| Konular: 50,300 | Mesajlar: 311,836 | Üyeler: 10,668 | Online: 212 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum İSLAM-İ İLİMLER » AKAİD-İ EHL-İ SÜNNET »

AKAİD-İ EHL-İ SÜNNET Ehl-i Sünnet ve'l Cemaat'in Akidesini Anlatan Kaynaklar...

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 30.07.11, 14:48   #1
SaFKaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 2321
Üyelik tarihi : 28-01-2009
Konuları : 102
Mesajlar : 2,714
Teşekkürleri: 1,811
926 mesajına 1,348 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6 SaFKaN is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 19.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart Ehli Sünnet Alimlerinin İbn-i Teymiyye hakkındaki Reddiyeleri

İbni Teymiye : Hanbeli fıkıh ve hadis âlimi iken mezhepsiz oldu. Ehl-i sünnete uymayan (Allahü teâlâyı insan suret ve siretinde kabul ettiği için Kahire kalesinin kuyusuna hapsedildi) yazılarından dolayı Mısır’da iki defa hapsedildi. 1263 senesinde Harran’da doğup, 1328 de Şam’da kalede hapiste iken vefat etti.

İbni Teymiye, Ehl-i sünnet âlimlerinin büyüklüğünü anlamamış, tasavvufu inkâr etmiş, Ehl-i sünnetten ayrılmıştır. Kitapları, kendilerine Selefiyyeci diyen mezhepsizlere kaynak olmaktadır. Mezhepsizler, onu övmekte, İslam müceddidlerinin piri demektedirler. İbni Teymiye’nin şaki ve dalalette olduğu Seyf-ül-Cebbar ve farisi Tâlim-üs-sübyanda da yazılıdır.


Camiul-ezherdeki hanefi âlimlerinden Muhammed Bahitin (Tathir-ül-füad min-denisil itikad) kitabı, (Et-tevessüli bin-Nebi ve bis-Salihin), (Şevahid-ül-hak), (Cevahir-ül-bihar), (Seyf-ül-Cebbar) ve (Tâlim-üs-sübyan) kitapları, İbni Teymiye’nin dalalete düştüğünü vesikalarla ispat etmektedir.

Ehli sünnet alimlerinin ibni teymiyye hakkında görüşleri.
İbni Teymiye

Hanbeli fıkıh ve hadis âlimi iken mezhepsiz oldu. Ehl-i sünnete uymayan yazılarından dolayı Mısır’da iki defa hapsedildi. 1263 senesinde Harran’da doğup, 1328 de Şam’da kalede hapiste iken vefat etti.

İbni Teymiye, Ehl-i sünnet âlimlerinin büyüklüğünü anlamamış, tasavvufu inkâr etmiş, Ehl-i sünnetten ayrılmıştır. Kitapları, kendilerine Selefiyyeci diyen mezhepsizlere kaynak olmaktadır. Mezhepsizler, onu övmekte, İslam müceddidlerinin piri demektedirler. İbni Teymiye’nin şaki ve dalalette olduğu Seyf-ül-Cebbar ve farisi Tâlim-üs-sübyanda da yazılıdır.

Camiul-ezherdeki hanefi âlimlerinden Muhammed Bahitin (Tathir-ül-füad min-denisil itikad) kitabı, (Et-tevessüli bin-Nebi ve bis-Salihin), (Şevahid-ül-hak), (Cevahir-ül-bihar), (Seyf-ül-Cebbar) ve (Tâlim-üs-sübyan) kitapları, İbni Teymiye’nin dalalete düştüğünü vesikalarla ispat etmektedir.

İbni Battuta, ibni Hacer-i Mekki, imam-ı Sübki, kendi oğlu Abdulvehhab, izzeddin bin Cema’a, Ebu Hayyan Zahiri, Zahid-ül Kevseri, Yusuf-i Nebhani, imam-ı Şarani, Ahmed bin Seyyid Zeyni Dahlan, Şeyh-ül-İslam Mustafa Sabri Efendi gibi nice âlimler İbni Teymiye’ye reddiyeler yazmışlar, dalalet ve küfürlerini açıklamışlardır. Üstad Necip Fazıl da, (14. asrın irşad kutbu seyyid Abdülhakim Arvasi, “İbni Teymiye dini içinden zedeleyen mülhiddir” buyurdu) diyor. (Türkiye’nin manzarası)

Dal ve mudil olduğu, Savi tefsiri 107. sayfasında da yazılıdır.

