| Konular: 50,300 | Mesajlar: 311,839 | Üyeler: 10,668 | Online: 225 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum GÜNCEL » YAZARLAR VE KÖŞE YAZILARI » Ali Bulaç »

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 18.07.09, 12:57   #1
el Büğdüzi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 514
Üyelik tarihi : 15-09-2008
Mesleği : Öğrenci
Nereden : Üsküdar
Konuları : 524
Mesajlar : 5,768
Teşekkürleri: 2,967
2,172 mesajına 3,803 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 9 el Büğdüzi is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 06.06.10
Durumu : Status: Offline

Standart Eski hal muhal

Son zamanlarda iki önemli gelişme oldu: Biri yakın tarihin en büyük gerilla örgütü olan Tamil gerillaları silahı bıraktı; diğeri Honduras'ta bir askerî darbe oldu, Amerika başta olmak üzere dünya bu darbeyi kabul etmedi.

Amerika ve Avrupa (Batı) hâlâ uluslararası düzenin tayininde birinci derecede rol oynuyorlar. Ancak eskisi kadar her şeye güçlerinin yetmediği de ortada. Batı açısından iki önemli sorun var: Çin, Rusya ve Hindistan büyük güçler olarak sahneye giriş yapıyorlar. Her üç gücün temel yönelimi Ortadoğu ve Avrasya hattıdır. Diğeri derin krizlerin yaşandığı söz konusu bölgede henüz istikrar ufukta gözükmüyor.

Orta vadede, Batı büyük ölçüde inisiyatifini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor. İslam dünyası eninde sonunda kendi içinde gevşek markaj bir entegrasyona doğru gidecek. Bu, ya ABD ve Avrupa'nın kabul etmesiyle veya Batı'yla çatışarak olacak. İslam dünyası sürgit Batı'nın güdümünde varlığını devam ettiremez; bu dünyanın buna itirazı olmasa bile Çin, Rusya ve Hindistan'ın itirazı var.

Amerika bunun farkında. 2011'e kadar Irak'tan tamamen çekilmeyi düşünüyor. Amerika için hayati sorun, bölgede jeostratejik varlığının sürmesi, İsrail'e büyük bir zararın gelmemesi ve elbette enerji kaynakları ile enerji nakil hatlarının kontrolünün kendisi dışında birilerinin eline geçmemesi. Amerika, 1979 İran İslam devriminden, İran'da denediği sayısız karşı-devrim teşebbüslerinde uğradığı başarısızlıklardan, iki Körfez savaşından ve Irak ile Afganistan'ı işgalden şunu anlamış bulunuyor: Bu bölgeyi askerî güç kullanarak stabilize edemez; diktatörlükleri koruyarak meşruiyetini devam ettiremez, İslam'a ve Müslümanlara karşı husumet besleyerek Amerikan aleyhtarlığının önüne geçemez.

Amerika, Afganistan'da hâlâ büyük hatalar işliyor. Fakat Ortadoğu'da Obama'nın yeni yüzüyle yeni bir düzen kurmaya çalışıyor. Bu düzenin parametreleri, Türkiye'nin bölgede aktif rol oynamasına dayanıyor. ABD açısından Irak'tan çekilirken, siyasallaşan Şii nüfuzun, Lübnan'ın tümüne, Körfez ülkelerine, Kuzey Arabistan'a ve Yemen'e yayılması; İran'ın tek başına bölgenin patronajlığına soyunması tehlikesi var. Tedrici olarak siyasi rejimlerin demokratikleşmesi ve kaynakların daha verimli kullanımı diğer önemli bir sorundur. Kuzey Irak'ta kurulan Bölgesel Kürt Yönetimi'nin korunması üçüncü önemli noktadır.

Bütün bunlar için bölgesel büyük bir gücün doğacak boşluğu doldurması, nazım rol oynaması gerekir. Bu, Türkiye'dir. Türkiye'nin üç önemli sorunu var: a) Devlet hâlâ kayıt-dışı siyasetin, yani cunta ve çetelerin etkisinden kurtulmuş değil. Ergenekon davası devleti bunlardan temizleme işlemidir. b) Ekonomik olarak çok daha büyük bir güç olabilir. Bunun için hem kamu hem özel sektörün daha verimli ve etkin işlemesi lazım. Bir darbe daha olsa -28 Şubat gibi- kamu kaynakları bir kere daha hortumlanacak. c) Ve tabii Kürt sorunu bir hal yoluna girmelidir. Amerika ve Batı'yı bölge, bölgeyi Türkiye, Türkiye'yi sorunları tıkamış durumda.

ABD'ye göre bundan sonra askerî darbe dönemleri sona ermiştir. Şiddet ve terörle sorunlarını çözmeye çalışan örgütlerin de miadı dolmuştur. Herkes sorunlarını siyasi zeminlerde, diyalog ve müzakere ile çözme yolunu seçmelidir. Tamil gerillaları gibi PKK da yol ayrımına gelmiş bulunmaktadır.

Öngörü böyle. Burada bizler külahımızı önümüze koyup düşünmeliyiz:

Sünniler ve Şiiler-Aleviler; Türkler ve Kürtler, Araplar ve Türkmenler; İranlılar ve Mısırlılar; 19 ve 20. yüzyıllardaki gibi ulus devlet peşinde koşmanın boş olduğunu anlamış bulunan Yahudiler, Ermeniler, Süryaniler, Kıptiler, Maruniler... Eski halin muhal olduğu besbelli. Bugüne kadar izmihlal içinde yaşadık. Bizim için hangisi daha iyi? Bize dayatılan değişim projelerine zorla dahil olmak mı; yoksa kendimiz bir araya gelmek, aramızda diyalog kurmak ve kendi iç dinamiklerimizle değişme iradesini ve azmini göstermek mi?
__________________


''Cahil, öfkelenince bağırır-çağırır; akıllı ise, yapması gerekli olan şeyleri planlar...'' (M. Fethullah Gülen)
View el Büğdüzi'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için el Büğdüzi kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz:
guherse (18.07.09), Vukuf-i Kalbi (18.07.09)
Cevapla

Etiket
eski, hal, muhal

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:11 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.