|
| Konular: 50,300 | Mesajlar: 311,836 | Üyeler: 10,668 | Online: 231 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| AKAİD-İ EHL-İ SÜNNET Ehl-i Sünnet ve'l Cemaat'in Akidesini Anlatan Kaynaklar... |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Akademi
Üye No : 794
Üyelik tarihi : 12-10-2008
Konuları : 810
Mesajlar : 2,176
Teşekkürleri: 1,456
1,275 mesajına 2,596 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6
![]() Son Aktivitesi : 04.02.12
Durumu : Status: Offline
|
BÜYÜK İSLAM ALİMLERİ VE EHL-İ SÜNNET KONUSUNDAKİ GÖRÜŞLERİ İMAM-I RABBANİ Asıl adı Zeynelabidin es-Serhendi el Faruki’dir. 1564 yılın da Hindistan’a bağlı Serhend’de doğdu. Baba tarafından Hz. Ömer’in soyuna dayandığı için el-Faruki lakabı ile tanınır. Ehl-i Sünnet çizgisindeki tasavvufun büyük simalarından birisidir. Tasavvufa Nakşibendi şeyhlerinden Billah-i Kakuli’den icazet alarak başladı. Dönemin Hint-Türk hükümdarı Ekber Şah ile dinin özünü bozduğu gerekçesiyle bazı konularda çatışmış ve 1619 yılında Gvalior’da bir kaleye hapsedilmiştir. Her türlü sapkın akımlara karşı Ehl-i Sünnet itikatını desteklediği için, İkibin yılın yenileyicisi ünvanına layık görülmüştür. Dostları ve talebelerine yazdığı "Mektubat" İslam tasavvufunun en önemli kaynaklarından birisidir. İmam-ı Rabbani’nin bazı sözleri şöyledir: İnsanın öncelikle itikadını düzeltmesi gerekir. Bu düzeltme de, fırka-i naciye olan Ehl-i Sünnet ve’l Cemaatin görüşlerine uygun olarak yapılmalıdır. Amelde gevşekliğin bir mağfiret ümidi vardır, itikadde gevşekliğin asla mağfirette yeri yoktur. Bilsin ki; iki cihanın saadetini kazanmak ancak Resulullah’a tabi olmaya bağlıdır. O’na tabi olmak şu şekilde olur: İnsanlar arasında İslam’ın hükümlerini yerine getirip icra etmek, havastan ve avamdan, küfür adetlerini kaldırıp icra etmek, havastan ve avamdan, küfür alametlerini kaldırıp iptal etmek. Amel işlemenin zamanı gençliktir. Aklı olan bu fırsatı kaçırmaz ve fırsatı ganimet bilir. Zira insan yaşlılık zamanına kalmayabilir. Kaldığını farzedelim, derlenip toparlanmaya müyesser olmayabilir. Böyle bir derlenip toparlanmanın olduğunu farzedelim; bir amel işlemeye gücü yetmez. Zira o zaman zaafın ve aczin bastırdığı zamandır... ... Yetmiş üç fırkadan her biri tek tek, dine tabi olduklarını iddia edip kendilerini necat bulan zümreden sayarlar."... Her fırka ellerindeki ile böbürlenir (Mü’minun Suresi, 53) mealindeki ayet onların halini doğrular. Resulullah Efendimizin beyan buyurduğu, fırka-i naciyeyi diğerlerinden ayırteden özelliği peygamberimiz şöyle açıklıyor: "... Onlar, ben ve ashabımın üzerinde bulunduğumuz hal üzerinde olanlardır." Resulullah Efendimiz kendisini anlatması yeterli iken, ashabını da zikretmesi şu manaya gelmektedir: "Benim yolum ashabımın gittiği yoldur. Kurtuluş yolu, onların yoluna tabi olmaya bağlıdır.” Resulullah Efendimiz’e tabi olmak iddiası; ashabının yoluna tabi olmadan boş bir iddiadır. Hiç şüphe yoktur ki Peygamber Efendimizin ashabının yoluna devamlı gidenler, Ehl-i Sünnet ve’l Cemaattir. Allah bunların sayini meşkur eylesin. İşte, fırka-i naciye bunlardır. Şia ve Hariciler gibi, Resulullah Efendimizin ashabına taa’n edenler, onların yoluna tabi olmaktan elbette mahrumdur. Mutezile için dahi aynı hüküm verilir. Bu, kendi başına sonradan çıkan bir yoldur. Ehl-i Sünnet olmayan diğer fırkalar aynı kıyasa tabidir. (Mektubat-ı Rabbani)
__________________
Allah ihmâl etmez, imhâl eder. |
|
|
| Bu mesaj için sina kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz: | muallim (20.04.10), suvari4060 (20.04.10) |
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Akademi
