|
| Konular: 50,300 | Mesajlar: 311,836 | Üyeler: 10,668 | Online: 231 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| AKADEMİ GRUBU MGForum Akademi Bölümümüz. |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() ![]() Grubu : Bölüm Sorumlusu
Üye No : 3787
Üyelik tarihi : 19-04-2009
Nereden : Adana
Konuları : 150
Mesajlar : 2,165
Teşekkürleri: 1,691
1,061 mesajına 2,069 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6
![]() Son Aktivitesi : Bugün
Durumu : Status: Offline
|
![]() Firâk-ı aşkın bağrım yakıp eşkim revân etti Dü çeşmi intizârım dolu kandır yâ Resûlallah O güzeller padişahının bulunduğu yere göç var! O sevgilinin güneşinin doğdugu yere göç var! Geri kalanların kervanı yola düştü. Haydi, ey davrananlar, biraz çabuk olun, göç var! O erlik ve ölümsüzlük denizine doğru, ötelere göç var! Padişahın yüzünün güneşi doğdu, dünya aydınlandı. Ey bekçiler sabah oldu, göç var! Asıllarına, yani can denizine doğru dostlar topluluğu yağmur gibi yağıyor, seller gibi akıyor, ötelere göç var! [Hz. Pir Mevlana] Âteşin perdeden bir ah çekip yâren ile demsâz olmaya geldik; Meded Allah sana sundum elimi Bizi ol dost Muhammed’den ayırma!Gayrı kime arzedeyim halimi Bizi ol dost Muhammed’den ayırma! Siz bu satırları okurken bizler su gibi gülün içinde, reyhanın içinde gizlenerek yola düştük, akıp gidiyoruz, o cennet bahçesinden esen nebevi iklimden, rahmet yağmurundan istifâde niyetiyle, aşk kapılarını açsın diye düştük yoluna… Sâfa göğünde nurlar saçan kavuşma günü çıkageldi, sabahımız aşkla doldu da düştük yoluna… Öyle güzel mekân ki âlem üstü âlemdir. O mekânı sevmemek ıstıraptır, elemdir. Ol sultanın hâlindedir ya kendisine bir iş zor geldiği zaman namaz kılardı. Bir iş ağır geldiğinde ve zor durumlarda kalındığında insan sevdiğine müracaat eder. O da işini kolaylaştırır ve sıkıntısını giderirdi ya… İnsan, namaz kılarken kendi içinde “Allah’a kavuşma neşesini” ne vakit duysa artık cesed için ne gam, ne keder… Hak Dost’un haliyle hallenmek için düştük yoluna… Beni kimsecikler okşamaz madem. Öp beni alnımdan, sen öp seccadem! Dünyanın hayhuyundan sıkılıp sevgiliyle aynı kubbenin altında, huzuru nebi’de namaza durmak için düştük yoluna… Dilsizler haberini kulaksız dinleyesi Dilsiz kulaksız sözün can gerek anlayası Aşk-ı Muhammed’le kalpleriniz safa bulsun, Hak Tealaya secde kılmakla cemaliniz nur olsun da aynı kubbe altında “bir nev-niyaz cümlesinde” buluşalım canlarım, huu… Silelim gönülden pasın, izleyip Dostun izin, uyarıp can gözün, yoluna düşenin demine huu |
|
|
| Bu mesaj için bişnev kullanıcısına teşekkür eden 4 üyemiz: |
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Bölüm Sorumlusu
Üye No : 6735
Üyelik tarihi : 02-02-2010
Mesleği : eğitimci
Nereden : sarıyer anadolu gençlik
Konuları : 727
Mesajlar : 5,136
Teşekkürleri: 2,604
2,691 mesajına 5,290 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 8
![]() Son Aktivitesi : Bugün
Durumu : Status: Offline
|