İslam âlimleri buyuruyor ki:

(Allahü teâlânın, sapıtmasına ilmini sebep ettiği kimsedir.) [İbni Hacer-i Mekki - Fetava-yı hadisiyye]

(İbni Teymiye öyle bir kimsedir ki, bozuk sözlerine ve çürük vesikalarına, büyük âlimler cevap vermişler ve düşüncelerinin çirkinliğini ortaya koymuşlardır. [Şam, Mısır ve Kudüs’de kadılık yapmış olan şafii fıkıh ve hadis âlimlerinden Muhammed] İzzibni Cemaa, onun için, Allahü teâlânın dalalete sürüklediği, azdırdığı ve zillet gömleği giydirdiği kimsedir. İslam âlimlerine ve bilhassa Hulefa-i raşidine karşı ahmakça itirazlarda bulunmuştur demiştir.) [İbni Hacer-i Mekki - El-cevher-ül-munzam]

(İbni Teymiye’nin sözlerinin kıymeti yoktur. O, dalalettedir ve Müslümanları dalalete sürüklemektedir. Müslümanların icmasından ayrılmış, bid’at yolunu tutmuştur. İslam âlimleri, onun dalalette [sapık] olduğunu, sözbirliği ile bildirdi. Kutbüd-Berdiri, Şerhi Muhtasarda, bunu uzun yazmaktadır.) [Tahir Muhammed Süleyman - Zahiretül-fıkhil-kübra]

(Kitab-ül Arş onun en çirkin kitaplarındandır. Ona Şeyh-ül-İslam diyenin kâfir olacağını söyleyen âlimler vardır.) [İmam-ı Sübki] (Nebras haşiyesinde bildiriliyor.)

İbni Teymiye’ye uyanın malı ve canı helaldir [Miratül-cenan, Nebras haşiyesi]

İbni Teymiye, Kitab-ül Arş isimli eserinde, “Allah Arş’ın üzerinde oturur, kendisi ile beraber oturması için Resulullaha da yer bırakır” diyor. Essırat-ul-müstekim kitabında da, ibni Abbas gibi büyük sahabilere kâfir demiştir. (Keşfüzzunun)

El-ubudiyyet kitabında ise, Allahü teâlânın ismini zikretmenin bid’at ve dalalet olduğunu bildirmekte ve tasavvuf âlimlerine çirkin iftiralar yapmaktadır.

(Arş kadimdir) diyor. (Akaid-i Adudiyye şerhi)

(Şam camiinin minberinden inerken “Allah gökten yere, benim indiğim gibi iner” dedi.) [İbni Battuta -Tuhfetünnüzzar tarihi]

Abduh’un yetiştirdiklerinden olup, onun yolunda giden Abdürrazık paşa bile diyor ki:

Vehhabilik, bir bakımdan ibni Teymiye’ye bağlı olduğu gibi, son asrın müceddidi denilen Abduh’daki dinde reform fikirleri de, ibni Teymiye’ye bağlıdır.

(Kaza namazı kılmak lazım değildir) derdi. Halbuki dört mezhepte de farzdır.

Cehennem azabı sonsuz olmadığını söylerdi. Kâfirlerin Cehennemde sonsuz kalacaklarına dair bir çok âyet-i kerime vardır. (Bekara 81, Ahzab 65, Fussilet 28, Zuhruf 74)

(Ömer çok yanılmıştır) diyerek, imam-ı Ahmed’in bildirdiği (Allahü teâlâ, doğru sözü, Ömer’in dili üzerine koymuştur. hadis-i şerifine karşı gelmiştir. Eshab-ı kiramın çoğu, ictihad ile anlaşılacak işlerde yanılmış olsa da, onların yanılmaları, ictihadi mesele idi. İctihadda müctehidin yanıldığı bilinemez. Çünkü ictihad ictihad ile nakzedilmez. Bunun için, müctehid olan o büyükler tenkit edilemez. Dört mezhebin ictihadları farklı olduğu halde, benimki doğru diyerek biri ötekini tenkit etmemiştir.

