|
| Konular: 50,300 | Mesajlar: 311,836 | Üyeler: 10,668 | Online: 233 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| AKAİD-İ EHL-İ SÜNNET Ehl-i Sünnet ve'l Cemaat'in Akidesini Anlatan Kaynaklar... |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Milli Nizam
Üye No : 160
Üyelik tarihi : 20-08-2008
Nereden : Kocaeli
Konuları : 76
Mesajlar : 296
Teşekkürleri: 149
128 mesajına 264 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4
![]() Son Aktivitesi : 04.06.11
Durumu : Status: Offline
|
Mezhepsiz ve sünnetsiz güruha dikkat! Afşin Selim 29.09.2008 Mezhepler, bu dinin birer zenginliği, bereketi ve içtihadı iken; mezhepsizliğiyle mezhepleri karalayan, mezhepsizlik mezhebine mensup güruh, mezhepler mevzubahis olunca bölünmekten bahsediyor inat ve ısrar ile… Fakat bölünüyoruz dedikçe, bölüyorlar Müslümanları! Tuhaf bir köksüzlüğe zemin hazırlıyor bu. Gelmiş geçmiş onca ehl-i sünnet âliminin düşünemediğini, reformcu ve sözde yenileyici güruh düşünüyor! Evet, tek kategoride dikkate sunuyoruz bunları, zira sapkınlığın mahiyeti malûm: Hazreti peygambersiz sözde bir Müslümanlığın sahasına dâhil olmamız beklenmesin sakın! Kişi, mezhepsizliği ve sünnetsizliği itikat hâline getirmiş olabilir; buna tahammül edebilecek kadar medeni insanlarız. Fakat mevzu, ehl-i sünnete ve ehl-i sünnet âlimlerine her daim pervasızca tenkit hüviyetine dönüşürse, o zaman dur demek mecburiyetinde hissederiz kendimizi. Keza bu herhangi bir alt yapı ve rahleyi tedrisattan geçmemişler tarafından yapılıyor ise… Hemen hemen her şeyin basitleştirildiği, metalaştırıldığı ve ayağa düştüğü bir ülkede hüküm sürdüğümüzün farkındayız öncelikle. Modernizm maskeli, itikadi sapkınlığı tescilli reformistlerin niyeti, mezhepsizlik mezhebini inşâ edebilmektir Türkiye’de. Ve her mezhepsiz, sünnet-hadis inkârını şiar edinir; şaşkın radikallerdir bunlar! Putlaştırdıkları akılcağızlarıdır yol göstericileri… Yüce yaratıcı tarafından bahşedilen aklın her şeye yettiğine inananlar aldanmaktadır kanımca. Kur’an’a dönüş" ve benzeri sloganları kullanıp, sünnetsiz ve hadissiz, yeni bir dinin hizmetkârlığını yaparlar kendilerince. Hazreti Peygamberin "yürüyen bir Kur’an" olduğunu dâhi idrak edemeyen bu güruhun, "doğru yolun sapık kolları" ndan birine müdavim olduğu aşikârdır artık. Hazreti Peygamberi sıradanlaştırırlar, okudukları her hadis yalandır, sünnet şart değildir, sünneti inkâr edip, Kur’an’ı anlamaya kalkışırlar. Evet, "aklı olmayanın dini olmaz", amma velâkin bunların aklı başında mıdır sahiden? Yahu hiç akletmezler mi? "Kur’an yeter" miş! Hastalar doktora, öğrenciler öğretmene gitmesin o hâlde… Yeniliyorlarmış bir de. Şu garabete bakınız: İyi ki varlar; ne olurdu hâlimiz? Kaç asırdır, hiçbir muhterem çıkmadı değil mi içimizden? Pes doğrusu… Meseleleri bir stadyum atmosferinde tahlil edip, Sahabelere kadar uzattıkları dilleri, İslâmiyet’in hudutlarını zorluyor âdeta! Kur’an ve Sünnet bir bütünken, ikisini birbirinden ayrı imiş gibi göstermeyi meziyet addetmek hezimet olsa gerek. "Onlar eskide kaldı, o devirler geçti" ezberiyle, muhtevası muğlâk bir yenileyiciliğe soyunmakta öyle… Ki akademik unvana sığınılarak; ehl-i sünnet’e, mezheplere, Hazreti Peygambere ve ashabına yapılıyorsa aynı sinsi