| Konular: 50,300 | Mesajlar: 311,836 | Üyeler: 10,668 | Online: 212 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum İSLAM-İ İLİMLER » AKAİD-İ EHL-İ SÜNNET »

AKAİD-İ EHL-İ SÜNNET Ehl-i Sünnet ve'l Cemaat'in Akidesini Anlatan Kaynaklar...

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 30.07.11, 15:10   #1
SaFKaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 2321
Üyelik tarihi : 28-01-2009
Konuları : 102
Mesajlar : 2,714
Teşekkürleri: 1,811
926 mesajına 1,348 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6 SaFKaN is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 19.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart İbni teymiyenin avanesi vahabiler ve Şirk

SELEFİ VE VAHHABİLER FARKINDA OLMADAN KİMLERİ ŞİRKLE SUÇLUYOLAR


İyyâke na'budü ve iyyâke neste'în,

Ancak San'a kulluk ederiz ve ancak Sen'den yardım dileriz
Mescidler Allah'indir Öyle ise Allah'a yalvarirken bir baskasini katmayin"( Cin - 18 )


Peygamber efendimiz hz Muhammed (sas) buyuruyorlar ki, her şeyinizi Allahtan isteyiniz, ayakkabınızın bağını bile Allahtan isteyiniz


Harici mantığı ile ayetin zahiri ile yola çıkan şeytanın kandırıp iyi bir iş yaptığını zannedip bir çok müslümanı kafirlikle suçlayıp dolayısıyla kendisinin kafir olma ihtimali yükselen zavallı kardeşlerim

BU AYETLERİ VE HADİSLERİ DELİL GETİRİP YORUMLAYIP

MÜSLÜMANLARIN YAPTIKLARINA ŞİRK DEMEKLE


BAKIN SİZ KİMLERİ ŞİRKLE SUÇLAMIŞ OLDUNUZ




1……………………..PEYGAMBERLERİ


a….....Üç aylık mesafede sarayın içindeki tahtı göz açıp kapayana kadar duvarlardan geçirip getirmeye Allah (Celle Celalühü) gücü yeter.

Hz Süleyman (Aleyhisselâm)..Bunu Allah tan deyil yanındaki İNSAN VE CİNLERDEN İSTİYO

......BANA KİM GETİRİR?...(Neml/38)

Sizin mantığınıza göre Hz Süleyman (Aleyhisselâm)...ŞİRK Mİ İŞLEMİŞ OLDU

Bu olayı kurana yazıp Hz Süleyman (Aleyhisselâm) ı azarlamayan ne yapıysun benden niye istemiyosun DEMEYEN Allah cc hata isnat etmiş oluyorsunuz .

Şöyleki Allah bir yerde benden isteyin başka yerde insandanda isteyebilirsiniz gibi kuranı çelişkili bir duruma sokmuş oluyosunuz


Kuranda hata olmıycağına göre o zaman sizin ayetleri yorumlama da hatanız olduğu ortaya çıkar



b…..


Enes b. Mâlik şöyle demiştir;

“Hz. Ali’nin annesi Fatma binti Esed Vefat ettiğinde kabrine defnedilirken ALLAH Rasulü gelir ve içinde yan yatarak şöyle duâ etmeye başlar:
"الله الذى يحيى ويميت وهو حى لا يموت اغفر لامى فاطمة بنت اسد ولقنها حجتها ووسع عليها مدخلها بحق نبيك والانبياء الذين من قبلى فإنك ارحم الراحمين."
“ALLAH yaşatan ve öldürendir. O ölümsüz bir hayata sahiptir.

Annem Fatma binti Esed’in günahlarını affet, ufkunu aç, Nebi’nin ve benden önceki . ENBİYANIN HATIRI İÇİNE kabrini genişlet, çünkü ancak sen Erhamür Rahimsin:”

Taberânî, Mu’cem-il Kebir, no: 871, 24/351. Ebû Nuaym et-Taberânî yoluyla Hilyetu’l-Evliya’da c.3 sayfa121


…………..SİZE GÖRE

PEYGANBERİMİZ ALLAH İLE ARASINA ARACI KOYUP ALLAH TAN (CC ) İSTERKEN ÖLMÜŞ PEYGANBERLERİ ARACI KILMASI ŞİRK OLUYO




İbn Abbas (Radiyallahu Anh)’dan rivâyet edilen bir ha¬dis-i şerifte Resûlüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

“Şüphesiz ki Allah(-u Teâlâ)nın, hafaza meleklerinin dı¬şında yeryüzünde melekleri vardır ki, ağaç yapraklarından düşenleri yazarlar

Sizin birinize çöl arazisinde bir aksaklık isabet ederse, “Ey Allah’ın kulları! (Bana) yardım edin” diye seslensin ” [1]

İmâm Nevevî şöyle demiştir Benim de aralarında bu¬lun¬duğum bir cematte hayvan kaçmaya başladı Yar¬dım isteme lafzını söyledim Benim bu sözümden sonra hayvanlar, o anda durdu [2]

[1] İbn Hacer el-Askalânî, Muhtasar-u Zevâidi’l-Bezzâr, No: 2128, 2/420

[2] İbn Allan, el-Fütuhâtü’r-Rabbâniyye s/150-151

“Ey ’ın kulları! (Bana) yardım edin” diye seslensin.” DİYEN

Resûlüllah i ŞİRKLE SUÇLAMIŞ OLDUNUZ

bununla amel eden İmâm Nevevî ŞİRKLE SUÇLAMIŞ OLDUNUZ
View SaFKaN'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 30.07.11, 15:11   #2
SaFKaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 2321
Üyelik tarihi : 28-01-2009
Konuları : 102
Mesajlar : 2,714
Teşekkürleri: 1,811
926 mesajına 1,348 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6 SaFKaN is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 19.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart

2………………………….SAHABELERİ



a.....Hz. Ebû Hureyre (Radiyallahu Anh), unutkanlığını Pey¬gamberimize şikâyet ediyor:

Buhârî ve diğer kaynaklarda zikredilen bir rivâyete göre

Ebû Hureyre (r.anh) Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e duyduğu hadisi şerifleri unuttuğuna dair şikâyette bulunarak,

Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e şöyle der: “Ya Rasulallah! Ben senden birçok hadis duyuyor ve unutuyorum. Duyduklarımı unutmak istemiyorum.” Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunun üzerine Ebû Hureyre’ye:

“Ridânı yere ser” buyurdular. Ebû Hureyre ridâsını yere serince mübarek eliyle havada bir şeyi avuçlar gibi yaparak ridâsını atar gibi yapmış. Sonra: “Ridanı giy” buyurmuşlardır.

Ebû Hureyre diyor ki: “Ondan sonra hiçbir şey unutma¬dım.”.....

.[5]..(Buhârî, İlim kitabı, İlmi Muhafaza Etme bâbı)


Allah indinde değeri olan bir zattan bir şey istendiğinde onu yaratmasının istenmiş olmadığını herkes bilmektedir. Bir insandan bir şey istenmesi, Allah’ın ona verdiği duâ imkanını kullanarak, istenilen şey için sebep ve aracı olması anlamına gelmektedir.

Üstelik bu rivâyette Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), duâ etmeye ihtiyaç duymadan

Ebû Hureyre’nin isteğine hemen karşılık vermiştir.Dikkat edilirse Ebû Hureyre (Radıyallahu Anh) hiçbir şeyi unutmamak için Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e müracaat etmiştir.

Bu Allah’tan başka hiç kimsenin veremeyeceği bir şey değil midir?

Peygamberimiz onu ..ŞİRKLE .. itham etmemiştir....

..AMA SİZ ŞEYTANIN KANDIRDIKLARI YANLIŞ YORUMCULAR...

SİZ EBU HUREYRE NİN BU İSTEĞİNDEN DOLAYI

ONU ŞİRKLE ŞUÇLAMIŞ OLDUNUZ




B…......YEMAME SAVAŞINDA SAHABE ÖLMÜŞ RESULULLAHTAN .....

YETİŞ YA MUHAMMET ... DİYEREK YARDIM

İSTEDİ ……….

İbn Kesir El-Bidâye ve’n-Nihâye, 6/329 Darul Kütübil İlmiye 1409 beyrut

..YETİŞ YA MUHAMMET DİYEN SAHABENİN HEPSİ SİZE GÖRE

ŞİRK Mİ İŞLEMİŞ OLDU






ashab bu kelimeyi parola olarak kullanıyordu DENİRSE

CEVAP

1…

Size göre şirk olan bir kelimeyi sahabe parola olarak kullandı yorumunu siz yapıyorsun sahabe şirk olan bir kelimeyi parola olarak kullanmaz!

