|
| Konular: 50,299 | Mesajlar: 311,810 | Üyeler: 10,668 | Online: 213 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| AKADEMİ GRUBU MGForum Akademi Bölümümüz. |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5083
Mesajlar : 16,288
Teşekkürleri: 24,243
9,018 mesajına 19,427 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline
|
![]() Medine'nin en güzel günü Ey insanlar! Aranızda selamı yayınız. Yemek yediriniz. Akrabalarınıza iyi davranınız. İnsanlar yataklarında uyurken siz kalkıp namaz kılınız. Selametle Cennete girersiniz. O gün, Medine'nin ve Medinelilerin yaşadığı en güzel gündü. Enes bin Malik radıyallahu anh'ın da dediği gibi; Efendimizin Medine'ye girdiği günden daha güzel, daha parlak bir gün görülmemişti. İnsanlar sokağa dökülmüş, Resulullah geldi diyerek coşuyor, Mekke'den Medine'ye hicret eden ve bir süredir Allah Resulünü göremeyen muhacirler sevinç gözyaşları içerisinde hasret gideriyor, O'nu ömürlerinde ilk kez gören Medineli Müslümanlar ise tarifi imkânsız bir mutluluk yaşıyorlardı. Resul-i Ekrem, devesinin üzerinde şehrin sokaklarında ilerliyor, Medineli Müslümanların her biri O'nu misafir edebilmek için dil döküyor, adeta yalvarıyordu. Sevgili Peygamberimiz ise onların hiçbirini kırmıyor, gülümseyerek şöyle buyuruyordu: "Devenin yolunu açınız, nerede duracağı ona bildirmiştir." Gönüllerin fatihi Zengin Müslümanların, yemyeşil hurma bahçeleri içerisinde pek güzel evleri vardı, ama dünyaya ve içindekilere bizim baktığımız gibi bakmayan, yeryüzünde garip bir yolcu olduğunu hiç unutmayan Efendimiz, onların davetlerini kabul etmedi. O'nun gelişiyle bayram eden fakirleri, ondan başka umudu olmayan insanları hayal kırıklığına uğratmadı. Gönülleri fetheden peygamber kimsenin gönlünü kırmadı, devenin çökeceği yere herkes gibi O da razı oldu. Neccar oğullarının sokağındaki bir arsaya geldiklerinde Kusva yere çöktü. Onun çöktüğü yer Sehl ve Süheyl adlarındaki iki yetime aitti. Yetimler çağırıldı, peygamber mescidinin inşası için bu arsa onlardan satın alındı. Sehl ve Süheyl arsayı bağışlamak, Allah yolunda infakta bulunmak için ne kadar uğraştılarsa da Sevgili Peygamberimiz onların bu teklifini nazik bir dille reddetti. Üzerinde Mescidi Nebevi dahi yapılacak olsa yetimleri mağdur edemezdi. Sonra etrafına baktı. En yakın evin sahibi Halid bin Zeyd Ebu Eyyub el-Ensari'nin evine misafir oldu. Kız çocukları ellerindeki deflerle şarkılar söylüyor, ona merhaba diyorlardı. Ben de sizi çok seviyorum Neccaroğulları'nın kızları, Âlemlerin efendisi aleyhisselatü vesselam efendimizi görünce; "Biz Neccar'ın kızlarıyız. Muhammed'in komşuluğuna can atarız." Diye şiir okurlardı. Efendimiz, kızların yanına gitti ve onlara sordu: Beni seviyor musunuz? Çocuklar hep bir ağızdan cevap verdiler: Evet ya Resulallah! Allah Resulünün gönlü sevinçle doldu. Dört kız babası olan, kızlarına canı gibi bakan Peygamber, kalbinin tüm güzelliğiyle konuştu: Vallahi, ben de sizi çok seviyorum. Medineli küçük kızlar bu kadar güzel sözleri belki de ilk kez duymuşlardı. Fakat bu güzel davetçi onlara daha pek çok güzelliği armağan edecekti. Selametle cennete giriniz Kalabalığın karşısında bir şeyler söylenmeliydi. Müslümanları yurtlarından eden, kendisini öldürmeye teşebbüs eden Mekkeliler hakkında ağır sözler söylenebilir, intikam yeminleri edilebilir, omuz üstünde baş, taş üstünde taş konmayacağı edebi bir dille anlatılabilirdi. Ancak O, coşkun bir topluluğun ortasında kendisini kaybeden, yapamayacağı şeyleri vaad eden ve yalan söylemekten çekinmeyen sıradan bir kimse değildi. O