taarruzlar, hükmümüz değişmez elbette. Beraber postal bağladıkları ahbaplarına hitap eder gibi, hitap edip, yargılamaya kalktıkları Sahabeler, bizim nazariyemizde, Hazreti Peygamberin ifadesiyle, "gökteki yıldızlar gibidir". "Meleklerin bile hâyâ ettiği" Hz. Osman’a, hâyâsızca hakaret edebilir mi, ehl-i sünnet bir Müslüman? Bu mevcut tezgâhın, emperyalist menşeli olduğunu da alenidir. İslâm’ı, sözde İslâm ile yok etmek niyeti güden modern haçlı zihniyeti, "doğru yolun sapık kolları" nı her dem besler. Çerçevesini mezhep, sünnet ve hadis inkârından edinen bu yeni dine göre, "İslâm yalnızca Kur’an’dan ibarettir". İçtihadı çocuk oyuncağı zannetmektedirler herhalde! İçimizdeki şaşkınlar şürekâsı da, dışarıdan sızma, ehl-i sünnet dışı "çeviri" eserleri kılavuz idrak ettiği müddetçe curcuna devam eder tabii: "Yeniliyoruz!" Kişi, anlam dünyası nispetinde idrak eder yüce Yaratıcıyı. Mesela; İslâmiyet kimisi için, vicdana mahkûm edilmesi muhtemel anti-sosyal bir dindir. Kimisi için, baştan aşağıya reformize edilmesi gerek bir eskidir… İşte bu "kimisi için" silsilesi, herkesin farklı mânâlar çıkarmasını elzem hâle getiriyor. "Bence" ile başlayan hükümler, ehl-i sünnet âlimlerinin asırlardır yazdıklarını, konuştuklarını dikkate almadan yapılmaktadır ki, bu çok tehlikelidir. Ülke gündemi tartışırcasına, İslâmî hükümler verilemez. Peki, niçin bilhassa Türkiye’deki Müslümanlar? Çünkü: Biliyorlar ki, Türkiye’deki Müslümanların büyük çoğunluğu Ehl-i sünnet vel cemâ'at itikadına mensuptur. Sünnet-i Seniyye’ye tabidirler. "Biz temiz Müslümanlarız, bid'at nedir bilmeyiz. Bu sebepledir ki, Allah hâlis Türkleri aziz kıldı" demiş, tâ yıllar öncesinden, Selçuklu sultanı Alp Arslan. Hâl böyle olunca, dönüştürmek gerekiyor Türkiye’deki Müslümanları. Her şeye ama her şeye rağmen, İslâm’ı her şeyin önüne koyabilmeli bir Müslüman. Bunca zihni kirliliğe rağmen, sıkı sıkıya sarılmaktan başka çare yok. Birbirinin derdini dert edinerek; Allah için sevip, Allah için nefret eden Müslümanlara hasret İslâm dünyası... http://www.milligazete.com.tr/index....snews&id=20545
__________________
Ahir zamanda bir takım, kimseler çıkacak, evvelkilerin aleyhine konuşup dil uzatacaklar, o vakitte ilmi olan ilmini gizlemesin. Buyuran Efendimiz , bu feci hali bizlere haber vermişti. Şimdi tam içine düşdük, maalesef.Emri bil mağruf ve nehyi anil münker yapanlar şüphesiz kurtuluşa ereceklerdir. AliKaraHoca Khattab
|
|
|
| Bu mesaj için Ercan Tekin kullanıcısına teşekkür eden 3 üyemiz: |
|
|
#2 | |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Azimli Üye
Üye No : 589
Üyelik tarihi : 23-09-2008
Konuları : 3
Mesajlar : 62
Teşekkürleri: 11
2 mesajına 2 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4
![]() Son Aktivitesi : 24.11.08
Durumu : Status: Offline
|
Alıntı:
Bunu ben değil Allah diyor. Fırka fırka ayrılmayın diyen de Allah. Mezhep zenginlikmiş! Görüyoruz ıraktaki zenginliği(!). Bir birilerinin camilerini bombalıyorlar.Amerikayı bırakmışlar birbirilerini öldürüyorlar. Mezhepçilikten kim karlı çıkıyor gözümüzün önünde,ama hala bölünmeyi savunuyorsunuz. Ali İmran 103: Ve hepiniz Allah Teâlâ'nın ipine sımsıkı sarılınız ve birbirinizden ayrılmayınız.... Maide 3:.....Bugün sizin dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım, sizin için din olarak İslâmı seçtim.... |
