| Konular: 50,299 | Mesajlar: 311,810 | Üyeler: 10,668 | Online: 213 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum MGForum AKADEMİ » AKADEMİ GRUBU »

AKADEMİ GRUBU MGForum Akademi Bölümümüz.

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 16.10.09, 09:03   #1
Alemdâr-ı İslâm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5083
Mesajlar : 16,288
Teşekkürleri: 24,243
9,018 mesajına 19,427 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Alemdâr-ı İslâm is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline

Standart Başkanlık ve ihtilaf




Başkanlık ve ihtilaf


Ebuzer, eleştiriyor ancak yine de uyguluyor! Ebuzer'e bir hediye götürüyorduk. Rebeze'ye vardığımızda onu bulamadık. Bize: "Hacca gitmek için izin aldı" dediler. Biz de Mekke yolunu tuttuk ve onu Mina'da bulduk. Biz onun yanındayken ona: "Osman öğle ve ikindi namazını dört rekât olarak kıldırdı" dediler.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Ebuzer bu habere çok üzüldü ve Osman hakkında ağır bir söz söyledi. Ondan sonra: "Ben burada Hz. Peygamber'in arkasında namaz kıldım. O iki rekât olarak kıldırdı. Ebu Bekir ve Ömer'in arkasında da kıldım, onlar da iki rekât olarak kıldırdılar" dedi. Sonra namaz kılmaya kalktı. Fakat dört rekât olarak kıldı.
Ona: "Mü'minlerin emirini dört rekât kıldırdığı için eleştirdiğin halde, sen neden dört rekât olarak kıldın?" dediler. O, cevap olarak: "İhtilaf bundan daha şiddetlidir. Çünkü Allah'ın Resulü bize hutbe okuyarak: "Benden sonra bir halife gelecektir. Onu zelil etmeyiniz. Kim ki onu zelil ederse o İslâm'ın hükmünü boynundan çıkarmıştır. Onun tevbesi ancak İslâm'da açmış olduğu yarayı tedavi etmekle olur. Bunu da ancak hatasından dönüp başlarında bulunan kimseye değer verenler arasında yer almakla yapabilir" buyurdu.
Hz. Peygamber bize ancak şu üç hususta onlara itaat etmememizi emretti:
İyiliği emretmemek, kötülüğü nehyetmemek ve din hükümlerini öğretmemekte" dedi. [Heysemi]

Hz. Ebu Bekir'in ihtilafla ilgili görüşü

Hz. Ebu Bekir Benî Saide sakifesindeki hutbesinde: "Müslümanlar için, iki halife seçmek caiz değildir. Çünkü iki halife oldukça, emirleri ve hükümleri ihtilaflı olur. Cemaatleri parçalanır. Aralarında mücadele başlar. İşte o zaman sünnet terk edilir, bidat ortaya çıkar. Fitne büyür. Hiç kimse için bunda bir yarar yoktur!" dedi. [Beyhaki]

Hz. Ömer'in ihtilafla ilgili görüşü

Hz. Peygamber vefat edince Ensar'dan bir kişi: "Bir emir bizden, bir emir de sizden olsun" dedi. Hz. Ömer cevap olarak: "İki kılıç bir kında olmuş oluyor ki hiç bir zaman anlaşamazlar" dedi. [Beyhaki]

İbn Mesud, ihtilaftan söz ediyor!

