|
| Konular: 50,299 | Mesajlar: 311,810 | Üyeler: 10,668 | Online: 308 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| AKADEMİ GRUBU MGForum Akademi Bölümümüz. |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5083
Mesajlar : 16,288
Teşekkürleri: 24,245
9,018 mesajına 19,427 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Bugün
Durumu :
Status: Online
|
![]() HATASIZ KUL OLMAZ HATAMLA SEV BENİ!
"Hatasız kul olmaz, hatamla sev beni..." diyen Orhan Gencebay'ı anmadan geçemeyeceğim. İnsanlar hata yaparlar ve insanların bu hataları insanlıklarındandır. Hatasız varlıklar olsaydık, Rabbim bizleri yok eder, yeni, hata yapan varlıklar yaratırdı (Fatır Suresi). Peki o halde nedir ve nedendir bizim bu hata arama sevdamız?! Kendimizi hatasız mı zannediyoruz ki! Kendimizi hatasız zannediyorsak o vakit biz yok edilmeye mahkumuz, Rabbim bizi istemediklerinin arasına alacak demektir! Yok biz hatalı isek o halde hatalı olanı hâkîr görmekten haz mı alıyoruz?! Yaratılmışı sevmiyor muyuz Yaratan'dan ötürü?! Peki ya bizim hatalarımızdan dolayı Rabbim bizi hâkîr görecek olsa?! Bizi horlaycak, kapısından kovacak olsa?! Mükemmeli mi arıyoruz yoksa mükemmel olmayanlarda?! Yoksa kendimizi mükemmel mi sanıyoruz! (Haşa!) Hatasız olan yalnız ve yalnız Allah'ımızdır. O her türlü eksiklikten münezzehtir. Mükemmele sevdalıysak şayet o halde mükemmeli noksanda aramak niye?! Noksandan, yani insandan, Mükemmele, yani Allah'a giden yolda biz hatalı varlıklar olarak birbirimizi hoşgörmemek niye?! Peki ya hatalarla mücadele?! "Hatası olan birisine rastladığımızda ne yapalım?" diye sordu sahabenin biri Peygamber Efendimiz'e (s.a.v.) "İrşad edin" dedi Güzeller Güzeli (s.a.v.). "İrşad etmek" yanlış anlaşıldı çoğu insan tarafından. Hata yapan kişinin hatası dümdüz, hiç yontulmadan kurulan cümlelerle, hareketlerle... düzeltilmeye çalışıldı genelde... Halbuki Güzeller Güzeli (s.a.v.); Sevdiriniz, nefret ettirmeyiniz, kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız... dedi bize. İnsanların fıtratlarına göre hareket etti Efendimiz (s.a.v.). Elimizle, dilimizle ve en zayıfı kalbimizle karşımızdaki kişiyi düzeltmemizi emretti bize Efendimiz (s.a.v.). İletişim şart! İletişimsizlik içerisinde iletişim abidesi kesildik! İnsanlara aklımıza geleni olduğu gibi, akıl süzgecinden, iletişim teknesinden geçirmeden söyledik durduk... Halbuki Efendimiz (s.a.v.) insanların fıtratlarına göre hareket etmeyi öğretti bize, insanları gözlemlemeyi öğretti... Hz. Ayşe'nin odasındayken Efendimiz (s.a.v.) odaya Hz. Ali (r.a.) girdi, derdini anlattı ve gitti. Ardından Hz. Ebubekir (r.a.) ve Hz. Ömer (r.a.) geldi ve dertlerini anlatıp gittiler. Bu üç güzel insan geldiğinde Efendimiz (s.a.v.) hafif yan oturuyordu. Hz. Osman (r.a.) geldi sonra ve Efendimiz (s.a.v.) eğik oturmaktan vazgeçip düz oturma durumuna geçti. Hz. Osman (r.a.) da derdini anlatıp gitti. Meraklı Hatun Hz. Ayşe (r.a.) Validemiz sordu neden bu şekilde düz konuma geçtiğini. "Çünkü Osman benim o şekilde oturmamdan dahi haya ederdi ve derdini anlatamadan