YAĞMUR Vareden'in adıyla insanlığa inen Nur Bir gece yansıyınca kente Sibir dağından Toprağı kirlerinden arındırır bir Yağmur Kutlu bir zaferdir bu ebabil dudağından Rahmet vadilerinden boşanır ab-ı hayat En müstesna doğuşa hamiledir kainat Yıllardır bozu bulanık suları yudumladım Bir pelikan hüznüyle yürüdüm kumsalları Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım Hasretin Alev alev içime bir an düştü Değişti hayel köşküm, gözümde viran düştü Sonsuzluk çiçeklerle donandı yüreğimde Yağmalanmış ruhuma yeni bir devran düştü İhtiyar cübbesinden kan süzülür Nebi'nin Gökyüzü dalgalanır ipekten kanatlarla Mehtabını düşlerken o mühür sahibinin Sarsılır Ebu Kubeys kovulmuş feryatlarla Evlerin arasına dikilir yesil bayrak Yeryüzü avaredir, yapayalnız ve kurak Zaman, ayaklarımda tükendi adım adım Heyûla, bir ağ gibi ördü rüyalarımı Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydim Yağmur, gülsenimize sensiz, baldiran düştü Düşmanlik içimizde; dostluklar yaban düştü Yenilgi, ilmek ilmek düğümlendi tarihe Her sayfaya talihsiz binlerce kurban düştü Bir güzide mektuptur, çağlarin ötesinden Ulaşır intizarın yaldızlı sabahına Yayılır o en büyük mustu, pazartesinden Beyazlik dokunmuştur gecenin siyahina Susuzluktan dudağı çatlayan gönüllerin Sükutu yar, sevinci dualar kadar derin Çaresiz bir takvimden yalnızlığa gün saydım Bir cezir yaşadım ki, yaşanmamiş, mazide Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydim Sensiz, kaldırımlara nice güzel can düştü Yarılan göğsümüzden umutlar bican düştü Yağmur, kaybettik bütün hazinesini ceddin En son, avucumuzdan inci ve mercan düştü Melekler sağnak sağnak gülümser maveradan Gümüş ibrik taşıyan zümrüt gagalı kuşlar Mutluluk nağmeleri işitirler Hiradan Bir devrim korkusuyla halkalanır yokuşlar Bir bebeğin secdeye uzanırken elleri Paramparça, ateşler sahinin hayalleri Keşke bir gölge kadar yakınında dursaydım O mücella çehreni izleseydim ebedi Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım Sarardı yeşil yaprak; dal koptu; fidan düştü Baykuşa çifte yalı; bülbüle zindan düştü Katil sinekler deldi hicabın perdesini İstiklal boşluğunda Arılar nadan düştü Dolaşan ben olsaydım Save'nin damarında Tablosunu yapardim yıkılan her kulenin Ebedi aşka giden esrarlı yollarında Senden bir kıvılcımın, süreyya bir şulenin Tarasaydım bengisu fışkıran kakülünü On asırlık ocağın savururdum külünü Bazen kendine aşık deli bir fırtınaydım Fırtınalar önünde bazen bir kuru yaprak Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım Sensizlik depremiyle hancı düştü; han düştü Mazluma sürgün evi; zalime cihan düştü Sana meftun ve hayran, sana ram olanlara Bir bela tünelinde ağır imtihan düştü Badiye yaylasında koklasaydım izini Kefenimi biçseydi Ebva'da esen rüzgar Seninle yıkasaydım acılar dehlizini Ne kaderi suçlamak kalırdı ne intihar Üstüne pırıl pırıl damladığın bir kaya Bir hurma çekirdeği tercihimdir dünyaya Suskunluğa dönüştü sokaklarda feryadım Tereddüt oymak oymak kemirdi gururumu Bahira'dan süzülen bir yaş da ben olsaydım Haritanın en beyaz noktasına kan düştü Kırıldı Adaletin kılıcı; kalkan düştü Mahkumlar yargılıyor; hakimler mahkum şimdi Hakların temeline sanki bir volkan düştü Firakınla kavrulur çölde kum taneleri Ahuların içinde sevdan akkor gibidir Erdemin, bereketin doldurur haneleri Sensiz hayat toprağın sırtında ur gibidir Şemsiyesi altında yürürsün bulutların Sensiz, yükü zehirdir en güzel imbatların Devlerin esrarını