| Konular: 50,299 | Mesajlar: 311,811 | Üyeler: 10,668 | Online: 310 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum MGForum AKADEMİ » AKADEMİ GRUBU »

AKADEMİ GRUBU MGForum Akademi Bölümümüz.

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 15.01.10, 22:36   #1
Vukuf-i Kalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Vukuf-i Kalbi is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 20.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart Karl Marx




Marx'ın Görüşleri

Marksizm, standard felsefi süreçten farklı olarak düşünüşün dışında eylemi de içerir (Marx, praksis ve felsefeyi birleştirerek, Marksizm'i "praksis felsefe" vasfına bürümüştür, buna göre Marksist felsefe düşünüş ve faaliyeti birlikte gerçekleştirir). Ölümünden sonra [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...], [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...], [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ve [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] gibi liderler [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] çeşitli şekilde yorumlamışlar ve bu yorumların sonucu ortaya koydukları hareketler [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...], [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] gibi isimlerle adlandırılmıştır.


Marx'ın felsefesi


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...], el yazması.


Marx'ın felsefesinin dayanak noktası insanın doğası ve toplum içindeki yeridir. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] yardımıyla insan doğasının değişmezliği kavramını reddeder. Burada kastedilen insan doğası, fizyolojik ihtiyaçlar değil insanın toplum içinde yarattığı hareket ve davranış biçimidir. Bunu da "tarihsel süreç" ve "doğa" kavramlarını bir arada ele alarak yapar. Sosyal koşulların davranışı belirlemesi, doğanın insanın davranışını belirlemesinden önce gelir. Ama bu insan doğasının varlığını reddetmez, [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] teorisi bunun üstüne kurulur. İnsan emeği kaçınılmaz olarak doğal bir kapasite gerektirir ama bu da insan bilincinin aktif rolüne sıkıca bağlıdır:


Örümcek, işini dokumacıya benzer şekilde gördüğü gibi, arı da peteğini yapmada pek çok mimarı utandırır. Ne var ki, en kötü mimarı en iyi arıdan ayıran şey, mimarın, yapısını gerçekte kurmadan önce, onu hayalinde kurabilmesidir.


—Kapital, 1. Cilt, Üçüncü kısım, 7. bölüm, 1. Kesim [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Marx'ın tarih analizi, tarım toplumlarında toprak ve kürek, sanayi toplumunda madenler ve fabrikalar olarak sayılabilen yani bir malın üretimi için doğrudan gerekli [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ve bu üretim araçlarını kullanan insanların kurduğu sosyal ve teknolojik ilişkileri tanımlayan [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] arasındaki ayrıma dayanır. Bu ayrım ve bağ [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...][Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] geçildiğini söyler. Marx üretici güçlerin, üretim ilişkileriden daha önce geldiğini ve daha hızlı değiştiğini söyler. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] çalışmasında bu durum şöyle yer alır:[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

oluşturur. Marx, Avrupa'da üretim biçiminin değişmesiyle birlikte
Toplumsal ilişkiler, üretici güçlere sıkı sıkıya bağlıdırlar. Yeni üretici güçler sağlamak için insanlar kendi üretim biçimlerini değiştirirler; kendi üretim biçimlerini değiştirmek, yaşamlarını kazanma yollarını değiştirmek için de bütün toplumsal ilişkilerini değiştirirler. Yeldeğirmeni size feodal beyli toplumu verir; buharlı değirmen ise, sınai kapitalistli toplumu.


Marx toplumdaki sınıfların bu üretim biçimlerine bağlı olarak oluştuğunu söyler. Bir sınıfı oluşturan insanlar kendi istekleri yahut bilinçleriyle bir araya gelmiş değildir. Her sınıfın da kendi çıkarına farklı bir isteği vardır, bu da toplumda çatışmaya yol açar. İnsanlık tarihinin en kalıtımsal özelliği sosyal sınıfların çatışmasıdır:


Şimdiye kadarki bütün toplumların tarihi, sınıf savaşımları tarihidir.



Marx insanların kendi emek gücü ve bunla olan ilişkisiyle de ilgilenmiştir; [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] sorunu özellikle [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]'ın ilgilendiği bir alandır. Kapitalist sistemde insan kendi doğasına yabancılaşmasıyla, hem kendi emeğine hem üretim sürecine hem de sosyal ilişkilerine karşı yabancılaşır. Kapital'de yerini daha ayrıntılı biçimde tanımladığı [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] bırakır.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] de Marksist terminoloji içinde önemli bir yere sahiptir. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...][Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] kendi çıkarının nerede olduğunu göremez, düzeni değiştirme şansının olmadığını düşünür. Olayları devrimci bir düşünceden uzak olan din veya insan çerçevesinden görür.
Marx, Hegel'in Hukuk Felsefesinin Eleştirisine Katkı'da şöyle der;

kavramıyla oldukça yakından bağlantılıdır ve onu olumsuzlar. Üretim araçlarına sahip sınıf, aynı zamanda kendi dünya görüşünü de alt sınıflara pompalar. Böylece
Dinsel üzüntü, bir ölçüde gerçek üzüntünün dışavurumu ve bir başka ölçüde de gerçek üzüntüye karşı protesto oluyor. Din ezilen insanın içli ezgisini, kalpsiz bir dünyanın sıcaklığını, manevi olanın dışlandığı toplumsal koşulların maneviyatını oluşturuyor. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...], halkın afyonunu oluşturuyor.[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]



