|
| Konular: 50,299 | Mesajlar: 311,813 | Üyeler: 10,668 | Online: 322 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| AKADEMİ GRUBU MGForum Akademi Bölümümüz. |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5083
Mesajlar : 16,288
Teşekkürleri: 24,245
9,018 mesajına 19,427 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Bugün
Durumu :
Status: Online
|
Âma Arkadaşına Renkleri Anlatan Genç Bir sonbahar günüydü. İnsanı hüzne daldıran bir hava vardı dışarıda. Penceremde kurşuni renkli bulutların yavaş yavaş kara renge dönüştüğünü seyrediyordum. Göğü demet demet kara güller sarmıştı sanki.
Yağmur çiselemeye başladı. Kafamı pencereye yasladım. Bir yağmur damlasıyla beraber derin düşüncelere daldım. Camlara vuran damlaların sesinin musikisine kaptırdım kendimi. Güz yağmurları… Zilin çalmasıyla kendime geldim. Hemen koşup, kapıyı açtım. Kapıda arkadaşım Hasan ve annesi vardı. Hasan, doğuştan kördü. Kendisi gelemediği için annesi onu bizim kapıya kadar getirmişti. - İçeriye girin sizlere sıcak bir şeyler ikram edeyim, dedim. Hasan’ın annesi: - Teşekkür ederim. Siz Hasanla eğlenin. Akşama eve bırakabilirseniz memnun olurum, dedi ve gitti. Hasan’la beraber odama çıktık. Hemen mutfağa gidip çayın suyunu koydum. Tekrar odama döndüm. Hasan kafasını pencereye dayamış sessiz bir şekilde kıpırdamadan duruyordu. Ben de onun Yanına gittim. Hasan kafasını kaldırarak kısık ve mahcup bir sesle: - Adem abi, bana renkleri anlatır mısın? dedi. Bundan iki gün önce çocuklar bahçemize girmişti. Ben de balkon da oturuyordum. Çocuklar: şu beyaz güllere, şu sarı güllere, şu kırmızı güllere… bakın ne kadar harikalar, ne kadar da güzel kokuyorlar, diye bağırıyorlardı. O günden beri renkleri öğrenmeyi çok istiyorum. Bana renkleri anlatırsın değil mi? - Eee…ee…evet. Hasan’a evet dedim ama renkleri ona nasıl anlatacaktım. Renkler nasıl anlatılırdı ki… kırmızı, sarı, mavi, beyaz…. Sarı Kuru ve Çok Kırılgan Bir Renk “Sarı, sonbaharın rengidir” desem anlamaz vs gibi cevaplar. Ardından gelen “hayır”lar… Kendimi Hasan’ın yerine koymalıydım. Ancak Hasan’a en iyi bu şekilde yardımcı olabilirdim. Ne yapabilirdim? Elle tutulur bir şeyler bulmalıyım. Sonbaharın rengi… aklıma hemen yere düşen yapraklar geldi. Hasan’a o yapraklardan birini verip işte sarı bu demeliyim. Bahçeye çıkıp yerden bir gazel aldım ve Hasan’a verdim. - Hasan işte sarı bu. Hasan yaprağı elinde gezdirdi, avuçlarını sıkınca yaprak elinde parçalandı. Kendi kendine şöyle mırıldandı Hasan: “Demek ki sarı kuru ve çok kırılgan bir renk… - Yüzünü yakan güneşin rengidir sarı, dedim. Hasan yine kendi kendine: - Demek sarı rengi sıcak bir rek, dedi. - Öyleyse ateşte sarı olmalı; çünkü o da sıcak, dedi Hasan. - Evet Hasan, ateş de sarı. Hasan’ın sevinci yüzünden hemen anlaşılıyordu. Tabii aynı sevinci ben de yaşıyordum. Çünkü az da olsa doğuştan kör olan bir arkadaşımı sevindirebilmiştim. Böylece Hasan’ın kafasında sarı; kuru, kırılgan ve sıcak bir renk olarak yankısını bulmuştu. Kışın Rengidir Beyaz Renkleri mevsimlerden yola çıkarak anlatmak o zamanlar benim kafama en yatkın olan düşünceydi. Beyaz kışın rengidir Hasan. - Ne demek yani? - Kara dokunmuşsundur herhalde. İşte beyaz kardır. Hasan biraz düşünmeye başladı. Ve : - Demek ki beyaz yumuşak ve soğuk, dedi. Ben de hemen ekledim: - Beyaz ayrıca saflığı ve temizliği ifade eder. Hasan’ın sevinci bir kat daha artmıştı. Yeşil Yumuşak Ve Hayat Dolu Bir Renk Kendi kendime “yeşil”i de ilkbaharla anlatmalıyım, dedim. İlkbaharı düşünmeye başladım. İlkbaharın gelişiyle karlar erimeye başlar. Ve ilkbaharın sıcak nefesiyle dünyada diriliş muştuları yankılanır. Bahar rüzgarları hayat üfler