Kıyasla ve akli muhakemeyle anlaşılmıcak, ihtimalden çok çok uzak gülünç bir manayı (parola)seçmiş olman bu meselede,ilmi mevzulardaki lağubalinizi ve acizliğinizi göstermektedir.

Aksine burada anlaşılcak olan Allah nezninde onun şefaatci kılınması ve Allahın yardımını celp talebidir

Seyhül İslam Subkinin de dediği gibi bir tevessül babaındandır.yarabbi bu sevdiğin kulun hatrına yardım et demektir. Yoksa ondan birsey istemek değildir.

Ayrıca sahabenin yemamede Allah tan (yetiş ya Muhammet şiarı ile) yardım istediğini destekliyen bir delilde yemamede şu ayeti sık sık okumalarıydı

‘üzerimize hak olduki müminlere yardımederiz ] rum 47

Bu da bize yetiş ya Muhammed derken parola deyil bir sıkıntı neticesinde tevessül yani Allah tan yardım temenni edilmiş olduğuna işaret ediyor.

Resulullahın hatrına Allahtan yardım veya resulullahın sahabeye yardım için Allaha dua emesi neticesinde Allahın yardım edilmesi umyor sahabe

Yoksa resulullahtan direk yardım isteniyor resulullahta Alahın izni ve yardımı olmadan resulullah yardım eder demek DEYİL


SORU


"yetiş ya muhammed" demek ayrı "ya muhammed" ayrıdır DENİRSE


CEVAP

Ya Muhammedahu arapça biliyorsanız buradaki ya nida harfi olup ey demektir .

Muhammed kelimesi münada dır . Yani kendisine seslenilen kişidir münada dan sonra gelen elif elifi istiğase derler yani medet isteme elifi derler .

Dolayısıyla bu kelimeden çıkan mana ey Muhammed imdadıma yetiş , bize yardım et olur .

Yani biz sahtekarlık yapmadık aynı anlamlar











Abdullah İbn Sa’d şöyle anlatıyor: “Bir kere Abdullah İbn Ömer (Radiyallahu Anh)’ın ayağı uyuştu O zaman bir adam ona en sevdiğin insanı an, dedi

O da “Ya Mu¬hammed!” deyince bağlarından kurtulmuş gibi rahatladı

Buhârî, Edebü’l Müfred, 448, No: 993 sh: 262

Sahâbelerin ve Tâbiin’in yaptıkları ortada iken, meded ya Rasulüllah, meded ya mürşidim! diyen bir in¬sana nasıl kâfir dersiniz?

Onları Müşriklerle ve putları ile eş tutmanız ne kadar doğru olur?



C…........Ebû Hureyre (RadıyALLAHu Anh) anlatıyor: Rasulüllah Alâ bin Hadramı Bahreyne

gönderdiği zaman bende onunlaydım, ilginç üç kerâmetini gördüm

- Deniz kenarına gelince besmele çekip yürüyün dedi ve yürüdük, su develerin ayaklarının alt kısmını bile ıslatmadı

- Çölden geçerken suyumuz bitti Durumu bildirdik İki rek’at namaz kıldı sonra duâ etti, birdenbire yağmur yağdı

. Buhârî tarihi Bidaye 6/155)..(Ebû Nuyam Heysemî 9/376 Delalil Sayfa 208-

.ALLAHTAN İSTEMEYİP BİR İNSANDAN İSTEYEN .SAHABEYİ ŞİRKLE İTHAM ETMİŞ OLDUNUZ



D….......Mâlik ed-Dâr anlatıyor: “Hz. Ömer (Radıyallahu Anh) devrinde halk şiddetli bir

kıtlığa maruz kalmıştı. Derken bir adam Peygamber’in (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kabrine gelerek:

-Ya Rasulallah! Ümmetin için yağmur yağmasını iste. Zira onlar helak oldular! dedi. Bunun üzerine rüyasında adama şöyle denildi:
Ömer’e git, ona selâm götür, halkın suya kavuşacağını haber ver ve ona şunu söyle:

“Senin vazifen, iyi muame¬lede bulunmak, dengeli ve güzel hareket etmektir”.

Adam derhal giderek durumu Ömer’e bildirdi.

Bunun üzerine Ömer ağladı ve sonra da:

Rabbim! Üstesinden gelemediğim şeyler hariç, çaba sarfetmekten geri durmuyor ve elimden geleni yapıyorum!” dedi.

...İbn Ebi Şeybe, Musannef, VII, 482-483; İbn Abdilberr, İstiab, II, 464; Halili, İrşad, I, 313-314; Beyhakî, Delâil, VII, 47

HZ ÖMER BU OLAYI YANİ SAHABENİN RASULULLAHIN KABRİNDEN YARDIM İSTEMESİNİ TENKİT ETMİYO VE ONUNLA AMEL EDİYOR

SİZ ŞEYTANIN KANDIRDIĞI YANLIŞ YORUMCULAR hem Resulullahın mezarından Resulullahtan yardım isteyen SAHABEYİ

hemde onun yaptığını kabul edip halkı yağmur duasına çıkan hz ÖMERİ ŞİRKLE SUÇLADINIZ


Bekr İbn Abdillah (Radiyallahu Anh)’dan rivâyet edi¬len bir hadis-i şerifte Resûlüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
“Benim hayatım, sizin için hayırlıdır (benim sağlı¬ğımda bir takım işler) yaparsınız, size (onlarla ilgili hüküm¬ler) bildirilir

Ben öldüğümde ise vefatım sizin için hayırlı olur, çünkü amelleriniz bana (kabrimde) arz edilir, hayır görürsem, Allah’a hamdederim, şer görürsem Allah’tan sizin için af dilerim ”
İbn Sa’d, Tabakâtü’l-Kübrâ: 2/194, İbn Hacer Askalânî, Metâlibu’l-Âliye, no: 3853, 4/22, Heysemî, Mecmau’z-Zevâid, no: 14250, 8/594

Bu hadis-i şerif Resûlüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in âlem-i berzah’da ümmeti için istiğfar ettiğini açıkça ifâde etmektedir, istiğfar da bir nevi duâ olduğu için ümmet bundan faydalanmaktadır


RESULULLAH BU SÖZÜ SÖYLEMEKLE HATAMI ETMİŞ OLDU
View SaFKaN'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 30.07.11, 15:12   #3
SaFKaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 2321
Üyelik tarihi : 28-01-2009
Konuları : 102
Mesajlar : 2,714
Teşekkürleri: 1,811
926 mesajına 1,348 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6 SaFKaN is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 19.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart

E……………………….ALİMLERİ


İbn teymiyye önceki görüşünü değiştirerek Hz. Peygamber vâsıta kılınarak dua da faydalanabileceğini söylemiştir.


, İbn Teymiyye nin Talebesi İbn Kesîr . İbn Teymiyye nin devlet ve ulemânın huzurunda


, Tevessül ile ilgili görüşünden kendi isteğiyle vazgeçip,


Bir insanın duasında Resulullahtan faydalanma şeklini kabul ettiğini

.. fakat istigâse’nin ..haram olduğu görüşü üzere devam ettiği sözünü bizlere” nakletmiştir.[1]

[1] el-Bidâye ve’n-Nihaye c: 14/47, 707 inci sene geçti başlığının altında

Daru’l-kütübi’l-ilmiyye. 3 baskı Beyrut/1987


..شكي الصوفية با القاهرة علي الشيخ تقي الدين ...
لاكنه قال لايستغاث الا با الله, لايستغاث با النبي استغاثة بمعني الابارة ولكن يتوسل به ويتشفع به الي الله /


Yukarıda ki kaynakta

1-Devlet erkânına yapılan şikâyette bulunulduğu, devlet erkânın da işi Şâfiî kadıya havale ettiği,
2-Bir meclis kurulduğu,
3-Hakkın da bazı iddialarda bulunulduğu fakat bunların hiç birisinin sabit olmadığı, lâkin “ancak Allah ile istiğâse edilir. Nebi sallellâhu aleyhi ve sellem ile (başka bir manada değil de) ibâre manası ile bir istiğâse ile istiğâse edilmez, Ancak O’nunla, Allah’a tevessül ve teşeffü’ edilir” dediği anlatılmaktadır.


Burada ki “ و يتشفع به ” ne demekti?. Mesela Müncid isimli luğata baktığınızda “تشفع بفلان علي فلان استعان به عليه ”/ “falancı ile falancıya karşı teşeffü’ etti” demek, “falancıya karşı falancı ile, falancıdan yardım istedi” demektir, şeklinde bir mana verildiği görülecektir.




İBN TEYMİYYEYİ RESULULLAHI ARACI KILMAYI KABUL ETTİĞİNDEN DOLAYI ŞİRKLE İTHAM ETMİŞ OLDUNUZ





Muhammed bin Abdulvahhâb tevessüle kabul ediş şekli


Muhammed bin Abdulvahhaba Ahmed b. Hanbelin zat ile tevessülü kabul ettiği sorulunca şöyle cevap veriyo.

