|
| Konular: 48,951 | Mesajlar: 306,667 | Üyeler: 10,575 | Online: 408 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| AKADEMİ GRUBU MGForum Akademi Bölümümüz. |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Nereden : Kâinat
Konuları : 4762
Mesajlar : 15,431
Teşekkürleri: 23,197
8,358 mesajına 17,862 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Bugün
Durumu : Status: Offline
|
![]() SAİD B.CÜBEYR VE HACCAC Topraktan yaratılmış, sonra da kıya*met yolcusu, daha sonra da dünyanın fitneleri arasında sıkışıp kalmış bir in*san ne için gülsün. Peygamberiz (s.a.v) buyurmuştur: “En büyük cihad zalim sultan karşı*sında doğruyu ve hakkı söylemektir.” Haccac’ın zulmü ve işkencesi dünyaca meşhurdur. Zulüm ve işkencelerinden ötürü halk kendisinden nefret etmiştir. Said b. Cübeyr, tabiînden ve büyük âlimlerdendir. Haccac’ın yaptığı zulümlere sessiz kalmayanlardandır. Said b.Cübeyr İbnü’l Eş’as ile birleşerek Haccac’a karşı koymuş, Takdir-i İlahi Haccac karşısında başarısız olunca gizlice Mekke’ye gitmiştir. Dönemin Mekke valisi tarafında tutuklanarak Haccac’a gönderilmiştir. Onu öldürmek fırsa*tını ele geçiren Haccac ile Said b’.Cübeyr arasında şahadeti öncesi aşağıdaki diyalog geçer: Haccac: Senin adın nedir? Said: Adım Said’dir. Haccac: Kimin oğlusun? Said: Cübeyr’in oğluyum (Said, huzurlu, bahtiyar kimse; Cübeyr de, tamir edilmiş, düzeltilmiş şey demektir). Bu isimler Haccac’ın hoşuna gitmez. Hayır sen kırık dökük oğlu azgınsın, der. Said: Anam adımın ne demek olduğunu senden iyi bilirdi. Haccac: Sen de berbatsın, senin anan da berbat. Said: Gaybı bilen senden başkasıdır (yani Allah). Haccac: Ölümün yakındır. Said: O halde anam benim adımı doğru koymuştur. Haccac: Ben şimdi seni cehenneme göndereceğim. Said: Bunun senin dilemenle olduğuna inansaydım, seni tanrı edinirdim. Haccac: Hz. Peygamber hakkında inanç ve kanaatin nedir? Said: O rahmet Peygamberidir ve Allah’ın Rasulüdür ve en güzel buyruklarla bütün âleme Peygamber olarak gönderilmiştir. Haccac: Halifeler hakkında ne düşünüyorsun? Said: Ben onların bekçisi değilim. Herkes yaptığından sorumludur. Haccac: Ben onlara kötü mü diyorum, iyi mi diyorum? Said: Bilmediğim konuda ben ne söyleyebilirim. Ben kendi halimi biliyorum. Haccac: Onlardan en çok sevdiğin kimdir? Said: Rabbini en çok razı kılanını! Haccac: Allah’ı en çok razı kılan hangisiydi? Said: Onu kalplerin derinliklerini ve gizli sırları en iyi bilen bilir. Haccac: Hz. Ali (r.a) cennette midir, cehennemde midir? Said: Eğer cennet ve cehenneme gitseydim, oradakileri görseydim sana bil*dirirdim. Haccac: Ben kıyamette nasıl biri olacağım? Said: Ben bilinmeyenler âlemini bilecek derecede değilim. Haccac: Sen bana doğruyu söylemek istemiyor musun? Said: Ben yalan konuşmadım ki! Haccac: Sen neden hiçbir zaman gülmüyorsun? Said: Gülecek hiçbir şey görmüyorum. Topraktan yaratılmış, sonra da kıya*met yolcusu, daha sonra da dünyanın fitneleri arasında sıkışıp kalmış bir in*san ne için gülsün. Haccac: Ama ben gülüyorum. Said: Allah bizi değişik tiplerde yaratmıştır. Haccac: Ben seni öldürtmek üzereyim. Said: Beni öldürmeye seni sebep kılan işini tamamlamıştır. Haccac: Ben Allah katında senden daha makbul biriyim. Said: Kendi mevkiini bilip görünceye kadar Allah’a karşı hiç bir kimse ken*dinden emin olamaz, buna cüret gösteremez. Gaybı ancak Allah bilir. Haccac: Neden cüret göstermeyeyim? Ben toplumun