| Konular: 50,300 | Mesajlar: 311,836 | Üyeler: 10,668 | Online: 248 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum İSLAM-İ İLİMLER » AKAİD-İ EHL-İ SÜNNET »

AKAİD-İ EHL-İ SÜNNET Ehl-i Sünnet ve'l Cemaat'in Akidesini Anlatan Kaynaklar...

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 12.10.09, 09:53   #1
Alemdâr-ı İslâm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5083
Mesajlar : 16,291
Teşekkürleri: 24,247
9,019 mesajına 19,428 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Alemdâr-ı İslâm is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline

Standart Tevekkül sahibi, şikayetçi olmaz

Tevekkül sahibi, şikayetçi olmaz


Tevekkül; meşru sebeplere yapışarak, bütün işleri ü teâlâya ısmarlamak, Ona güvenmek, teslim olmak anlamındadır. Kalbin, her işte ü teâlâya itimat etmesi, güvenmesi demektir. Muhammed Baki-billah hazretleri buyuruyor ki:

“Tevekkül, sebebe yapışmayıp, tembel oturmak değildir. Çünkü böyle olmak, ü teâlâya karşı edepsizlik olur. Müslümanın meşru olan bir sebebe yapışması lazımdır. Sebebe yapıştıktan ve çalışmaya başladıktan sonra tevekkül edilir. ü teâlâ sebebi, istenilen şeye kavuşmak için, bir kapı gibi yaratmıştır. Bir şeyin hasıl olmasına sebep olan işi yapmayıp da, sebepsiz olarak gelmesini beklemek, kapıyı kapayıp pencereden atılmasını istemeye benzer ki, edepsizlik olur. ü teâlâ ihtiyaçlarımıza kavuşmak için kapıyı yaratmış ve açık bırakmıştır. Bizim vazifemiz, kapıya gidip beklemektir. Sonrasını O bilir.”

Ebu Said-i Harraz hazretleri, sebeplere yapıştıktan sonra her şeyi ü teâlâdan bekler ve; “Tevekkül, kalbin ’a güvenmesidir” buyururdu.

İmam-ı Gazali hazretleri, Mesruk bin el-Ecda hazretlerinden alarak şöyle bir hadise nakletmektedir:
“Çölde yaşayan bir bedevinin bir merkebi, bir köpeği, bir de horozu vardı. Horoz kendilerini sabah namazı için uyandırır, köpek bekçilik yapar, merkep de yüklerini taşırdı. Bu bedevi, tevekkül sahibi, her şeyi hayra yoran bir kimseydi. Bir gün tilki, horozu alıp götürür. Aile fertleri üzülse de; ‘Belki hakkımızda hayırlısı budur’ der. Bir müddet sonra kurt merkebi parçalar ve yine ‘Belki hayırlısı budur’ der. Bir müddet sonra köpek de ölür ve adam yine; ‘Belki hakkımızda hayırlısı budur’ der. Bir sabah kalktıklarında görürler ki, etraflarındaki komşular, eşkıyalar tarafından esir alınıp götürülmüşler. Gece komşuların hayvanları gürültü yaparak yerlerini belli edince, eşkıyalar da onların yerlerini kolayca tespit ederler. Bunların hayvanı olmadığı için, eşkıyalar karanlıkta bunları fark edemezler ve böylece de kurtulurlar. Adamın dediği gibi, bunların hakkında hayırlısı, hayvanların ölmesi imiş. ü teâlânın gizli lütuflarını ve ihsanlarını bilen ve Ona tevekkül eden; Onun işinden razı olur, şikayetçi olmaz.”

Hamdun-ı Kasar hazretlerine;
-Tevekkül nedir? diye sorulunca;
-On bin dinar paran olsa, bir dinar da borcun olsa, bu borcun üzerinde kalmasından ölmeden önce emin olmamandır. Aynı şekilde on bin dinar borcun olsa, bunu ödeyecek hiçbir şey de bırakmasan, ü teâlânın o borcunu ödeyecek bir vesile vermesinden ümit kesmemendir buyurmuştur.