Tarih anlayışı




Marx'ın [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] kuramı toplumun her zaman temel olarak -üretim ilişkileri ve buna bağlı olarak ekonominin sistemin dinamiği olduğu- maddi koşullara göre belirlendiğini öne sürer. İnsanlar öncelikle "yaşamlarını sürdürmek gayesiyle içmek, yemek, barınmak ve giyinmek" gibi gereksinmeleri karşılamak için ilişkiye girer.[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Marx ve Engels, Batı toplumlarının gelişmesini ve geleceğini, birbirini takip eden ilk dört döneme ayırır ve beşinci olarak gelecekte yaşanacağını varsaydıkları komünizm dönemini öngörür:

  • [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]: Avcı ve toplayıcı dönemde, paylaşılan mülkiyete ve ilkel demokrasiye dayanan kooperatif aşiretler, kabileler.
  • [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]: Toplumun kabileden [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] geçtiği, köleliğin, özel mülkiyetin ve [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] doğduğu, tarımın yaygın olduğu dönem.
  • [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]: Kralın da dahil olduğu aristokrasinin yönetici sınıf haline geldiği, dinin önemli bir yer tuttuğu üçüncü dönem.
  • [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]: [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] sınıfının yönetici, [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] da ezilen sınıf olduğu, parlamenter demokrasinin yaygın politik sistem, piyasa ekonomisinin işlediği ve üretim araçlarına ağırlıkla özel mülkiyetin sahip olduğu dönem.
  • [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]: İşçilerin devrim yaparak kapitalistleri kovduğu ve devletsiz, sınıfsız, mülkiyetsiz bir toplumun yarattıkları beşinci dönem.
Politik ekonomi


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
1973 basımı [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...].


Marx'a göre, insanın kendi emeğine yabancılaşması ([Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] dönüşen süreç), kapitalizmin en belirgin niteliğinden biridir. Kapitalizmden önce, Avrupa'da var olan piyasalarda üreticiler ve tüccarlar mal alıp satardı. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] gelişmesiyle birlikte emeğin kendisi bir mal ([Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]) halini almıştır. İnsan artık yaptığı ürünü değil, kendi [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] belirli bir ücret karşılığında anlaşarak satmaktadır. Emek gücü, insanın zanaatçılığından farklılaşarak sistemin devamlılığını sağlayan, tamamıyla alınıp satılabilen bir araç haline gelmiştir. Emek gücünü satmak zorunda olanlara [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...], bu emek gücünü satın alan, genellikle mülk ve üretim teknolojisine sahip gruba da [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] denir. Proleterler, kapitalistlerden sayıca ve kaçınılmaz olarak fazladır.
Marx, endüstriyel kapitalistlerin [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] kapitalistlerden ayrıldığını söyler. Tüccar bir piyasadan bir malı alır ve diğer bir piyasada, piyasadaki [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] kanunlarına bağlı olarak, daha yüksek bir fiyattan satar. Böylece bir [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] oluşturur. Öte yandan kapitalistler, üretilen maldan bağımsız olarak [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ile [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] arasındaki farklılıktan yararlanır. Marx, her başarılı endüstrinin birim maliyeti girdisi ile birim fiyatı çıkışı arasında fark bulunduğunu söyler. Bu farklılık [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] olarak adlandırılır ve bu artı değer kaynağını işçinin ürettiği [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] alır, bu el konulan artı değer kapitalist kazancın esas bölümünü oluşturur.
Marx ve Engels, [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]'da [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] tarihte daha önceden görülmemiş devrimci bir rol oynadığını söyler, ama bu [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] yaşayacağı krizleri bütünüyle engelleyebilecek güçte olduklarını göstermez. Teknolojinin sürekli gelişmesi, ekonominin büyümeye endeksli olması ve kârın arttırılması gerekliliği kapitalizmi periyodik krizlere mahkum eder. Bu büyüme, kriz ve tekrar büyüme süreci sonunda her defasında bir öncekinden daha ciddi bir krize yol açacaktır. Aynı zamanda bu süreçte kapitalist sürekli zenginleşmeye çalışacak, işçi de gittikçe güçsüzleşecektir, çünkü artı değeri oluşturan artı emektir. Sonunda proletarya üretim araçlarına el koyacak ve herkese eşit biçimde dağıtacaktır. Uzlaşmak ihtimali mümkün değildir, çünkü kapitalist sistemde bu uzlaşmanın sınıf farklılığını ortadan kaldırma şansı yoktur. Aksine kapitalistler önceki avantajlı durumunu devam ettirmek için şiddete başvuracaktır. Bu geçiş sürecinde iyi organize olmuş devrimci bir gücün ortaya çıkıp idareyi ele alması gerekir. Marx, Gotha Programı'nın Eleştirisi'nde şöyle yazar:


Kapitalist toplum ile komünist toplum arasında, birinden ötekine devrimci dönüşüm dönemi yer alır. Buna da bir siyasal geçiş dönemi tekabül eder ki, burada devlet, proletaryanın devrimci diktatörlüğünden başka bir şey olamaz.[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]



Marx'ın Etkilendikleri


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Karl Marx üzerinde etkili olanlar kısaca şöyle sıralanabilir:
Marx tarih ve toplumun bilimsel bir metodla birlikte ele alınması gerektiğine inanır. Marx'ın tarih anlayışı, [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] olarak tanımlanır [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...][Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] de bunu [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] olarak ele alır ve , Hegel'in "gerçeklik ve tarihin [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] biçimde ele alınması" gerektiği düşüncesinden oldukça etkilenmiştir. Fakat Hegel'in düşüncesi bu diyalektiğin temeline [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] oturttuğundan dolayı, Marx tarafından eleştirilmiştir, Engels [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]'da Marx'a atıfla şöyle yazar:



Tarihte bir iç gelişme, zincirleme bir iç bağlantı olduğunu tanıtlamayı deneyen ilk adam Hegel'dir, ve onun tarih felsefesindeki birçok şey, bugün bize ne kadar tuhaf gelirse gelsin, onu izleyenleri, hatta ondan sonra tarih üzerinde genel muhakemeler yürütmeye kalkışanları kendisiyle kıyasladığımızda, temel anlayışının yüce niteliği bugün de hayranlığa layıktır. Phénoménologie'sinde, Estetik'inde, Felsefe Tarihi'nde, her yere tarihin bu yüce anlayışı girer, ve her yerde konu, tarihsel tarzda, "soyut olarak baş aşağı edilmiş" olsa da, tarih ile belirli ilişkisi içinde incelenir.[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


Popüler ifadeyle Marx, baş aşağı duran Hegel'i ayakları üstüne koyar. Marx'ın Hegel'in idealizmini reddetmesinde ve materyalist diyalektiği benimsemesinde [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] da etkili olmuştur. Feuerbach ve arkadaşları, Tanrı'nın insan icadı olduğunu söyler ve diyalektik metodu teolojik boyutundan kopararak dini ve politikayı analiz etmekte kullanır. Marx da bu dünyanın insanlardan herhangi bir "gerçek" şeyi sakladığına katılmaz, aksine din ve idealizm tarihsel ve sosyal olarak insanların kendi gerçek konumlarını açıkça görmesini engeller. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]'den koptuktan sonra Feuerbach'ı eleştirmiş olsa da, ondan bir ölçüde etkilenmiştir.
Marx, her ne kadar Rousseau'ya nadir göndermelerde bulunsa da, Rousseau [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ciddi biçimde ilk saldırıyı yapan ve [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...][Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ve [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] gibi sosyalist düşünürlerin görüşlerinin önemini de reddetmez: "Ama bu sosyalist ve komünist yayınlar, eleştirel bir öğe de içerirler. Bunlar mevcut toplumun bütün ilkelerine saldırırlar. Bu yüzden işçi sınıfını aydınlatacak en değerli malzemelerle doludurlar." (Komünist Manifesto'dan)

düşünceye katkıda bulunan önemli bir filozoftur ve bu konularda Marx'ın düşüncesini oluşturmasında etki sahibidir. Marx ütopik olarak nitelendirmesine rağmen
Marx'ın Etkisi


Marx ve Engels'in çalışmaları, toplum ve tarihin kompleks analizini sunan birçok başlıktan oluşur. Karl Marx'ın görüşleri, özellikle ölümünden sonra, [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] genel başlığı altında incelenir ve tartışılır. Ama Marksistler arasında Marx'ın yazılarının nasıl yorumlanması ve varolan olaylara ve durumlara nasıl uyarlanması gerektiği konusunda çeşitli ciddi tartışmalar vardır. Hatta bu tartışmalar henüz Marx hayattayken ortaya çıkmıştır, Marx 1883 yılındaki ölümünden önce hem [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hem de Fransız işçi lideri [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]'yi "devrimci deyim tüccarı" olmakla suçlamıştır. Fransa partisi [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ve [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] olarak ikiye bölündükten sonra, devrimcinin lideri Jules Guesde Marx'tan emir almakla suçlanmış, Marx da Lafargue'ye "Eğer Marksizm buysa, ben Marksist değilim" demiştir. ("Ce qu'il y a de certain c'est que moi, je ne suis pas Marxiste", bu söz [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]'in [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]'e yolladığı 2-3 Kasım 1882 tarihli mektubunda geçer.)[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]



[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]



Karl Marx ve Friedrich Engels anıtı, Marx-Engels-Forum, [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]




Genel olarak, [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] sözü Marx'ın kavramsal dilini ("[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]", "[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]", "[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]" gibi) kapitalist ve diğer toplumları anlamak için kullanan ya da işçi devriminin komünist topluma geçişi sağlayan tek araç olduğuna inanan kişiler için sarfedilir. Marx'ın kuramının genelini ya da bir kısmını kabul edip bütün akıl yürütmelerini kabul etmeyen kişilerin nasıl adlandırılacağı da tartışma konusudur.

