|
| Konular: 50,296 | Mesajlar: 311,802 | Üyeler: 10,667 | Online: 219 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| ÂİLE VE ÇOCUK EĞİTİMİ Yüce Dinimizin Emirleri Gereğince AİLE olabilme ve Ailenin Meyvesi Mücahid ve Mücahideler Yetiştirme Yolları... |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#7 |
|
Derecesi :
![]() Grubu :
![]() Üye No : 69
Üyelik tarihi : 10-08-2008
Konuları : 460
Mesajlar : 3,945
Teşekkürleri: 1,196
1,220 mesajına 2,208 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 0
![]() Son Aktivitesi : 30.05.10
Durumu : Status: Offline
|
( BİR HATIRA ") Davet edildiğimiz şehirde, bir aile tarafından ağırlanıyorduk. Evin hanımı çalışmıyor, beyi ise bir devlet dairesinde memurdu. Yaşları onun üzerindeki üç çocuğun ikisi erkek, biri de kızdı. Çocuklar okuyorlardı. Sade, tertipli ve sessiz bir ev ortamı vardı, insanı rahatlatan aile atmosferinde huzurlu bir iletişim, anlayış ve davranış sergileniyordu. Eve girer girmez alabildiğine temiz ve düzenli bir ortam sizi karşılıyordu. Salonda öylesine güzel bir zevk ve öylesine titiz bir el çalışmıştı ki, hayran kalmamamız elde değildi. Duvardaki tablolar, özenle tanzim edilmiş kitaplık, lüks olmayan eşyaların renk uyumu, ayrı bir güzellik veriyordu. Lavabo "bile, dikkat çekecek kadar tertipli ve düzenliydi. Aile fertlerinin birbirlerine hitap şekilleri ve davranışları, bir eğitimci olarak beni çok etkilemişti. Evin beyinin çocuklara olan "Yavrum, canım" şeklindeki hitabı, büyülü bir sevgi saçıyordu. Çiftlerin "Bey, hanım" sözlerinde veya annenin çocuklarına karşı "Çocuğum, bir tanem" hitabında sımsıcak heceler dökülüyordu. Mutfağa yemek için geçtiğimizde, harikulade bir dünya ile daha karşılaştım. Genellikle hanımların göstermekten kaçındığı mutfaktaki estetik görünüm, mübalağasız göz alıyordu. Hele masadaki yemeklerin dizilişini görünce dayanamadım. "ALLAH aşkına oturmayın" dedim. Böylesine ince bir zevkle düzenlenmiş şu yemek masasını resimleyeyim. Masada öylesine harika bir görünüm vardı ki, mahir bir ressamın büyülü fırçasından çıkmış birtablo gibi karşımda duruyordu. çok da lüks olmayan bu evin, yine lüks olmayan eşyalarıyla örnek bir düzenleme yapılmış olmasının etkisi altındaydım. Daha da önemlisi, fertler arasındaki o muhteşem uyumdu. Dayanamadım; "Bu güzellikleri ve uyumu nasıl başardınız?" diye sordum. Evin beyi bu huzurun ve uyumun sırrını anlatmaya başladı: - Evin temeli, karşılıklı anlayış, saygı ve birbirimize olan güvenimiz üzerine kurulmuştur. - Biz evliliğimizin ilk gününde, birbirimizi üzmeyeceğimize, incitmeyeceğimize ve rencide etmeyeceğimize söz verdik. Bunun için özel bir gayret gösterdik. Bir müddet sonra bu davranışlarımız netice verdi, iyi bir uyum oluştu - Birimiz kızdığında, öbürümüz asla karşılık vermeyiz, alttan alıp, o sinirli havanın geçmesini bekleriz. Ondan sonra oturur, bunun nedenini sakin kafayla konuşuruz ve problemi havada bırakmayız, mutlaka çözeriz. - Çevremizde ve akrabalarımızda bize yönelik bir eleştiri ve dedikodu duyduğumuzda, asla birbirimizi tenkit etmeyiz, bilakis birbirimize kenetlenip, birlikte savunma yaparız. - Evde eşimle birlikte, çocuklarımızın önünde asla kötü bir söz, birbirimizi üzecek davranışlar ve dozu kaçmış bir tartışma sergilemeyiz. Ve kimse asık suratla gezmez. Azami olarak güler yüzlü davranmak için özel bir gayret