Sadreddin-i Konevi, İbni Arabi hazretleri gibi tasavvuf büyüklerine de saldırmıştır. “Gazali’nin kitapları uydurma hadis ile dolu” derdi. (Hadika)

İmam-ı Şarani hazretleri buyuruyor ki:

(İbni Teymiye, tasavvufu inkâr eder, evliyaya, ariflere dil uzatırdı. Kitaplarını okumaktan, yırtıcı hayvandan kaçar gibi kaçmalıdır.) [Tabakat-ül-kübra]

İmam-ı Süyuti hazretleri buyuruyor ki:

(İbni Teymiye kibirliydi. Kendini beğenirdi. Herkesten üstün görünmek, karşısındakini küçümsemek, büyüklerle alay etmek âdeti idi.) [Kam-ul Muarıd]

Muhammed Ali Bey; Hitat-uş-Şam kitabında diyor ki:

(İbni Teymiye’nin hedefi, Luther adındaki papazın hedefine benzer. Fakat, Hıristiyanlığın reformcusu muvaffak oldu. İslamınki olamadı.)

İbni Hacer-i Askalani hazretleri buyuruyor ki:

(İbni Teymiye; “Kabri Nebeviyi ziyaret için sefere çıkmak haramdır. [Hz.] Ali iman ettiği zaman çocuk olduğu için Müslümanlığı sahih olmadı. [Hz.] Osman malı çok severdi” diyerek eshab-ı kiramın büyüklerine dil uzattı.) [Ed-Dürer-ül-Kamine]

İbni Hacer-i Mekki hazretleri buyuruyor ki:

(İbni Teymiye, Peygamberlerin masumiyetini (günahtan korunmuş olduklarını) reddetmiştir. Halbuki, masumiyet Peygamberlerin sıfatlarındandır.

Başta Peygamber efendimizin kabri şerifleri olmak üzere eshab-ı kiramın, velilerin, âlimlerin ve salih Müslümanların kabirlerinin ziyaret edilmesine karşı çıkmış, bunları şefaate vesile kılmayı da haram saymıştır.) [Fetava-i Hadisiyye]

İbni Teymiye, Furkan isimli kitabında dini üç kısma ayırmaktadır. Selefilere göre bu üç prensip vazgeçilmez esaslardır. İslamiyet ancak bu üç kaide gereğince, aslına uygun olarak bilinebilirmiş. Yoksa İslam pınarını, etraftan karışmış bulanık sulardan yani mezhep imamlarının ictihadlarından arındırmak mümkün değilmiş. Çünkü fıkıhçılar, kelamcılar ve tasavvuf ehli, dinin aslına ilaveler yapmışlar, bu bakımdan din çok genişletilmiş ve içinden çıkılmaz bir hâl almışmış. Dine yapılan bu ilaveleri çıkarmak gerekirmiş.

Selefilerin sımsıkı bağlandıkları üç prensip şöyle:

1- Münezzel din: Kur’an-ı Kerimden ve sahih kabul ettiği hadis-i şeriflerden kendi anladıkları.

2- Müevvel din: Mezhep imamlarının Kitap ve sünnetten çıkardıkları hükümler.

3- Mübeddel din: Geçmiş dinlerin hükümleri ve uydurma saydığı hadis-i şerifler.

İbni Teymiye’ye göre, Münezzel dine uymak bütün müslümanlara farzdır. Çünkü Allahü teâlâ bir müctehidin Kitap ve Sünnetten neyi anladığını bir başka mükellefe sormaz. Hatta onu mükellef de tutmaz. Herkesi Kitap ve Sünneti anladığı ölçüde sorumlu tutar. Bu bakımdan herkes, Münezzel din ile amel etmelidir.

