|
| Konular: 50,300 | Mesajlar: 311,836 | Üyeler: 10,668 | Online: 218 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| AKAİD-İ EHL-İ SÜNNET Ehl-i Sünnet ve'l Cemaat'in Akidesini Anlatan Kaynaklar... |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Fazilet
Üye No : 1812
Üyelik tarihi : 27-12-2008
Konuları : 98
Mesajlar : 1,042
Teşekkürleri: 519
375 mesajına 604 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5
![]() Son Aktivitesi : 09.01.12
Durumu : Status: Offline
|
Tenkid Ahlakı - Humeyni ve Kur'an'ın Tahrifi İddiası Aşağıda vereceğimiz taassub örneğinde taraflar daha net olarak belli olup mevhum insanlardan oluşmuyor. Şöyle ki:
Müddetler: Ebu'l-Hasan Ali en-Nedvî ve ondan naklen Said Havva. Müddea aleyh: Ayetullah Humeyni. iddia: Humeyni, Kur'ân'ın tahrif edilmiş olduğu iddiasındadır. Delil: Humeyni'nin Keşfu'l-Esrar isimli Farsça eseri. Sonuç: iddia sabit olunca Humeyni kâfirdir. Ebu'l-Hasan Ali en-Nedvî de, Said Havva da müslüman okuyucunun tanıdığı şahsiyetler olup her ikisinin de bir çok eseri Türkçe'ye çevrilmiştir. Ve eserlerinin Türk okuyucusuna faydalı olduğuna da inancımız var. İşte bu meşhur her iki yazarımız da Ayetullah Humeyni'nin Müslümanların ellerindeki Kur'ân'ın tahrif edilmiş okluğunu iddia ettiğini ileri sürmüşler ve sonuçta onun küfrüne hükmetmişlerdir. Şöyle ki: Ebu'l-Hasan Ali en-Nedvî, Arapça kaleme aldığı ve birçok baskılarının yapıldığı anlaşılan Suretâni Mutedaddetân isimli eserinin (1410/1990, Cidde Baskısı) 52-53. sayfalarında Humeyni ve Görüşleri başlığı altında şöyle yazıyor: İran devriminin bugünkü lideri, islâmi Hükümet diye isimlendirdiği yönetimin kurucusu ve Gaib İmam'ın Naibi Humeyni; Keşfu'l-Esrar isimli eserinde, Sahabe-i Kiramı (r.a), dünyaya köle olmuşlar, Allah'a karşı cüretkârlar, Kur'ân-ı Kerimi tahrif edenler ve sonuç olarak kâfirler olarak nitelemektedir, ki tercümesi aşağıdaki gibidir: Dünya ve yönetimi elde etmekten başka Kur'ân ve İslamla ilgileri olmayan ve Kur'ân'ı yalnızca fasid niyetlerinin tahakkuku için bir vasıta edinen o insanlar (sahabeler) için; bu âyetleri (Hz. Peygamberden hemen sonra Hz. Ali'nin ve imamların hilafetine delalet eden âyetleri) Allah'ın Kitabı'ndan çıkarmak, böylece Semavi Kitabı tahrif etmek ve bu lekenin kıyamete kadar Kur'ân ve müslümanlar için baki kalmasını sağlamak amacıyla dünya ehlinin gözlerinden Kur'ânı sürekli olarak uzak tutmak kolay olmuştu. Yahudi ve Hıristiyanlara yöneltilen tahrif ithamları aynen kendileri için de sabittir. En-Nedvî, ilgili dipnotta, alıntının kaynağı olarak Keşfu'l-Esrar'ın 114. sayfasını verirken, bu kitabın baskı yeri ve tarihinin yazılı olmadığı, fakat Humeyni'ye aidiyetinde kesinlik bulunduğu yolunda mütalaalarını serdeder.