Muhammed bin Abdulvahhâb’, : Her ne kadar bize göre doğru olan cumhurun bunu mekruh görmesi olsa da, içtihadî meselelerden birisinin muteber olmadığını ileri sürmek muteber değildir. Bu yüzden tevessül edenleri de reddedemeyiz.

Bizim inkâr ettiğimiz şey, bir mahlûka hem de ALLAH’a edildiğinden daha fazla duâ ediliyor olması, şeyh Abdulkadîr ya da bir başkasının kabrine yönelip sıkıntıların giderilmesi ve isteklerinin verilmesi için saygı ile ondan istekte bulunulmasıdır.

Burada nerededir sırf ALLAH’a duâ etmek? Nerededir ALLAH’la beraber hiç kimseye duâ etmemek?

Ama birisi çıkar duâ ederken “ALLAH’ım! Ben senden Peygamberlerin ya da Salih kullarının vesilesi ile şunu şunu istiyorum” diye duâ etse,

sadece ALLAH’a duâ ettikten sonra, herhangi bir kabrin yanında duâ ediyor olsa bilbile,

BU BİZİM REDDETTİĞİMİZ BR ŞEY DEYİLDİR diyor. Muhammed bin Abdulvahhâb

Muhammed bin Abdulvahhab tüm eserleri 3.kısım, s:68 Muhammed bin Suud İslâm fakültesinde Muhammed bin Abdulvahhab haftasında neşrolunmuştur.
şey değildir.[2] diyor.
Muhammed bin Abdulvahhâb’ın bu sözleri, tevessülün ona göre de câiz olduğunu görülmekte.

SİZ ŞEYTANIN KANDIRDIĞI YANLIŞ YORUMCULAR Muhammed bin Abdulvahhâb’ıda

ARACI KILMAYI KABUL ETTİĞİNDEN DOLAYI ŞİRKLE İTHAM ETMİŞ OLDUNUZ




…….Ebû Yûsuf (ö.183/798):


“Falan kişinin enbiyânın veya Kâbe’nin hakkı için” de¬nilerek yapılan duâyı Ebû Yûsuf câiz görmüştür.


………….Âlûsî: (ö.1270/1853)

Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zatı ve makamı ile tevessülü kabul ediyor. Diğer insanlarla olanı kabul etmiyor.
Âlûsi’nin bu husustaki görüşleri karışık. Aynı kay¬nakta Allah’ın katında üstün bir yeri olduğu kesin bilinenle de tevessül edilebileceğini söylüyor. (yani “dostlarının hatı¬rına” denilebilir) Ancak dostun Ahmed Efendi hatırına denmez; diyor. Çünkü onun Allah katında rutbesi var mı yok mu? Bilinmiyor. Bu yüzden onunla tevessül Allah’a karşı bir cür’ettir, diyor Alûsi.

Biz de deriz ki; burada hüsnü zan asıldır. Mü’min’in ce¬naze namazı ve mü’minliğine şahitlik gibi. En fazla olsa olsa kişi yanılmış olur, endişe yersizdir.
Âlûsi: “Allah’ın (Celle Celalühü) Peygamber’e (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) olan sevgisi sebebiyle” tevessül edilmekte¬dir. Tevessülün hikmeti burada saklı olsa ge¬rek.
















..........Ahmed b. Hanbelî :



Tevessülü kabul etmeyen müslümanlardan bazıları Hanbelî, bazıları da tüm mezheblerden faydalandıklarını söylüyorlar.


Mezheb imâmlarından Ahmed b. Hanbelî (ö.241/855) tevessülü kabul ediyor; mezhebinin görüşü de bu yönde*dir. Mensek adlı eserinde de yazılıdır. Ayrıca

Elbânî’nin Tevesseül adlı eserinin 62. sayfasında Ahmet b. Hanbel’in tevessülü kabul ettiğini yazıyor.

İmam Ahmed'in oğlu Abdullah, babasının, Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem)'in saçıyla tevessülde bulunduğunu; onu öptüğünü ve içine daldırdığı kaptaki suyu şifa niyetiyle içtiğini söylemiştir.

ez-Zehebî, Siyeru A'lâmi'n-Nübelâ, XI, 212. (Ebubekir Sifil'in sitesinden)



Vehhabî fırkasının en büyük dayanağı olan İbni Teymiyye bu hususta doğru bir nakil yaparak,

"İmam-ı Ahmed ibni Hanbel’in, Resulullah’ın (Sallallahü aleyhi ve sellem) minberine el sürmeye ruhsat verdiğini,

İbni Ömer, Said ibni Müseyyeb ve Yahya ibni Said (Radıyallahü anhüm) gibi Medine-i Münevvere'nin en büyük fakîhlerinin bunu yaptıklarını" zikretmiştir.

(İbni Teymiyye, İktizâu's-Sirati'l-Müstakim, s.367)




Ahmed b. Hanbelî ARACI KILMAYI KABUL ETTİĞİNDEN DOLAYI

ŞİRKLE İTHAM ETMİŞ OLDUNUZ












İmâm Şâfî’: (ö.204/819)


İbn Hacer Savâiku’l-Muhrika li Ehli’d-Dalâli ve’z-Zendeka adlı eserinde İmâm Şafî, ehl-i beyt ile tevessülde bulunurdu der.
İmâm Şâfî’ şöyle anlatıyor: Bir ihtiyacım oldu¬ğunda iki rekat namaz kılar, Ebû Hanîfe’nin mezarına gi¬der ve orada duâ ederdim. O’nun bereketiyle ihtiyacım derhal karşılanırdı.
İbn Hacer, (ö.852/1448) el-Hayrâtül-Hisân fî Menâkibi’l-İmâm Hanîfeti’n-Numân adlı kitabın 25. fas¬lında İmâm Şafî, Bağ¬dat’ta Ebû Hanîfe’nin kabrine gelip onun ile Allah’a (Celle Celalühü) tevessülde bulunurdu di¬yor.

Bu rivayet Sahih-i Buhari Muhtasarı Tecrid-i Sarih Tercümesi'nde şöyle yazılı:

"Hatib-i Bağdâdî Tarih'inde İmam-ı Şâfiî'ye vâsıl olan bir sened ile Şâfiî hazretlerinin şöyle dediğini rivayet ediyor:

Ben Ebu Hanîfe'nin kabrini ziyarette yümn ü bereket buldum. Ve hergün onun kabrini ziyaret etmek îtiyâdındayım.

Kendime bir ihtiyaç ârız olunca hemen menzilimde iki rekat namaz kılıp Ebu Hanîfe'nin kabrine giderim.

Onun merkadi yanında hâcetimi Allahü teâlâdan dilerim. Aradan çok bir zaman geçmeden hâcetim kazâ olunur."

Sahih-i Buhari Muhtasarı Tecrid-i Sarih Tercümesi ve Şerhi, 4. cilt, s.197. Ayrıca bkz. İbni Abidin, Reddü'l-Muhtar Ale'd-Dürrü'l-Muhtar, Tercüme: Ahmed Davudoğlu, Şamil Yayınevi, İstanbul, 1982; c.1, s.63. Nişancızâde Muhammed bin Ahmed, Mir’ât-ı Kâinât, Berekat Yayınevi, İstanbul, 1987; c.2, s.51.



İMAM ŞAFİNİN EBU HANİFİNİN KABRİNİ ZİYARET KAYNAKLARI



Bunu yazan kaynaklardan/alimlerden birkaç tanesi:

1. Sahih-i Buhari Muhtasarı Tecrid-i Sarih Tercümesi ve Şerhi, 4. cilt, s.197.

2. İbni Abidin, Reddü'l-Muhtar Ale'd-Dürrü'l-Muhtar, Tercüme: Ahmed Davudoğlu, Şamil Yayınevi, İstanbul, 1982; c.1, s.63.

3. Nişancızâde Muhammed bin Ahmed, Mir’ât-ı Kâinât, Berekat Yayınevi, İstanbul, 1987; c.2, s.51.

4. Yûsuf b. Nebhânî, Şevâhidü’l-Hakk, s.167.

5. Allame İbn Hacer el-Heytemî , bi’l-Hayrâti’l-Hısân fî Menâkıbi’l-İmâm Ebî Hanîfeti’n-Nu‘mân, 25. bâb.

Liste daha çok büyütülebilir. Ancak aklı ve insafı olana bu kadarı yeter. Bütün bu alimler bu ve benzeri rivayetleri yazmışlar, hiçbiri bu tür rivayetleri tenkid etmemiş, karşı çıkmamıştır.

Muhakkik alimlerin hakkında "ilmi aklından çoktur" dediği İbni Teymiyye ve takipçilerinden başka karşı çıkan olmamıştır.