hakimi olan sultanın tarafındayım. Sen ise asiler topluluğu tarafındasın. Said: Ben topluluktan ayrı değilim. Fitneyi de sevmiyorum. Kaderde olanı kimse değiştiremez. Haccac: Müminlerin hükümdarına topladığımız mallar hakkında ne düşünüyor*sun? Said: Ne topladın bilmiyorum ki. Haccac, altın, gümüş ve bazı kumaşlar getirterek ortaya koydu, Said: Şartlarına uygunsa, doğru olarak toplanmışsa bunlar iyi şeyler. Haccac: Şart dediğin nedir? Said: Şu büyük korku günü olan kıyamet gününde insanı kurtaracak şeyler gerçekten kalıcı şeylerdir. Yoksa her emzirenin emzirdiğini unuttuğu, hami*lenin çocuğunu korkudan düşürdüğü o günde insana iyiliklerinin dışında hiçbir şeyin faydası olmayacaktır. Haccac: Bizim topladıklarımız iyi değil mi yani? Said: Topladığın şeyin iyiliğini yine sen bilirsin. Haccac: Bunlardan beğendiğin bir şey var mı? Said: Ben sadece Allah’ın beğendiğini beğeniyorum. Haccac: Kahrolasın. Said: Kahrolan, cennetten uzaklaştırılıp cehenneme sokulandır. Haccac: Söyle seni nasıl öldüreyim? Said: Nasıl öldürülmeyi istiyorsan öyle öldür. Haccac: Seni bağışlayayım mı? Said: Gerçek bağışlama Allah tarafından yapılan bağışlamadır. Senin bağış*lamanın ise hiç bir değeri yoktur. Haccac, infaz memuruna Said’i öldürmesini emretti. Said dışarı çıkarılırken te*bessüm ediyordu. Haccac’a bu durum bildirilince onu yeniden içeri çağırdı ve neden güldüğünü sordu. Said: Senin Allah’a karşı gösterdiğin cürete ve Allah’ın da sana gösterdiği yu*muşaklığa gülüyorum. Haccac: Ben sadece Müslümanlar arasında tefrika çıkaranı öldürüyorum, dedi. Daha sonra infaz memuruna dönerek; onun boynunu gözümün önünde vurun, de*di. Said, “iki rekât namaz kılayım” dedi. Namazını kıldıktan sonra kıbleye dönerek şu ayeti okudu. “Ben yüzümü Allah’ın varlığını birliğini ikrar ederek yer ve gökleri yaratan Allah’a doğru çevirdim ve ben müşriklerden değilim.” Haccac, “Onun yüzünü kıbleden Hıristiyanların kıblesine doğru çevirin. Çünkü kendi dininde tefrika ve ayrıcalık çıkardı.” dedi. Nitekim derhal çevir*diler. Said, “Ne tarafa çevrilirseniz Allah’ın yüzü o taraftadır. Gönüllerde giz*lenenleri tam bilendir.” ayetini okudu. Haccac, “Yere yüz üstü yatırın. Çünkü biz dış görünüşe göre amel etmek zorundayız.” dedi. Said bu sefer şu ayeti okudu. “Sizi o topraktan yarattık ve sizi tekrar oraya döndüreceğiz. Ve tekrar sizi oradan çıkaracağız.” Haccac, infaz memuruna “Onu öldürün” dedi. Said, “Ben seni şu sözüme şahit tutuyorum. Kelime-i Şehadeti okudu ve bunu sakla ve sakın kaybetme. Yarın kıyamet günü seninle buluştuğum zaman geri alacağım” dedi. Arkasından onu şehid ettiler. Şehid edilince vücudundan o kadar kan aktı ki Haccac bile bu duruma şaşırdı ve doktoruna sebebini sordu. O da şöyle cevap verdi: “Onun gönlü sükûn içinde idi, zerre kadar ölüm korkusu hissetmiyordu. Bundan dolayı vücudunda ne kadar kan varsa, hepsi aktı. Hâlbuki korkan ve panik içinde olan insanlarda kan daha öldürülürken pıhtılaşır. Ashap ve tabiînle ilgili buna benzer hikaye çoktur. İmam-ı Azam, İmam Malik, Îmam Ahmed b. Hanbel ve diğerlerinden pek çok büyük zatlar doğruyu söylemeleri yüzünden daima işkencelere uğramışlar, ama hakkı söylemekten geri durmamışlardır. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
|
|
![]() |
| Etiket |
| bcübeyr, haccac |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 www.milligorusforum.biz Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|