Ey insanlar! İtaat ediniz, birlik olunuz. Çünkü birlik Allah'ın emrettiği ipidir. Cemaat içerisinde sizin hoşunuza gitmeyen, tek başınıza iken hoşunuza gidenden daha hayırlıdır. Çünkü Allah Teâlâ neyi yaratmışsa, onun için bir sonuç yaratmıştır, o da o sonuca varır.
İslâm'da da bir cansızlık baş göstermiş ve kuvvetinin sona ermesi yaklaşmıştır. Bundan sonra artar ve eksilir, kıyamete kadar. Bunun alameti de fakirliktir. Öyle bir zaman gelir ki, fakir kendisine yardım edecek hiç kimse bulamaz. Hatta zengin malının kendisine kâfi gelmeyeceği telaşına kapılır. Hatta kişi kardeşine, amcasının oğluna gider, ister, buna rağmen kimse kendisine bir şey vermez. Hatta dilenci iki cuma arasında yürür, dilenir, fakat kimse ona bir şey vermez. Bu durum olduğu zaman yerden şiddetli bir ses gelir. Her taraftaki insanlar, o sesin yalnız kendi bölgelerinden geldiğini sanırlar. Sonra, yer Allah'ın dilediği kadar sükûnete kavuşur. Sonra yer içindekileri dışarı atar, ciğerparelerini kusar.
Ona: "Ey Eba Abdurrahman! Yerin ciğerpareleri nedir?" diye sordular. İbn Mes'ud: "Altın ve gümüşten damarlarıdır. İşte o günden kıyamete kadar hiç kimse, artık ne altından, ne de gümüşten faydalanamaz" dedi. [Heysemi]

Peygamber'in vefatında Ebu Bekir'in tavrı ve hutbesi

Hz. Ebu Bekir devesinin sırtında Sunuh'dan geldi, mescidin kapısında indi. Üzüntülü olarak Resûlullah'ın hanesine yöneldi. Kızı Aişe'nin evine girmek için izin istedi. İçeri girdiğinde Hz. Peygamber vefat etmişti ve yatağının üzerindeydi. Kadınlar onun etrafında bulunuyorlardı. Yüzünü kapatmışlardı. Ebu Bekir, Hz. Peygamber'in yüzünü açtı, dizüstü çöktükten sonra peygamberin yüzünü öptü ve ağladı.
Ve: "İbn Hattab'ın söylediği bir şey değildir. Hayatımı elinde tutan Allah'a yemin ederim ki, Hz. Peygamber vefat etmiştir. Ey Allah'ın Resulü! Allah'ın rahmeti senin üzerine olsun. Sen diriyken de, ölüyken de ne güzelsin!" dedikten sonra Hz. Peygamber'in yüzünü örttü ve süratle mescide geldi. Halkın omuzlarından atlayarak minberin yanına geldi.
Onun geldiğini görünce, Hz. Ömer oturdu ve yüzünü ona çevirdi. Hz. Ebu Bekir minberin tam önünde durdu ve halka: "Oturunuz ve dinleyiniz" dedi. Böylece bildiği şekilde hamd u senalar etti, şahadet getirdi ve "Hz. Peygamber sizin aranızda ve henüz sağ iken Allah Teâlâ ona ölümünü haber vermişti. Bu ölümdür. Allah'tan başka hiç kimse kalmaz. Allah Teâlâ: "Muhammed ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler geçti" (Al-i İmran: 3/144) buyurmuştur" dedi.
Hz. Ömer: "Kur'an'da bu ayet var mıdır? Allah'a yemin ederim ben bu ayetin bugünden önce indiğini bilmiyordum" dedi.
Ebu Bekir: "Allah peygamberine, "Kesinlikle sen de öleceksin, onlar da ölecek" (Zumer: 39/30) dedi. Yine, "Onun zatı hariç her şey fanidir. Hüküm ancak onundur, dönüş ancak O'nadır" buyurdu. Yine; "Yeryüzünde olan herkes fanidir. Onun celal ve ikram sahibi yüzü (Zatı) baki kalır" (Rahman: 55/26) buyurdu. Ve yine; "Her nefis ölümü tadıcıdır, Siz ancak kıyamet gününde ecirlerinizi tam alırsınız" (Al-i İmran: 3/185) buyuruyor" dedi.
Ve devamla: "Allah, Muhammed'e ömür verdi. Allah dinini ikame edinceye kadar onu bıraktı. O, Allah'ın emrini ortaya çıkardı. Allah'tan gelen risaleti (Peygamberliği) tebliğ etti. Allah yolunda cihad etti. Sonra bunun üzerinde Allah onun canını aldı ve aynı yol üzerinde sizi bıraktı. Ancak uyarı ve şifadan (Kur'an'dan) sonra helâk olan helâk olur. Kim ki Allah'ı Rab tanıyor ve O'na ibadet ediyorsa, Allah diridir, ölmemiştir. Kim ki Muhammed'e tapıyor ve onu ilah tanıyorsa, onun ilahı ölmüştür.
Ey insanlar! Allah'tan korkunuz, dininize sımsıkı sarılınız. Rabbinize tevekkül ediniz. Çünkü Allah'ın dini ortadadır. Allah'ın kelimesi tamdır, eksiksizdir. Allah kendisine (Dinine) yardım edene yardım eder ve dinini aziz kılar. Allah'ın kitabı aramızdadır. O, nurdur, şifadır. Allah onunla Muhammed'i hidayet etmiştir. Orada Allah'ın helâli ve haramı vardır.
Allah'a yemin ederim ki Allah'ın mahlûklarından bizim aleyhimizde birleşenlerin hiç birinden perva etmem. Allah'ın kılıçları kınlardan çekilmiştir. Biz daha o kılıçları bırakmamışız. Kesinlikle biz, bize muhalefet edenlerle cihad edeceğiz. Tıpkı Resûlullah ile beraber cihad ettiğimiz gibi. Hiç kimse kendi nefsinden başkasına saldırmış sayılmaz" dedi. Sonra Hz. Ebu Bekir beraberinde muhacirler olduğu halde Hz. Peygamber'in hanesine yöneldi. [Bidaye, Beyhaki'den...]

