| Konular: 50,300 | Mesajlar: 311,836 | Üyeler: 10,668 | Online: 223 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum İSLAM-İ İLİMLER » AKAİD-İ EHL-İ SÜNNET »

AKAİD-İ EHL-İ SÜNNET Ehl-i Sünnet ve'l Cemaat'in Akidesini Anlatan Kaynaklar...

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 20.07.09, 19:17   #1
Vukuf-i Kalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Vukuf-i Kalbi is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 20.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart Her “La İlahe İllallah” Diyen Allah’ı ve Ahireti Kabul Etmiş sayılır Mı?

Her “La İlahe İllallah” Diyen Allah’ı ve Ahireti Kabul Etmiş sayılır Mı?

(Risale-i Nur’dan)

Halbuki Allah’ı bilmek, bütün kainata ihata eden rububiyetine ve zerrelerden yıldızlara kadar cüz’i ve külli herşey O’nun kabza-i tasarrufunda ve kudret ve iradesiyle olduğuna kat’i iman etmek ve mülkünde hiçbir şeriki olmadığına ve La İlahe İllallah kelime-i kudsiyesinde, hakikatlarına iman etmek, kalben tasdik etmekle olur. Yoksa, ” bir Allah var ” deyip, bütün mülkünü esbaba (sebebe) ve tabiata taksim etmek ve onlara isnad etmek, haşa hadsiz şerikleri hükmünde esbabı merci tanımak ve herşeyin yanında hazır, irade ve ilmini bilmemek ve şiddetli emirlerini tanımamak ve sıfatlarını ve gönderdiği elçilerini, peygamberlerini bilmemek, elbette hiçbir cihette ” Allah’a iman hakikati ” onda yoktur.

(
E.LAHİKASI)

———- ********** ———-
Bir Müslüman bir hakikat-i imaniyeyi inkar etse, küfr-ü mutlaka düşer. Çünkü, başka dinlerin icmallerine mukabil İslamiyette tam izahat verilmiş, rükünler birbirleriyle zincirlenmiş. Muhammed A.S.’ı tanımayan, tasdik etmeyen bir Müslüman, Allah’ı da (sıfatıyla) tanımaz ve ahireti bilmez.

( Asa-yı Musa, 9.Mesele, 2.Nokta)
———- ********** ———-

Ve keza -Bil ki Allah’tan başka ilâh yoktur.” Muhammed Sûresi, 47:19- hakikati Muhammedün resulullah’ı istilzam ediyor (gerektiyor). Muhammedün resulullah da, imânın beş rüknünü tazammun ettiği (kapsadığı) gibi, sıfât-ı rububiyete de mazhar ve mira’ttır (aynadır). Bu sırra binaendir ki; Muhammedün resulullah imânın mizan ve terazisinde Lâ ilâhe illâllah ile karîn (yakın) ve muvazi (birbirinden ayrılmaz) olmuştur. Nübüvvet, sıfât-ı rububiyete nâzır ve mazhar olduğundan, umumî bir câmiiyete mâliktir. (M.NURİYE, KATRE)

———- ********** ———-

Ve bu kıymetli, sevimli dostlarından (enbiya, evliya, asfiya) dahi, onların imamı ve mefhari (iftihar vesilesi) olan Muhammed a.s’ı intihab ederek, ehemmiyetli küre-i arzın yarısını ve ehemmiyetli nev-i insanın beşten birisini uzun asırlarla O’nun nuruyla tenvir ediyor (aydınlatıyor). Adeta bu kainat O’nun için yaratılmış gibi; bütün gayeleri O’nun ile ve O’nun dini ile Kur’an’ı ile tezahür ediyor (ortaya çıkıyor).