Marx'ın ölümünden 6 yıl sonra ilk kongresi yapılan [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...], politik hareket için önemli bir merkez oluşturdu. Büyük işçi partilerinin, özellikle Marksist [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...], katılımıyla [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]'den daha başarılı oldu. Bazı üyelerin [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]'in ortaya attığı [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] teorisine ilgi duymaya başlaması ve patlak veren [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] 1914'te bu Enternasyonalin sona ermesine yol açtı.
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] önderliğinde [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]'in [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ile Rusya'da iktidarı ele alması dünya çapında büyük bir yankı yarattı. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]'da [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] 1919'da kurulan "[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] amacı tüm dünyada Komünist partilerin kurularak uluslararası proleter devrimine yahut dünya devrimine yardım etmeleriydi.
Marx, komünist devrimin [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...], [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ve [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] gibi ileri derecede sanayileşmiş ülkelerden başlayacağını düşünüyordu. Lenin ise [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]eşitsiz ekonomik ve siyasal gelişme yasasına" bağlı olarak, [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]'nın eski bir tarım ülkesi olmasına rağmen aynı zamanda emperyalizmle ilişkili olarak endüstriyel sıkıntıları yaşayan bir ülkede zincirin en zayıf halkasından kopacağını, böylece "geri kalmış" diye tabir edilen bir ülkede devrimin gerçekleşmesinin olanaklı olduğunu, bu toplumun yaktığı devrim ateşinin Avrupa'nın endüstriyel toplumlarına da sıçrayacağını söyledi[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] çağında "
Marx ve Engels, [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]'nun [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] tarihli [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] baskısına yazdıkları önsöz bu konuda ışık tutucudur:


Şimdi sorun şudur: Büyük çapta zayıflamış olsa bile, gene de, ilkel bir ortak toprak sahipliği biçimi olan Rus obşina'sı, doğrudan doğruya komünist [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] üst biçimine geçebilir mi? Ya da tersine, ilkönce [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] tarihsel evrimini oluşturan aynı çözülme sürecinden mi geçmelidir? Buna bugün verilebilecek tek yanıt şudur: Eğer [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...], Batıdaki bir [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] devriminin habercisi olur, ve bunlar, böylelikle, birbirlerini tamamlarlarsa, Rusya'daki mevcut ortak toprak sahipliği, [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] bir gelişmenin başlangıç noktası olabilir.


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]



Almanya, [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]'de bulunan Karl Marx anıtı, bu şehir önceden Karl Marx Şehri adıyla [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]'ya bağlıydı.



Marx'ın sözleri Lenin için bir başlama noktasını oluşturdu, [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ve [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ile birlikte yürüttüğü Rus devriminin "Batıdaki bir [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...][Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]'in de amacıydı ([Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]). Bu bağlamda Komintern'in ilk kongredeki resmi dilinin [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] olması ve Lenin'in devrim sırasında yoğun olarak Alman [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...][Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Daha sonra Batı'da devrim hareketlerinin başarısızlığa uğraması ve diğer devletlerin Sovyetler'e cephe almasından sonra [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]'in öne sürdüğü "tek ülkede sosyalizm" [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]'nde hakim görüş haline geldi. Stalin yönetimine muhalefetini sürdüren Leon Troçki ve yandaşları [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]'i [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] yılında örgütledi. devriminin habercisi" olması gerektiği düşüncesi suçlanması tesadüf değildir.
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]'de [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Marx'a bağlıluğını dile getirmekle beraber komünist devrimde öncü rolü sadece işçilerin değil köylülerin de oynayabileceğini söyledi. Henüz köylü toplumlarda işçi sınıfı tam oluşmadığı için [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...][Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] teorisiyle dile getirmiştir. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] bu konuda şöyle der: "Mao'nun bu katkısının özlerini ve temel unsurlarını Lenin'de de görmekteyiz. Fakat Marksizm-[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] bu son derece önemli iki ilkesi (milli demokratik devrim ve proleter kültür devrimi), en mükemmel şekillerini Mao'nun siyasi pratiği içinde almışlardır."[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] karşı gelen köylüler de komünist bir düzenden yana tavır koyabilirdi. Marx'ın temel görüşlerinden farklı olsa da Marksist-Leninist çizgiye daha yakın olan bu düşüncelerini Zedung,
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] yılında [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]'da Marksistlerin kurduğu Toplumsal Araştırma Enstitüsü de Marksist disiplininin eleştirisinde önemli bir rol oynamıştır ve bu enstitünün bir düşünce akımı olarak ifade edilmesine [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] denmiştir. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...], [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...], [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...], [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...], [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] önde gelen temsilcileri arasında yer alır ve bu okulun genel yaklaşım biçimi [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] olarak adlandırılır. Bu okul [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] karşı çıkmış ve [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ve [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] konularında çarpıcı eleştiriler getirmiştir. Bazı Marksistler de bu okulu Marksizmi pratiğinden soyutlayıp sadece bir akademik disiplin alanına çekmekle suçlamışlardır. Frankfurt Okulu'yla birlikte olmamakla beraber aynı dönemde yaşayan [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Marksizm'e önemli açılımlar kazandırmıştır.


