|
| Konular: 50,300 | Mesajlar: 311,836 | Üyeler: 10,668 | Online: 225 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| AKAİD-İ EHL-İ SÜNNET Ehl-i Sünnet ve'l Cemaat'in Akidesini Anlatan Kaynaklar... |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Saadet
Üye No : 622
Üyelik tarihi : 27-09-2008
Mesleği : Öğrenci
Nereden : Bileyim:)
Konuları : 1173
Mesajlar : 7,948
Teşekkürleri: 1,802
2,630 mesajına 4,405 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 11
![]() Son Aktivitesi : 18.05.12
Durumu : Status: Offline
|
Değerli kardeşim, Hz. İsanın gelmesi meselesi çok kesin ve net bir mesele olmadığı için Ehli sünnet alimleri onun geleceğine inanmanın, imana talluk eden bir akide meselesi olmadığına karar vermişlerdir. Doğrusu bazı hadisi şeriflere bakıldığında onlardan onun bir insan olarak geleceği manası çıkarılabilir. Ama sözünü ettiğiniz ayetlere ve yine bazı hadislere bakıldığında da onun öldüğü, artık bedenen dirilmeyeceği, onun gelişinden sözeden hadislerin müteşabih olduğu, yani hakiki anlamlarıyla alınamayacakları, mecaz kabul edilmeleri gerektiği anlaşılır. Sizin sözünü ettiğiniz ayetlerden bize göre anlaşılan şudur: "Allah Hz. İsa’yı öldürülmekten ve çarmıha gerilmekten kurtarmış, ölümünü kendi sağlamış ve ondan sonra da kendisine yükseltmiştir. (Nisa 157). Onlar onu kesinlikle öldürmemişlerdir (Nisa 157). Ona tabi olanlar kıyamete kadar kafirlerden üstün olacaklardır." (Al-i İmrân 55) Demek ki, önce öldürme, sonra Allaha yükselme vardır. Ona tabi olanlar üstün olacaklardır. Ama ona tanrı diyenler ve onu üçün üçüncüsü kabul edenler elbette ona tabi değillerdir. Öyle alınsa dahi, ona tabi olanlar müslümanlardan değil, kafirlerden üstün olacaktır. Ehli kitaptan hiç kimse yoktur ki, ölmeden önce ona inanacak olmasın. (Nisa 159). Buradaki "ölmeden önce" ifadesi iki türlü de anlaşılabilen bir ifadedir ve bundan Hz. İsa anlaşılacağı gibi, her bir ehli kitap ta anlaşılabilir. Bütün bunlardan benim anladığım şudur: Hz. Muhammedle peygamberlik bitmiş ve artık bir daha peygamber gelmeyecektir. Hz. İsa’nın gelmesiyle ilgili haberler mecaz olma ihtimalleri daha ağır basan haberlerdir. Öyleyse Hz. İsa’nın gelmesi ve bütün ehli kitabın ona inanması demek, kıyamete yakın zamanlarda, ehli kitabın onu hakkıyla tanıması, ona uyması ve onun gösterdiği kurtarıcıya, yani, Hz. Muhammed’e tabi olması demektir. Onun haçı kırması ve domuzu öldürmesi ile ilgili haberler de tam buna uygundur. Yani, Hıristiyanlar onu tam anlamıyla ve olduğu gibi tanıyacaklar, domuz yemekten vaz geçecekler, haça ibadet etmeyi bırakacaklar demektir. Yani o bir bakıma misyonuyla ve ilk geldiğinde anlattığı öğretileriyle gelecek, Bediuzzaman’ın ifadesiyle, şahs-ı manevisiyle gelecek ve Ehli kitap da toptan islam’a gireceklerdir. Ben şahsen böyle anlayan alimler gibi anlıyor ve onlara katılıyorum. Aksi takdirde Hz. Muhammedin (sa) yapamadığını Hz. İsa yapacak ve en nihayet son peygamber de o olacak diye düşünmek İslam akidesine aykırıdır. Selamlarımla
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Konu el-Kevserî tarafından (15.08.10 Saat 03:55 ) değiştirilmiştir.. |
|
|
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Refah
Üye No : 7013
Üyelik tarihi : 17-03-2010
Konuları : 147
Mesajlar : 808
Teşekkürleri: 387
445 mesajına 866 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 3
![]() Son Aktivitesi : 23.01.12
Durumu : Status: Offline
|
Tamda soracaktim. Dinlenilecek bir Hoca mi? Yani iyi mi?