bambaşkaydı. Etrafını çevreleyen insanlara baktı ve şöyle buyurdu: "Ey insanlar! Aranızda selamı yayınız. Yemek yediriniz. Akrabalarınıza iyi davranınız. İnsanlar yataklarında uyurken siz kalkıp namaz kılınız. Selametle Cennete girersiniz." Bu sözler, Allaha çağıran ve salih amel işleyen bir davetçinin sözleridir. Evini çevreleyen keskin kılıçlı savaşçılar, mağaranın ağzında tehdit savuran azılı düşmanlar, ellerindeki mızraklarıyla çölde peşine düşen bedeviler bu yüce davetçiyi istikametinden saptıramaz. Davetçi, etrafına nefret ve düşmanlık tohumları ekemez. Çölün şiddetli sıcağında gayet tehlikeli bir yolculuktan sonra, bu kadar güzel sözleri, ancak müminlerin ilki olan ve Rabbine güzel öğütle çağıran bir peygamber söyleyebilir. Aranızda selamı yayınız Medine'de yaşayan Yahudi âlimler, O'nu tanıyabilmek için yanına yanaşır ve henüz O'nunla sohbet etmeden, sadece duruşundan dahi O'nun peygamber olduğunu anlarlar. Bu yüze sahip birinin yalancı olamayağını itiraf ederler. Onlar O'nun peşinde yürürken, O'nun mübarek dilinden nübüvvetin güzellikleri dökülür: "Allaha yemin ederim ki, iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız. Size, yaptığınız takdirde birbirinizi sevebileceğiniz bir şey göstereyim mi? Aranızda selamı yayınız." Öyleyse Allahın selamı hepinizin ve hepimizin üzerine olsun. Selama karşılık Ebu Üseyd es-Sâ'idi (ra) anlatıyor: "Resulullah aleyhissalâtu vesselâm, Abbâs İbn Abdilmuttalib'in evine girerken, Abbâs radıyallahu anh'a: "Esselamu aleyküm" buyurmuş, ev halkı da: "Ve aleykesselam ve rahmetullahi ve berekâtuhu" diye selamını almışlar. Sonra Resulullah, "Nasılsınız?" diye hal-hatır sormuş, onlar da: 'Allah'a hamdolsun, iyiyiz. Babamız ve anamız sana feda olsun, sen nasılsın ey Allah'ın Resulü!' diye karşılık vermişler, Aleyhissalâtu vesselâm da: 'Allah'a hamdolsun, ben de iyiyim!' buyurmuştur." Büyüğe ikram İBN Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resulullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Size bir kavmin büyüğü gelince onu büyükleyin, ikramda bulunun." Hapşırana teşmit Hz. Ali anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Biriniz hapşırınca "Elhamdulillah!" desin. Yanındakiler ona, yerkamukellah! desinler, hapşıran da onlara Yehdikümullah ve yuslihu bâleküm (Allah size hidayette bulunsun ve halinizi iyi kılsın) desin." Yanında oturana saygı Hz. Enes (ra) anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam bir adama rastladı mı onunla konuşur, muhatabı ayrılmadıkça da yüzünü ondan çevirmezdi. Muhatabıyla musafaha yapsa, elini muhatabın elinden çekmezdi. İlk çeken muhatabı olurdu. Aleyhissalatu vesselam'ın dizlerinin, yanında oturan arkadaşının dizlerinden ileri çıktığı da görülmemiştir." Milli Gazete
|
|
|
| Bu mesaj için Alemdâr-ı İslâm kullanıcısına teşekkür eden 3 üyemiz: |
![]() |
| Etiket |
| günü, güzel, medinenin |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Adı Güzel Kendi Güzel Muhammed (TRT Belgeseli) -Sonuna Kadar İzleyelim- | Vukuf-i Kalbi | MGForum Özel Videolar | 10 | 10.04.11 17:59 |
| Düsün ve Sükret ! (Güzel gören güzel düşünür. Güzel düşünen hayatından lezzet alır) | Medine Sevdalisi | GENEL EDEBİYAT | 9 | 11.05.09 17:27 |
| [Medine Ezanı] | AeX | FLashLar | 0 | 15.04.09 08:18 |
| Güzel konuşmayı öğrendiğin gibi güzel dinlemeyi de öğren! | Seida | SERBEST KÜRSÜ | 0 | 23.10.08 12:39 |
| Medine Dönemi | *sevda iklimi* | SİYER-İ NEBİ | 28 | 04.10.08 00:09 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 www.milligorusforum.biz Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|