Müevvel dine, tevil edilmiş olana, ictihaddan aciz olan mukallitlere caizdir. Ama müctehid olanlara bu caiz değildir.

İbni Teymiye’nin selefiye yolunu savunan bütün mezhepsizler, kendilerini birer müctehid zannettikleri için, mezhep hükümleri onlar için muteber değildir, Kitap ve Sünnetten anladıklarına tâbi olurlar. Kendilerine selefiyiz diyen bugünkü mezhepsizler, kraldan çok kralcı olup, İbni Teymiye mukallit halk için müevvel din ile [mezhep imamlarının hükümleriyle] amel etmeyi caiz görürken, onlar cahillerin de, mezhep hükümleriyle amel etmesini caiz görmezler, herkesi Kitap ve Sünnete el atmaya iterler.

İbni Teymiye’nin Mübeddel din diyerek eski dinleri bir kalemde silip atması caiz olmaz. Çünkü geçmiş dinlerin iman yani inanılacak hususları (yani amentüdeki esaslar, insanlar tarafından bozulmadan önce) bütün dinlerde aynı idi. İslamiyet bozulan bu hususların doğrusunu bildirmiş, amele ait hükümlerin de, hepsini değil bazılarını nesh etmiştir.

Uydurma hadislerle amel edilen bir din yoktur. Uydurma hadis meselesi de ayrı bir konudur. Bir müctehidin usulüne göre, uydurma sayılan bir hadis, başka bir müctehidlerin usulüne göre sahih olabilir. İbni Teymiye, aklının almadığı hadis-i şeriflere hemen uydurma damgasını basmıştır. Fıkıh, kelam ve tasavvufun ortaya koyduğu hükümleri, usulleri, uydurma hadislerden çıkarıldığı havasını uyandırmak istemiştir. Onun bu mugalatasına İslam âlimleri gerekli cevaplar vermiştir.

Mezhepsizler, imamları olan İbni Teymiye’nin görüşlerine uyar ve onun usulüne uyup Kitap ve Sünnetten ahkam çıkarmaya çalışırlar. Bunu da gayet normal sayarlar ve buna münezzel din derler.

Biz de mezhep imamımız olan imam-ı a’zam hazretlerinin hükümleriyle amel edince, onun usullerine uyunca, Allah’ın gönderdiği din ile değil, mezhep imamlarının çıkardığı din ile amel ettiğimizi söylerler.

İbni Teymiye’ye uyup Kitap ve Sünnete el ve dil uzatan mezhepsizler, bizim de imam-ı a’zama uymamıza ne hakla karşı çıkarlar ki?

Ehli Sünnet Alimlerinin İbn-i Teymiyye hakkındaki Reddiyeleri. | SAPITANLAR.COM
View SaFKaN'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için SaFKaN kullanıcısına teşekkür edenler:
arifan yolcusu (31.07.11)
Alt 30.07.11, 14:59   #2
SaFKaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 2321
Üyelik tarihi : 28-01-2009
Konuları : 102
Mesajlar : 2,714
Teşekkürleri: 1,811
926 mesajına 1,348 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6 SaFKaN is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 19.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart

İbn Teymiyyecilik Mezhebi
Pazartesi, 24 Kasım 2008 08:54 Mehmet Şevket Eygi


İmamı Gazalî, İmamı Süyutî, İmamı Rabbanî, Tâcüddin Subkî ve benzeri binlerce imama ve büyük alime iltifat edilmedi; İbn Teymiyye, Müslümanlara tek imam (din önderi) ve ışık tutucu olarak kabul ettirilmek istendi.

Sohbetlerini dinlediğim Sünnî din büyükleri, İbn Teymiyye’yi “ilmi kadar aklı olamayan” bir alim olarak tanıtıyorlardı. Onun talebesi İbn Kayyım el-Cevzî için de böyle söyleniyordu.

Ehl-i Sünnet büyükleri, İbn Teymiyye’yi gulüvve sapmış bir kimse olarak göstermiştir.

