| Konular: 50,299 | Mesajlar: 311,810 | Üyeler: 10,668 | Online: 207 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum MGForum AKADEMİ » AKADEMİ GRUBU »

AKADEMİ GRUBU MGForum Akademi Bölümümüz.

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 11.10.09, 12:08   #1
Alemdâr-ı İslâm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5083
Mesajlar : 16,288
Teşekkürleri: 24,243
9,018 mesajına 19,427 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Alemdâr-ı İslâm is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline

Standart Evet, etten ve kemikteniz!




Evet, etten ve kemikteniz!



Kendisinin ürettiği veya başına örülen sorunların altında ezilen, ezilirken umudu tükenen, kendisine terlik kayışı kadar yakın cenneti uzak gören yaşadığı çağı en kötü çağ olarak algılayan sıkıntılı Müslümanlara Peygamberleri çağlar öncesinden dedi ki:

Amellerinizle cennete giremezsiniz!


Aişe radıyallahu anha'nın rivayet ettiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdular: "Dengeli olun. Yaklaştırın. Bilin ki, sizden birinizi ameli cennete koymaz. Allah katında amellerin en sevimlisi az da olsa sürekli olanıdır."


Allah Resulünün öğütleri:


Sevban radıyallahu anh, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin şöyle buyurduğunu nakletmiştir:
"Dengeli olun. Yaklaştırın. Çalışın. Araştırın. Bilin ki, amellerinizin en hayırlısı namazdır. Abdeste müminden başkası düşkün olmaz."


Neden bıkıp usanıyoruz?


"Biz Allah'tan geldik yine O'na gideceğiz" diye inandığımız halde, ihlâsı öne çıkarmıyoruz. Dünyalık ölçüler neredeyse ibadetlerimizi bile etkiledi. Birbirimize görünme uğruna meleklerin bizi nasıl gördüğünü unutur olduk. Ahiret için iman ettik, dünyalılar gibi yaşadık.


Ahireti neredeyse, cenazelere hapsettik

Şöyle biraz ucundan tuttuğumuzu, dilediğimizde salıverebileceğimizi sandığımız dünya, elimizde avucumuzda kaldı, gözümüzü doldurdu. Araç iken hedef oldu. Ahiret neredeyse sadece cenazelerde konuşulur oldu.


"İlim ve âlim" değer kaybetti

Bir ders halkasında bulunmak, bu konuda Allah ne diyor, Peygamberi ne yapmış şeklinde bir merak cazibesini yitirdi. Şeytanı, dünyanın hilelerini ve nefsi bize tanıtan Kur'an'ımız, Allah dostlarının sözleri gündemimizden uzak kalınca, şeytanı bile karikatürize edip tanımaya çalıştık.
"Aile ve Ev" kurmanın bir imtihan olduğunu, kimi peygamberlerin bile başını ağrıtan büyük bir fitne olduğunu unuttuk. Kur'an'ımızın, bu konudaki apaçık ayetlerini kulak ardı ettik. Fitneye hazırlıksız yakalanınca, huzur kaynağı yerine sıkıntı kaynağı olan bir ailemiz, çoluk çocuğumuz oluverdi.
Rabbimiz "Sadıklarla beraber bulunun" dediği halde biz, günah içinde boğulan insanlarla haşir neşir olduk, ortaklık ettik. Günahları göre göre gözlerimiz günahı küçümser oldu. Haramlar lezzetlendi. Haram veya şüpheli şeyler yenildi içildi. Harama bakmanın sakıncalı olduğunu ne bilen kaldı ne bilip de uygulayan.


Hedefimizi kaybettik!

