| Konular: 50,299 | Mesajlar: 311,810 | Üyeler: 10,668 | Online: 214 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum MGForum AKADEMİ » AKADEMİ GRUBU »

AKADEMİ GRUBU MGForum Akademi Bölümümüz.

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 27.10.09, 11:02   #1
Alemdâr-ı İslâm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5083
Mesajlar : 16,288
Teşekkürleri: 24,243
9,018 mesajına 19,427 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Alemdâr-ı İslâm is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Bugün
Durumu : Status: Online

Standart Boşluk mu, sarhoşluk mu?



Boşluk mu, sarhoşluk mu?

Muhafazakâr kesim her noktada -hatta kör noktada bile- ilerledi, fakat neden kültür sanat alanında hâlâ yerinde sayıyor? Bu tür sorular seksenli yıllarda çok sorulurdu. Sadece geri kalmışlığa dikkat çekmek için değil aynı zamanda derin bir iç çekişle birlikte gelen kompleksi de içerisinde barındıran bir soruydu bu. ANAP rüzgârıyla birlikte sermaye hür teşebbüs gücüne kavuşmuş ve ismi ile müsemma kârı muhafaza eden bir muhafazakârlar zümresi ortaya çıkmıştı. Anadolu Kaplanları dişlerinden evvel pençelerini göstererek İstanbul tekeline çoktan kafa tutacak hale gelmiştir bile. Ekonomiden eğitime her alanda ben de varım dercesine varlığını ve gücünü ortaya koyan muhafazakâr kesim acaba edebiyat ve kültür-sanat alanında aynı atılımı gerçekleştirebilmiş midir?
Ekrem Dumanlı geçen gün Zaman'ın Cumartesi ekinde yazdığı yazıda bu soruyu cevaplamış. Dumanlı'ya göre Kültür-Sanat konusunda muhafazakâr kesimin durumu hiç iç açıcı değil. Eğitim ve ticarette gelinen seviyeye kültür-sanat alanında yaklaşılmamıştır bile. Durum gerçekten öyle mi? Bu yargı bana biraz seksenlere ait bir yakınma gibi geldi. Ya da ne bileyim"Bizden adam olmaz azizim!" kalıbındaki da o klişe kötümserliği çağrıştırdı. Plastik ve görsel sanatlar bir yana özellikle başta şiir olmak üzere edebiyatta hiç de öyle geri kalır bir tarafımız olduğu söylenemez. Özellikle doksanlı yıllar ve yeni bin yıl şiiri diyebileceğimiz şiir bu ülkede tanım ne denli doğrudur bilemem ama sağ şeritte yürüyenlerin lehine bir seyir takip etmektedir. Ekrem Bey'in baktığı yerden öyle görünse de, muhafazakâr adı verilen camianın içerisinden kendi mahallesinde kıymeti bilinmeyen çokça şair yazar yetişmiştir.
Kendi dışındakine dikkat kesilmiş olanlar içlerindeki cevherden elbette habersiz olacaklar, yok sayacaklar ya da yokmuş gibi hareket edeceklerdir.
Şimdi sözün burasında tam da "Selim İleri de biz geri miyiz?" sorusunu sorma zamanıdır. Çok tirajlı muhafazakâr gazetelerde arzı endam edenlere bakılacak olursa evet bu mahallede ne kültürden bahsedilebilir ne de sanattan. Ne de olsa mahcubiyetin çocukları diyebileceğimiz edebiyatçılarımız liberal dalgalanmalara tempo tutamamış kendi aralarından her kesimle rekabet edecek ihtirasa sahip sivriltilmiş kalemler çıkaramamıştır. Bu mahallenin sakini kültür ve sanat adamlarının önünde etten duvar olarak sanıldığı gibi sol kesim falan değil daha çok sağıltılmış ve de damıtılmış sağ kesim yer almıştır. Kültür-Sanat alanındaki gelişmelerin toplumu da içerisine alacak şekilde seyredebilmesi için her şeyden evvel vasatın üzerine çıkmış bir estetik seviyenin olması şarttır. Camisine yaptığı masraf ve gösterdiği titizliğin onda birini camiinin tuvaletine göstermeyen bir anlayışın elbette kültürü sanatı ve edebiyatı desteklemesi beklenemez. Öte yandan muhafazakârların ticarette ve eğitimde aldığı söylenen mesafe tartışmalı ve görece bir mesafedir. Neticelerine baktığımızda eğitimde yapıp edilenin özel okul katarına takılmanın ötesinde bir iddia ve alternatif oluşturmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Muhafazakâr kesimin en ciddi okulları İmam Hatip Liseleridir ki bu okulların kuruluşunda da muhafazakârların hiçbir payı yoktur. Kapitalizm ve ferdiyetçiliğe yeni bireyler kazandırmanın anlamı muhafazakârların zenginleşmesi olarak takdim ediliyorsa şeklen öyledir, ama kurumsal ve yapısal olarak yaşananlar yoksulluk ve yoksunluğa daha yakın durmaktadır. Türedi muhafazakâr zenginlerin kültüre ve edebiyata ne ayıracak paraları vardır ne de bu değerleri anlayacak ufukları. Zaten yeşil ya da kırmızı hangi renkte olursa olsun sermayenin desteklediği kültürle ancak kültür mantarı yetiştirebilirsiniz.
Edebiyat dergilerinin satışının ayda 1000 sayısına yaklaşamadığı bir toplumda bu umursamazlığı dini muhafazakârlıkla izah etmek ne derece doğrudur.
Sol ya da liberal hangi kesimde şiir kitapları ya da dergiler ekmek su gibi gidiyor acaba? Ayrıca sol ya da liberal kesimlerin muhafazakâr gazete, televizyon ve yayın kuruluşlarında her zaman için belirgin bir ayrıcalığı vardır. Öbür yandan şayet bir edebiyatçı muhafazakâr yaftasını yemişse karşı ya da yan mahallelerden hiç birine kendini beğendirmesi mümkün değildir. İlle de şirinlik gösterisi yapması lazımdır.
Evet, sağın başarı hanesinde her şey düne göre pekiyi gibi görülebilir. Siyaset, ticaret, ekonomi ve eğitim gibi. Lakin dikkat edilirse bu başarı tablosunun en dikkat çeken yanı hepsinde kültür edebiyat ve sanat renk ve kokusunun ihmal edilmiş olmasıdır. Madrabaz siyaset, hesapsız ticaret, beş şıktan birini işaretlemeye ayarlanmış kekeme eğitim... Başarısını kültür-sanat ve edebiyatla arasına mesafe koymaya borçlu olan bir toplumun bu konuda arz talep dengesine cevap vermesi mümkün müdür?
Evet, muhafazakâr kesimde derin bir boşluk olduğu doğrudur. Ama bu boşluk sanıldığı gibi kültürel anlamda yetkinlik sorunundan ziyade kendi insanına karşı ilgisizlik, kendinden olmayana karşı duyulan abartılmış alaka ve kompleks ve bir de homoekonomikus çizgisine doğru hızla yaklaşmamızla ilgili bir durumdur. Yani anlayacağınız derin boşluk, ekonomik sarhoşluk!