Eleştiriler



Karl Marx ve Marksizm konusundaki eleştiriler çoğunlukla [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...][Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ve [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] konusunda yapılan eleştiri oranının oldukça altındadır. Marx'ın ortaya koyduğu [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...], [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ve [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] tanımları iktisatta doğru kabul edilir. pratiği üzerinde yoğunlaşır. Marx'ın kapitalizm ve ekonomik analizi için yapılan eleştiri oranı

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] savunucularının birçoğu refahın üretimi ve dağıtımının sosyalizm ya da komünizmden daha etkili ve adil olduğunu savunur. Marx ve Engels'in belirttiği zengin ve fakir arasındaki uçurumun sadece vahşi kapitalizm dönemine ait geçiçi bir sorun olduğu belirtirken, insan doğasının kişisel çıkara ve sermaye biriktirmesine daha yakın olduğunu kapitalizm dışında bir ekonomik sistemin bu duruma uygun olmadığını söyler. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] iktisatçıları da Marx'ın [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] eleştirir. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]Ayrıca [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]'nin çöküşü, [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]'nın yıkılışı Marksizmin popülaritesini ve dünya çapındaki [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] görüşlerin etkisini azaltmıştır.
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] kitabında sosyalist bir ekonomide iletişim problemlerinin oluşacağını, Leninist dönemde de bunların olduğunu ve bu problemlerin üretim sürecinde bir tıkanmaya yol açacağını söyler. Hayek'in takipçileri de Leninist dönemde veya Britanya'da 1939'dan 1951'e kadar olan savaş demokrasisi döneminde oluşan kıtlıklara dikkat çeker ve bunun adaletsizlik yarattığını ekler.
Bazı eleştiriler de tarihsel materyalizm kavramı konusunda toplanır.[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Ancak Marx [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] da şöyle der:"Varlıklarının toplumsal üretiminde, insanlar, aralarında, zorunlu, kendi iradelerine bağlı olmayan belirli ilişkiler kurarlar; bu üretim ilişkileri, onların maddi üretici güçlerinin belirli bir gelişme derecesine tekabül eder." [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Yazılı tarihteki olayların ve sınıfların üretim biçimlerinden kaynaklandığını söyleyen bu görüşü eleştirenler "Üretim biçimi nereden gelir?" biçiminde bir soru yöneltir. Murray Rothbard şöyle der "Marx hiçbir zaman bu soruya bir yanıt vermeye çalışmamıştır, aslında veremezdi de çünkü teknolojik değişimleri ya da teknoloji devletini bir insana, bireye atfederse bütün sistemi çöker. Böyle bir durumda insanlık bilinci ya da birey bilinci üretim biçimini belirleyen faktör olur ve başka bir yol da mümkün değildir." Marx burada bu üretim biçimlerinin insanın "kendi iradelerine bağlı olmayan" bir biçimde geliştiğini söyler ve bu gelişmenin sosyal doğasını açıklar.



__________________





Konu Vukuf-i Kalbi tarafından (16.01.10 Saat 22:49 ) değiştirilmiştir..
View Vukuf-i Kalbi'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Vukuf-i Kalbi kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz:
erva (10.02.10), intifada-AGD (16.01.10)
Alt 15.01.10, 23:03   #2
Vukuf-i Kalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Vukuf-i Kalbi is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 20.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart

