|
| Konular: 50,295 | Mesajlar: 311,798 | Üyeler: 10,666 | Online: 219 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : İnadına ERBAKAN.....
Üye No : 2406
Üyelik tarihi : 05-02-2009
Nereden : kafkasya
Konuları : 3010
Mesajlar : 10,206
Teşekkürleri: 8,630
5,430 mesajına 10,722 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : 01.05.12
Durumu : Status: Offline
|
Oy uğruna ülke çürük binalarla doldu Büyükşehirlerin çevresinde oluşan gecekondu mahallelerinin sebeplerinin başında seçim dönemlerinde devlet kurumlarının kaçak yapılaşmaya, bunun yanında hazine arazilerinin hatta şahıslara ait alanların yağmalanmasına göz yummaları gelir. Bu noktada düzensiz kaçak yapılaşmayı sadece oy hesabına bağlamanın olayın bir boyutunu eksik bırakacağını hatırlatmak isterim. Sağlıklı bir yapılaşmada planlamanın ve alt yapının önceden hazırlanarak ihtiyaç sahiplerine sunulması gerekirken ülkemizde nedense şehirlerin çevrelerinde düzenli yeni yerleşim alanlarının oluşmasını sağlayacak planlama ve alt yapı hizmetleri zamanında yapılmamış olmasının önemli bir yeri vardır. Kısacası gerek belediyeler bazında gerekse genel idare bakımından şehirleşmenin geleceği önceden tespit edilerek gerekli çalışmalar yapılmamış, önce şehirlerin çevresinde oluşan düzensiz yapılaşma sonucu yüz binlerin barındığı mahalleler mahalleler meydana gelmiş, arkasından ister istemez belediye hizmetleri götürülmeye başlanmıştır. Bu düzensiz yapılaşma büyükşehirlerimizde öylesine hızlı olmuş ki bir süre sonra söz gelimi Ankara'nın merkez ilçesi olan Altındağ'ın yüzde 70'e yakın bölümünü kapsamıştır. Bu durum 1994 yılında bile aynıydı. Düzensiz yapılaşmanın planlı bir yapılaşmaya dönüştürülmesi ciddi problemlere yol açıyor. Çünkü, iki hatta üç nesildir içinde doğup büyüdükleri evlerinin ne adına olursa olsun yıkılması gündeme geldiğinde yönetimler ciddi direnişlerle karşılaşmaktadır. Bunu Ankara Altındağ'da 1994-1999 döneminde hayata geçirilmeye çalışılan dönüşüm planlarının uygulanması safhasından yakından gördüm. Çünkü, içlerinde doğup büyüdükleri evler ne kadar düzensiz ve çağdaş bir yaşama müsait olmaza olmasın onlar için saray anlamına geliyor. Birde buna evleri yıkılarak yerlerine yeni modern binaların yapılacağının söylenmesine karşılık idareye güvensizlik eklenince evlerinin tepelerine yıkılmasına razı oluyorlar da çıkmaya razı olmuyorlar. Düzensiz yapılaşma deyince akla ilk önce gecekondular geliyorsa da düzenli olduğu kabul edilen binaların önemli bölümünün sağlam olmadığın her depremin arkasından görüyoruz. Belli bir plana uygun yapılan binaların önemli bölümünün dayanıklı olmadığı ortayla çıkıyor. Bu tür yapılaşma ile gecekondular arasındaki tek fark birinin tek ya da iki kat diğerlerinin ise çok katlı apartmanlardan ibaret olmasıdır. Hatta çok katlı apartmanlardan oluşan yüz binlerce insanın yaşadığı mahalleler olduğunu biliyoruz. Bu bakımdan gecekonduları dönüştürmek kolaydır ama, sağlıklı göründüğü halde her an yıkılmaya hazır apartmanları dönüştürmek sanıldığı kadar kolay olmayacaktır. Van depreminin arkasından Başbakan'ın, "Önce can... Seçimi kaybederim insanımı kaybetmem" şeklindeki açıklamasını tüm yüreğimle desteklememe karşılık olayın sanıldığı kadar kolay olmadığını hatırlatmak isterim. Özelliklede Gölcük depreminin arkasından hayata geçirilen yapıların denetimi ile ilgili düzenlemeden önce yapılan binaların tam olarak bilemem ama büyük bir bölümünün -buna devlet binaları da dahil- yıkılıp yeniden yapılması gerekiyor. İnsanların para hırsı maalesef ülkemizi ve insanımızı böyle bir çıkmaza sürüklemiştir. Ancak, işe bir yerden başlamak gerekiyor. Özellikle de fayların üzerinde ve çevresinde oluşmuş yerleşim merkezlerinin biran evvel elden geçirilmesi gerekiyor. Buna devletin imkanı yeter mi bilmem. Çünkü, oy kaybını göze almak mümkün olabilir ama olayın maddi boyutunu öncelikli olarak iyi hesaplamak gerekiyor. Bunu yaparken belki bina sahiplerinin katkılarını da sağlamak gerekebilir. İşin doğrusu çürük binaları yapan müteahhitlerin yakasına yapışmaktır ama bu da sanıldığı kadar kolay değildir. Çünkü, pek çoğunun bulup yakasına yapışsanız bile elinizde sadece yakaları kalır. Bunu söylerken hiçbir şey yapılamayacağını ifade ediyor değilim. Şimdi yapılabilecekler yapılırken özellikle önümüzdeki 50 yılı düşünerek planlama yapılması, plansız v alt yapısı olmayan yerlerde yapılaşmaya kesinlikle izin verilmemesi gerekiyor. Eğer belediyeler ve merkezi yönetim yeni yerleşim alanları ile ilgili çalışmaları önceden hayata geçirmezlerse kaçak yapılaşmanın önünü almak mümkün olmayacaktır |
|
|
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Camiler, Kadir Gecesi doldu taştı | ZafeR | ÜLKEMİZDEN HABERLER | 3 | 07.09.10 01:27 |
| Laiklik Uğruna Tutuklanan Askerler! | Vukuf-i Kalbi | YAZARLAR VE KÖŞE YAZILARI | 1 | 21.05.10 18:01 |
| Kurtulmuş:İktidar Çürük Binayı Boya İle Kurtaramaz | Cihad Yıldızı | MGFORUM ARŞİV | 0 | 18.03.10 20:38 |
| Herşey bir Elif uğruna... | şuride | GENEL EDEBİYAT | 4 | 03.06.09 18:38 |
| çürük bayramlar | Sükut-u Leyl | Şiir | 0 | 26.09.08 00:09 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|