__________________
İnsan için en büyük Gurbet RABB'ine Uzak kalmasıdır. . .
|
|
|
|
|
#3 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Akıncı
Üye No : 6688
Üyelik tarihi : 29-01-2010
Mesleği : HAKK'ı yaşamak. Ruh hâlim aşağıdaki seçeneklerin herbirini teğet geçiyor. Sizler için üzüntülüyüm.
Nereden : sözlerim HAK'tan, gelişim MÜLK-İ BEKÂ'dan ikâmetim mahfuz
Konuları : 36
Mesajlar : 232
Teşekkürleri: 643
92 mesajına 143 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 3
![]() Son Aktivitesi : 31.03.12
Durumu : Status: Offline
|
. Kıyâmet; bâzı meleklerin hayâtının sonu olan, cinlerin ve insanların bir kısmının sonunun ebedî cehennemle, kalan kısmının ebedî cennetle, şeytanların sonunun ebedî cehennemle noktalanacağı akılların kavramakta güç yetiremeyeceği, misli görülmemiş bir hadisedir. Dehşetinden bebeklerin saçları ağarır. Gebe develer yavrularını düşürürler. İnsanın hizmetine ne verilmişse vaktini doldurmuş olur. O nedenle gökler başka göklere yerler başka yerlere döndürülür, yerde canlı ne varsa ölür. Gökte canlı ne varsa düşüp ölür. Yalnız ALLAH (cc)'ın vechi bâkî kalır. Hâdisenin sonrası mâlûm. Hesap meydanı... Böylesine müthiş bir olayın öncesinde, o günün yaklaştığının habercisi olarak türlü alâmetler bildirilmiştir. Bunların çoğu Küçük Alâmetler olarak, az bir kısmı da Büyük Alâmetler olarak guruplandırılmış ve adlandırılmıştır. Küçük Alâmetler olarak adlandırılan belirtilerin içinde zînânın yaygınlaşması, içki kullanımının (kadınların arasında da) yaygınlaşması, fâiz yemenin yaygınlaşması (yemeyene tozu bulaşacak), takvâ ve ver'a nın terkedilmesi, yol üzerinde zînâ edilmesi, katl olaylarının, herc olayının artması, gasp olaylarının artması, adâletin terk edilmesi, çıplaklığın iyiden iyiye yayılması, ayıbın/ utanmanın kalkması, kadınların erkeklerden sakınmaması tarzındaki davranışların yayılması, yabancı (mahrem) kadın ve erkeklerin âlem yapması (bu günkü içkili gazino, taverna, modern düğünler, konserler vb), nikâksız yaşamaların çoğalması (flört ve metres), kız çocuklarına okul yıllarında bekâretin bir gericilik olayı olarak işlenmesi ve o çocuğun küçük yaşlardan itibâren zînakâr (o....) olarak yetiştirilmesi.(Arkadaş değiştirmek böyle bir hayatın omurgasıdır). İleri yaşlardaki o.......... hayatlarının; hangi p...v...le kırıştırdığının ballandıra ballandıra, özene bezene paparazzi denilen adî bir haber türü şeklinde topluma sunulması, homosexuelliğin yaygınlaşması, İlmin/fennin edebinin bozulması (karı-kocanın üreme hücrelerinin kaynananın bünyesinde döllendirilmesi gibi sapıkça tedavi usulleri ki bu daha önceden genel mânâda "haramla tedâvi olmayınız" nebevî îkâzı ile haber verilmişti) ve daha