( 10.SÖZ, 1.ZEYL, 2.NOKTA )

———- ********** ———-
O zât-ı Ahmediye (a.s.m.), ubudiyeti cihetiyle, halktan Hakka teveccühü hasebiyle, rahmet mânâsındaki salâtı ister. Risaleti cihetiyle, Haktan halka elçiliği haysiyetiyle selâm eder. Nasıl ki cin ve ins adedince selâma lâyık ve cin ve ins adedince umumî tecdid-i bîatı takdim ediyoruz. Öyle de, semâvat ehli adedince, hazine-i rahmetten, herbirinin namına bir salâta lâyıktır. Çünkü getirdiği nurla herbir şeyin kemâli görünür ve herbir mevcudun kıymeti tezahür eder ve herbir mahlûkun vazife-i Rabbâniyesi müşahede olunur ve herbir masnudaki makasıd-ı İlâhiye tecellî eder. Onun için, herbir şey, lisan-ı hal ile olduğu gibi, lisan-ı kàli de olsaydı, “Essalâtü vesselâmü aleyke yâ Resulallah” diyecekleri kat’î olduğundan, biz umum onların namına,
(Cinler ve insanlar sayısınca, melekler ve yıldızlar adedince milyonlar salât insin sana, yâ Resulallah) manen deriz.

(Allah’ın bizzat sana salât etmesi yeter.Onun melekleri de Peygambere salât ve selâm ederler).(28.Lema,Tenbih 3.)
———- ********** ———-
“De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin. Âl-i İmrân Sûresi, 3:31.” âyetinde i’câzlı bir îcâz vardır. Çünkü çok cümleler bu üç cümlenin içinde derc edilmiştir. Şöyle ki: Şu âyet diyor ki: “Allah’a (c.c) imanınız varsa, elbette Allah’ı seveceksiniz. Madem Allah’ı seversiniz; Allah’ın sevdiği tarzı yapacaksınız. Ve o sevdiği tarz ise: Allah’ın sevdiği zâta benzemelisiniz. Ona benzemek ise, ona ittibâ etmektir. Ne vakit ona ittibâ etseniz, Allah da sizi sevecek. Zaten siz Allah’ı seversiniz, tâ ki Allah da sizi sevsin.”

(11. Lema, 10. Nükte)

———- ********** ———-
İmanın 6 rüknü birbirlerinden ayrılmaları mümkün değildir. Her birisi umumunu isbat eder, ister, iktiza eder (gerektirir). O altı, öyle bir küll ve küllidir (bütündür) ki, tecezzi (parçalanma) kabul etmez ve inkısamı (bölünmesi) imkan haricindedir.

(ASA-YI MUSA, 9.MESELE)
———- ********** ———-
İKİNCİ NOKTA: Muhabbetullah, ittibâ-ı Sünnet-i Muhammediye a.s’ı istilzam eder (gerektirir). Çünkü Allah’ı sevmek, Onun marziyâtını (razı olacağı şeyleri) yapmaktır. Marziyâtı ise, en mükemmel bir surette zât-ı Muhammediyede (a.s.m.) tezahür ediyor (ortaya çıkıyor). Zât-ı Ahmediyeye (a.s.m.) harekât ve ef’alde (fiilde) benzemek iki cihetledir.
Birisi: Cenâb-ı Hakkı sevmek cihetinde emrine itaat ve marziyâtı dairesinde hareket etmek, o ittibâı (tabi olmayı) iktiza ediyor (gerektiriyor). Çünkü bu işte en mükemmel imam, zât-ı Muhammediyedir (a.s.m.).
İkincisi: Madem zât-ı Ahmediye (a.s.m.) insanlara olan hadsiz ihsânât-ı İlâhiyenin en mühim bir vesilesidir; elbette Cenâb-ı Hak hesabına hadsiz bir muhabbete lâyıktır. İnsan, sevdiği zâta eğer benzemek kabilse, fıtraten benzemek ister. İşte, Habibullahı sevenlerin, Sünnet-i Seniyyesine ittibâ ile ona benzemeye çalışmaları kat’iyen iktiza eder.