İmam-ı Gazali diyor ki:

"Ölümü hatırlamak ve ibret almak için umumi mezarlıkları ziyaret müstehabdır. İbret almakla beraber yümn ü bereket ummak için de salihlerin mezarlarını ziyaret yine müstehabdır."

İhya, Bedir Yay., c.4, s.873.

İmam-ı Fahrüddîn-i Râzî diyor ki:

"Rûhu olgun, nefsi pâk ve tesîri kuvvetli bir Velînin kabri yanına gidip, bir zaman durulur ve o toprakdaki Velî düşünülür ise, rûhu o toprağa bağlanır. Meyyitin rûhu da, bu toprağa bağlı olduğu için gelen insanın rûhu ile Velînin rûhu buluşmuş olurlar.

Bu iki rûh, karşılıklı iki ayna gibi olur. Herbirinde olan me’ârif, kemâlât, ötekine aks eder, yansır. İkisi de çok faydalanır."

el-Matâlibu'l-Âliye, VII, 275 vd.
View SaFKaN'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 30.07.11, 15:13   #4
SaFKaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 2321
Üyelik tarihi : 28-01-2009
Konuları : 102
Mesajlar : 2,714
Teşekkürleri: 1,811
926 mesajına 1,348 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6 SaFKaN is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 19.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart

İmâm Kevserî (ö.1371/1952) sahih bir isnadla olduğunu söylemiştir.

Kaldı ki; İmâm Şâfî’ tevessül ile ilgili değişik haberleri mevcuttur. Ayrıca İmâm Şâfî’ ileride gelecek olan

Teberrük bahsinde açıklandığı gibi Ahmed b. Hanbel’in gömleğiyle tevessülde bulunmuştur.[14]



….İMAM ŞAFİNİN SÖZÜNDE DEYİŞİKLİK YAPTILAR





Bu Firka bütün Ulemalarda oldugu gibi Imam Safii Rahimullah hazretlerinin sözündede degisiklik yapmislardir.

Neo Selefiyye ve Vehabiyye Firkasi Imam Safii Rahimullah hazretlerinin söyle dedigini iddia ederler :


''Sabah Tasavvuf'a giren, Ögleye Deli olmadan cikmaz.''


Bu itham cok agir bir ithamdir. Hem Imam Safii hazretlerine hem bütün Ehli Sünnet Cel Cemaat'e.


Simdi gelelim bu Sözün aslina. Imam Safii söyle der :


حدثنا محمد بن عبد الرحمن حدثني أبو الحسن بن القتات, حدثنا محمد بن أبي يحيى, حدثنا يونس بن عبد الأعلى, قال: سمعت الشافعي يقول: لولا أن رجلا عاقلا تصوف لم يأت الظهر حتى يصير أح


Ebu Nu'aym ''Hilyat al Avliya'' isimli Risalesinde

Imam Safii Rahimullah hazretlerinin söyle dedigini nakleder :


''Kim ki Sabahleyn Tasavvuf'a GIRMEZ ise, Ögleye ancak DELI olarak cikar''
Abu Nu'aym bunu Muhammad ibn Abd al-Rahmân ibn al-Fadl,oda bunu Abu al-Hasan [Ahmad ibn Muhammad ibn al-Harith] ibn al-Qattât [al-Misrî], oda bunu Muhammad ibn Abi Yahyâ, oda bunu Imam Yunus ibn `Abdal-Ala'dan rivayet etmislerdir. Rivayet Silsilesi budur.




Imam Acluni Rahimullah Imam Safii Rahimullah hazretlerinin söyle dedigini nakleder :

حبب إلي من دنياكم ثلاث: ترك التكلف, وعشرة الخلق بالتلطف, والاقتداء بطريق أهل التص




Dünyada bana üc şeyi sevdirdiler. Degiştirmeyi terk, Insanlara güler yüzlü ve iyi muamele ve Tasavvuf Yolunda ilerleme.


[Kaşful Hafa va Mzil al albas / Cild 1 / Sayfa 341 / No: 1089]




Imam Safii hazretlerinin ''Hem Fakih Hem Sufi ol, sadece birisini yapma....'' sözünün arapcasinin tamami :


فقيها وصوفيا فكن ليس واحدا فإني وحق الله إياك أنصح

فذلك قاس لم يذق قلبه تقى وهذا جهول كيف ذو الجهل يصلح


İmâm Kevserî (ö.1371/1952) sahih bir isnadla oldu¬ğunu söylemiştir. Kaldı ki; İmâm Şâfî’ tevessül ile ilgili deği¬şik haberleri mevcut¬tur. Ayrıca İmâm Şâfî’ ileride gele¬cek olan Teber¬rük bahsinde açıklandığı gibi Ahmed b. Hanbel’in gömle¬ğiyle tevessülde bulunmuştur.





Ebu’l Ferec İbnu’l Cevzî’nin Tevessülü Ka¬bulü

Ebu’l Ferec İbnu’l Cevzî: Nefsimi terbiye edeme¬dim bazı salih kişilerin kabrine gidip onları aracı yapıp düzelmem için duâ ettim.


İbn Teymiyye,……. İzzuddîn b. Abdusselâm’ın (ö.660/1262)

Sadece Peygamber ile teves¬sülü kabul ettiğini söylüyor.


“Saydul-Hatır müminlere öğüt, Ebul Ferec El-Cevzî (İbn Cevzî), Tevhid yayınları, s.99-100, Baskı, 1998.

2 İbn Teymiyye Külliyatı, c.1 s.179, Tevhid Yayınları ,1998.





…………Şevkâni



ALLAH (Celle Celalühü)ü Tealaya fazilet ve ilim sahibi zatlarla tevessül etmek, hakikatte onların salih amelleri, faziletleri ve meziyetleriyle tevessül etmek demektir. Zira fâzıl zat ancak yaptığı amellerle faziletli olur.[5]


İstiğâse konusunda Subki (ö 771/1369)’nin işâret et¬tiği te’vil yolu, belâğat ilminde “mecazı akli” diye bilinmekte¬dir Mecazı akli, fiilin hakiki faili ve müessirine (ma hiye leh) değil de o failin mekan, zaman sebep gibi alakası bulunduğu bir şeye isnad edilmesi demektir

Bu edebi san’ata göre “Yer¬yüzü ağırlıklarını dışarı çıkardığı zaman…” âyetinde, ağırlık¬ları dışarı çıkaran Allah olduğu halde, fiil hakiki faile de¬ğil, fiilin mekanına isnad edilmiş ancak Allah murad edilmiştir

İşte özellikle sufiler de, kendi¬siyle istiğase edilen zatın hakiki fail değil, hakikatte yardım edenin Allah oldu¬ğuna inandıklarını ve O’ndan istediklerini (ki aksi halde onlar da bunun açık bir şirk oldu¬ğunu kabul ederler) söyle¬mektedirler
Aynı fiilin hem Allah’a hem de kullarına nispet edilme¬sinden ne anlamalıyız?
Anlattıklarımızdan açığa çıkmaktadır ki, bir şeye güç yeti¬rebiliyor olmak o şeyi yaratmak anlamına gelmez

Nite¬kim insanlar da Allah (Celle Celalühü) gibi bir şeylere güç ve kuvvet yetirebilirler Ama buna “yaratmak” değil “kesbetmek” denir Bir şeyi sadece Allah yaratabilir Bir şeye gerçek anlamda güç yetirip olmasını murad ettiğinde sadece odur

Siz şeytanın kandırdığı yanlış yorumcu Kardeşlerimiz bunları okuyup düşünmek sizin programınızda yok eğer ben teyip deyilim diyosan iyi düşün bu sözleri sakın alınmayın

SEZİN BİR ÇOK MÜSLÜMANA ŞİRK İŞLİYOSUNUZ DEMEKLE ONLARI KAFİRLİKLE SUÇLAMIŞ OLMANIN YANINDA size hiç kötü bir karşılık vermiyoruz size birisi şirk işliyosun dolayısıyla kafirsin deseler hoşuna gidermi

SAYGILARLA
View SaFKaN'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 30.07.11, 15:14   #5
SaFKaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 2321
Üyelik tarihi : 28-01-2009
Konuları : 102
Mesajlar : 2,714
Teşekkürleri: 1,811
926 mesajına 1,348 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6 SaFKaN is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 19.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart

YAZININ DEVAMI

Selefîler ve Vahhâbîler, kâfirler için inen âyetlerin zâhi¬rini delil alarak, Allah (c.c.)’ın kastetmediği bir sonuç çıkarıyorlar.