niceleri....! Dikkat ederseniz bu saydıklarım hep imanla ilgili hususlar. Yâni insandan îmânı götüren hususlar. Zâten kıyâmet imansız insanların tepesine kopacak ya! Bir insan hayatını bu şekilde yaşarsa... Aman ALLAH (cc)'ım! Daha Küçük Alâmetlere -îmânla ilgili olmayan belirtilerden de- ilâve olunacak bir yığın madde var. Bakın! Küçük Alâmet olarak niteleniyor ve öyle yaşanırsa kişide îmandan eser bırakmıyor. Neden böyle denilmiş, onu da siz düşünüp buluverin! Büyük Alâmetler tek alâmetlerdir. Küçük Alâmetlerin sınırı yoktur. Kötü, daha kötü, en kötü şeklinde bir seyir takip etmektedir. Her kötülük azar azar artmaktadır. Küçük görülür ama işlendiğinde "Büyük Günâh"olarak deftere geçer. Büyük Alâmetler böyle değildir. Herbiri bir kere olur. Başkası yoktur. Azar azar da olmaz. Dabbet'ül arz, Deccal, Yecüc-mecüc çıkması ve settin yıkılması hâdisesi, Mehdi (as), Ashâb-ı Kehf, Îsâ (as), güneşin ters doğması bir kerelik işlerdir. ...................... Şimdi sadede geliyorum. Mevcut âlimlerin sığ görüşlü olmalarını abartmıyorum. Zîrâ onların kendileri bir kıyâmet alâmetidir. Aralarında fitne çıkmış ve yine fitne onların içinde sönecektir (HŞ). Tarikat şeyhlerinin derûnî bir bilgiye sahip olmaması (kitaplarda yazılı olan bilgileri kasdetmiyorum) da bu vaziyetin hızlanmasında katalizör olmuştur. "Mürşit uçmaz, mürid uçurur" misâli günümüzde "benim şeyhim en yüksek" hesâbı insanları büyük yanılgıya sürüklemiştir. Sizlere en garip gelen bu (sanal)ortamda, birinin çıkıp böylesine garip sözler sarf etmesidir. ALLAH (cc)'ın lâneti yalancıların üzerinedir. Bu büyük ahd'den sonra diyorum ki; Mehdî (as) Ashâb-ı Kehf (as) ve Îsâ (as) yer yüzündedir. Haklarında her gün int. ortamında bir yığın şey atılıp tutulmaktadır. Bir çoğunuzun aklına yatmasa da rey ile imânın, cisim ile gölge gibi ilişkisi vardır. Maalesef çok mühim olan bu durumun âlimler tarafından ihmal noktasında tutulması (hafife alınması) içler acısıdır. Eğer öbür âlemle ilişkileri olsaydı bu gün durum çok farklı olurdu. Anlayabilen için bu kadar yeter. ALLAH (cc) akıl fikir versin demiyeceğim. Çünkü düşünmez bir topluluk olduk. (KK) |
|
|
![]() |
| Etiket |
| beşer, faruk, nüzulû, İsanın |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Muhammedun beşerun lâ kel-beşer | el-Kevserî | VİDEO - FLASH PAYLAŞIMLARI | 0 | 27.07.10 09:57 |
| s.a ben faruk uzbilek | the_matrix | YENİ ÜYELERİMİZİ TANIYALIM | 13 | 18.10.09 12:12 |
| Ömer Faruk Tekbilek | el-Kevserî | Enstrümantal | 0 | 14.08.09 06:16 |
| Son Beşer… | Muhammed | Şiir | 4 | 18.04.09 15:23 |
| Elbette sefîl olursa kadın, alçalır beşer.. | Seida | TARTIŞ-YORUM | 4 | 15.09.08 21:57 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|