__________________
Bizi Öldürebilir Ezebilir Üstümüzde Tanklarla Dans Edebilir
Vücudumuzu Parçalayabilirler Fakat Bizim Özgürlük Ve Bağımsızlık Ruhumuzu Asla Yok Edemezler Cevher DUDAYEV |
|
|
| Bu mesaj için drejj kullanıcısına teşekkür edenler: | EnfaL (26.02.09) |
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Fazilet
Üye No : 1812
Üyelik tarihi : 27-12-2008
Konuları : 98
Mesajlar : 1,042
Teşekkürleri: 519
375 mesajına 604 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5
![]() Son Aktivitesi : 09.01.12
Durumu : Status: Offline
|
Said Havva ise, El-Humeyniyye isimli eserinin 19. sayfasında, Humeyni'nin Kur'ân tahrif edilmiştir diyenleri nasıl te'kid etmekte olduğunu isbat için şöyle yazıyor: Farsça Keşfu'l-Esrar'ın 114. sayfasında Humeyni şöyle diyor: Onlar için (Sahabe-i Kiram için), bu âyetleri Kur'ân'dan çıkarmak, Semavi Kitabı tahrif etmek ve Onu insanların gözünden uzak tutmak kolay oldu. Müslümanların, yahudi ve Hıristiyanlara yönelttikleri tahrif iddiası sahabe için de sabit olmuştur. Said Havva, dip notta bu alıntının, Ebu'l-Hasan Ali en-Nedvî'nin Suretâni Mutedaddetân isimli eserinin Uman baskısının 94. sayfasından nakledildiğini ifade ettikten sonra metinde şöyle devam eder: Humeyni'nin bu ifadeleri açık bir küfür ve İslâmı nakzetmektir. Birçok mucizeyi ihtiva eden Kur'ân'a karşı bu cür'et gösterilirse İslâmın hangi senedinin değeri kalır ve bundan sonra hangi senedi baki kalır? (El-Humeyniyye, s. 20)
__________________
Bizi Öldürebilir Ezebilir Üstümüzde Tanklarla Dans Edebilir
Vücudumuzu Parçalayabilirler Fakat Bizim Özgürlük Ve Bağımsızlık Ruhumuzu Asla Yok Edemezler Cevher DUDAYEV Konu drejj tarafından (25.02.09 Saat 22:12 ) değiştirilmiştir.. |
|
|
| Bu mesaj için drejj kullanıcısına teşekkür edenler: | EnfaL (26.02.09) |
|
|
#3 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Fazilet
Üye No : 1812
Üyelik tarihi : 27-12-2008
Konuları : 98
Mesajlar : 1,042
Teşekkürleri: 519
375 mesajına 604 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5
![]() Son Aktivitesi : 09.01.12
Durumu : Status: Offline
|
Görüldüğü üzere, her iki müellifin de kaynağı Farsça Keşfu'l-Esrar kitabıdır. Yalnız Said Havva bu esere doğrudan başvurmamış, Ebu'l-Hasan Ali en-Nedvî'nin Arapça tercümesine istinat etmiştir. Fakat o alıntılamayı da motamot yapmadığı hemen görülmektedir. Peki işin aslı nedir? Farsça Keşfu'l-Esrar'öa, gerçekten, Arapçası yukarıdaki gibi olan bir iddia geçmekte midir? Elimizde, Ebu'l-Hasan Ali en-Nedvî'nin tarifine uygun, yani aynı baskı olduğu anlaşılan Farsça bir Keşfu'l-Esrar kitabı var. Kitab, gerçekten basım yeri ve tarihi konusunda bir bilgi ihtiva etmemekte, kapağında ise imam Ruhullah Musevi el-Humeyninin te'lifi olduğu yazılmaktadır. Ve 114. sayfasında da En-Nedvî ve Said Havva'nın alıntıladıklarına benzer ifadeler yeralmaktadır. Fakat çok dehşetengiz bir durum var!.. önce Keşfu'l-Esrar kitabının konusu hakkında özet bir bilgi verelim, sonra da o dehşetengiz durumu izah edelim. Keşfu'l-Esrar, Humeyni'nin 1943'lerde te'lif ettiği bir kitap. Eser; 1945'te Fedaiyan-ı islâm tarafından öldürülen ve 1930-1940'ların önde gelen aydınlarından biri olan Ahmet Kesrevî'nin talebelerinden biri tarafından yazılan Binlerce Yıllık Esrar adlı kitaba cevap olarak yazılmıştır. (Güçlenen İslâm'ın Yankılan, John L. Esposito, s. 175-76, istanbul, 1989, Yöneliş Yayınları) Eser bir polemik kitabıdır. Tenkid edilen kitap ve yazarın ismi verilmemekle beraber yer-yer tenkidi görüşler alıntılanarak şiî (Caferi) bakış açısıyla cevap verilmektedir. Humeyni'nin Şiîlik konusundaki