Yani kendilerince âyetleri yorumlayıp Müslü¬manlarla kâfirleri bir tutup, zanda bulunuyorlar. Böyle yaparak Allah’a iftira atmak tehlikesine düşmekten korkmu¬yorlar mı?
Allahü Teala Hazretleri: “Biz hiç Müslümanları, (Al¬lah‘a teslim olmuş kulları) mücrimler (günah¬kar¬lar) gibi tutar mıyız? Size ne oluyor, ne bi¬çim hüküm veriyorsunuz?”

(Kalem 35,36) buyuruyor.


Tevessülü kabul edenler, Allah’a yapılması gereken iba¬det ve ta’zimin tevessül edilen kişiye yapılmasını kabul et¬miyorlar.

O kişiden Allah'tan korkar gibi korkmuyorlar, Allah'ı sever gibi sevmiyorlar.

Ondan istemiyorlar. Allah’tan istiyorlar. Tevessül edilen zatı yaratma, icad etme ve birşey üzerine tesir etme gibi Allah’a ait vasıflarla vasıflan¬dırmıyorlar.

Tesirin Allah’tan olduğuna inanıyor¬lar.

Tevessül edilen kişinin Allah’ın Haram dediğini “He¬lal” demesini, Allah (Celle Celalühü) nün Helal dediğinide “Haram” demesini kabul etmiyorlar.

Tevessül edilen kişiyi hiçbir şekilde Allah’a ortak koşmu¬yorlar. Her türlü tağut düzenini ve tağutu kabul etmiyor¬lar.

En cahillerimize bile sorsanız, hepsi yukarıdaki söylediklerimizi söylerler.

Tevessülü kabul etmeyenler Şe¬riat zâhire hükmeder diyorlar? ki öyledir. Öyleyse yorum ve zân yapmadan tevessülü kabul edenlerin bu görüşlerini ve niyetlerinin böyle olduğunu, kabul etmeleri gerekir.

Hayır! Niyet önemli derlerse?

عن ابى هريرة رضى الله عنه قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: "ان الله لا ينظر الى صوركم واموالكم ولكن ينظر الى قلوبكم واعمالكم"

Ebû Hureyre (Radiyallahu Anh) Resûlüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in şöyle buyurduğunu rivâ¬yet etmiştir:

“Şüphesiz ki Allahu Teâlâ, sizin sûret¬leri¬nize ve mallarınıza bakmaz; lâkin kalpleri¬nize ve amellerinize bakar.”

Tevessülü kabul edenler, niyetlerinin de anlattıkları gibi olduğunu söylüyorlar.

Zât ile tevessülü kabul edenler, yaptıkları amellerde muhak¬kak bir âyet ya da hadis’e dayanırlar.
View SaFKaN'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 30.07.11, 15:15   #6
SaFKaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 2321
Üyelik tarihi : 28-01-2009
Konuları : 102
Mesajlar : 2,714
Teşekkürleri: 1,811
926 mesajına 1,348 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6 SaFKaN is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 19.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart

SELEFİLERİN SON ÇARE DİYE YAPIŞIP GUVENDİĞİ BU REDDİYEDE


SAHTEKARLIK , OKUYUCUDAN BİLGİLERİ SAKLAMAK , KİTABDA OLMIYAN
...
HADİSLERİ VAR MIŞ GİBİ ANLATIP ZAYIFLAMAYA CALIŞMALARI ,

KITABIN SURDA ŞÖYLE DENDİĞİ HALDE O SAYFA DA VE KITAB DA OLMIYAN

İFTİRALAR , CEVAP VEREMEDİĞİ BİR SÜRÜ YAZIYI ATLAYIP OKUYCUDAN


TEVESSÜLÜN BÖLÜMÜNÜN BASINDAN İTİBARAEN TAM.. 40 ..SAYFA

ATLAYIP TEVESSUL İLE İLGİLİ AYETE YORUM YAPMASI

GİBİ NEDENLERDEN DOLAYI DELİLLERİNİN HATALI VE YANLIŞLIĞI ORTAYA

ÇIKMASINDAN DOLAYI



………………İTAATTE VE TESLİMİYETTE ŞİRK İŞLEMİYECEKSENİZ


HAKKA TESLİM OLMAYA DAVET EDİYORUM , MÜSLÜMANLARI TEKFİR ETMEKTEN

KURTULMAYA DAVET EDİYORUM TÖVBEYE DAVET EDİYORUM SİZLERİ



İKİ SECENEĞİNİZ VAR YA ŞEYTANA , NEFSİNİZE , GURURUNZA VE ALİM

BİLİP GETİRDİĞİNİZ GÜVENDİĞİNİZ AŞAĞIDAKİ İLMİ HİYANETLE DOLU


…………………..REDDİYEYE UYUCAKSINIZ


YADA YENİLDİĞİN CEVAB VEREMEDİĞİN HAK SÖZE UYUCAN

ŞİMDİ REDDİYE SAHTEKARLIKLARINI AÇIKLIM ELİNİZDEKİ İLE

KARSILASTIRIN BİRDE SELEFİLERİN VE TASAVVUFÇULARIN GÖRÜŞLERİ

KİTABI ALIN KARSILASTIRIN YAZDIKLARIM YALANMI DİYE




REDDİYE ADI ALTINDA YAPILAN HİLE YALAN OKUYUCUDAN GERCEKLERİ


……………………………..GİZLEME SANATININ


KİTABIN BAŞINDA ÖLÜ İŞİTİRMİ MESELESİNDE İBN TEYMİYYENİN

ÖLÜ İŞİTİR SÖZUNU YAZIP,DİĞER SÖZLERİNİ ATLAYIP GİZLEMİŞ

İBN KAYYIMIN SÖZLERİNİ ATLAMIŞ

MESHEM İMANLARININ SÖZLERİNİ ATLAMIŞ


SONRA 10 SAYFA ATLAMIŞ

KİTAB 370 SAYFA REDİYE 88 SAYFA


İMAM LAR HAKKINDA MADEM BİR CALIŞMAN VARDI BİR KAC SÖZ

YAZSAYDIN

BUHARİ VE MÜSLİM KAYNAKLI HADİSLERİN HEPSİNİ ATLAYIP


KİTABTA OLMIYAN HADİSLERİ VARMIŞ GİBİ GÖSTERİP O HADİSLERİN ZAYIF

OLDUĞUNU İSBATLAMAYA CALIŞARAK KİTABI KARALAMAYA CALIŞMIŞ



…………KİTAB TA OLMIYAN HADİSLERDEN ..BİR KAC ÖRNEK





“Ameller pazartesi ve Perşembe günleri Allah‟a arz edilir. Cuma günü de peygamberlere, anne ve babalara arz edilir. Onun hasenatı ile sevinirler, yüzlerinin aklığı artar ve parlar. Allah‟tan korkun ve ölülerinize eza vermeyin!”


………………….KİTABDA BU HADİSDE YOK ???????????


“…mü‟minin ruhu semaya yükselir ve ona diğer müminlerin ruhları gelip dünya ehlinden tanıdıklarının haberlerini sorarlar. “falan dünyada kaldı” derse sevinirler, “falan öldü” derse; “bizim yanımıza gelmedi” derler.



………………….KİTABDA BU HADİSDE YOK ???????????




Ġbn Abdilberr Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem‟den rivayet eder; “Bir kimse dünyada tanıdığı bir kimsenin kabrinden geçerken ona selam verirse, ölünün selamı alması için ruhu ona iade edilir" Yazarın Ġbni Abdilberr‟e nisbet ederek naklettiği rivayet, Ġbn Abdilberr‟in el-Ġstizkar adlı eserinde Ģu Ģekilde geçer;



………………….KİTABDA BU HADİSDE YOK ???????????




“Şüphesiz amelleriniz akrabalarınızdan ve aşiretlerinizden olanlara kabirlerinde sunulur. Eğer hayırlı ise onunla müjdeleşirler, hayırlı değilse derler ki; “Allah‟ım! Onlara senin taatin ile amel etmeyi ilham eyle!”12



………………….KİTABDA BU HADİS YOK ???????????



Bu rivayette Salt b. Dinar metruk bir ravidir.13 Bu konuda sahih bir hadis sabit olmamıĢtır. Benzer rivayetler Ģu Ģekilde: Ġmam Ahmed; Abdurrezzak – Süfyan – Enes Radıyallahu anh‟den iĢiten birisi – merfuan tariki ile rivayet ediyor;


“Şüphesiz amelleriniz akrabalarınızdan ve aşiretlerinizden olan ölülere arz edilir. Eğer hayırlı ise müjdeleşirler, hayırlı değilse şöyle derler; “Allah‟ım! Bizi hidayet ettiğin gibi onları da hidayet etmedikçe onları öldürme!”14




………………….KİTABDA BU HADİS YOK ???????????








