| Konular: 50,303 | Mesajlar: 311,863 | Üyeler: 10,668 | Online: 200 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum MÜCADELE » ASRIN MÜCAHİDLERİ »

ASRIN MÜCAHİDLERİ Davaları ve Dinleri Uğruna Ömürlerini Harcayan,Ahirete Göçmüş veya Küfre Karşı Hala Savaşan Mücahid(e)ler...!

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 30.08.08, 16:12   #1
erbakan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : İlim Lâzım
Üye No : 1
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Mesleği : Bilgisayar Öğretmeni
Nereden : İstanbul
Konuları : 194
Mesajlar : 1,692
Teşekkürleri: 448
599 mesajına 1,481 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5 erbakan is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 03.10.10
Durumu : Status: Offline

Standart Şehid Seyyid Kutub'un Kutlu Anısına

"Müminlerden öyle erler vardır ki onlar Allah'a verdikleri söze sadakat gösterdi; onlardan kimisi adaklarını yerine getirdi, kimileri ise beklemektedir."
(Ahzab 23)



Şehid Seyyid Kutub diyor ki:
Müslüman olarak şuna inanıyoruz ki, Yahudi devletinin sonu mutlaka gelecektir. Onun kurduğu devlet, zülüm ve diktatörlük üzere düzenlemeye çalıştığı egemenlik, pek yakında yıkılacaktır. Kur-an-ı Kerimin İsra suresinde, bu hususta inananlara müjdeler vardır..



Şehid Seyyid Kutub diyor ki:
Koca Osmanlı Devletini parçalayan, milliyetçi ve ırkçı hareketlerin ardında sinsi emellerini gerçekleştirmeye çalışan, Sultan Abdulhamid Han hazretlerini tahtan indiren ve İslam halifeliğini sona erdiren yahudidir..



Şehid Seyyid Kutub diyor ki:
Yahudiler, tarihlerinde çok kere denemiş olarak Filistin’e girip yerleşmiş, fitne ve bozgunculukları dolaysı ile de çıkarılmışlardır. Onlara iki vaad verilmiştir. Birincisini: tarihin sayfaları arasında bir çok kere deneyerek kapatmışlardır. Allah’ın vaadi haktır. Onda zerre kadar yalan ve şüphe yoktur. İkinci vaadi ise; -Allah’ın izni ile – Müslümanların elleriyle gerçekleşecektir. Yahudilerin kurdukları her devlet ve egemenlik, fitne ve bozgunculuklarından dolayı mutlaka yıkılacaktır. Kur-an-ı Kerimde bu hususta (isra süresi ayet 5) diye işaret edilmiştir.



Şehid Seyyid Kutub diyor ki:
Yahudinin devleti, egemenliği, dünyada oluşturduğu güç, maddi üstünlüğü ve bu üstünlüğüne güvenerek savurduğu tehditler Müslümanları sala korkutmamalıdır. Yüce Allah’ın vaadına ve Kur-an-ı Kerim’in ayetlerine samimi olarak inanırlar, yahudinin savurduğu tehditlerden ürküp sinmezler. Cihad emrini bırakıp köleliğe razı olmazlar.



Şehid Seyyid Kutub diyor ki:
Dünya tarihinde hiç bir millet, İsrail Oğulları gibi zülüm yapmamış, fitne ve bozgunculuk çıkarmamış, hile ve desiselere baş vurmamış, hakka ve doğru yola çağıranlara işkence yapmamış ve peygamberlerini öldürmemiştir. Yeryüzünde, inkar ve isyan bakımında da İsrail Oğulları gibi hiçbir millet, yaşamış değildir. Tarihi vesikalar, bunun birer şahidi olarak durmaktadır.



Şehid Seyyid Kutub diyor ki:
Eğer, İslam’ın doğuşundan itibaren Müslümanlar için yapılan düşmanlıkları incelemiş olursak, en şiddetli düşmanlığın Yahudilerden geldiğini görürüz. Dün olduğu gibi, bu günde aynı ölçüde ve şiddette Yahudilerin Müslümanlara karşı olan düşmanlıkları sürmektedir. Medine’de başlayan bu düşmanlık savaşı, tam on dört yüz yıldır devam edip gelmektedir. İslam’a, İslam Peygamberine, Kur-an-a ve İslam ümmetine en büyük iftirayı Yahudiler yapmıştır. Bu günde Yahudiler, İslam ve Müslümanlara karşı açık ve kesin olarak bu düşmanlıklarını ilan etmiş bulunmaktadır. Bugün, yer yüzünde Yahudi’nin en büyük düşmanı müslümandır. Müslümanın da en büyük düşmanı yahudidir.



Şehid Seyyid Kutub diyor ki:
Eğer günümüzün Müslümanları, bulundukları her yerde Yahudilerin hile, desise, plan ve bozgunculuğuna karşı uyanık olmaz ve medinede Peygamber(s.a.v) in Yahudilerin ve onların çevirdikleri dolaplara karşı aldığı tedbirlerin aynısını almaz ise, içinde bulundukları perişanlık ve dağınıklıktan kurtulamıyacaklardır. Emperyalizmin ve siyonizmin kölesi olarak, kendi ülkelerinde esir kalmakta devam edeceklerdir.