Üye No : 794
Üyelik tarihi : 12-10-2008
Konuları : 810
Mesajlar : 2,176
Teşekkürleri: 1,456
1,275 mesajına 2,596 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6
![]() Son Aktivitesi : 04.02.12
Durumu : Status: Offline
|
İMAM GAZALİ Hüccetül-islam ebu Hamid bin Muhammed Gazali İslam dünyasının fıkıh ve tasavvuf yolundaki en büyük düşünürlerinden birisidir. Hicri 450 (miladi 1058) yılında İran’ın Tus şehrinde dünyaya gelmiştir. Babası dar gelirli olmasına rağmen iyi yetiştirilmesine büyük özen göstermiştir. Tus’daki eğitimini tamamlayan Gazali, Gurcun’a geçerek tahsiline devam etti. Anadolu’daki siyasi otoritenin sarsılması Gazali’yi etkiledi. Bu yüzden Nişabur’a geçerek en ünlü alimlerden Ebu’l Maali el Cüveyni’nin talebesi oldu. Hocasının ölümünden sonra, Nizamül Mülk tarafından nizamiye medresesine atandı. Kısa süre içerisinde geniş bir halk kitlesine sesini duyurma imkanı buldu. Talebelerinin sayısı her geçen gün artıyordu. Hicri 488’te geçirdiği bir rahatsızlık sonucunda medresedeki görevinden ayrılarak on sene insanlardan uzak bir hayat geçirdi. Bu dönemin hemen ardından Bağdat’a talebelerini yanına dönerek, "İhyau Ulumi’d Din" isimli eserini talebelerine okutmaya başladı. Bu esnada Anadolu’daki İslami birlik bozulunca Selçuklu veziri tarafından tekrar Tus’a çağırıldı. Sultan Sencer tarafından korunarak 12 yıl bütün imkanlar seferber edildi. Hicri 505 (Miladi 1111) sona eren ömrünün son gününe kadar ilim ve tebliği bırakmadı. İmam Gazali’nin fikirleri İslam düşünce tarihinde bir dönüm noktası olmuştur. Özellikle ömrünün son yıllarında Ehl-i Sünnet’e muhalif fırkalarla mücadele etmiş ve birçok sapkın insanı bu yoldan çevirmiştir. İmam Gazali bir eserinde şöyle söylemektedir: Müslümanlık ünvanında dediğimiz gibi, marifetin hakikatında bir numune ve nişan vardır, bunu ehli olan anlar. Dünya ile alakası olmayanlar, onunla uğraşmayanlar ve ömründe Allah’ı aramak ve istemekten başka bir şeyle uğraşmayanlar hariç, bunun hakikatını kimse arayamaz. Bu da zor ve uzun bir iştir. O halde herkesin gıdası olana işaret edelim. Bu da Ehl-i Sünnet itikatıdır. Bu itikadı kalbinde bulunduranlar için bu itikat, saadet ve kurtuluş tohumu olacaktır. (Kimya-yı Saadet) İmam-ı Gazali’nin başlıca eserleri: 1- İhyau Ulumi’d Din, Gazali’nin en meşhur ve en büyük eseridir. Bu kitapta fıkıh ve tasavvuf konuları ele alınmıştır. Her kısım 4 kitaptan ve toplam 40 kitaptan oluşmaktadır. İhya, yazılışından bu yana İslam aleminin en çok okunan kitapları arasındadır. 2- El İktisad fi’l-İtikat, İtikat konularını ele alır. 3- Tefafütü’l Felasife, Aristo’nun felsefesine yaptığı eleştirileri derlediği kitaptır. 4- Kimya-yı Saadet, iman, amel, ahlak ve tasavuftan bahseder. İhya’nın Farsça yazılmış bir tercümesi mahiyetindedir 5- Bidayetü’l Hidaye, halkın anlayacağı tarzda yazılmış, din ve ahlak bilgilerinin öğretildiği bir kitaptır. İmamı Gazali’nin küçüklü büyüklü tüm eserlerinin toplamı 75’i bulmaktadır.
__________________
Allah ihmâl etmez, imhâl eder. |
|
|
| Bu mesaj için sina kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz: | muallim (20.04.10), suvari4060 (20.04.10) |
|
|
#3 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Saadet
Üye No : 3461
Üyelik tarihi : 29-03-2009
Konuları : 654
Mesajlar : 4,481
Teşekkürleri: 10,380
2,953 mesajına 5,391 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 8
![]() Son Aktivitesi : 06.12.11
Durumu : Status: Offline
|
Allah razı olsun.
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] " Kişi Sevdiği ile Beraberdir " (Hadisi Şerif) "İlim mü'minin en yakın dostudur.