gösteririz. - Çocuklarımızla tam bir arkadaş gibiyiz. Onların her problemleriyle ilgilenip, onları çözeriz. - Evimizde sık sık toplantı olur. Bu toplantıda evin ve aile fertlerinin problemleri tartışılır, birlikte kararlar alınır. Alınan kararlara ise, herkes uyar. - Evin ekonomik gücünü herkes bilir. Her ay başı bu yönde toplantı yapılır, gelir ve gider ortaya konur. Bütün aile fertleri harcamalarını buna göre yapar. - Evde herkes birbirine yardımcıdır. Evin hanımı bir iş yaparken, boş olan yardıma koşar. - Evde genelde herkesin belirlenmiş bir işi vardır. 0 işler, sorumlu olandan sorulur. Biri diğerine, izni olmadan müdahale etmez. - Ev ve evin fertleriyle ilgili her şey açık yürütülür. Kimse kimseden bir şeyi kaçırmaz ve gizlemez. Zaten evde işleyen sistem buna ihtiyaç bırakmamıştır. - Komşularımızı iyi seçtik. Birbirimize desteğimiz oluyor. Ayrıca son derece güveneceğimiz ve davranışlarından ve ilminden istifade edeceğimiz bir arkadaş grubumuz var. Haftanın belli saatlerinde bir araya gelip sohbetler ederiz, kitap okuruz, ilim ve görgümüzü arttırırız. - Evde herkesin kitap okuma programı vardır, ilmi, dini ve kültürel kitaplardan her hafta mutlaka bir tane bitiririz. Bu, yılda 52 kitap yapar. Bu da, bir insan için çok önemli bir kazanımdır. - Birlikte pikniğe gideriz. Piknik, birbirimizle kaynaşmak için bir vesile olur. Çünkü orada şehir hayatının stresini atarız. Bu türlü birliktelikler, aile fertlerinde "Takım ruhu" oluşturur. Maddi ve manevi güzellikleriyle insanı derinden etkileyen o aile yuvasında gördüğüm hayret uyandıran örnekler bitmemişti. Geceyi de geçirdiğim o evde, sabahleyin kalktığımda beni bir sürpriz daha bekliyordu. Gömleğim ve çorabım yıkanmış, ütülenmiş, baş ucumda duruyordu. Bu örneğine az rastlanan bir misafirperverlik anlayışıydı. Son derece mahcup olmuştum. Daha da önemlisi bundan çok etkilenmiştim. İnsana bu derece değer vermenin bir başka örneğini, bir başka kültürde görmek mümkün değildi, inancın, ahlâkın ve saygının oluşturulduğu Türk-islâm kültürü böylesine çarpıcı örnekler sunuyordu. Aile fertlerini; bağımsız aile ruhundan uzak, kendi hayatını yaşaması gereken bireyler olarak gören zihniyete bu mutluluk ve ibret tabloları iyi okutulmalıydı. Aile huzurunun, "Kendi hayatını yaşaması gereken" fertlerde mi saklı olduğu, yoksa "aile ruhunu" oluşturan birlik ve beraberlikte mi yattığı iyi görülmeliydi. Çantamı aldım, evin halkına teşekkür edecek bir kelime bulamadım. Yalnızca: "Siz beni aile okulunuzda bir gün içinde öyle eğittiniz ki, bu eğitimimi hayatım boyunca unutmayacağım," diyebildim. Ev halkı beni son sürprizle uğurlamıştı. Çünkü ayakkabımı giyerken onların boyanmış olduğunu fark ettim. Tek kelimeyle, o evden mutluluk gözyaşları dökerek çıktım. Yüce ALLAH o aileye lâyık olduğu mutluluğu ve huzuru esirgemesin, bizlere de o hazzı ve süruru yaşamayı nasip etsin. (Ertuğrul, 2001: 84-87)
__________________
"CaN bardakta çay sohbetlerimiz" başlamıştır Çayımızın şekeri olup sohbetimizi tatlandırmak ister misiniz? Öyleyse buyurun [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
|
|
|
| Bu mesaj için CaN KıRıĞı kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz: | Alemdâr-ı İslâm (22.06.09), _eslem_ (30.01.10) |
![]() |
| Etiket |
| anne, baba, eğitimi, teknikler, İçin, yeni |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|