aynalara sorsaydım Çözülürdü zihnimde buzlanmış düşünceler Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım Sensiz, tutunduğumuz dallardan yılan düştü İlkin karardı yollar, sonra heyelan düştü Güvenilen dağlara Kar yağdi birer birer Sensizlik diyarından püsküllü yalan düştü Yağmur, duysam içimin göklerinden sesini Yağarsın; taşlar bile yemyeşil filizlenir Yıldırımlar parçalar çirkefin gövdesini Sel gider ve zulmetin çöplüğü temizlenir Yağmur, bir gün kurtulup çağın kundaklarından Alsam, ölümsüzlüğü billur dudaklarından Madeni arzuların ardında seyre daldım Küflü bir manzaranın çürüyen güllerini Senin için görülen bir düş de ben olsaydim Şehirler kabus dolu; köylere duman düştü Tersine döndü her şey sanki; asuman düştü Kırık bir kayık kaldı elimizde, hayali Hazindir ki; dertleri asmaya umman düştü Ayrılığın bağrımda büyüyen bir yaradır Seni hissetmeyen kalp, kapısız zindan olur Sensiz doğrular eğri; beyaz bile karadır Sesini duymayanlar girdabında boğulur Ana rahminde ölür sensizlikten bir cenin Şaşkınlığa açılır gözleri, görmeyenin Saatlerin ardında hep kendimi aradim Bir melal zincirine takıldı parmaklarım Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım Sensiz, ufuklarıma yalancı bir tan düştü Sensiz kıtalar boyu uzayan vatan düştü Bir kölelik ruhuna mahkum olunca gönül Yüzyıllardır dorukta bekleyen sultan düştü Ay gibisin; güneşler parlıyor gözlerinde Senin tutkunla mecnun geziyor güneş ve Ay Her damla bir yıldızı süslüyor göklerinde Sümeyra'yı arıyor her damlada bir saray Tohumlar ve iklimler senindir; mevsim senin Mekanın fırçasında solmayan resim senin Yağmur, birgün elimi ellerinde bulsaydım Güzellik şahikası gülümserdi yüzüme Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım Tavanı çöktü aşkın; duvarlar üryan düştü Toplumun gündemine koyu bir isyan düştü İniltiler geliyor doğudan ve batıdan Sensizlikten bozulan dengeye ziyan düştü Islaklığı sanadır ahımın, efgahımın İçimde hicranınla tutuşuyor nağmeler Sendendir eskimeyen cevheri efkarımın Nazarın ok misali karanlıkları deler Bu değirmen seninle dönüyor; ahenk senin Renkleri birbirinden ayıran mihenk senin Bir hüzün ülkesine gömülüp kaldı adım Kapanıyor yüzüme aralanan kapılar Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım Yağmur, sayrılığıma seninle derman düştü Beynimin merkezine ölümsüz ferman düştü Silindi hayalimden bütün efsunu ömrün Bir dönüm noktasında aklıma Rahman düştü Nefsinle yeniden çizilecek desenler Çehreler yepyeni bir degişim geçirecek Aydınlığa nurunla kavuşacak mahzenler Anneler çocuklara hep seni içirecek Yağmur, seninle biter susuzluğu evrenin Sana mü'mindir sema; sana muhtaçtır zemin Damar damar seninle, hep seninle dolsaydım Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım Kardeşler arasında heyhat, su-i zan düştü Zedelendi sağduyu; körleşen iz'an düştü Şarrkısıyla yaşadık yıllar yılı baharın İnsanlık bahçemize sensizlik hazan düştü Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım Dokunduğun küçük bir nakiş da ben olsaydım Sana sırılsıklam bir bakiş da ben olsaydım Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım Bahira'dan süzülen bir yaş da ben olsaydım Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım Senin için görülen bir düş de ben olsaydım Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım Senin visalinle bir gülmüş de ben olsaydım Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım Damar damar seninle, hep seninle dolsaydım Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım nurullah genç