Akıl onun yol göstericisi;iyi,yararlı amel,işlerini düzene sokucusudur. Yumuşak huyluluk onun veziri,sabır onun hükümdarı,şefkat ve merhamet onun babası,hazımlı olmak onun kardeşidir." |
|
|
| Bu mesaj için muallim kullanıcısına teşekkür edenler: | sina (20.04.10) |
|
|
#4 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Akademi
Üye No : 794
Üyelik tarihi : 12-10-2008
Konuları : 810
Mesajlar : 2,176
Teşekkürleri: 1,456
1,275 mesajına 2,596 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6
![]() Son Aktivitesi : 04.02.12
Durumu : Status: Offline
|
sizdende Allah razi olsun muallim
__________________
Allah ihmâl etmez, imhâl eder. |
|
|
| Bu mesaj için sina kullanıcısına teşekkür edenler: | muallim (20.04.10) |
|
|
#5 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Akademi
Üye No : 794
Üyelik tarihi : 12-10-2008
Konuları : 810
Mesajlar : 2,176
Teşekkürleri: 1,456
1,275 mesajına 2,596 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6
![]() Son Aktivitesi : 04.02.12
Durumu : Status: Offline
|
İMAM-I BUHARİ Hicri 194 yılında Buhara’da doğdu. Dönemin büyük din alimi olan babası Eb’ül Hasan İsmail’in vefatı üzerine, annesinin koruması altında çocukluk dönemini geçirdi. Yedi yaşında hadis eğitimi almaya başlamış ve on yaşına geldiğinde ezberlediği hadis sayısı 70 bini bulmuştur. Mekke, Medine, Nişabur ve Basra’daki ünlü alimlerden dersler almış, bu yüzden adı Buhara’nın dışında da duyulmaya başlanmıştır. Aralarında Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, İbni Said gibi ünlü birçok İslam alimi O’nun eserlerini güvenilir kaynak olarak kabul etmiş ve fikirlerinden istifade etmiştir. Hadis konusunda gelmiş geçmiş en büyük üstad olduğu herkes tarafından kabul görmüştür. İmam-ı Buhari 600 bin hadis üzerinde çalışma yapmış, eserinde ise bunun sadece 7.275 tanesine yer vermiştir. 16 yıl süren bu çalışması, sahasında en güvenilir kaynak eser olarak kabul edilir. "El-Camiu’s Sahih" adlı eseri daha sonra Ahmed Zehidi tarafından "Sahih-i Buhari Muhtasarı (Tecrid-i Sarih)" adı altında bir araya getirilmiştir. Bu eserde ise sadece 4 bin hadis-i şerife yer verilmiştir. İmam Buhari, ardında yüzyıllar boyu Müslümanlara yol gösterecek bir eser bırakarak Hicri 256 yılında hayata gözlerini kapadı.
__________________
Allah ihmâl etmez, imhâl eder. |
|
|
|
|
#6 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Akademi
Üye No : 794
Üyelik tarihi : 12-10-2008
Konuları : 810
Mesajlar : 2,176
Teşekkürleri: 1,456
1,275 mesajına 2,596 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6
![]() Son Aktivitesi : 04.02.12
Durumu : Status: Offline
|
İMAM-I MÜSLİM İmam-ı Müslim, Hicri 204 yılında Nişabur’da doğdu. 14 yaşında hadis dersleri almaya başladı. Irak, Hicaz, Mısır ve Şam’a giderek hadis konusunda yapılan çalışmaları inceleme fırsatı bulmuştur. Gezdiği yerlerdeki hadis kaynaklarından ve bu konuda uğraşanlardan yararlanmış ve bunların içerisinde en çok İmam-ı Buhari’nin çalışmalarından etkilendiğini söylemiştir. Hadis konusunda yapmış olduğu çalışmalarda, hadisleri nakledildiği şekilde kullanmış, yanlış anlaşılmaya neden olmamak için bunların bir harfine dahi dokunmamıştır. "Camiu’s Sahih" yada "Sahih-i Müslim" adı verilen eserinde 300 bin sahih hadisten faydalanmış ve bunun sadece 3.030 tanesini kullanmıştır. Bu çalışması Sahih-i Buhari’den sonra en güvenilir hadis kitabı olarak gösterilmektedir. İmam-ı Müslim’in hocası Abdulvehab El-Ferra’nın O’nun hakkında şöyle dediği belirtilir: "Müslim, halkın alimlerinden ve ilim dağarcıklarından birisidir.
O’nun hakkında hayırdan başka birşey bilmiyorum."
__________________
Allah ihmâl etmez, imhâl eder. |
|
|
![]() |
| Etiket |
| alimleri, büyük, ehli, görüşleri, islam, konusundaki, sünnet |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Hamanei Ehli sünnet ve şii alimleri uyardı | drejj | DÜNYADAN HABERLER | 23 | 31.05.09 16:52 |
| Büyük Islam Ilmihali | ybsakarya54 | MGForum Program Arşivi | 0 | 15.04.09 00:04 |
| Islam alimlerinin cilbab ve yüzü örtmek hakkindaki görüşleri... | ŞEHİDAN | HİCAB DAVASI - BAŞÖRTÜSÜ | 24 | 21.03.09 21:29 |
| Cumadan Sonra Sünnet Kılınmasına Engel Olmak Büyük Bir Zulümdür | sevgiliye sevdalı | Millî Gazete - TV5 | 0 | 20.10.08 09:57 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|