Sanırım 1970’lerde bir Ortadoğu ülkesinden, İbn Teymiyye’nin eserlerinin Türkçe’ye çevrilmesi ve yayınlanması için büyük miktarda para gönderilmişti. Birkaç cilt çevrildi ve kesintiye uğradı. Bu işin içyüzü çok karışıktır. Burada yazmam mümkün değildir.

Eskiden yok iken, ülkemizde Teymiyyeciler diye bir grup türedi. Bildiklerinden ve anladıklarından değil, bir moda gibi, bazıları da “teşvikler” dolayısıyla İbn Teymiyye’nin aşırı ve fanatik taraftarı kesildi.

Büyük Ehl-i Sünnet alimleri İbn Teymiyye’yi tenkit etmişlerdir. Cehennemin ebediliğini inkar ettiği iddia edilmektedir. Üç talak konusundaki aykırı fikirleri itirazlara yol açmıştır. İbn Teymiyye’nin en bariz (göze çarpan) tarafı aşırı, sert, kırıcı, tekfir edici, şirkle suçlayıcı olmasıdır. Şeyhülekber Muhyiddin Arabî için “O Şeyh-i Ekber değil, Şeyhi Ekferdir” (en kafir şeyhtir) demiştir.
İbn Battuta, meşhur Seyahatnamesinde, Şam’da bulunduğu sırada Emeviye Camii’nde minberde bir hatibin, “İşte ben şimdi nasıl bu minberin basamaklarından iniyorsam, ALLAHü teâlâ hazretleri de bunun gibi Arş üzerine istiva etmiştir” mealinde bir söz ettiğini yazar. Bu zat İbn Teymiyye’dir.

İbn Teymiyye’de, Ehl-i Sünnet alimleri tecsim, ALLAH’ı bir cisim gibi göstermek bozuk akidesi olduğunu iddia ederler.

Bilindiği gibi Arabistan’daki Vehhabiler, imam olarak İbn Teymiyye’yi kabul ederler.

Merhum Celal Hoca (Celal Ökten) “İbn Teymiyye’nin vur dediğini Vehhabîler öldürdü” derdi.

Sağlam bir din kültürüne sahip olmayan Müslümanlar İbn Teymiyye’nin kitaplarını okuyarak aydınlanmazlar, aksine şaşırır ve yanlış inanç ve düşüncelere kapılırlar.

İbn Teymiyye’nin büyük aşırılıklarından biri de tevessül ve istigase konusundadır.

Tek cümle ile özetlemek gerekirse: İbn Teymiyye’nin aşırılıkları ve yanlışlıkları göz önüne alınarak; onun kitaplarını, dinî bilgileri ve kültürleri yetersiz olan avama okutulmamalıdır.

Bendeniz, Müslüman bir yayıncı olarak, milyonlarca dolar verseler büyük destek sağlasalar bile bu zatın kitaplarını tercüme ettirip yayınlamam. Çünkü böyle bir şeyin büyük vebali vardır. Bunları okuyan birisi sapıtırsa bunun hesabını veremem.

İbn Teymiyye’yi, onun yolundan gidenleri en etraflı şekilde tenkit eden kitap Arapça yazılmış olan “Beraatü’l-Eş’ariyyîn min Akaidi’l-Muhalifîn” adlı kitaptır. Bendeniz bu değerli ve uyarıcı eseri Türkçe’ye tercüme ettirdim ve EHL-İ SÜNNET’İN MÜDAFAASI adı altında yayınladım. (Mütercimi eski müftülerden merhum Hasip Seven hocadır. Büyük boy, 656 sayfa.)

İbn Teymiyye’yi ve Türkiye’deki bugünkü çömezlerini tenkit eden ve Müslümanları uyaran diğer değerli bir eser de, büyük din alimlerinden Sahih-i Müslim şârihi, büyük mücâhid (Bulgaristan’da ve Türkiye’de zindanlarda yatmıştır) merhum Üstad Ahmed Davudoğlu hocaefendidir.