gerçek inancını tahlil için eserin dürüst bir şekilde Türkçe'ye kazandırılmasının faydalı olacağına inanıyoruz. Kitabın te'lifi esnasında 41 yaşında bulunan ve henüz Ayetullah olmadığı anlaşılan Humeyni, orada, şirk/tevhid, imamet, takiyye, velâyet-i fakıh, hums, islâm hukuku, nasih-mensuh vb. ana konularda şiî akideye yöneltilen tenkitleri biraz hırçın bir uslûbla ve kendi ifadesiyle Kur'ân ve akıl kriterleriyle reddetmektedir. Kendilerinden olduğunu itiraf ettiği tenkitçileri yer-yer ibni Teymiyye'nin cahilane fikirlerine kapılan maceraperest kimseler, ya da beşer ailesinin en vahşileri, Necd'in ilim ve medeniyetten âri akılsız deve çobanları"nı taklit eden cahiller olarak niteler. İşte bu polemik içerisinde ismini vermediği tenkitçinin şu sorusunu alıntılar: Eğer imamet mezhebin dördüncü aslı ise ve müfessirlerin iddia ettiği gibi Kur'ân'da birçok âyet bunu kanıtlıyorsa neden Allah bu kadar mühim bir hususu bir defa olsun Kur'ân'da sarahaten zikretmedi de bu kadar ihtilaflara sebep oldu ve bu kadar kanlar döküldü? (s.105) İşte bu soruyu uzun uzadıya cevaplamaya çalışan Humeyni, Keşfu'l-Esrar'ın 114. sayfasında aynen şöyle der: İmamın isminin sarih olarak Kur'ân'da yer almış olması halinde şu (tehlike) de mümkün idi: Dünya ve yönetimi elde etmekten başka Kur'ân ve İslamla ilgileri olmayan ve Kur'ân'ı yalnızca fasid niyetlerinin tahakkuku için bir vasıta edinen o insanlar, bu âyetleri Kur'ân'dan çıkarırlar, böylece Semavi Kitabı tahrif ederler ve dünya ehlinin gözlerinden Kur'ânı sürekli olarak uzak tutarlardı ve bu leke kıyamete kadar Kur'ân ve müslümanlar için baki kalır, Yahudi ve Hıristiyanlara yöneltilen tahrif ithamları aynen kendileri için de sabit olurdu.
__________________
Bizi Öldürebilir Ezebilir Üstümüzde Tanklarla Dans Edebilir
Vücudumuzu Parçalayabilirler Fakat Bizim Özgürlük Ve Bağımsızlık Ruhumuzu Asla Yok Edemezler Cevher DUDAYEV |
|
|
| Bu mesaj için drejj kullanıcısına teşekkür edenler: | EnfaL (26.02.09) |
|
|
#4 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Fazilet
Üye No : 1812
Üyelik tarihi : 27-12-2008
Konuları : 98
Mesajlar : 1,042
Teşekkürleri: 519
375 mesajına 604 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5
![]() Son Aktivitesi : 09.01.12
Durumu : Status: Offline
|
Yukarıda, Ebu'l-Hasan Ali en-Nedvî ve Said Havva'nın, Humeyni'nin küfrüne delil olarak alıntıladıkları ifadelerin, Bektaşi taktiklerine başvurmadan, yapılacak doğru bir tercümesi bundan ibaret. Şimdi iki tercüme üzerinde insafla düşünelim: Yukarıda verdiğimiz (doğru) tercümeden Kur'ân'ın tahrif edilmiş olduğu iddiası çıkarılabilir mi? Evet, aynı kitap, aynı sayfa ve yakın ifadeler. Fakat tam bir Bektaşi taktiği var: Tahakkuk etmeyen bir şart cümleciği olan imamın ismi sarih olarak Kur'ân'da yeralmış olsaydı varsayımından sonraki çıkarırlardı, tahrif ederlerdi., fiillerinin de tahakkuk etmedikleri gayet açık bir husus iken, şart cümleciğini attıktan sonra zaman kiplerini de çıkardılar, tahrif ettiler şeklinde değiştirmenin mazeretini bulmak mümkün görünmüyor. En-Nedvi Farsça bilmiyor muydu? Said Havva ondan alıntılayıp Humeyni'nin küfrüne ferman çıkarırken Allah için bir endişe duymadı mı? Bu kabil soruların müsbet-menfi cevaplarını aramanın bu safhada bir yararı olamaz. Bunlar, kendilerine itimad eden binlerce insanı iğfal ettiklerinin farkında oldular mı acaba? Bilemiyoruz. Fakat İslam Aleminde cehaletin ve kör taassubun körüklediği böyle sayısız ihtilaf ve iftiraların varlığı bir gerçek. Herhalde bütün bunları, ümmetimin ihtilafı rahmettir teranesiyle izah etmek mümkün görülemez.