DAHA BUNUN GİBİ OLMIYAN HADİSLERİ VARMIŞ GİBİ YAZMIŞ
AYRICA ŞU SAYFADA YAZILI DENİLENLERİN O SAYFA DA VE KITABDA

OLMADIĞINI GÖRECEKSİNİZ



10 SAYFA ATLAYIP



Ömer radıyallahu anh‟ın haznedarı Malik ed-Dar Radıyallahu anh anlatıyor; “Ömer radıyallahu anh‟ın zamanında halk Ģiddetli bir kıtlığa maruz kalmıĢtı. Derken bir adam Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem‟in kabrine gelerek; “Ya Rasulullah! Ümmetin için yağmur iste!


BU KONUYA GELMİŞ




………..............TEVESSÜL BÖLÜMÜNDE


……….TAM 40 SAYFA

TEVESSÜLÜN BAŞINDAN ATLANIP

VESİLE AYETİNE KADAR BÖLÜM OKUYUCADAN GİZLENMİŞ


……………..KİTAB 370 SAYFA REDDİYE 88 SAYFA



PEKİ O ..40 SAYFADA NE VARDI YAZALIM GÖRÜN VE BU İLMİ İHANETE


REDİYE DİYENLERİN RUH HALİNİ ANLAYIN


…………….İŞTE O 40 SAYFADAKİLERİNDEN BAZILARI




.........................İBN TEYMİYYE



İbn Teymiyye nin Talebesi İbn Kesîr . İbn Teymiyye nin devlet ve ulemânın huzurunda


, Tevessül ile ilgili görüşünden kendi isteğiyle vazgeçip,


Bir insanın duasında Resulullahtan faydalanma şeklini kabul ettiğini

.. fakat istigâse’nin ..haram olduğu görüşü üzere devam ettiği sözünü bizlere” nakletmiştir.[1]

[1] el-Bidâye ve’n-Nihaye c: 14/47, 707 inci sene geçti başlığının altında

Daru’l-kütübi’l-ilmiyye. 3 baskı Beyrut/1987



.......Muhammed bin Abdulvahhâb’ın tevessüle dair görüşü

Muhammed bin Abdulvahhâb..: Bizim inkâr ettiğimiz şey, bir mahlûka hem de Allah’a edildiğinden daha fazla duâ ediliyor olması, şeyh Abdulkadîr ya da bir başkasının kabrine yönelip sıkıntıların giderilmesi ve isteklerinin verilmesi için saygı ile ondan istekte bulunulmasıdır. Burada nerededir sırf Allah’a duâ etmek? Nerededir Allah’la beraber hiç kimseye duâ etmemek?

.........Ama birisi çıkar duâ ederken

“Allah’ım! Ben senden Peygamberlerin ya da Salih kullarının vesilesi ile şunu şunu istiyorum” diye duâ etse, sadece Allah’a duâ ettikten sonra,

.....herhangi bir kabrin yanında duâ ediyor olsa bile,

..... bu bizim reddettiğimiz bir şey değildir. diyor... 1

Muhammed bin Abdulvahhâb’ın bu sözleri, tevessülün ona göre red edileyemiyeceğini göstermektedir . Ona göre tevessül, cumhur ulemânın mekruh gördüğü bir şeydir.

Ama mekruh, haram bile değildir. Nerede kaldı ki bazıları¬nın dediği gibi bid’at ya da şirk olsun.


1.. Muhammed bin Abdulvahhab tüm eserleri 3.kısım, s:68 Muhammed bin Suud İslâm fakültesinde Muhammed bin Abdulvahhab haftasında neşrolunmuştur.


.........Ebu’l Ferec İbnu’l Cevzî’nin Tevessülü Kabulü


Ebu’l Ferec İbnu’l Cevzî: Nefsimi terbiye edemedim bazı salih kişilerin kabrine gidip onları aracı yapıp düzelmem için duâ ettim. .. 1



......İbn Teymiyye,…… İzzuddîn b. Abdusselâm’ın sadece Peygamber ile tevessülü kabul

ettiğini söylüyor… 2



……..........Şevkânî: Allah (Celle Celalühü)ü Tealaya fazilet ve ilim sahibi zatlarla

tevessül etmek, hakikatte onların salih amelleri,

faziletleri ve meziyetleriyle tevessül etmek demektir.

Zira fâzıl zat ancak yaptığı amellerle faziletli olur… 3

....Bu alimler selefilerin itibar edip görüşlerini savundukları zatlardır


1.. “Saydul-Hatır müminlere öğüt, Ebul Ferec El-Cevzî (İbn Cevzî), Tevhid yayınları, s.99-100, Baskı, 1998.


2.. İbn Teymiyye Külliyatı, c.1 s.179, Tevhid Yayınları ,1998.


3.. Şevkanî, ed-Dürru’n-Nedide, s. 5-6, Ducvi Makâlât fit-Tevessül Kitabu Buğye




…....................Ebû Hanîfe (ö.150/767):



Tevessülü kabul etmeyenler Ebû Hanîfe’nin teves¬sülü kabul etmediğini söylüyorlar. Doğru olan ise El Feteva’yı Hindiye c:5, s: 318 Ebû Hanîfe “Hakkı için” yapı¬lan duâyı kerih görür. Doğrudur.

Ebû Hanîfe bu sözünü kişinin yaptığı iyi bir işten dolayı Allah (celle celâluhu) o ki¬şiye sevap vermeye mecburdur, düşüncesinde olan Mute¬zile’nin önünü kesmek için sedd-i zerîa kabilinden söylemiş¬tir.



....Ama “hürmetine veya hatırına” şeklindeki tevessülü inkar ettiğine dair, mezhebinden hiçbir kimse İmâm Azam’dan böyle bir haber nakletmemiştir. Hanefî âlimlerinden ve muhaddislerinden


...İmam Aliyyü’l Kârî, bu mekruhluğun hakk sözüne vaciplik (mecbûriyet) mânâsı yüklendiği takdirde olacağını, zira vaciplik veya mecburi¬yet mânâsında kimsenin,

Allah (celle celâluhu) üzerinde hakkı olmadığını, ancak hürmek ve tazîm mânâsında kullanıldığı zaman bunun tevessül babından olacağını, Allah’ın (c.c.) “O’na varmaya vesile arayın” buyurduğunu ve bunu el-Hısnu’l-Hasîn’de de yazdığına göre duânın âdaplarından kabul edildiğini ve bu hususta yukarıdaki hadisin geldiğini söylüyor. 1

Bazı alimler, Peygamber hakkı için veya ölü veya diri bir Velî hakkı için dua etmek tahrimen mekruhdur şeklinde ictihad etmişlerdir.

Çünkü, kimsenin Allahü teâlâ üzerinde hakkı yokdur.

Burada yazılı olandan anlaşılıyor ki, böyle dua etmek,

(Yâ Rabbî, onlara vermiş olduğun hak için) niyyeti ile câiz olur. Çünkü,

(Üzerimize hak oldu ki, mü’minlere yardım ederiz)dir. Rum sûresinin 47.


merhamet ve ihsân ederek, sevdiklerine haklar verdiğini göstermekdedir. ……..


Yine Hanefî âlimlerinden İbn Âbidîn, Reddü’l-Muhtâr’ında bunu ondan kabullenerek naklediyor. .. 2

Bunlardan da önce, “Falancanın hakkı için” ifâdesinin hürmetine demek olduğunu, vâciplik demek olmadığını ve bunun hadislerle sâbit olduğunu, bu ifâdeyi câiz görmeyenlerin vâcibliğe mecbûriyet mânâsı yüklediğini, ama burada mânânın bu olmadığını daha önceleri İmâm Sübkî de söylemiştir. ..3


................Ebû Yûsuf (ö.183/798):
“Falan kişinin enbiyânın veya Kâbe’nin hakkı için” de¬nilerek yapılan duâyı Ebû Yûsuf câiz görmüştür. ..4



..................Âlûsî: (ö.1270/1853) Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zatı ve makamı ile tevessülü kabul ediyor. Diğer insanlarla olanı kabul etmiyor. ..5


1.. Aliyyü’l-Kârî, Fethu Bâbi’l-İnâye, 3/30.
2.. İbn Âbidîn, Reddü’l-Muhtâr, 5/540.
3..İmâm Sübkî, Şifâu’s-Sikâm, 138.
4.. Reşid Rıza Tefsirul-Menai XI 372-373
5.. Âlûsi Ruhul-Meani VI-128



...........................Hanbelî:


Tevessülü kabul etmeyen müslümanlardan bazıları Hanbelî, bazıları da tüm mezheblerden faydalandıklarını söylüyorlar.

Mezheb imâmlarından Ahmed b. Hanbelî tevessülü kabul ediyor;

mezhebinin görüşü de bu yöndedir. Mensek adlı eserinde de yazılıdır.

Ayrıca

Elbânî’nin Tevesseül adlı eserinin 62. sayfasında Ahmet b. Hanbel’in tevessülü kabul ettiğini yazıyor.