(11. Lema)

———- ********** ———-
Elhasıl: Muhabbetulluh (Cenab- Hakk’a beslenen ihlaslı sevgi), Sünnet-i seniyyenin ittibaını istilzam edip (gerektirip) intaç ediyor (neticelendiriyor). (11. Lema, 5.Nükte)

———- ********** ———-
“Ey insanlar, Ey Müslümanlar! Böyle hadsiz bir şefkatiyle sizi irşad eden ve sizin menfaatiniz için bütün kuvvetini sarf eden ve mânevî yaralarınız için, kemâl-i şefkatle, getirdiği ahkâm ve Sünnet-i Seniyyesiyle tedavi edip merhem vuran şefkatperver bir zâtın bedihî şefkatini inkâr etmek ve gözle görünen re’fetini itham etmek derecesinde onun sünnetinden ve tebliğ ettiği ahkâmdan yüzlerinizi çevirmek ne kadar vicdansızlık, ne kadar akılsızlık olduğunu biliniz.”Ve ey şefkatli Resul ve ey re’fetli Nebî! Eğer senin bu azîm şefkatini ve büyük re’fetini tanımayıp akılsızlıklarından sana arka verip dinlemeseler, merak etme. Semâvat ve arzın cünudu taht-ı emrinde olan, Arş-ı Azîm-i Muhitin tahtında saltanat-ı rububiyeti hükmeden Zât-ı Zülcelâl sana kâfidir. Hakikî muti taifeleri senin etrafına toplattırır, seni onlara dinlettirir, senin ahkâmını onlara kabul ettirir.”

(11.Lema, 8.Nükte)
———- ********** ———-
Yaşasın Şeriat-ı Ahmedî (S.A.V.)
Şeriat-ı garrâ, kelâm-ı ezelîden geldiğinden, ebede gidecektir. Nefs-i emmarenin istibdad-ı rezilesinden selâmetimiz, İslâmiyete istinad iledir. O hablülmetine (islam’ın sağlam ipine) temessük (tutunma) iledir. Ve haklı hürriyetten hakkıyla istifade etmek, imandan istimdad (yardım isteme) iledir. Zira, Sâni-i Âleme hakkıyla abd ve hizmetkâr olanın, halka ubudiyete tenezzül etmemesi gerektir. Herkes kendi âleminde bir kumandan olduğundan, âlem-i asgarında (küçük aleminde) cihad-ı ekber ile mükelleftir. Ve ahlâk-ı Ahmediye (a.s.) ile tahallûk ve sünnet-i Nebeviyeyi ihyâ ile muvazzaftır (vazifelidir).

( HUTBE-i ŞAMİYE, 5/3/325 (18/3/1909), Dinî Ceride, no. 77 )
———- ********** ———-
Şefkat-i insaniye, merhamet-i Rabbaniyenin bir cilvesi olduğundan, elbette rahmetin derecesinden aşmamak ve Rahmetenli’l Aleminin zatin (a.s.m) mertebe-i şefkatinden taşmamak gerektir. Eğer assa ve tassa, o şefkat, elbette merhamet ve şefkat değildir; belki dalalete ve ilhada (dinden çıkmasına) sirayet eden bir maraz-ı ruhi ve sakam-ı kalbidir. Mesela, KAFİR VE MÜNAFIKLARIN (kafirden daha aşağı olup aramızda Müslüman gibi yaşayanların) Cehennemde yanmalarını ve azap ve cihad gibi hadiseleri kendi şefkatine sığıştırmamak, Kur’an’ın ve edyan-ı semaviyenin bir kısm-ı azimini İNKAR VE TEKZİP OLDUĞU gibi, zulm-ü azim ve gayet derecede bir merhametsizliktir. Çünkü masum hayvanları parçalayan canavarlara himayetkarane şefkat etmek, o biçare hayvanlara şedit bir gadr ve vahşi bir vicdansızlıktır ve binler Müslümanların hayat-ı ebediyelerini mahveden ve yüzer ehl-i imanın (iman sahiplerinin) su-i akıbetine ve müthiş günahlara sevk eden adamlara şefkatkarane taraftar olmak ve merhametkarane cezadan kurtulmalarına dua etmek, elbette o mazlum ehl-i imana dehşetli bir merhametsizlik ve şeni bir gadirdir. (K.MONU LAHİKASI, MEKTUP:46)
———- ********** ———-
__________________




