|
| Konular: 50,299 | Mesajlar: 311,810 | Üyeler: 10,668 | Online: 301 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| AKADEMİ GRUBU MGForum Akademi Bölümümüz. |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5083
Mesajlar : 16,288
Teşekkürleri: 24,245
9,018 mesajına 19,427 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Bugün
Durumu :
Status: Online
|
![]() Kınayıcıların kınamasından korkmayın Nasreddin Hoca bir gün oğlu ile pazara çıkmış. Çocuk önde Nasreddin Hoca eşekte giderken iki adam; "Görüyor musun şu adamın yaptığını? Kendisi eşeğe binmiş küçücük çocuğu yürütüyor. İnsanlarda merhamet kalmadı hacı dayı..." diye konuşur kendi aralarında. Bunu duyan Nasreddin Hoca hemen eşekten inmiş, oğlunu bindirmiş... Bunu gören iki kadın birbirlerine; "Sana nesil bozuluyor diyorum bak! Gencecik çocuk eşeğe binmiş, yaşlı adamı yürütüyor. Bizim zamanımızda böyle miydi?" Bu sefer de Nasreddin Hoca oğlu ile eşeğe binmiş... Bunu gören iki adam; "Şu zavallı eşeğe yapılan işkenceyi görüyor musun? Küçücük eşeğe koskoca adam, koskoca çocuğu ile beraber binmiş. İnsaf ya hu! Hemen Nasreddin Hoca ile oğlu eşekten inmişler, yola yürüyerek devam etmişler." Bu durumu da gören iki adam; "Şu manzarayı görüyor musun azizim? Adam ile çocuk yürüyor, eşek de boş olarak geliyor. Sanki eşeği gezmeye çıkarmışlar!" diye gülerler. Bunları da duyan Nasreddin Hoca ile oğlu ne yapacaklarını şaşırmışlar. Ama Nasreddin Hoca'nın aklına yeni bir fikir gelmiş. Eşeği sırtına alıp yürümeye başlamış ve demiş ki; "Tek bir ihtimal kalmıştı. Hadi buna da bir şeyler söylesinler!" Ölmeden evvel... Çevremizdeki insanlar hep 'ne der' diye düşünüp hareket edersek, biz de Nasreddin Hoca gibi ne yapacağımızı bilemeyiz. O zaman siz başkalarını değil, önce ölçü dahilinde ve rızaya uygun bir şekilde kalbinizin sesini dinleyin. Yıllar boyu kim ne der, ne söyler diye hayatımızı geçirdik. Ömür sermayesinden tükettik maalesef... Bir ömür, kınayıcıların kınamasından korkarak geçti. Şimdi, şu andan itibaren bu yazıyı okuyan ve kendisi de böyle bir hayat geçiren, bu düşüncelerden nasibini almış kardeşlerimiz varsa hadi hep birlikte "ne derler, ne söylerler, acaba ne düşünürler" demekten vazgeçelim ve bugün hep beraber kendimizi sorgulayalım Rabbimin izniyle. İnsan neden unutur? İnsan neden unutur ya da neden ihmal eder sevdiklerini? Bunu bilerek mi yapar yoksa farkında değil midir yaptıklarının? Unutmayalım ki kişilik ve karakterlerimiz ayrı da olsa fıtraten hepimiz aynıyız. İnsan bu; bazen sever, bazen nefret eder... Bazen unutur, bazen ihmal eder. Size bir soru sormak istiyorum. Bugüne kadar ihmal ettiklerinizi sıralayacak olsaydınız sıralamanız nasıl olurdu acaba? Neleri sorgulardınız Allahın izniyle; 1-Rabbinize kulluğunuzu mu? 2-Anne babanıza evlatlığınızı mı? 3-Hanımınıza yapamadığınız kocalığınızı mı? 4-Kocanızdan esirgediğiniz hanımlığınızı mı? 5-Yoksa ihmal ettiğiniz anne babalığınızı mı? 6-Yoksa boş verdiğiniz işinizi mi? Ne o, çok mu üzerinize geldim yoksa? Lütfen size sorduğum bu soruları bugün düşünün. Birileri ne der, ne söyler diye sızlanmak yerine; "şu an yaptığım veya yapmam gerekirken yapmadığım bu işten dolayı Rabbim ve Rasul'ü benden razı mı?" sorusunu sorabilmek... Evet, insanların diz çökeceği, gözlerin dehşetten fırlayacağı, ananın evlattan, evladın anadan kaçacağı, dillerin susturulup bütün azaların konuşturulacağı zor ve çetin bir gün var önümüzde. Ömür tükenmekte kıyamet yaklaştıkça yaklaşmaktadır! Onun için diyoruz ki; İnsanlar söylediklerinin hesabını; Söylemeleri gerekirken söylemediklerinin hesabını... İnsanlar yaptıklarının hesabını; Yapmaları gerekirken yapmadıklarının hesabını... Her nefesin hesabını verecekler