|
|
|
|
|
#3 | |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Akıncı
Üye No : 360
Üyelik tarihi : 02-09-2008
Mesleği : isci
Nereden : bayburt
Konuları : 28
Mesajlar : 185
Teşekkürleri: 131
71 mesajına 133 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4
![]() Son Aktivitesi : 01.02.12
Durumu : Status: Offline
|
Alıntı:
allahim sen akil selamet ver bizlere . ya arkadasim dort meshebi bolunmusluk olarak goruyorsunda simdi sen kafana gore kurani yorumluyorsun,, kabul ettik , bir milyar musluman da her kes kendi ilmi ve aklinin aldigi bicim de kurandan mana cikarsa milyarlarca bolunme olmasmi ,, yok olmas diyorsan VALLAHI SEN NEFSINI ILAH EDINMISSIN:::SENIN GIBI LERIN SERINDEN ALLAH CC, siginirim,, |
|
|
|
|
|
#4 | |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Milli Nizam
Üye No : 160
Üyelik tarihi : 20-08-2008
Nereden : Kocaeli
Konuları : 76
Mesajlar : 296
Teşekkürleri: 149
128 mesajına 264 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4
![]() Son Aktivitesi : 04.06.11
Durumu : Status: Offline
|
Alıntı:
Müslümanlar!.. Bid’atçilere Uymayınız... Mehmet Şevket Eygi 22.09.2008 MÜSLÜMANLARIN, din işlerinde cumhur-i ulemaya (din âlimlerinin büyük çoğunluğuna) tâbi ve bağlı olması gerekir. Mü’minlerin, bu büyük çoğunluğu bırakıp da birtakım aşırı, bid’atçi, mason, reformcu, aktivist, maceraperest, taqiyyeci, aldatan, fasık facir şahısların peşlerine düşmeleri, onları rehber ve önder kabul etmeleri büyük zararlara, hezimetlere, facialara sebep olur. İslâm’da esas olan Şeriattır, zahir hükümleridir. Şeriatın yanında dinimizin tasavvuf boyutu vardır. Şeriata, zahire aykırı olmamak şartıyla bu boyut da lazımdır. Peygamberimiz, Ümmetinin gelecekte yetmiş üç fırkaya (parçaya) ayrılacağını haber vermiştir. İstikbale ait bu haber bir mucizedir. Buyurmuşlardır ki: “Biri dışında bunlar cehennemliktir”. Ashab-ı kiram sormuşlar: Kurtulacak olan Fırka-i Naciye (Kurtulacak grup) hangisidir?.. “Benim ve Ashabımın yolundan gidenler” (Yani, İslâm’ı benim ve Ashab-ı güzinimin anladığı ve uyguladığı şekilde anlayıp uygulayanlar) cevabını vermişlerdir. Cumhur-i ulemanın anladığı, anlattığı, uyguladığı İslâm Ehl-i Sünnet ve Cemaat İslâmlığıdır. Kur’ân’a, Sünnete uygun olan işte bu İslâm’dır. Onda ifrat ve tefrit yoktur. Şimdi bu geniş, mutedil yolu bırakıp da birtakım aşırıların, reformcuların, Farmasonların, bid’atçilerin, şu veya bu konuda sapıtmışların, aşırılığa düşmüşlerin peşinden gitmek hiçbir akıllı, mantıklı, vicdanlı Müslümana yakışmaz. Bazıları tutturmuşlar, şu Farmason, taqiyyeci, ihtilalci, aktivist Cemaleddin Efganî’yi kurtuluş rehberi, büyük İslâm önderi olarak gösteriyorlar. Ne kadar büyük yanlışlık. Bunca allâme, büyük ulema, kâmil mürşid, Ehl-i Sünnet büyüğü varken böyle bir adamın peşine düşülür mü? Hazret bir kere şuurlu ve samimî bir masondur. Masonlukla Müslümanlık bağdaşır mı? İkincisi: Şiî olduğu halde, Müslümanları aldatmak için kendisini Sünnî olarak göstermiştir. Peygamberimiz “Bizi aldatan bizden değildir” buyurmuşlardır. Bu adam, Blunt adındaki İngiliz ajanıyla birlikte, Müslümanların halifesi, Osmanlıların padişahı Sultan Abdülhamid-i