Tarihsel Materyalizm

Marx ve Engels tarafından ortaya konulan Diyalektik Materyalizm'in doğadan topluma doğru geliştirilerek tarihsel süreçlerin anlaşılmasında ve açıklanmasında kullanılmasıyla formüle edilen yöntemsel yapı. Diyalektik Materyalizmde olduğu gibi Tarihsel Materyalizm'i de bir felsefe dizgesi olarak anlayıp açıklamanın yanı sıra, bir bilim yöntemi dahası bir bilimsel kuram olarak değerlendiren düşünceler de vardır. Bu görüşler, Marksizm içindeki eğilimlere göre çeşitli ayrımlar gösterirler.
Marks ve Engels'in, diyalektik'i doğanın yapısında kesin bir yasa olarak saptadıktan sonra, bu yasayı toplumsal-tarihsel yapının ve sürecin anlaşılmasında kullanmaya yöneldikleri ve burada maddeci anlayışları uyarınca şekilendirmeye başladıkları sistemin Tarihsel Materyalizm olarak adlandırıldığı söylenebilir. En genel anlamda, tarihsel gelişmenin maddeci bir açıklamasını vermek, dolayısıyla bu gelişimin yasalarını bulgulamak ve buna uygun bir teori ortaya koymak Tarihsel Materyalizmin içeriğini oluşturur diyebiliriz.

Marks ve Engels, bu eleştirel girişimin sonucunda ulaştıkları kuramsal yapıyla, kafası üstü duran Hegelci diyalektik'i ayakları üstüne koyduklarını ileri sürerler. Çünkü onlara göre, böylece Tarih, soyut bir Tin'in açılımı ve gerçekleşmesi olarak değil, maddi temelleri olan ve belirli yasalarla işleyen bir yapının diyalektik ilerlemesi ve gelişimi olarak açıklanabilecektir.

Alman İdeolojisi'nden Kapital'e Maddeci Tarih Anlayışı

Tarihsel Materyalizm özetle tarihin maddi temelindeki gelişimiyle birlikte diyalektik olarak açıklanması ve bu açıklamanın teorize edilmesidir diyebiliriz. Ayrıca, Tarihsel Materyalizmin diyalektiğin tarihe uygulanması ile bir tarihsel inceleme yöntemi olduğu kadar, bu inceleme yönteminin belirli yasalarla formüle edilmesi dolayısıyla bir yöntem teorisi ve hatta bu yöntem ve incelemenin değiştirilemez belirli ilkelere dayanması nedeniyle bir tarih felsefesi içerdiğini de belirtebiliriz ilk olarak.

Tarihsel Materyalizm, hem marksizm-içinde hem de marksizm-dışı kuramsal alanda her zaman etkili olmuş ve etkili oldugu kadar da kuramsal/felsefi sorunların taşıyıcısı durumunda kalmış bir teorik ögretidir. Bu tartışmaları bir sonuca bağlamanın ya da bitirmenin bazı temel güçlükleri vardır ve hatta olanaksızdır. Bununla birlikte teorinin ya da yöntemin genel bir şemasini çıkarmak mümkündür:

Tarihsel materyalizm, toplumun maddi temelinin üretimi ve yeniden üretiminin tarihsel gelişmede öncel ve belirleyici oldugu savina dayanır en genel anlamda. Buna göre ideolojiler, fikirler ve kültür gibi ögeler ikincil bir düzey olan üstyapıya aittirler ve birincil düzey olan altyapı tarafından belirlenirler. Buradaki ana fikrin," maddeyi belirleyen düşünce değil düşünceyi belirleyen maddedir " dustürundan geldigi acik olsa gerektir.

Alman İdeolojisi 'den Kapital'e uzanan çizgide, bu fikrin, çesitli aşamalardan geçerek ve zaman zaman birbirinde ayrı doğrultulara gidebilecek şekilde eğilimler göstererek oluşturuldugunu söyleyebiliriz. Başlangıçta vurgulanan " tarihsel insan etkinligi " argümanı zamanla yerini kendiliginden işleyen " tarih yasalarına " bırakma eğilimi gösterse de, bunların aynı tarihsel perspektifin hayata geçirilmesinin ögeleri oldugu belirtilebilir. Alman İdeolojisin'de tarih biliminin yegane bilim olarak vurgulanması, Marks'ın konuya yaklaşımı açısından bir ipucu oluşturur.

Alman İdeolijisi ve Feuerbach Üzerine Tezler’de açık bir şekilde Hegelci idealizm'in yanı sıra Ludwing Feuerbach 'ta ifadesi buldugu varsayılan eski-yeni materyalizm 'le de hesaplaşmaya gider Marx ve Engels. Bu hesaplaşmanın sonuçlarından birisi diyalektik anlayışın idealist öznelcilikten arındırılarak maddeci bir konumda yeniden degerlendirilmesi ise digeri de materyalizm olarak bilinen eğilimin mekanik - nesnelci yanından sıyrılmaya çalışmaktır. Tarihsel Materyalizm olarak ifade edilen düşünce dizgesine, bu çabanın sonucunda varılacaktır ve burada maddeci tarih anlayışı genel teorik ilkeler düzeyinde ortaya konulacaktır. Bu çalışmalarda maddi olana vurgu yapılmakta ancak bu pratik kavramıyla birlikte kullanıma sokulmaktadır, yani maddi pratik anlamında.