View Vukuf-i Kalbi'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Vukuf-i Kalbi kullanıcısına teşekkür eden 8 üyemiz:
Alemdâr-ı İslâm (16.09.09), Aşk-ı Mâ'şuk (22.07.09), CaN KıRıĞı (11.08.09), Fâris (14.08.09), Medine Sevdalisi (21.07.09), Muhammed (12.08.09), Ruh-efzâ (25.01.10), Sükut-u Leyl (27.11.09)
Alt 11.08.09, 11:08   #2
el-Kevserî - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 622
Üyelik tarihi : 27-09-2008
Mesleği : Öğrenci
Nereden : Bileyim:)
Konuları : 1173
Mesajlar : 7,948
Teşekkürleri: 1,802
2,630 mesajına 4,405 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 11 el-Kevserî is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 18.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart

Ali Ramazan Dinç Hocaefendi'den bir nakil:

Soru 2: -Ehl-i Küfrün sistemli bir şekilde organize olduğu bir dönemde, ülkemizdeki ve dünyadaki İslami Hizmet guruplarına önerileriniz neler olacaktır?

Öncelikle imani/itikat konusunda yoğunlaşmak gerekiyor,özellikle de tevhit inancı..Tevhit,Allah’ın varlığı ile beraber sıfatların da içine alır. Lokman suresinde “Gökleri ve yeri kim yarattı diye? onlara sorsan Allah’tır..” diyecekler buyrulur. Ancak Kur’an bu kabullenmeyi Tevhit olarak tasvip etmez, benimsemez.Tevhit, Allah’ı, tüm noksan sıfatlarından münezzeh kılmaktır.

Biz, “..muhammed’ün rasulullah..” ifadesinde de birlik sağlamak zorundayız. “Muhammed’ün rasulullah..” kelimesi olmadan tevhit olmaz, olamaz. “Amentü Esasları” tevhidin ve vahdetin ortak zeminidir. İtikatta tevhidi sağladıktan sonra da müslümanların sorunları üzerine karşılıklı fikir alış-verişlerinin,görüşmelerin yapılması gerekir.


Bu gayretlerin sonucunda ortaya çıkacak olan sosyal,siyasal,kültürel ve ekonomik gayretlerin “vahdet şuuru içinde” planlı, ciddi ve tutarlı projelerle ikame edilmesi gerekir.
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Konu el-Kevserî tarafından (11.08.09 Saat 11:15 ) değiştirilmiştir..
View el-Kevserî'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için el-Kevserî kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz:
Ruh-efzâ (25.01.10), Vukuf-i Kalbi (11.08.09)
Alt 11.08.09, 11:19   #3
Vukuf-i Kalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Vukuf-i Kalbi is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 20.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart

Şimdi size bir soru

Bu ehli kitap;

kendi kitaplarını deforme ederek,
Oradan Hz.Peygamberi çıkartarak,
Mevlaya çeşitli yakışıksızlıklar isnad ederek,

kendi kitaplarınında kafiri olmuyor mu?
yada ehli kitap kavramı tam olarak ne demek?Diyalogçuların dediği gibi,amentüde ittifakın olması mı (!) yoksa sadece kitap verilenlerden olmaları mı?
__________________




View Vukuf-i Kalbi'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Vukuf-i Kalbi kullanıcısına teşekkür edenler:
Sükut-u Leyl (27.11.09)
Alt 11.08.09, 11:35   #4
el-Kevserî - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 622
Üyelik tarihi : 27-09-2008
Mesleği : Öğrenci
Nereden : Bileyim:)
Konuları : 1173
Mesajlar : 7,948
Teşekkürleri: 1,802
2,630 mesajına 4,405 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 11 el-Kevserî is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 18.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart

Alıntı:
Vukuf-i Kalbi´isimli Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster
Şimdi size bir soru

Bu ehli kitap;

kendi kitaplarını deforme ederek,
Oradan Hz.Peygamberi çıkartarak,
Mevlaya çeşitli yakışıksızlıklar isnad ederek,

kendi kitaplarınında kafiri olmuyor mu?
yada ehli kitap kavramı tam olarak ne demek?Diyalogçuların dediği gibi,amentüde ittifakın olması mı (!) yoksa sadece kitap verilenlerden olmaları mı?

Hz. Yakub’un adı İsrail olduğu için, Yahudilere İsrail oğulları denildi. Hz. Musa Tur dağına gidince, bunlar dinden çıktı. Buzağıya taptı. Sonra pişman olup tevbe ettikleri için, Yahudi denildi. Yahudi, doğru yolu bulucu demektir.

