır. İktidarların eleştirilere de ihtiyacı vardır derken bundan Kılıçdaroğlu'nun seçim meydanlarındaki söz ve tavırlarını kastediyor değilim. Bahçeli'nin kavga ile oy alma taktikleri de bu eleştiri tarifim içinde yer almıyor. Ancak, gerek iç gerek dış politikada ister muhalefet partileri ister sivil toplum kesimlerinden gelen eleştiriler olsun iktidar partisi mensupları bunları serinkanlılıkla dinlemek ve kendi yaptıkları ile getirilen eleştirileri mukayese etmeleri gerekir. Çünkü herkes yanlış yapabilir, özellikle de iktidar mensuplarının muhalefete göre yanlış yapma ihtimali daha fazladır.
Bu noktada iktidara bir kesim çeşitli sebeplerle alkış tutarken, alkış tutmakla kalmayıp elleri patlayıncaya kadar alkışlarken bir kesimin de her şeyi eleştirmek gibi bir tutum sergilemesi de doğaldır. Ancak, benim demek istediğim muhalefet yapmak adına her şeyin eleştirilmesi ya da yandaşlık psikolojisiyle içinize sinmeyen bir takım uygulamalara bile alkış tutmak ya da savunma gayretinden söz ediyorum. Her şeyi alkışlayan yandaşlar iktidarı kör edebilir, kendilerinde keramet görmek gibi bir yanlışa sürüklenmelerine yol açabileceği gibi her şeyi eleştiren muhalefet de söylediği hiçbir şeyin değeri olmadığı gibi bir yargıya yol açabilir. Bunun ikisi de yanlıştır. Çünkü duran bir saat bile günde iki kez doğruyu gösterebilir. Kısacası iktidarlar için mutlaka bir, "Senden büyük Allah var" diye bağıracak sese ihtiyaç vardır. Ne var ki artık iktidar ve muhalefet kesiminde ölçüler kaybolmuştur. Söz gelimi cari açıktaki artışa dikkat çekiyor, yılın ilk üç ayında resmen ilan edilen 22 milyar dolarlık cari açığın aynı oranlarda devam etmesi halinde buna ülkenin dayanmasının mümkün olmadığını, en kısa zamanda önlem alınması gerektiğini söylediğinizde iktidardan önce bir takım tuzu kuralardan, "Felaket tellallığı yapmayın" şeklinde açıklama gelirse, uygulanan ekonomik politikalar sadece zengini daha zengin yapıyor, sabit ve dar gelirlilere sürekli olarak fedakarlık yapmak düşüyor, bunun daha uzun süre sürdürülemeyeceği, biraz da zengin kesimin fedakarlık yapması gerektiğini söylediğinizde, "Siz servet düşmanı mısınız?" diye bir soru yöneltiliyorsa bilinmelidir ki bu ülkede vicdanlar körleşmeye başlamış, doğru ile yanlış karışmış demektir. Bu ise sağlıklı bir gidişin işareti olamaz.
Bu arada karşılıklı tahammülsüzlük ister istemez kamplaşmaları ve kamplaşanların keskinleşmesine yol açıyor. Böyle bir noktaya gelindiğinde toplumda belli ortak noktalarda buluşmak mümkün olmuyor. İş fikir tartışmasından çıkarak hakaret yarışına dönüşüyor. Hakaret yarışı ile ülkenin iyi bir noktaya götürülmesinin mümkün olmadığını meydanlarda birbirlerine saldırıp duran iktidar ve muhalefet partilerinin mensupları görmek durumundadırlar.
Bu ülkede eğer gerçekten fikir ve düşünce özgürlüğü olacaksa, olması gerekiyorsa, olabilecekse bunun yolu farklı görüşlere tahammülden geçer. Saygı duymak ve benimsemekten demiyorum. Özellikle tahammülden söz ediyorum. Çünkü bu ülkede her inanca, her görüşe saygı duymak gibi saygı kelimesinin yanlış yerlerde kullanıldığını düşünüyorum. Çünkü, benden farklı inanan bir kimsenin inancına saygı duyacaksam, o inancı doğru buluyorsam aynı inancı paylaşmam gerekir. Bu bakımdan farklı düşünce ve inançlara saygı duymaktan çok tahammül kültürünü toplumumuza yerleştirmek gerekiyor. Düşünce ve inanç özgürlüğü ancak böyle sağlanabilir. Ne var ki farklı inanç ve düşüncelere saygı duyulması sıkça tekrarlanırken daha tahammül etme noktasına gelebilmiş değiliz. İstiyoruz ki herkes bizim gibi düşünsün, bizim gibi inansın. Bu anlayışın sonucu olarak ülkemizde devlet toplumun İslam anlayışının bile çerçevesini belirlemeye kalkışmıştır. İnternet sitelerinin filtrelendirilmesi gündeme gelince de toplum hemen iki kesime ayrılmış, bir taraf karşıya porno sitelerinin serbest bırakılmasını istiyorsunuz derken karşı tarafta buna internete sansür getirilmesi olarak karşı çıktı.
Bu noktada medyaya da yansıyan Bülent Arınç ve Ümit Boyner arasındaki atışmayı özellikle de Sayın Arınç'ın üslubunu yadırgadığımı belirtmek ve Ümit Boyner'in cevabından kısa bir alıntı yapmak istiyorum:
"Referandumda 'konsomatris' dediler. Türkiye'de çok sorun var. Onlarla ilgili siyaset üretilsin.
Siyasetin üslubu giderek düşüyor. Türkiye tarihine bakınca da seçim dönemlerinde devamlı çatışmalar yaşandığı görülüyor, fakat bu üslubun bu kadar düşmesi uygar bir topluma yakışmıyor."
Uygar bir topluma yakışmadığı gibi düşünce ve inanç özgürlüğünün önündeki en önemli engel olarak duruyor
__________________

HAKKA HİZMET YOLUNDA İNANÇLI KADROLAR OMUZ OMUZA !

Girmeden tefrika bir millete düşman giremez
Toplu attıkça sineler, onu top sindiremez...
View Adige Abzakh'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Adige Abzakh kullanıcısına teşekkür edenler:
Minhac (30.05.11)
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:09 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.