Şehid Seyyid Kutub diyor ki:
Bu İslam ülkelerinde, siyonizmin dostu ve söz birlikçisi binlerce kişi, lider, önder, düşünür, yazar, kumandan ve kahraman olarak ilan edilmiş ve en önemli işlerin başına getirilmiştir. Geçmişleri kirli ve karanlık olan bu kişiler devletin yönetimini teslim etmişler ve istedikleri her şeyi bunlara yaptırmışlardır. İslam’ın bu düşmanları, açık olarak yapamadıkları bir çok işleri ve görevleri de bunlar vasıtası ile gizli olarak yaptırmış ve başarmışlardır.
EY ŞEHİD !

Aziz şehidimiz Seyyid Kutub'un şehadetinin yıldönümünde, şehidimizin pak ve mukaddes kanları üzerine ahdimizi bir kez daha tazeliyoruz:
Kanser tümörü yahudi devleti haritadan silininceye kadar cihad ve mukavemet hattından ayrılmayacağız !

Kudüs'ün özgür ve aydınlık şafağında buluşmak üzere
__________________


AŞK DÂVÂYA BENZER,
CEFA ÇEKMEK DE ŞAHİDE,
ŞAHİDİN YOKSA DÂVÂYI KAZANAMAZSIN Kİ!
View erbakan'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için erbakan kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz:
HANZALA (30.08.08), ŞEHİDAN (01.09.08)
Alt 30.08.08, 16:31   #2
HANZALA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Fazilet
Üye No : 57
Üyelik tarihi : 09-08-2008
Mesleği : ögrenci
Konuları : 58
Mesajlar : 1,214
Teşekkürleri: 353
387 mesajına 547 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5 HANZALA is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 08.02.12
Durumu : Status: Offline

Standart

Yoldaki İşaretçi: Seyyid Kutub



"Mü'minlerden öyle adamlar vardır ki, Allah'a verdikleri söz e sadık kaldılar. Onlardan kimi (Allah yolunda şehid edilmek suretiyle) adağını yerine getirdi, kimi de (şehid olmayı) beklemektedir. (Ahidlerinde) hiçbir değişiklik yapmamışlardır"

(Ahzab, 33/23)



Çağına şahitlikte öncü bir şahsiyet olan Seyyid Kutub, 1906 yılında Mısır'ın Asyut kasabasında dünyaya geldi. İlk eğitimini ailesinden alan Kutub, orta okul ve liseyi el-Ezher Üniversitesi'nde tamamladı. Daha sonra Kahire Üniversitesi'nin Darul Ulum fakültesine girdi ve 1933 yılında mezun olduğu fakülteye öğretim görevlisi olarak atandı.



İlk çalışmalarını edebiyat alanında yapan Seyyid Kutub, 1940'lı yıllardan itibaren İslami okumalarını ve araştırmalarını derinleştirmeye başladı. 1946 yılında yayınlanan Konum Dersleri, onun İslam düşüncesiyle irtibatını kuvvetlendirdiğinin önemli bir göstergesi kabul edilir. O bu makalesinde toplumun ıslahının ve Müslümanların bu yönde çalışmasının Kur'an'ın emri olduğunu savunuyor, Mısır'ın o dönemki toplumsal yapısını ve yaşanan ifsadı eleştiriyordu.



1949 yılında sosyoloji doktorası yapmak üzere Amerika Birleşik Devletleri'ne gönderilen Seyyid Kutub, bu süreçte Amerikan hayat tarzını yakından gözlemledi, tanık olduğu ırkçılığı eleştirmiş ve tüketime dayalı Amerikan medeniyetini cahiliye olarak nitelendirdi. Bu tespit, Amerika'yı ileri bir medeniyet modeli olarak kabul edenlerce şaşkınlıkla karşılandı.



Seyyid Kutub bu görüşünü cahiliyeye yüklediği anlamı temellendirerek şöyle savunuyordu: 'İnançta, ibadette, yasama ve yürütmeyle ilgili düzenlemelerde yalnızca Allah'a kulluk etme temeline dayanmayan her toplum cahiliye toplumudur. İnsanların kulla kulluk zilletinden kurtulup, yalnızca Allah'a kulluk etme izzetine kavuştuğu tek örnek toplum tipi ise İslam toplumu'dur.'



1949 yılında İslam'da Sosyal Adalet adlı yeni bir eseri yayımlanan Kutub, bu kitabında da sosyal adaletin ancak İslam'la gerçekleşebileceği fikrini ileri sürüyordu. Amerika'da kaldığı dönemde, önceki yıllardaki eserlerini gözden geçiren ve sanat da dâhil olmak üzere her konuda İslam'ın temel alınması gerektiğini savunmaya başlayan Seyyid Kutub, her türlü cahiliye yozlaşmasından öze, yani Kur'an'a dönerek arınma çabasını sürdürüyor ve bu yolda öğrendiklerini kağıda aktarıyordu.