Maddi pratik,hem düşüncenin hem de toplumsal gelişmenin kaynağı olarak ortaya konulduğunda, tarihsel-toplumsal gelişmenin maddeci bir açıklanışına da teorik bir imkân doğmuş olmaktadır. Marks, Feuerbach Üzerine Tezler'de açık bir şekilde mekanik materyalizme karşı tarihsel-toplumsal insan fikrini vurgular ve praxis kavramını öne çıkarır. Elbette daha sonra teorisinin birkaç bağlamda yön değiştirdiği söylenebir ve Marks-sonrasi Marksizm tartmalarının ana konularının buradan kaynaklandığı da belirtilebilir, ancak Marks'ın burada hazırladığı Tez'lerden vazgectigini beyan etmesi sözkonus degildir -sonraki yapıtlarında buradaki nosyonlar, örnegin praxis nosyonu çok görünmemekle birlikte.Bu aşamada Marks, geleneksel materyalizme itirazını, teorik karşıtlıkların çözümünün salt teorik bir mesele olmadığının aksine bunun pratik bir mesele olduğunun vurgulanmasıyla dile getirir. Bu görüş bütün tarihsel Materylizm anlayışının genel bir ifadesinden başka bir şey değildir.

Maddi pratikten kastedilen, daha sonraki çalışmalarda belirginleşeceği gibi üretim yapısı ya da üretim tarzı denilen nosyonların içerimlerinde gizlidir.Engels'in kismen Diyalektik materyalizmi ve tarihsel materyalizmi sistematize etme yönünde zorlayici cabalara girdigini söyleyebiliriz, ancak mark'in bu girisimlere müdahele etmedigi bilnidigine göre aralarinda bir celiski görmek gerekli degildir.Engels Doga'nin Diyalektigi 'nde, Anti-Dühring 'de, Ludwing Feuerbach ve Klasik Alman Felsefesinin Sonu’nda Marks ile olusturduklari kavramları ve diyalektik ve materyalist perspektifleri önce dogaya sonra da topluma tarihe uyarlar, bunların savunusunu ortaya koymaya çalışır.Marks ve Engels icin maddi pratik önsel ve belirleyicidir. Tarih üzerine bir düşünce de dogal olarak maddi temele işaret eden bir kuram olmalıdır. Buna göre toplumsal biçimler ve onların içeriksel gelişimi altyapının bir ürünüdür.

Bu noktadan itibaren devreye altyapı - üstyapı, üretim tarzı, üretim araçları - üretim ilişkileri, maddi üretim biçimleri - toplumsal biçimler gibi bir düzine ekonomi tınılı kavram ve kategori girer. Marks'ın tarihsel kuramı, kendi çalışmalarının seyrini izleyerek bu şekilde soyut formülasyonlardan somut inceleme alanına dönüşür, ki bunun anlamı Kapital adlı ünlü çalışmasında ve onu önceleyen Grundrisse'de ortaya konulur. Tüm bu ekonomik içerimli terimler soyut Tarihsel Materyalizm anlayışının somut uygulanma ve analiz etme araclarıdır. Üretimin maddi yapısı toplumsal-tarihsel alanın maddi temelini oluşturur bu anlayışa göre ve elbette Tarihsel Materyalizm tarihin bilimsel olarak açıklanmasına buradan başlanacağını söyler.

Maddeci Bir Tarih Anlayışı Mümkün mü?

Bu soru, her zaman Marksizm içinden ve dışından soruşturulmaktadır. Genel olarak materyalizmin ve özgül olarak da Marksist materyalizmin kuramsal düzlemde hem carpıcı derecede ilgi çekici hem de ciddi boyutlarda can sıkıcı sorunları sözkonusudur. Tarihsel Materyalizm bu sorunlar yumağının özgül bir baska boyutudur, ancak materyalizm tartışmasının belli bir noktada oraya kayması kaçınılmazdır.

Roy Bihaskar materyalizmi ve onun özel bir türevi olan tarihsel materyalizmin imkânlarını soruşturup degerledirirken, " tarihsel materyalizmin kökleri ontolojik materyalizmde bulunur, yani bilimsel gerçekçi bir ontoloji ve epistemolojiyi önvarsayar ve pratik materyalizmin niteliksel ve özenli bir açıklanışından oluşur " demektedir. Bunun anlamı, tarihsel materyalizmin teorik güçlüklerine rağmen, tarihsel-toplumsal yaşamın anlaşılıp açıklanmasında çok önemli kuramsal bir statüye ve kimi teorik araçlara sahip olmasıdır. Bununla birlikte soru, kuramsal düzeyde doyurucu bir cevap ihtiyacıyla birlikte halen geçerliligini korumaktadir: Materyalist bir Tarih anlayışı mümkün müdür?Nasıl?