__________________
Bizi Öldürebilir Ezebilir Üstümüzde Tanklarla Dans Edebilir
Vücudumuzu Parçalayabilirler Fakat Bizim Özgürlük Ve Bağımsızlık Ruhumuzu Asla Yok Edemezler Cevher DUDAYEV Konu drejj tarafından (25.02.09 Saat 22:13 ) değiştirilmiştir.. |
|
|
| Bu mesaj için drejj kullanıcısına teşekkür edenler: | EnfaL (26.02.09) |
|
|
#5 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Fazilet
Üye No : 1812
Üyelik tarihi : 27-12-2008
Konuları : 98
Mesajlar : 1,042
Teşekkürleri: 519
375 mesajına 604 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5
![]() Son Aktivitesi : 09.01.12
Durumu : Status: Offline
|
keşful esrara hakaret edenler için güzel bir yazı olduğunu sanıyorum
__________________
Bizi Öldürebilir Ezebilir Üstümüzde Tanklarla Dans Edebilir
Vücudumuzu Parçalayabilirler Fakat Bizim Özgürlük Ve Bağımsızlık Ruhumuzu Asla Yok Edemezler Cevher DUDAYEV |
|
|
|
|
#6 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Azimli Üye
Üye No : 1829
Üyelik tarihi : 28-12-2008
Konuları : 8
Mesajlar : 90
Teşekkürleri: 39
20 mesajına 23 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4
![]() Son Aktivitesi : 12.04.12
Durumu : Status: Offline
|
Nebi (s.a.v)’in Kur’an da İmamet konusunu açıklamasında geri çekilmesinin sebebi: “Kendisinden sonra Kur’an’ın tahrif edilmesinden korkması ve Müslümanlar arasında ihtilafların şiddetlenip bununda İslam’a tesir etmesidir. Ve su da apaçık görünüyor ki Eger Nebi (s.a.v) Allah’ın imamet konusunda ona vahyettigi tebliği yapmış olsaydı, şuan ki İslam beldelerinde Müslümanlar arasında ki bu ihtilaflar ve münakasalar patlak vermezdi”. ( Keşful Esrar Sayfa 149 – 155) “Sunu vurgularız ki Kur’an da Yüzlerce ayet, imamlardan ve imametten bahsetmektedir. Ama bunu açık bir şekilde ifade etmemektedir” (Keşful Esrar, Sayfa 151 -Arapça Tercüme: Doktor Muhammed el-Bendari / Daru’l Ammar) “Bizim imamlarımız öyle bir Makamdalardırki, o makama ne Mukarreb Melekler Nede Gönderilen Peygamber ulaşamaz! Onlar (İmamlar) bu âlemde tasarruf sahibidirler…” (El- Hükümet-il İslamiyye) “Şunu bilmeniz gerekir ki: Kur’an-ı Kerim de Ali bin Ebi Talib (a.s) hakkındaki ayetler sayılamayacak kadar çoktur.”( Kesfu’l esrar, Sayfa: 197) “En güçlü olan görüş: kendilerinden alınan ganimet ve bu ganimet üzerinde işitilecek humus bakımından nasıbilerin (yani Ehl-i Sünnetin) harb ehli hükmüne ilhak edilmesidir. Malının alınmasının caiz ve humusunun ödenmesinin vacip olduğudur! (Tahriru'l-vesile 1/352'de) “Nasibiler (Ehlisünnet) ve hariciler -Allah onlara lanet etsin, hiçbir tereddüt söz konusu olmaksızın, necistirler”! (Tahriru'l-vesile) 1/118 (Beyrut baskısı)) Sen Biraz Daha Araştırmaya devam et..)
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Gözleri kara, alınları fikir çizgili, kalbleri ceylân, iradeleri çelik, imanları volkan, irfanları tarla, idrakleri bıçak, edâları şiir, diyalektikleri ipekten örgü bir nesil istiyordun... GELİYORUZ... BUNA MEMURUZ!.. BUNA MECBURUZ ! Salih Mirzabeyoğlu |
|
|
![]() |
| Etiket |
| esrar, ile, ilgili, keşful |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|