Hz. Ebu Bekir'e göre başkanda bulunması gereken vasıflar

Hz. Ebu Bekir hastalığı esnasında halkı topladı. Ve kendisini minbere götürmelerini emretti. Minbere çıktıktan sonra Allah'a hamd ve sena etti ve "Ey insanlar! Dünyadan sakınınız. Dünyaya güvenmeyiniz, aldanmayınız. Ahireti dünyaya tercih ediniz, ahireti seviniz. Onlardan hangisini severseniz diğerinden uzaklaşırsınız. Şunu da bilin ki, bizim için çok önemli olan hilafet görevi, eğer başta ehil olana verilmezse, yapılan hata sonra tamir edilemez.
Öyleyse içinizde en güçlü ve iradesine hâkim olan, sert davranmak gerektiği zaman sert davranan ve yumuşak davranmak gerekince de yumuşak davranan, güzel görüşlerden faydalanmasını bilen, gereksiz şeylerle ilgilenmeyen, kuruntu ve hayallere dalıp üzülmeyen, bilmediklerini öğrenmekten utanmayan, anî ve olağanüstü durumlarda şaşırmayan, ümmetin malını koruyarak hıyanete meydan vermeyen, geleceği gören, şiarı takva olan kim ise ona veriniz. Böylesi de ancak Ömer bin Hattab'dır" dedi ve minberden indi. [İbn Asakir]

Hz. Ömer'e göre başkanda bulunması gereken vasıflar

Hz. Ömer: "Kendisinde şu dört vasıf bulunmayan kimsenin halife olması doğru değildir. O dört vasıf da zafiyet olmaksızın yumuşak, şiddet olmaksızın sert, cimrilik olmaksızın tutumlu, israfçı olmaksızın cömert olmaktır. Eğer bu vasıflardan bir tanesi adamdan düşerse, diğer üçü de yıkıma uğrar" dedi. [Abdürrezzak]
[Kaynak: M. Yusuf Kandehlevi, Hayatü's-Sahabe, Divan, Akçağ yayınları]
__________________





AllaH'ıN SıRRı SeNsİN. KaLbİNe sEfEr eT!
View Alemdâr-ı İslâm'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiket
başkanlık, ihtilaf

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
İşte Saadet partisinin Başkanlık Divanı ve G.İ.K üyeleri Elcihad MGFORUM ARŞİV 27 21.08.10 22:44
GENÇ OSMANLI GRUBU duyurusu! (Başkanlık seçimi için üyelerimizi grubumuza bekliyoruz) واويلا DUYURULAR 12 29.10.08 12:15

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:24 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.