Hüseyin Akın
__________________





AllaH'ıN SıRRı SeNsİN. KaLbİNe sEfEr eT!
View Alemdâr-ı İslâm'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Alemdâr-ı İslâm kullanıcısına teşekkür edenler:
muallim (27.10.09)
Alt 27.10.09, 11:16   #2
muallim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 3461
Üyelik tarihi : 29-03-2009
Konuları : 654
Mesajlar : 4,481
Teşekkürleri: 10,380
2,953 mesajına 5,391 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 8 muallim is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 06.12.11
Durumu : Status: Offline

Standart

Ülkemizde dindarlar sürekli gerici,softa damgası yemiş ve hor görülmüştür.Ekonomi alanında ileri gidilmesi güzel bir duygu olsa da,tek kanatlı kuş uçamaz.İki kanatlı olmalı.Madde tek başına olamaz.Manneviyat ve madde(maddeye tapmadan) bir arada olursa başarıların arkası da gelir.Hainlik ortadan kalkar.Allah'tan(c.c.) korkan bir toplumun meydana gelmesi ülkemizi ilerletir.
Önceleri vatan,bayrak,sakarya diyenler;İslamı kimseye bırakmayan gençlerin 10-15 yıl sonra zengin olup köşeyi döndükten sonra davayı unutmaları veya davalarına ilgisiz kalmaları,yukarıdaki yazılan Müderris kardeşimizin yazısını tasdik etmektedir.Öyle bir gençlik olmalı ki,çok zengin de olsa,Hak davada ayakları sabit kalmalıdır.Sistemin zalim çarkları çoğunu un gibi öğütüyor.Allah (c.c.) ümmet-i Muhammed'i (s.a.v.) korusun.
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]




" Kişi Sevdiği ile Beraberdir "

(Hadisi Şerif)

"İlim mü'minin en yakın dostudur.
Akıl onun yol göstericisi;iyi,yararlı amel,işlerini düzene sokucusudur.
Yumuşak huyluluk onun veziri,sabır onun hükümdarı,şefkat ve merhamet onun babası,hazımlı olmak onun kardeşidir."
View muallim'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için muallim kullanıcısına teşekkür edenler:
Alemdâr-ı İslâm (27.10.09)
Alt 27.10.09, 11:24   #3
Alemdâr-ı İslâm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5083
Mesajlar : 16,288
Teşekkürleri: 24,243
9,018 mesajına 19,427 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Alemdâr-ı İslâm is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Bugün
Durumu : Status: Online

Standart

Yukarıdaki yazıda dile getirilen gerçekler aslında MGV'nin yerini AGD'nin yeriini niçin dolduramadığını da açıklıyor.
Bizler okuyorduk ama herşeyi birebir doğru kabul etmiyorduk.
Şimdiki nesil hem az okuyor hemde herşeye bir damga vurmaya hazır vaziyette.
__________________





AllaH'ıN SıRRı SeNsİN. KaLbİNe sEfEr eT!
View Alemdâr-ı İslâm'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Alemdâr-ı İslâm kullanıcısına teşekkür edenler:
muallim (27.10.09)
Cevapla

Etiket
boşluk, sarhoşluk

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Gençlikteki Sancının Adı: Mânevi Boşluk Seida SERBEST KÜRSÜ 1 07.09.09 19:25
Sarhoşluk kelimesi ile ilgili ayetler Alemdâr-ı İslâm S,Ş,T,U 0 28.06.09 22:07

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:26 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.