Cüneyd-i Bağdadi hazretlerini ziyarete gelenlerden bazısı;
-Biz rızkımızı arıyoruz derler. O da;
-Nerede olduğunu biliyorsanız, orada arayınız? buyurur. Onlar;
-ü teâlâdan istiyoruz deyince;
-Eğer sizi unutmuş sanıyorsanız, hatırlatınız! cevabını verir. O kimseler;
-Tevekkül ediyoruz, bakalım ne gönderecek? derler. Cüneyd-i Bağdadi hazretleri;
-İmtihan ederek, deneyerek tevekkül etmek, imanda şüphe bulunmasını gösterir buyurur. O kimseler;
-O halde ne yapalım? diye sual edince;
-Emrettiği için çalışmalı, rızk için üzülmemeli, tedbirlerin arkasında koşmamalıdır. Rızk için ü teâlânın verdiği söze güvenmelidir. Emrine uyarak çalışanı, rızkına ulaştırır buyurur.

Ahmed bin Hanbel hazretlerinin yevmiye ile çalışan bir işçisi vardı. Akşam talebesine;
-Bu işçiye ücretinden fazla ver diye tenbih eder. Talebe, o işçiye, ücretinden fazla para verir fakat işçi almaz ve gider. Ahmed bin Hanbel hazretleri talebesine;
-Arkasından yetiş ve ver, şimdi alır buyurur. Gerçekten de o işçi verilen fazla parayı alır. Talebesi, bunun sebebine Ahmed bin Hanbel hazretlerine sual edince;
-Ücretini almadan önce, böyle bir fazlalık hatırından geçiyordu. Şimdi ise bu düşüncesi kalmadı. Alması tevekkülünü bozmayacağı için aldı cevabını vermiş ve;
“Tevekkül, bütün işlerinde ü teâlâya teslim olmak, başa gelen her şeyi Ondan bilip katlanabilmektir” buyurmuştur.

Bişr-i Hafi hazretleri buyuruyor ki:
ü teâlâya tevekkül ettim diyen kimsenin; cenâb-ı Hakkın, kendisi hakkındaki muamelesine, yani takdir ettiği şeylere, başına gelen sıkıntı ve musibetlere de razı olması lazımdır. Aksi takdirde, yalan söylemiş olur.”

Netice olarak tevekkül; sebeplere yapıştıktan sonra, ü teâlâdan başkasına güvenmemek ve Ondan başkasından korkmamaktır. Ebu Yakub Nehrecuri hazretlerinin buyurduğu gibi:
“Gerçek tevekkül sahibi, her şeyi ü teâlâdan bekler, başkasına eziyet ve sıkıntı vermez. Başına gelen bela ve musibetlerden dolayı kimseden şikayetçi olmaz. Mahrum kaldığı şeyler sebebiyle de kimseyi kötülemez. Çünkü o, hayrın da, şerrin de, ü teâlâdan olduğuna iman etmiştir.”

alıntı
__________________





AllaH'ıN SıRRı SeNsİN. KaLbİNe sEfEr eT!

Konu Alemdâr-ı İslâm tarafından (12.10.09 Saat 09:54 ) değiştirilmiştir..
View Alemdâr-ı İslâm'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Alemdâr-ı İslâm kullanıcısına teşekkür eden 3 üyemiz:
Aşk-ı Mâ'şuk (12.10.09),  (12.10.09), Muhammed (12.10.09)
Cevapla

Etiket
olmaz, sahibi, tevekkül, şikayetçi

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Tevekkül KOCAYUSUF TASAVVUF 1 30.08.09 10:24
TeVekküL Böyle mi Olur? MillîGenclik KISSADAN HİSSELER 0 26.02.09 10:22
Tevekkül böyle mi olur?? Med-Cezir TASAVVUF 1 05.12.08 10:42
Olmaz gönlüm, olmaz öyle! Seida SERBEST KÜRSÜ 0 06.11.08 22:16
Azim ve tevekkül Esedullah TASAVVUF 2 22.08.08 20:57

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:42 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.