kainata. Ağaçlar yeni bir doğuşu ifade edercesine gelin gibi süslenirler. Renklerin en güzeline ilkbaharda şahit oluruz herhalde. Sarı,yeşil, mor vs… bin bir renk cümbüşüyle içimize ayrı bir güzellik dolar. Birden çay koyduğum aklıma geldi. mutfağa gidip çayı demledim. İki bardak doldurarak Hasan’ın yanına döndüm. Çaylarımızı yudumlarken Hasan, yeşili anlatmadın dedi. Çaylarımızı bitirdikten sonra Hasan’ın elinden tutup onu bahçeye çıkardım. Yağmur dinmişti. Dalları yere sarkan ağaçların yanına gittik. Hasan ellerini dallara uzattı ve eline birkaç yeşil yaprak geldi. İşte Hasan elindeki yapraklar yeşil renk. Hasan: - Yeşil yumuşak ve hayat dolu bir renk, dedi. Yağmurla beraber etrafı hoş kokular sarmıştı. Hasan’la beraber derin bir nefes çektik. Tekrar eve döndük. Hasan’ın eve gitme vakti gelmişti. Koluna girdim ve onu evine bıraktım. Hasan’ın o kadar mutluydu ki, anlatmak mümkün değil. Yüzündeki sevinç dünyalara bedeldi. Bana teşekkür etti. Eve dönerken yolda aklıma Hasan’a “mavi”yi anlatmadığım geldi. Siz olsaydınız nasıl anlatırdınız? Eyüp Beyhan,Kaynak: Aile Danışmanım |
|
|
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Saadet
Üye No : 8821
Üyelik tarihi : 18-12-2010
Mesleği : Emir kulu...
Nereden : O'ndan... yine O'na...
Konuları : 73
Mesajlar : 2,206
Teşekkürleri: 4,501
1,806 mesajına 4,733 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4
![]() Son Aktivitesi : 10.02.12
Durumu : Status: Offline
|
Yagmur dinmeden onu bahceye cikarir, basini kaldirip yagmur tanelerinin yüzüne degmesini bekler onlarin da mavi gökyüzündeki bulutlardan geldigini söyler maviyi öyle tanitirdim.... |
|
|
| Bu mesaj için Minhac kullanıcısına teşekkür edenler: | Alemdâr-ı İslâm (28.12.10) |
|
|
#3 |
|
Derecesi :
![]() ![]() Grubu : Bölüm Sorumlusu
Üye No : 3787
Üyelik tarihi : 19-04-2009
Nereden : Adana
Konuları : 150
Mesajlar : 2,163
Teşekkürleri: 1,690
1,061 mesajına 2,069 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6
![]() Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline
|
Yaz mevsimi kalmıştı geriye; Yaz sıcağında kana kana bir bardak suyu içtiği zaman bulduğu hayat sevinci ve iyi ki Mevla suyu yaratmış dediği o an.İşte o an mavi içtiğin o su derdim.. Okyanus,deniz,nehir hepsinin rengi işte o an yaşadığın şükrün rengi derdim.. MAVİ...
__________________
Sevgili!.. Aşkın şiirini yazmak isterdim sana; sana aşkı şiir ile yazmak isterdim… Aşkı seninle tanımlamak ister, aşkı sende tanımak isterdim. Ay ikiye bölündüğünde yanında olmak, Uhud’da dişini avcuma almak isterdim. |
|
|
| Bu mesaj için bişnev kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz: | Alemdâr-ı İslâm (28.12.10), Minhac (30.12.10) |
|
|
#4 | |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Saadet
Üye No : 8821
Üyelik tarihi : 18-12-2010
Mesleği : Emir kulu...
Nereden : O'ndan... yine O'na...
Konuları : 73
Mesajlar : 2,206
Teşekkürleri: 4,501
1,806 mesajına 4,733 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4
![]() Son Aktivitesi : 10.02.12
Durumu : Status: Offline
|
Alıntı:
Allah razi olsun... |
|
|
|
| Bu mesaj için Minhac kullanıcısına teşekkür edenler: | Alemdâr-ı İslâm (30.12.10) |
![]() |
| Etiket |
| ama, anlatan, arkadaşına, genç, renkleri |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Saadet bingöl genç:genç halkı evet diyecek | Cihad Yıldızı | MGFORUM ARŞİV | 0 | 17.08.10 10:42 |
| yazı renkleri ve stilleri | yusufsunetci | İSTİŞARE | 6 | 01.04.09 10:33 |
| Köre renkleri anlatmak | Seida | SERBEST KÜRSÜ | 0 | 04.03.09 14:40 |
| Allah'ı anlatan 4 delil | sevgiliye sevdalı | AKAİD-İ EHL-İ SÜNNET | 1 | 13.12.08 19:13 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|