giderdi" buyurdu Sultanların Sultanı (s.a.v.). Şimdi böyle bir Peygamber'in ümmeti iken kalkıp da bodoslama karşı tarafın hatalarına saldırmak niye?! Gelin canlar bir olalım! Kıyametin kopmasıyla bütün akrabalık bağlarının kalkacağını bildiriyor Rabbim (Müminun Suresi). Bize kalacak olan tek makam, tek mevki, tek rütbe... "Kulluk", gayrısı yalan. Bu yalanlar içerisinde aynadaki yansımalarla vakit kaybetmek niye?! İnsanları ruh arkadaşı olarak görmeli ve kabul etmeliyiz. Bu imtihan dünyasında tüm ruh arkadaşlarımızla birlikte sırt sırta, omuz omuza... kenetlenmek varken, birbirimize yardımcı, destek olmak dururken... köstek olmakla, aşağı - hor görmekle... vakit harcamak niye?! Nerem doğru ki?! Deveye sormuşlar şuran eğri, buran eğri... niye? Nerem doğru ki? demiş. Biz de aynı şekilde başkalarının hatalarına takılacağımıza, o hataları dillendireceğimize... kendi hatalarımızı düzeltmeye başlasak ya! Bir günü diğer gününe denk olan ziyanda iken, bu kıt zamanda vakit kaybetmek, nefsimizi terbiye etmekle uğraşmamak niye?! Dünyayı değiştirmek! Adamın biri ben dünyayı değiştireceğim! demiş ve başlamış dünya turuna... Yıllar geçmiş ve anlamış ki dünyayı değiştiremeyecek, düzeltemeyecek... Demiş bari ülkemi düzelteyim! Yıllar geçmiş ve ülkesini de düzeltemeyeceğini anlamış. O halde mahallemi düzelteyim demiş, yok olmamış. Bari evimi düzelteyim demiş... Ne mümkün! Bakmış ki artık çooook yaşlıymış! O an anlamış ki önce kendisini değiştirmeli, düzeltmeliymiş! Çok geç olmadan (ölüm kapıyı çalmadan) kendimizi düzeltmeye ve değiştirmeye, eğmeye... başlamalıyız. "Bir toplum kendisini düzeltmedikçe, Allah da o toplumu düzeltmez." (Rad Suresi) "Hayırlı" kim biliyor muyuz? Ben bilmiyorum! Efendimiz'de (s.a.v.) bilmiyordu... Peygamberler hata yapmazlar, onlara hata yaptırılır. Ümmü Mektum (r.a.) Efendimiz'in (s.a.v.) yanına geldi, derdini anlatacaktı, O'nu dinleyecekti... Ümmü Mektum (r.a.) yaşlı, âmâ ve zenci bir zât. Efendimiz'in (s.a.v.) koluna dokundu ve Efendimiz (s.a.v.) o esnada sahabeden birileriyle görüşmekteydi. Efendimiz (s.a.v.) tamam diyen bir edayla yüzünü ekşitti, seni birazdan dinleyeceğim... manasında. Abese Suresi indi! "...Yüzünü o şekilde ekşitme, kimin daha hayırlı olduğunu sen bilemezsin!.." Ve Efendimiz (s.a.v.) derhal Ümmü Mektum (r.a.) ile ilgilendi. Elbette Efendimiz'e bu hata bize ibret olsun diye yaptırıldı, ibret alanlar için! Yine Efendimiz'e (s.a.v.) sordular insanlar denk midir? diye. Mübarek parmaklarını kaldırdı ve şunları söyledi; "İnsanlar tarağın dişleri gibi denktir, üstünlük ancak takva iledir." Kaldı ki takva da elle tutulur, gözle görülür bir kavram değildir her zaman! Sarhoş bir zata rast geldiler Efendimiz (s.a.v.) ve yanındaki bir kaç sahabe. Sahabe sövmeye başladı bu sarhoş zata... Efendimiz (s.a.v.); "Bu adama söveceğinize, beddua edeceğinize hayır dua etsenize ki o beni ve Rabbimizi çok sevenlerdendir." buyurdu. Tevafuk! Bir gün Safranbolu'da seminer vermek üzere bulunurken Hıdırlık Tepesi'ne yürüyerek tırmanıyorduk yaz ve öğle sıcağında. Yaşlı bir amca ve