|
| Konular: 50,298 | Mesajlar: 311,809 | Üyeler: 10,668 | Online: 202 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| AKADEMİ GRUBU MGForum Akademi Bölümümüz. |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5083
Mesajlar : 16,288
Teşekkürleri: 24,243
9,018 mesajına 19,427 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline
|
![]() Elimizi yüce Yaradan’a kaldırarak diyelim ki Bir siyasi hareket düşünün ki, kurduğu partiler birbiri ardına kapatılmasına, sistem tarafından sürekli örselenmesine rağmen, çok da uzun olmayan bir gelecekte bu siyasi hareketin önemli isimleri gün geliyor aynı anda devletin en önemli makamlarına oturuyor. Eğer siz bu siyasi hareketin öncüsü olsanız ve kendi ellerinizle yetiştirdiğiniz evladınız nispetindeki kişiler bu makamlarda oturuyor hale gelseler, ellerinizi yüce Yaradan'a kaldırdığınızda ne derdiniz? Ben olsam; makamla imtihandan sana sığınırım, derdim. Yıllarca emek verdiğiniz hareketinizin bir ürünü sayılabilecek bu isimlerin makam uğruna yaptığı büyük yanlışlık nedeni ile Allah'tan onlara istikamet vermesini diler ve ayaklarımızı sabit kıldığı için de şükrederim. Elbette bu duanın ne anlama geldiğini bilmek isteyenler, önce siyasetin hangi değerler üzerinden yapılması gerektiğini bilmelidirler. Sadece cumhurbaşkanı değil, kabinenin ve bürokratların tamamının eşinin kapalı olması, yapılan siyasetin değerler üzerine olduğunu göstermez. Olsa olsa, evlenirken yaptıkları tercihi gösterir. Ve bu makamlarda şu an oturanlara karşı net tavırları almak ve gerekli eleştirileri yapmak için onların boşanmalarını bekleyecek değiliz. Geçmişte birlikte olduk diye hak bildiğimizden bugün vazgeçmek zorunda da değiliz. Meselenin temelinde hakkı üstün tutmak yatmaktadır. Hak karıştırıldığında, üstünlük de karıştırılmakta, kıyafet veya şekil hak sebebi görülebilmektedir. İşte tam bu aşamada asıl sorulması gereken kritik soru şudur: Milli Görüş'ün bir eseri olan gelinen noktada, hakkın üstün tutulması şartıyla bu mücadeleyi sergilemek ve gerçek değerini koruyabilmektir. Sen bu mücadele aşkını bırakır da, aşk mücadelesi içine girersen bulunduğun makamı yapılan yanlışlığa perde yapabilirsin. Şu an bu koltuklarda oturan isimlerin değerini koruyamayıp makamını ya da eşinin kapalılığını perde yaptığı açıktır. Elbette ki, kimsenin hak çizgisi içinde kalacağının güvencesi, garantisi ve teminatı yoktur. Bu konuda, kime ne kadar güvenileceği değil, sadece Allah'a güvenerek istikamet üzere kalma çabası önemlidir. Sadece gözünün gördüğünü analiz etmeye çalışanlar, kendilerini bu tartışmaların tarafı kılamadıkları için kalem ve düşünce özgürlüğü arkasına sığınarak bu konularda rahatlıkla hareket edebilirler. Bu rahatlığın özünde soru sormak vardır ama asıl soruyu sormak niye yoktur acaba? Asıl soru; eğer bu bölünme olmasaydı ve sadakat sahibi olunsaydı, bu milletin gidebileceği başka bir kapı olacak mıydı? Bu sorunun cevabı, gerçek ergenekonları da tasfiyesi edecektir. Netice-i kelam şudur: şu mübarek gün ve gecelerde, 'sebep olan yapan gibidir' hükmü çerçevesinde, hayra motor olabildiğimiz ölçüde sabahlara kadar gözüyaşlı bir şekilde şükür modunda, şerre fren olamadığımız ölçüde yine gözüyaşlı bir şekilde nedametle istiğfarda bulunmalıyız. Çünkü ameller niyete göredir ve secde anlarında kalplerden geçen sadece niyettir. Uzun secdelerde yaşanan şey, ne pişmanlıktan kaynaklanan istiğfardır, ne de yaşananları lütuf gibi algılayıp şükran duyguları ile eğilmektir. Sadece ve sadece bu saflarda yer alabilmektir. Bu durumun hangi duygularla tezahür edeceği anlamak için, Erbakan'ca çile çekmek ve son nefese kadar mücadele aşkı içinde olmak gerekir. Siyaset, bu mücadelenin en etkili yolu olduğu için yapılmalıdır. Şu kısacık fani dünya saltanatı için didişenler, maalesef, mücadele aşkı unutturularak, aşk mücadelesine dalma illetine tutulmuşlardır. Siyasetle illetin karıştırılması ise, sadece halkın değil, profesörlerin bile içine düştüğü derin bir kuyudur. Bu kuyudan çıkmanın yolu, hakkı üstün tutma ipine sıkı sıkıya sarılmaktır. Elbete ki, sarıldıkça güçlüyüz, bıraktıkça dipteyiz. Bunun için elimizi yüce Yaradan'a kaldırarak diyoruz ki: bu ipi belimize dola Allah'ım İbrahim Veli |
|
|
| Bu mesaj için Alemdâr-ı İslâm kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz: | Medine Sevdalisi (15.09.09), Muhammed (15.09.09) |
![]() |
| Etiket |
| diyelim, elimizi, kaldırarak, yaradan’a, yÜce |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Ey, Yaradan´ın En Güzel Eseri... | Muhammed | DUA VE İBADET | 1 | 27.10.09 17:55 |
| O'nun Yüce Kelâmın'ından... | Lâ | VİDEO - FLASH PAYLAŞIMLARI | 13 | 07.10.09 23:26 |
| Sen çık aradan, kalsın Yaradan .. | Medine Sevdalisi | SERBEST KÜRSÜ | 0 | 15.08.09 15:46 |
| Ya Resulallah elimizi sıkmayacakmısın? | şehzade | SİYER-İ NEBİ | 2 | 24.04.09 13:41 |
| Tut elimizi... | Esedullah | Şiir | 0 | 01.09.08 20:18 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|