"Allah ve O'nun rızası, cenneti" en büyük arzumuz olduğu halde, heyecanlı bir konuşma yapan bir hatibin dahi 'Şimdi ne anlatmak istedin bu konuşmanda?' dendiğinde net bir cevap veremeyeceği kadar hedefsiz ya da küçük hedefli bir alanda koşturduk. Evlat yetiştirmek dedik; ama bu yetiştirmenin ebedi bir hayat için mi yoksa üç günlük dediğimiz dünya için mi olduğunu netleştiremedik.
Gerçekçilik de yetersizliğimiz oldu. Olaylardan etkilenip, ani kararlar verdik. Bu kararlarımız da ya aşırı oldu ya da korkakça. Dengesizliğimizin bedelini hem biz ödedik hem dinimiz. Doktoru âlimin yerine âlimi de doktorun yerine oturttuk. Kendimiz için uygun gördüğümüz hedefi beceremeyince çocuğumuzu -ehil olup olmadığına bakmadan- o hedefe getirmek istedik. Bu sefer çocuğumuzla kötü olduk. Yeme içme ve uyumada bile bu dengesizliğimiz gün yüzüne çıktı.
Ev ve büro eşyamızı yeniledik ama çalışma ve yaşama üslubumuzu yenilemeye razı olmadık. Kişisel düşüncelerimizi ayet hadis gibi tuttuk. Böyle olunca olayların önünde tıkandık kaldık. Eğitimin hayat boyu sürmesi gerektiğini anlayamadık. Bir iki semineri, konferansı yeterli bulduk. Hayatımızı din ve dünya ile tanzim ederken önemli ve öncelikli ayrımına dikkat etmedik. İstişareyi ya önemsemedik ya da sonucuna katlanamadık.


Çaresiz miyiz?

Hayır. Çaresiz değiliz. Evet, etten kemikteniz ama Rabbimiz, hem katlanamayacağımızı bize yüklemedi hem de nasıl başaracağımızı gösterdi. Bizden öncekilerin başına gelenleri, batanların ve kurtulanların akıbetlerini bildirdi.


İşte çaremiz

İmanımızı koruma altına almalı ve sürekli güçlendirmeliyiz. Bu da ibadeti çoğaltmak, özellikle sünnetlere özen göstermek, nafile orucu tutmak, gizli sadaka vermek, sıla-ı rahim, miskinler ve yetimlerle ilgilenmek, umre, hac, itikâf ve camilere koşmakla mümkündür. İhsan düzeyine gelinceye kadar Allah'ı zikir, Kur'an kıraati ve elif'inden ya'sına kadar Kur'an-Hadis öğrenmekle mümkündür.
Cemaatte fiilen bulunmak, vaktimizi heba etmemek, dua kapısını hiç kapatmamak, helal kazanıp helal harcamayı bir ibadet bilmek, kısır döngüyü aşamamış insanların düzeyinde ve meclisinde kalmamak zorundayız.
Kitabımız Kur'an'ın defalarca vurguladığı eski ümmetlere ve bizim ümmetimize ait olayları kavramaya çalışmak, muhakkak bir sosyal faaliyette görev almak zorundayız. Olaylardan ve komplolardan büyük olmak zorundayız.
Kendimize mini bir çevre kurmaya çalışmak, kurulunca da korumak zorundayız. Dinlenmesini bilmek hatta dinlenmeyi bile ibadete dönüştürmek zorundayız. "Dinime ne verebildim?" sorusunu sık sık kendimize yöneltip cevabını vermek zorundayız.
Evet. Etten ve kemikten de olsak yılmamak, şeytanı sevindirmemek zorundayız. İmtihanı kazanıncaya kadar...


Milli Gazete
__________________





AllaH'ıN SıRRı SeNsİN. KaLbİNe sEfEr eT!
View Alemdâr-ı İslâm'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Alemdâr-ı İslâm kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz:
k@rdelen (12.10.09), Muhammed (11.10.09)
Cevapla

Etiket
etten, evet, kemikteniz

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
İsrail'den Filistin devletine şartlı 'evet' Cihad Yıldızı DÜNYADAN HABERLER 0 15.06.09 08:11
Cevaplarınız “Evet” ise AKP’ye oy verin! gazikentli TARTIŞ-YORUM 3 12.02.09 17:12
Elektrikte indirim talebine 'Evet' akinci_gençlik37 ÜLKEMİZDEN HABERLER 1 01.12.08 16:54
Evet, Türban Simgedir! / Can Dündar gazikentli HİCAB DAVASI - BAŞÖRTÜSÜ 7 23.10.08 09:32

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:15 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.