arkasından bir kaç yaşlı teyze aşağı doğru iniyordu biz tırmanırken. Yaşlı amca başörtüm ve pardesüm olsaydı da giysedim, terleseydim diye kendince bizimle alay etti. Arkasından inen teyzemler de gülmeye başladılar. Yanımdaki arkadaş gardını aldı saldırıya geçecekti ki... Dur! dedim. Bu amca ve arkasındaki bu tonton teyzelerim boşuna bize musallat olmadılar. Tesadüf yoktur! Her şeyde bir denk getirilme mevcuttur! Bu amcanın ve teyzemlerin nasibi var bizde... Yâ Hâdî zikrini çektim ve arkadaşıma çektirdim. Yüzlerce seminerimde ve TV programımda bu amca ve teyzemlere dua ettim ve dua istedim, şu anda sizden de istediğim gibi... Gaflette olan birini görünce insan o kardeşi için kahroluyor. Bir kardeşimizin ayağına diken batsa bizim canımızın acıması gerekirken hele ki... Bu konuda çok doluyum sanırım Burada keseyim artık ki sizleri de sıkmayayım. Hatalı biri bize denk geldiğinde, bizim de hatalı olduğumuzu hatırımızdan çıkartmamak umuduyla... Eğitim şart |
|
|
| Bu mesaj için Alemdâr-ı İslâm kullanıcısına teşekkür eden 5 üyemiz: | k@rdelen (10.01.10), muallim (10.01.10), Muhammed (10.01.10), |
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Saadet
Üye No : 888
Üyelik tarihi : 20-10-2008
Konuları : 1521
Mesajlar : 7,102
Teşekkürleri: 7,769
2,861 mesajına 4,489 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 11
![]() Son Aktivitesi : 26.02.10
Durumu : Status: Offline
|
Hatasız kul olmaz, hatamla sev beni,
Dermansız dert olmaz, dermana sal beni... Kaybettim kendimi, ne olur bul beni, Yoruldum halim yok, sen gel de al beni... |
|
|
| Bu mesaj için Muhammed kullanıcısına teşekkür eden 3 üyemiz: |
|
|
#3 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Saadet
Üye No : 3461
Üyelik tarihi : 29-03-2009
Konuları : 654
Mesajlar : 4,481
Teşekkürleri: 10,380
2,953 mesajına 5,391 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 8
![]() Son Aktivitesi : 06.12.11
Durumu : Status: Offline
|
Allah celle celaluhu razı olsun Hocalarım.Ne güzel bir konu.Misaller ayetler ve hadislerle anlatılmış.
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] " Kişi Sevdiği ile Beraberdir " (Hadisi Şerif) "İlim mü'minin en yakın dostudur.
Akıl onun yol göstericisi;iyi,yararlı amel,işlerini düzene sokucusudur. Yumuşak huyluluk onun veziri,sabır onun hükümdarı,şefkat ve merhamet onun babası,hazımlı olmak onun kardeşidir." |
|
|
| Bu mesaj için muallim kullanıcısına teşekkür edenler: | Alemdâr-ı İslâm (10.01.10) |
![]() |
| Etiket |
| beni, hatamla, hatasız, kul, olmaz, sev |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Sevgisiz Olmaz | el-Kevserî | Dr. Hamdi Kalyoncu | 2 | 26.09.09 11:38 |
| Ben Beni Biraktigim Zaman, Sen Beni Birakma Ya RAB..!! | Medine Sevdalisi | DUA VE İBADET | 0 | 07.05.09 19:56 |
| vatansiz olmaz | Medine Sevdalisi | Şiir | 0 | 26.03.09 17:19 |
| ben beni bıraksamda SEN beni bırakma ALLAH'ım | Hünkar mahfili | DUA VE İBADET | 10 | 30.01.09 19:52 |
| Olmaz gönlüm, olmaz öyle! | Seida | SERBEST KÜRSÜ | 0 | 06.11.08 22:16 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|