İmam Ahmed'in oğlu Abdullah, babasının, Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem)'in saçıyla tevessülde bulunduğunu; onu öptüğünü ve içine daldırdığı kaptaki suyu şifa niyetiyle içtiğini söylemiştir.

ez-Zehebî, Siyeru A'lâmi'n-Nübelâ, XI, 212. (Ebubekir Sifil'in sitesinden)



.................İmâm Şâfî’: (ö.204/819)


İbn Hacer Savâiku’l-Muhrika li Ehli’d-Dalâli ve’z-Zendeka adlı eserinde İmâm Şafî, ehl-i beyt ile tevessülde bulunurdu der


....İmâm Şâfî’ şöyle anlatıyor: Bir ihtiyacım oldu¬ğunda iki rekat namaz kılar, Ebû Hanîfe’nin mezarına gi¬der ve orada duâ ederdim. O’nun bereketiyle ihtiyacım derhal karşılanırdı. 1

1.. El Heytemî, el-Hayratü’l-Hisan, s.94




......İbn Hacer, (ö.852/1448) el-Hayrâtül-Hisân fî Menâkibi’l-İmâm Hanîfeti’n-Numân adlı kitabın 25. faslında

İmâm Şafî, Bağdat’ta Ebû Hanîfe’nin kabrine gelip onun ile Allah’a (Celle Celalühü) tevessülde bulunurdu diyor. 2

2.. Hatibu’l-Bağdadi, Tarih-i Bağdad



Bu rivayet Sahih-i Buhari Muhtasarı Tecrid-i Sarih Tercümesi'nde şöyle yazılı:

"Hatib-i Bağdâdî Tarih'inde İmam-ı Şâfiî'ye vâsıl olan bir sened ile Şâfiî hazretlerinin şöyle dediğini rivayet ediyor:

Ben Ebu Hanîfe'nin kabrini ziyarette yümn ü bereket buldum. Ve hergün onun kabrini ziyaret etmek îtiyâdındayım.

Kendime bir ihtiyaç ârız olunca hemen menzilimde iki rekat namaz kılıp Ebu Hanîfe'nin kabrine giderim.

Onun merkadi yanında hâcetimi Allahü teâlâdan dilerim. Aradan çok bir zaman geçmeden hâcetim kazâ olunur."

Sahih-i Buhari Muhtasarı Tecrid-i Sarih Tercümesi ve Şerhi, 4. cilt, s.197. Ayrıca bkz. İbni Abidin, Reddü'l-Muhtar Ale'd-Dürrü'l-Muhtar,

Tercüme: Ahmed Davudoğlu, Şamil Yayınevi, İstanbul, 1982; c.1, s.63. Nişancızâde Muhammed bin Ahmed, Mir’ât-ı Kâinât, Berekat Yayınevi, İstanbul, 1987; c.2, s.51.



İMAM ŞAFİNİN EBU HANİFİNİN KABRİNİ ZİYARET KAYNAKLARI



Bunu yazan kaynaklardan/alimlerden birkaç tanesi:

1. Sahih-i Buhari Muhtasarı Tecrid-i Sarih Tercümesi ve Şerhi, 4. cilt, s.197.

2. İbni Abidin, Reddü'l-Muhtar Ale'd-Dürrü'l-Muhtar, Tercüme: Ahmed Davudoğlu, Şamil Yayınevi, İstanbul, 1982; c.1, s.63.

3. Nişancızâde Muhammed bin Ahmed, Mir’ât-ı Kâinât, Berekat Yayınevi, İstanbul, 1987; c.2, s.51.

4. Yûsuf b. Nebhânî, Şevâhidü’l-Hakk, s.167.

5. Allame İbn Hacer el-Heytemî , bi’l-Hayrâti’l-Hısân fî Menâkıbi’l-İmâm Ebî Hanîfeti’n-Nu‘mân, 25. bâb.

Liste daha çok büyütülebilir. Ancak aklı ve insafı olana bu kadarı yeter. Bütün bu alimler bu ve benzeri rivayetleri yazmışlar, hiçbiri bu tür rivayetleri tenkid etmemiş, karşı çıkmamıştır.

Muhakkik alimlerin hakkında "ilmi aklından çoktur" dediği İbni Teymiyye ve takipçilerinden başka karşı çıkan olmamıştır.

İmam-ı Gazali diyor ki:

"Ölümü hatırlamak ve ibret almak için umumi mezarlıkları ziyaret müstehabdır. İbret almakla beraber yümn ü bereket ummak için de salihlerin mezarlarını ziyaret yine müstehabdır."

İhya, Bedir Yay., c.4, s.873.

İmam-ı Fahrüddîn-i Râzî diyor ki:

"Rûhu olgun, nefsi pâk ve tesîri kuvvetli bir Velînin kabri yanına gidip, bir zaman durulur ve o toprakdaki Velî düşünülür ise, rûhu o toprağa bağlanır. Meyyitin rûhu da, bu toprağa bağlı olduğu için gelen insanın rûhu ile Velînin rûhu buluşmuş olurlar.

Bu iki rûh, karşılıklı iki ayna gibi olur. Herbirinde olan me’ârif, kemâlât, ötekine aks eder, yansır. İkisi de çok faydalanır."

el-Matâlibu'l-Âliye, VII, 275 vd.


İMAM ŞAFİNİN TEVESSÜLÜ KABUL ETTİĞİ OLAYI ZAYIFLATMAYA ÇALIŞIRLAR

AMA ONLARA İTİBAR EDİLMEZ

NEDENMİ İMAM ŞAFİ NİN SÖZÜNÜ DEYİŞTİRİP İ

NSANLARI KANDIRMA GİRİŞİMLERLERİ İLE SUÇ ÜSTUNDE

YAKALANDILAR

.

....... O İFTİRALARINI GÖSTERELİM ŞİMDİ




….İMAM ŞAFİNİN SÖZÜNDE DEYİŞİKLİK YAPTILAR





Bu Firka bütün Ulemalarda oldugu gibi Imam Safii Rahimullah hazretlerinin sözündede degisiklik yapmislardir.

Neo Selefiyye ve Vehabiyye Firkasi Imam Safii Rahimullah hazretlerinin söyle dedigini iddia ederler :


.....''Sabah Tasavvuf'a giren, Ögleye Deli olmadan cikmaz.''


Bu itham cok agir bir ithamdir. Hem Imam Safii hazretlerine hem bütün Ehli Sünnet Cel Cemaat'e.


....Simdi gelelim bu Sözün aslina. Imam Safii söyle der :


حدثنا محمد بن عبد الرحمن حدثني أبو الحسن بن القتات, حدثنا محمد بن أبي يحيى, حدثنا يونس بن عبد الأعلى, قال: سمعت الشافعي يقول: لولا أن رجلا عاقلا تصوف لم يأت الظهر حتى يصير أح


Ebu Nu'aym ''Hilyat al Avliya'' isimli Risalesinde

Imam Safii Rahimullah hazretlerinin söyle dedigini nakleder :


.....''Kim ki Sabahleyn Tasavvuf'a GIRMEZ ise, Ögleye ancak DELI

...olarak cikar''


İŞTE BU İFTİRALARI NEDENİYLE İMAM ŞAFİNİN TEVESSÜLÜ

TATBİKİNİ İNKAR GİRİŞİMLERİNE İTİBAR EDİLMEZ


Abu Nu'aym bunu Muhammad ibn Abd al-Rahmân ibn al-Fadl,oda bunu Abu al-Hasan [Ahmad ibn Muhammad ibn al-Harith] ibn al-Qattât [al-Misrî], oda bunu Muhammad ibn Abi Yahyâ, oda bunu Imam Yunus ibn `Abdal-Ala'dan rivayet etmislerdir. Rivayet Silsilesi budur.



.......İbn Teymiyye’nin Kerâmetler ile İlgili Görüş¬leri



Allah dostlarının yaptıkları kerâmeti şeytan¬dan sayanla¬rın

.......âlimlerinden İbn Teymiyye şöyle diyor:

Allah dostu zannedilen bazı kişiler kendilerinden mukaşefe sadır olur veya çoğunun yapmadığı harikuladelik¬ler gösterirler.

Mesela: İşâretle bir şahsı öldürüvermesi, vasıtasız bir şekilde havalarda uçması,

olduğu yerde görülmesine rağmen aynı zamanda Mekke’de ve benzeri yerlerde görülmesi,

su üstünde yürümesi, tasını boşlukta tutarak içine su doldurması, bilinmeyen yerlerden gıda alması, zaman zaman insanların gözleri¬nin önün¬den yok olması,

uzaklardan kendisini yardıma çağıranın yardımına, bulunduğu yerden yardım etmesi,

çalınan bir malın nereye saklandığını hiç arama¬dan haber vermesi gibi harikulade şeyler.