Allah'ın izniyle... Onun için bugün ben sorayım, siz de cevap arayın. Neden? Neden, insanlar severler de, sevgilerini sevdiklerine söylemekten korkarlar? Neden, insanlar yüreklerindeki sesi sevdiklerine duyuramazlar? Neden, insanlar yüreğinin içindeki selden bir damla sevdiklerine içiremezler? Neden, onun için yanar da, onu görünce buz dağına döner bedenleri? Neden, uzaktan birbirine yanarlar da, yakınlaşınca birbirlerini yakarlar? Neden, önce kibar olur da, birbirini bulunca kabalaşırlar? Neden, bakmaya kıyamıyorum diyenler, sonra birbirini kıyım kıyım kıyarlar? Neden, başkalarına kibar ama kendi sevdiklerine kaba davranırlar? Neden, herkesi anlayışla karşılar da kendi sevdiklerini eleştirirler? Neden, başkalarını yüceltirken en yakınlarını aşağılarlar? Neden, başkalarına "olabilir canım" derken, kendi cananlarını suçlarlar? Neden, başkalarını överken, kendi sevdiklerine "senden adam olmaz" derler? Neden, sevdiklerini başkalarıyla kıyaslarlar? Eğer insanlar başkalarına gösterdikleri, Sevgiyi; Eğer insanlar başkalarına gösterdikleri, Saygıyı; Eğer insanlar başkalarına gösterdikleri, Sabrı; Eğer insanlar başkalarına gösterdikleri, Anlayışı; Sevdiklerine de gösterebilselerdi... Dostlarına, patronlarına ve misafirlerine davrandıkları gibi eşlerine ve evlatlarına davranabilselerdi hiç sorun kalmazdı herhalde! Milli Gazete |
|
|
| Bu mesaj için Alemdâr-ı İslâm kullanıcısına teşekkür eden 3 üyemiz: |
|
|
#2 |
|
Grubu : Yeni Üye
Üye No : 6196
Üyelik tarihi : 15-11-2009
Mesajlar : 2
Tecrübe Puanı: 0
![]() Son Aktivitesi : 17.01.10
Durumu : Status: Offline
|
öncelikle selamün aleyküm bu yazıyı okudum çok etkilendim inanın kendimin bir hiç olduğunu bir kez daha farkına vardım sanki bu yazılanlar bana ithaf ediliyor ama yinede zararın neresinden gönersen kar deyip kendime geldim ve çok duygulandım allah razı olun sizlerden saygılarımla. |
|
|
| Bu mesaj için cihangir_ejder kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz: | ..::MecNuN::.. (18.12.09), Alemdâr-ı İslâm (18.12.09) |
|
|
#3 | |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5083
Mesajlar : 16,288
Teşekkürleri: 24,245
9,018 mesajına 19,427 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Bugün
Durumu :
Status: Online
|
Alıntı:
Ve aleykum selam.
Faydalı olabildiysek ne mutlu bizlere. ![]() Konu Alemdâr-ı İslâm tarafından (18.12.09 Saat 13:37 ) değiştirilmiştir.. |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Üye
Üye No : 6405
Üyelik tarihi : 14-12-2009
Mesleği : İşletmeci
Nereden : Kayseri
Konuları : 1
Mesajlar : 36
Teşekkürleri: 139
23 mesajına 54 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 0
![]() Son Aktivitesi : 24.09.11
Durumu : Status: Offline
|
ve aleykum selam Aslında kendimizi hafife alıp haksızlık etmeyelim. Kınayacının kınaması zannettiğimizden daha çok etkili. Bir tefsire (Taberi Tefsiri sanıyorum) göre Kefh Suresin de "Yoksa sizi taşlarlar kendi dinlerine döndürürler" sözünden muradın "Kınamak" olduğu rivayet ediliyor. En doğrusunu Mevla bilir. Sorgulanacak şeyler tek tek sıralanmış ama ilkinde çuvallamamızda aşikar zaten bu sorgulamada. Zaten ilkini geçiyorsak diğerlerini otomatik olarak geçmişizdir. En doğrusunu Mevla bilir. Kınayanın kınamasından korkadan gerçeği söylemek ve ona uygun davranmak büyük bir makam. Rabbim bizleride kendi rızasına uygun olarak bu makame eriştirsin inşaAllah. Bu güzel ve faydalı mesaj için çok teşekkürler...
__________________
![]() |
|
|
![]() |
| Etiket |
| korkmayın, kınamasından, kınayıcıların |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Domuz gribinden korkmayın | Cihad Yıldızı | SAĞLIK | 1 | 16.10.09 19:07 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|