Lenin'in sözkonusu kuramsal meselelere doğrudan muhatap olmadığı söylenebilir.O daha çok Engels'in sistematize ettigi doğrultuda ve politik pratik içinde Diyalektik ve Tarihsel Materyalizm in formülasyonlarını savunulabilir bir şekilde sistematize etmeye çalışmıştır. Tarihsel materyalizmin sorunlarının, diger kuramsal sorunların genelinde oldugu gibi daha çok içerden teorik pratik düzleminde başka teorisyenlerce üstlenilmeye çalışıldığını görürüz. Daha çok ve asıl Batı Marksizmi olarak bilinen düşünürleri anabiliriz bu bağlamda.

Bunlar, politik pratik bakımdan değil, daha çok teorik pratik bakımdan öne çıkan Marksisist düşünürlerdir. Georg Lukács,Antonio Gramsci, Louis Althusser ya da Frankfurt Okulu düşünürleri belli başlı ana eğilimleri temsil eden isimler olarak anılabilir ilk elden. Lukacs’ın dogrultusunda giden Hegelci-marksizm ile Althusser'de kesin ifadesini bulan Yapısalcı Marksizm, Tarihsel Materyalizm ne olduğuna, hangi kavram ve kategorilerin nasıl anlamlandırılıcağına dair tamamen farklı yollardan giderler ve farklı sonuçlara ulaşırlar. Gramsci kısmen her iki eğilimde dışında duracak öğeler barındırır. Bu iç-tartışmada düşünürlerin kuramsal çabası etkileyicidir ve marksizm-dışında da her zaman önemli olmuştur.

Kaynak:
1. Alman İdeolojisi, K.Marks / F.Engels
2. Ludwing Feuerbach ve Klasik Alman Felsefesinin Sonu, F.Engels
3. Grundrisse, K.Marks
4. Kapital, K.Marks
5. Marksist Düşünce Sözlüğü- Yayın Yönetmeni :Tom Bootomore, Maddenin Yazarı:Roy Bihaskar- İletişim Yayınları-Çeviri:Sina Şener
__________________




View Vukuf-i Kalbi'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Vukuf-i Kalbi kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz:
erva (10.02.10), intifada-AGD (16.01.10)
Alt 15.01.10, 23:05   #3
Vukuf-i Kalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Vukuf-i Kalbi is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 20.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart

BENCE MÜZİK GAYET İYİ OLDU
__________________




View Vukuf-i Kalbi'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 16.01.10, 01:35   #4
Isti'sam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 390
Üyelik tarihi : 05-09-2008
Konuları : 264
Mesajlar : 1,787
Teşekkürleri: 2,779
991 mesajına 1,864 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5 Isti'sam is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.08.11
Durumu : Status: Offline

Standart

Alıntı:
Vukuf-i Kalbi´isimli Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster
BENCE MÜZİK GAYET İYİ OLDU

Evet konuyu okumamak için güzel bir bahane
__________________




Yürümek isteyen bütün ağarlıklarını bırakmalı;
Yaşamak isteyen ölmeli...


SuÜstüneYazıYazmak
View Isti'sam'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Isti'sam kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz:
 (16.01.10), Vukuf-i Kalbi (16.01.10)
Alt 16.01.10, 07:24   #5
Ruh-efzâ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 4817
Üyelik tarihi : 14-07-2009
Mesleği : Türk Dili -talebe
Nereden : Ankara
Konuları : 148
Mesajlar : 957
Teşekkürleri: 2,094
683 mesajına 1,726 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 3 Ruh-efzâ is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 10.06.11
Durumu : Status: Offline

Standart

Alıntı:
Vukuf-i Kalbi´isimli Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster
BENCE MÜZİK GAYET İYİ OLDU

Tam konuya uygun güzel oturmuş ((:
__________________
_________________________________________________



Hakikat, hatır ve gönül dinler mi ?..





bir müslüman tek başına abartısız bir tamlamadır
çünkü bir müslüman kelime-i şehadet ile


iç içe bir lisândır.







Rabia Hilal..
View Ruh-efzâ'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Ruh-efzâ kullanıcısına teşekkür edenler:
Vukuf-i Kalbi (16.01.10)
Alt 16.01.10, 11:17   #6
ERCANLI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Akademi
Üye No : 348
Üyelik tarihi : 31-08-2008
Mesleği : öğretmen
Nereden : İSTANBUL
Konuları : 95
Mesajlar : 3,078
Teşekkürleri: 1,231
837 mesajına 1,210 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 7 ERCANLI will become famous soon enough
Son Aktivitesi : 10.04.11
Durumu : Status: Offline

Standart

Düşüncelere az saygı istiyoruz...: )
__________________
Ayrıca söylenmez
Biz çetin adamız ha..
ACZ
View ERCANLI'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için ERCANLI kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz:
Ruh-efzâ (16.01.10), Vukuf-i Kalbi (16.01.10)
Cevapla

Etiket
karl, marx

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Marx’tan Bediüzzaman’a “Hak” kavramı Muhammed YAZARLAR VE KÖŞE YAZILARI 17 20.09.09 09:26

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:48 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.