__________________
Her halde maksut sensin, Her manada anlatılmak istenen sensin eller ne derse desin, sen bize en sevgilisin 04/02/2011
unutulmayacak günlerden |
|
|
| Bu mesaj için arifan yolcusu kullanıcısına teşekkür eden 3 üyemiz: |
|
|
#3 |
|
Derecesi :
![]() ![]() Grubu : Bölüm Sorumlusu
Üye No : 3787
Üyelik tarihi : 19-04-2009
Nereden : Adana
Konuları : 150
Mesajlar : 2,165
Teşekkürleri: 1,691
1,061 mesajına 2,069 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6
![]() Son Aktivitesi : Bugün
Durumu : Status: Offline
|
Peygamberimiz'e
yazılan ilk şiir daha O doğmadan YEDİ ASIR ÖNCE yazılmış..bu özel şiir Es'ad Ubu Kerib el-Himyeri'ye aitmiş.. işte o şiir: Şehadet ederim Varlıkları yoktan var eden ALLAHa O'nun tarafından bir elçi gönderilecektir Adı Ahmet olan Ömrüm yetişirse gelişine O'na yardımcı olurdum Hem de amca oğlu.. O zaman Savaşırdım kılıcımla düşmanlarına karşı Siler yok ederdim sinesinden Bütün elem ve kederleri Mutlu olması için Gereken ne ise yapardım.. Bu nasıl bir sevgi,nasıl bir aşk ki ezelden ebede herkes O'na sevdalı..inanan inanmayan herkes O'na hayran.. Rabbim hakkıyla sevenlerden eylesin inşaallah.. O kutlu sevdayı tadanlardan olmak duasıyla.. |
|
|
| Bu mesaj için bişnev kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz: | arifan yolcusu (24.04.11), mavi (24.04.11) |
|
|
#4 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Bölüm Sorumlusu
Üye No : 6735
Üyelik tarihi : 02-02-2010
Mesleği : eğitimci
Nereden : sarıyer anadolu gençlik
Konuları : 727
Mesajlar : 5,136
Teşekkürleri: 2,604
2,691 mesajına 5,290 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 8
![]() Son Aktivitesi : Bugün
Durumu : Status: Offline
|
araplarda şiir hep anlatılır ama hayatussahebeye başlayana kadar tam idrak edememiştim maalesef türklerde bu konu biraz eksik... mübarekler savaşırken şiir,yerken şiir, severken şiir...., efendimiz a.s için o dönem şiirlerini toplayan bi eser var mı acaba kitab yada o konuyla alakalı araştırma vs yapmak lazım.... ve efendimizin söylediği şiirler vs... bunları toplu bulmak mümkün mü aceb...
__________________
Her halde maksut sensin, Her manada anlatılmak istenen sensin eller ne derse desin, sen bize en sevgilisin 04/02/2011
unutulmayacak günlerden |
|
|
![]() |
| Etiket |
| ben, olsaydım |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Âh o gemide ben de olsaydım.. | Ruh-efzâ | Şiir | 7 | 15.08.10 13:37 |
| Eğer çok zengin olsaydım... | mümine sultan | LATİFE | 3 | 11.07.10 15:49 |
| Keşke bir köyde İmam Olsaydım - Mustafa Armağan | MillîGenclik | KÜLTÜR - SANAT - EĞİTİM | 6 | 28.04.10 23:48 |
| Çinli Muhammed( buNuN yeriNde keşke beN oLsaydım ) mutlaka izleyelim | sevgiliye sevdalı | VİDEO - FLASH PAYLAŞIMLARI | 2 | 13.05.09 21:31 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 www.milligorusforum.biz Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|