..Bütün bu saydığımız şeyleri yapmakta olmaları veli oldu¬ğunu göstermez, ispatlamaz. Gerçek evliyanın kanaati odur ki; bir kimse havada uçsa su, üstünde yürüse gene de al¬datıcı olabilir. Ve arkasından kayıtsız şartsız gidilmez.


............Fakat... bu fevkalâdelikleri göstermenin yanında Allah (Celle

Celalühü) Resülüne itaat ettiği de açıkça görünüyorsa, onun yasak ve emirlerini olduğu gibi yerine getiriyorsa böylesinin bir veli olduğuna inanılabilir ve sözleri yerine getirmeye değer bulunabilir.

Gerçekte velinin kerâmet¬leri yukarıda saydıklarımızdan daha büyüktür. (Ha¬vada uçması, bir anda başka yerde gözükmesi, su üstünde yürümesi, yardım isteyenlerin yardımına uzaktanda olsa yetiş¬mesi gibi.)


Yaptıkları ve söyledikleri Kur’ân ve sünnete uygun düşü¬yorsa ne kadar güzel. Zira veliler, imânlarının nuruyla bâ¬tınî gerçeklerin yüze vurmasıyla, İslâm şeriatına sımsıkı sa¬rılmalarıyla bilinir ve tanınırlar. 1


1.. El-Furkan Beyne Evliyâi’r-Rahmâni ve Evliyâi’ş-Şeytâni, s. 61-62, el-Mektebu’l İslâmî, 4.Baskı, Beyrût, 1397. Trc. İbn Teymiyye,

Allah (c.c.)’ın velileriyle şeytanın velileri arasındaki fark. S: 73. Pınar Yayınları, 2003.


.........İbn Teymiyye dedi ki: Bazı kimselerin Peygamber Efendimizden (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) veya ümmetine mensup salih bir şahsiyetten bir şey dilemeleri ve bu dilekleri¬nin yerine getirilmesi çok görülen bir olaydır... 1


.....İbn Teymiyye; Böyle bir dileğin yerine gelmesi yanı başında duâ edilen mezarda yatan ölünün kerâ¬meti olarak sayılabilir.” 2..demiştir.


İbn Teymiyye böyle bir dilekte bulunmayı doğru bul¬mamakla beraber, böyle dileklerin Allah’ın (Celle Celalühü) izniyle kabul olunduğunu, itiraf etmiştir.

Şeytandandır, demiyor, Ölünün kerâmetindendir, diyor. İbn Teymiyye’ye tabi olanlar şeytandandır, diyorlar.


1.. İbn Teymiyye, İktizâu’s-Sırâti’l Müstekîm, s: 373-374, Dârul Marife, Beyrut, tsz. Trc. İbn Teymiyye Sırat-ı Mustakîm Kabir Ziyaretleri bölümü tercüme Pınar Yay. s.493, bsk 2004.


2... İbn Teymiyye, İktizâu’s-Sırâti’l Müstekîm, s: 373-374, Dârul Marife, Beyrut, tsz. Trc. İbn Teymiyye, Sırât-ı Mustakîm Kabir Ziyaretleri bölümü, tercüme Pınar Yay. s.494 bsk 2004


İŞTE REDDİYECİK TE YAZILMYAYIP ATLANAN BÖLÜMDE BUNLAR VE

ONLARI COOOOK ZOR DURUMA DÜŞÜRECEK BAŞKA BELGELER VARDI

HEPSİ ATLANMIŞ OKUYUCUDAN GİZLENMİŞ

BUNLARI O REDİYECİKE YAZACAĞIMIZ REDDİYEDE GÖRCEKLER


BU NE KADAR ONURSUZ BİR TUTUM OKUYUCUYU ALDATMAYA CALIŞMAK

İLMİ HİYANET VE BUNA REDDİYE DEMEK ALLAHA A HAVELE EDİYORUM









İŞTE SELEFİLER BÖYLE

ALİMLERİN SÖZÜNÜ DEYİŞTİRME KARALAMA TAKTİĞİ

OKUYUCUDAN GİZLEME TAKDİĞİ

BİDE HADİSLERİN RAVİLERİNE İFTİRA YALAN YANLIŞ YORUMLAR

ZAN GİBİ TAKDİKLERLE HADİSLERİ ZAYIFLATMALARI VAR


KAFİRLER İÇİN İNEN AYETLERİ KAFALARINA GÖRE YORUMLAYIP

MÜSLÜMANLARA CEVİRİP ONLARI HARİCİ METODUYLA KAFİR ETMEK

REDDİYECİKTE BUNU DA ÇOK YAPMIŞLAR

BU YANLIŞ YORUMLAMALARI YALANLARINI TEK TEK KAYNAKLARI İLE

YAZACAĞIZ



CAHİLLERİN YAPTIKLARINI VİDEOLARA ÇEKİP GOSTEREREK

TASAVVUFU KÖTULEMEK ALİMLERİN SÖZLERİNİN BASINI KESİP

ORTASINDAN GÖSTERMEYE BASLAYIP SAPIK BİR SÖZ GİBİ

GÖSTERMELERİ




ŞMDİLİK ANLIYANA İŞİTENE GÖRENE İNSAFLI VE ADALETLİ OLANA BU

KADAR YETER

REDDİYECİĞİN DİĞER BÖLÜMLERDEKİ İLMİ İHANETLERİNİ DAHA SONRA

ANLATICAĞIZ GÖSTERİCEZ


DEDİKLERİMİZİ DOĞRULUĞUNU İKİ YAZIYI ALIP KARSILASTIRARAK

GÖRE BİLİRSİNİZ

TABİKİ İTATTE , TESLİMİYETTE ,ŞİRK İŞLEMİYOSANIZ O ALİMLERE

KÖRÜ KÖRÜNE TESLİM OLMAYANLARDANSANIZ NEFSİNİZİN ,

SEYTANIN , GURURUNUZUN VE TAASUBUNUZUN ESİRİ

OLMADISANIZ SANIZ İKİ KİTABI ALIN KARŞILASTIRIN







ŞUNU DA BİLİNKİ BUNDAN ÖNCE TASAVVUF EHLİ MUNAZARADAN

KACINMASI İNTERNETTE UĞRASMAMASI ARKASINDA PARASAL BİR DEVLET GÜCÜ OLMAMASI NEDENİYLE

MEYDANI BOŞ BIRAKTI HAKLI OLMASINA RAĞMEN SUSMASI VEYE CILIZ CEVABLAR VERMESİ NETİCESİNDE


ARKALARINDA DIŞ GÜÇ VE PARSAL DESTEK İLE HİLE VE ENTİRKALAR İLE GÜZEL İNANDIRICI VİDEO ŞOVLARI YAZILAR KITAPLAR

DERGİLER MAAŞLI ELAMANLAR CİHADI PROBAGANDA ARACI KULLANMASI , CAHİL VE BİDAT OLAN YANLIŞ OLANLARI

VİDEOLARDA GÖSTERİP CAİZ OLAN HAK OLANLARI KARALAMA KÖTULENME TAKDİKLERİ İLE BİR ÇOK İNSANI YANITMA DEVRİ BUNDAN SONRA DEYİŞECEK

ARTIK TASAVVUF EHLİ MUNAZARALARA GİRİYO İNTERNETİİ KULLANIYO VİDEOLAR YAVAS YAVAS YAPMIYA BASLIYO

SİZE TÜRKİYEDE EKMEK ÇIKMICAK SİZ RUS ALMANYA VE DİĞER BÖLGELERDE EKMEK VAR AMA YAKINDA ORDA DA DİBE CAKACAKSINIZ


TEVESSÜLLE İLGİLİ 40 SAYFALIK DELİLLERİ CEVAB VEREMEDİĞİ İÇİN YAZILLARI ATLIYAN BİR REDDİYE BU DEDİKLERİMİ İSBATLIYO

HERKESE SAYGILAR
View SaFKaN'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiket
avanesi, teymiyenin, vahabiler, İbni, şirk

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
İbni Teymiyye ve Yandaşlarına Uyarılar SaFKaN AKAİD-İ EHL-İ SÜNNET 15 28.03.11 15:00
Şirk-i hafî - gizli şirk- ne demektir? Seida İSLAMİ HAYAT SORU-CEVAP 2 23.07.09 14:30
Vahabiler,Tarikat MuratBerlin DÜNYADAN HABERLER 4 03.06.09 17:23
Vahabiler, Hamas, Ihvani Müslümin MuratBerlin DÜNYADAN HABERLER 24 03.06.09 15:22
''Vahabiler İslam dünyasını güvensizleştiriyor'' Muhammed DÜNYADAN HABERLER 1 02.06.09 17:33

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:11 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.