Kitabın ismi: DİNİ TÂMİR DÂVASINDA DİN TAHRİPÇİLERİ’dir.

Haram Rantlar Yiyen Pislik Böcekleri

TÜRKİYE bir rantlar ülkesidir. Rant ne demektir? Bunu bir örnekle açıklamak istiyorum: Büyük bir şehrin, mesela İstanbul’un kenarında 100 dönümlük bir arazi var. İnşaata, yapılaşmaya açık değil. Biri bu araziyi çok ucuza alıyor. Ardından gizli kapaklı faaliyetler başlıyor. Allem ediyorlar kallem ediyorlar, araziyi inşaata-yapılaşmaya açtırıyorlar. Kıymeti bir anda 1’den 100’e fırlıyor. Birileri hiç zahmetsiz büyük servetler, voliler vuruyor, köşeyi dönüyor.

Ahlaksızlık, kanunsuzluk bunun neresinde?.. Onu da anlatayım:

Oluşan rantın birkaç kişi tarafından paylaşılmasında. Arazinin, birilerine rant oluşturmak için kanunları nizamları zorlayarak yapılaşmaya açılmasında.

Rant; toplumun, şehir halkının tümünün hakkıdır. Onda saçı bitmedik yetimlerin hakkı vardır. Bir veya birkaç kişinin bu yolla zenginleşmesi ahlaksızlıktır, suçtur, vatana ihanettir.

Son birkaç yıl içinde İstanbul’da binlerce büyük rant oluşturulmuş ve birileri zengin edilmiştir.

Böylece bir İslâm burjuva sınıfı meydana çıkacakmış.

Böyle haram, ahlaksız, faziletsiz rantlarla oluşacak burjuva sınıfı olmaz olsun.

Rantları çoğaltmak için İstanbul’u 40 milyonluk korkunç bir şehir haline getirmek istiyorlar.

Gerçekten dindar, vicdanlı, ahlaklı, faziletli, ALLAH’tan korkan, Peygamber’in Sünnetine bağlı Müslümanlar haram gelirlerden haram rantlardan uzak dursunlar. Bu onlar için hem dünyada, hem ahirette hayırlı olur.

ALLAH’a, Peygamber’e, Kur’ân’a, Sünnet’e iman eden haram yemez, gayr-i meşru rantlar peşinde koşmaz.

Müslüman pisliklerden kaçar. Müslüman asla pislik böceği durumuna düşmez.

Rant konusunda ne korkunç dolaplar dönüyor. Bin türlü ranttan biri moloz rantıdır. Eline büyük bir arazi geçirecek, oraya moloz döktürecek ve zahmetsiz, sermayesiz şekilde kısa zamanda milyonlarca dolar vuracak. Ne milyonlarcası... On milyonlarca.

Moloz rantı konusunda bazı belediye başkanlarına yapılan iğrenç baskıları anlatsam şaşkınlıktan aklınız başınızdan gider.

Türkiye’mizi bu gibi pisliklerden mutlaka temizlememiz gerekiyor.

Temiz ve şeffaf bir ülke istiyoruz. Faziletli bir ülke...
View SaFKaN'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için SaFKaN kullanıcısına teşekkür edenler:
arifan yolcusu (31.07.11)
Cevapla

Etiket
alimlerinin, ehli, hakkındaki, reddiyeleri, sünnet, teymiyye, İbni

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Ehli sünnet! Birleşiyor - muş !!! ?? İbrahim Tevhidi SERBEST KÜRSÜ 2 09.03.11 13:36
Ehli bid'at'a karşı Ehli sünnet vesikaları - ibniabidin forum Muttaki TAVSİYE SİTELER 2 13.12.10 10:07
Ehli Bid'at, Ehli Sünnet... Adige Abzakh M.Şevket Eygi 0 15.01.10 09:27
Doğru yol ehli sünnet Adige Abzakh M.Şevket Eygi 0 21.07.09 11:17
Uyan ey ehli sünnet Tenbihü'l Gafilin VİDEO - FLASH PAYLAŞIMLARI 0 16.11.08 01:30

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:10 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.