Sanî hazretlerini tahttan indirmek için entrikalar çevirmiştir. Kahire’de oturduğu zaman, Yahudi mahallesinde bir evde ikamet etmiştir. İranlı olduğu halde kendisini Afganistanlı olarak göstermiştir. Bağlılarından biri İran Şahı Nasırüddin’i öldürmüştür. Ehl-i Sünnet uleması onun aleyhinde nice kitaplar ve makaleler kaleme almıştır. İslâm tarihinde ve dünyasında adam kalmadı da bu karışık ve bulaşık zatın peşinden mi gideceğiz? Kahraman arıyorsak işte Şeyh Şamil. Alim arıyorsak işte İmamı Gazalî ve benzerleri. Mürşid arıyorsak işte Abdülkadir Geylanî, Ahmed er-Rufaî, Şah Muhammed Bahaüddin Nakşbend, İmamı Rabbani. Âdil ve örnek devlet reisi arıyorsak işte Selahaddin Eyyubî. Muhammed Abduh ve Reşid Rıza da Efganî gibi bozuk ve şaibeli kimselerdir. Türkiye’de son kırk yıl içinde Arap dünyasına, Hint-Pakistan yarımadasına mensup aktivist kimseler Müslümanlara örnek, kılavuz, reis olarak gösterilmiştir. Bu yüzden milyonlarca Müslümanın kafası karışmıştır. Nice kimse sapıtmıştır. Bugün Türkiye’de din ayağa düşmüştür. Elifi görseler mertek sanacak nice zır cahil dinî konularda, mangalda kül bırakmamacasına tartışıyor. Önüne gelen ictihad yapıyor. Al eline bir meal veya tercüme. Onun yanında bir de hadîs külliyatı ve bu ikisine bakarak kendi kafandan din hükmü çıkart... Bu ne büyük haddini bilmezlik ve saygısızlıktır. Bu çığır Efganî’nin açtığı bir çığırdır. Merhum Mehmed Akif Efganî’yi övmüş... Olabilir. Akif masum (günahsız, hatasız) bir kimse değildir. Davulun sesi uzaktan hoş gelir, bilmiyormuş, aldanmış... Bugünkü araştırmaları okumuş, yeni bilgilere ulaşmış olsaydı övmeyecekti... Aktivist İslâmcıların anlamadığı bir temel gerçek var: Peygamber aleyhissalatü vesselam “Siz ne halde iseniz, öyle idare edilirsiniz” buyurmuşlardır. Demek ki, terör ile, sadece savaşarak, şiddete baş vurarak kurtulamayız. Kurtulmanın temel şartı kendimizi ıslah etmek, hayatımızı Kur’ân’a ve Sünnete göre tanzim etmek, vasıfsız Müslüman statüsünden, vasıflı ve olgun Müslüman statüsüne geçmektir. Herkesin böyle mi olması lazımdır? Hayır, YETERLİ miktarda Müslümanın vasıflı, güçlü, üstün, müttehid (birlik halinde), (İmam-ı zamana) biatli olması gerekir. Sevgili din kardeşlerim: Ehl-i Sünnet caddesinden ayrılmayalım. Müctehidlik taslamayalım. Kur’an’dan ve hadîslerden kendi kafamıza göre hükümler çıkartmayalım. Dinî konularda tartışmayalım. İlmihal ve İslâm ahlâkı kitaplarını okuyalım ve onlardaki bilgileri hayata geçirelim. İyi Müslüman, iyi insan, iyi vatandaş olmak için çalışalım. Bid’atçilere kulak asmayalım Dine hizmet edelim, dini istismar ve istihdam etmeyelim (din sömürücülüğü yapmayalım). Dünya tuzaklarına düşmeyelim, ahirete yönelik olalım.
__________________
Ahir zamanda bir takım, kimseler çıkacak, evvelkilerin aleyhine konuşup dil uzatacaklar, o vakitte ilmi olan ilmini gizlemesin. Buyuran Efendimiz , bu feci hali bizlere haber vermişti. Şimdi tam içine düşdük, maalesef.Emri bil mağruf ve nehyi anil münker yapanlar şüphesiz kurtuluşa ereceklerdir. AliKaraHoca Khattab
|
|
|
|
| Bu mesaj için Ercan Tekin kullanıcısına teşekkür edenler: | furkankole (04.10.08) |
![]() |
| Etiket |
| dikkat, güruha, mezhepsiz, sünnetsiz |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|