Yahudiler, Hz. Musa’ya çok eziyet etti. Sonra gelenleri, bin Peygamberi şehid etti. Hz. İsa ve annesine iftira ettiler. Peygamber efendimizi zehirlediler. Hz. Osman zamanında, fitne çıkararak, Halifenin şehid edilmesine sebep oldular. İbni Sebeciliği, Hurufiliği meydana çıkarıp, müslümanları parçalayıp, birbirine düşman ettiler. Dinleri yok etmek için masonluğu kurdular.


Yahudiler hakkındaki âyetlerden bazıları şunlardır:


1- Tevrat’ı değiştirdiler. (Bekara 79)

2- Peygamberleri öldürdüler. (Âl-i İmran 183)

3- Hz.İsa’yı öldüremediler. (Nisa 157)

4- Fesat çıkardılar. Allah’a cimri dediler. (Maide 64)

5- Hz. Meryem’e iftira ettiler. [Nisa 156]

6- İman edenlere en şiddetli düşmanlık edenler Yahudi ve müşriklerdir. (Maide 82)

7- Üzeyir Allah’ın oğlu dediler. (Tevbe 30)

8- Kıskançlık ve maddi çıkar yüzünden Kur’ana inanmadılar. (Bekara 146)

9- Çoğu iman etmeyecektir. (Bekara 100; Nisa 155)

10- Allah’ı inkârlarından dolayı lanete uğradılar. (Bekara 88-89)


Kur’ana göre Hıristiyanlar


1- Meryem oğlu Mesihe, Allah diyenler, kâfir olmuştur. (Maide 72)

2- Allah üç ilahtan biridir diyenler kâfir olmuştur. (Maide 73)

3- Meryem oğlu Mesih bir Peygamber, anası da sadık bir kadındır. (Maide 75)

4- İsa Mesihe Allah’ın oğlu dediler. (Tevbe 30)

5- Yahudilere göre, Hıristiyanlar Müslümanlara daha yakındır. (Maide 82)

Yahudi ve Hıristiyanların ortak yönleri:


1- Bilginlerini, rahiplerini Rabler edindiler. (Tevbe 31)

2- Yahudi bilginleri ve Hıristiyan rahipleri halkın mallarını yediler. (Tevbe 34)

3- Allah’ın oğullarıyız dediler. (Maide 18)

4- Bile bile hakkı gizlediler. (Âl-i İmran 71)

5- Allah çocuk edindi diye iftira ettiler. (Bekara 116)

6- Allah’ın âyetlerini inkâr ettiler. Âl-i İmran 70)

7- Allah’a iftira ettiler. [Âl-i İmran 78]

8- Yahudi ve Hıristiyanlar, birbirinin dostlarıdır. (Maide 51)

9- Resulullah, dinlerine girmedikçe, Yahudi ve Hıristiyanlar ondan razı olmazlar. (Bekara 120)

10- Dinlerinde aşırı gittiler. (Nisa 171)

11- Kitaplarındaki bilgileri gizlediler. (Maide 15)

12- Ehl-i kitap, “Cennete ancak Yahudi ve Hıristiyanlar girecek” dediler. (Bekara 111)

13- Ehl-i kitap ve müşriklerden olan inkârcılar, Cehennem ateşinde ebedi olarak kalırlar. Onlar, halkın en şerlileridir. (Beyyine 6)

Bu âyetlerden açıkça anlaşılıyor ki, Yahudiler Tevrat’ı değiştirdiler. Hz. Musa’nın dini değişince Allahü teâlâ, İncil ile Hz. İsa’yı gönderdi. Hz. İsa’nın dini de bozulunca, İncil, İnciller hâline gelince, Allahü teâlâ, İslamiyet’i göndermiştir. Kâfir oldukları birçok âyet ile bildirilen Ehl- kitabın da Cennete gideceğini söylemek ne büyük bir dalalettir.
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
View el-Kevserî'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için el-Kevserî kullanıcısına teşekkür edenler:
Vukuf-i Kalbi (01.12.09)
Cevapla

Etiket
“la, ahireti, allah’ı, diyen, etmiş, kabul, sayılır, İlahe, İllallah”

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:14 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.