Seyyid Kutub, Amerika dönüşü Hasan el-Benna'nın 1928'de kurduğu İhvan-ı Müslimin hareketi ile diyalogunu arttırdı ve kısa bir süre sonra da resmi görevinden istifa ederek Ihvan-ı Müslimin adlı gazetenin yazı işleri müdürlüğüne başladı.



O dönem, Mısır'da Birinci Arap-İsrail savaşının sonrasında başlayan siyasi çalkalanmalar devam etmekteydi. Bu kargaşa ortamında Hür Subaylar Örgütü, iktidardaki Kral Faruk'a karşı bir darbe gerçekleştirmişti. Hür Subaylar Örgütü Abdünnasır'ın, Enver Sedat ve birkaç arkadaşıyla kurduğu gizli bir teşkilattı.



Darbe sonrası yönetimi bir süre perde arkasından yürüten Abdünnasır, daha sonra devlet başkanlığı görevini resmen ele aldı. Abdünnasır, İhvan-ı Müslümin'in İslami toplum teklifine şiddetle karşı çıkıyor ve Mısır'ın bu en güçlü muhalif hareketine karşı ciddi bir baskı rejimi uyguluyordu.



1954'te Abdünnasır'a yapılan suikast girişimi birçok İhvan mensubunun tutuklanması için fırsat olarak değerlendirildi. Ağır bir baskının ve zorbalığın yaşandığı bu dönemde tutuklananlar arasında Seyyid Kutub da bulunuyordu.



İhvan mensupları hapishane cellatları tarafından ağır işkencelere maruz kalmaktaydı. Seyyid Kutub da işkenceden dolayı mide ve bağırsak kanaması geçirmişti. Buna rağmen cellâtlar; eğitilmiş köpekleri mahkûmların üzerine saldırtıyor; işkence, hastalık ve yorgunluktan harap olmuş bedenleri bir de köpekler parçalıyordu. Öyle ki, mahkemesini izlemek amacıyla Mısır'a gelen insan hakları temsilcisinin Seyyid Kutub'un vücudundaki işkence izlerini görmemesi için mahkemesi dahi ertelenmişti.



İnsan hakları temsilcisinin Mısır'dan ayrılmasından iki hafta sonra Kutub, mahkemeye çıkarıldı ve hapse mahkûm edildi.



15 yıl hapis cezası alan ve hapiste kaldığı sürece çok ağır işkencelere uğrayan Kutub, 1954 ve 1964 yılları arasında kaldığı hapishanede, tüm zorluklara rağmen Fi Zilâl'il-Kur'an ile Müslümanların düşünce dünyasında çığır açan Yoldaki İşaretler adlı eserini kaleme almayı başardı.



Bir tefsir çalışması olan Fi Zilal'il Kur'an'da vahyin mesajını yaşadığı çağ ile irtibatlandırarak, Kur'an'ın hayata yol gösteren rehber bir kitap olduğunu izah eden ve insanları Kur'an'ın gölgesinde bir hayata çağıran Seyyid Kutub, Yoldaki İşaretler kitabıyla da İslam düşüncesinde yeni bir dönemin işaretçisi oldu.



Kutub, cahiliye karanlığında bir meşale olan Yoldaki İşaretler'de Kur'an temelli bir akidenin ve yalnızca bu akidenin hayat verdiği İslami hareketin, İslam toplumunun yeniden inşası için önemli bir adım olduğunu söylüyordu. Şayet bu çağrının Mısır halkında güçlü bir şekilde yankılanmasına fırsat olsaydı, tarihin başka bir istikamet kazanması ihtimali yüksekti.



1965 yılında, Yoldaki İşaretler'de yer alan düşüncelerinin kendisi için nasıl bir tehdit oluşturduğunu fark eden Abdülnasır'ın emriyle Seyyid Kutub tekrar tutuklandı ve mahkeme sonunda idamına karar verildi.



Hapis ve işkence döneminin yeniden başladığı bu süreçte, Abdünnasır, özür dilediği takdirde Seyyid Kutub'u affedeceğini söylüyordu, hatta bunun için ailesini dahi baskı altına alıyordu ama 60 yaşında olmasına ve türlü işkencelere rağmen, Seyyid Kutub davasından vazgeçmedi ve Nasır'ın teklifine karşı şu tarihi cevabını verdi:

"Eğer Allah kanunu ile mahkum edilmişsem ben Hakk'ın hükmüne razıyım. Eğer batıl kanunlarla mahkum olmuşsam ondan çok daha üstün bir düşünceye sahip olduğum için batıldan ve münafıklardan merhamet dilemem. Allah'a şükürler olsun ki on beş sene cihad ettikten sonra bu mertebeye ulaştım. Ben Allah yolunda yaptığım iş için asla özür dilemem. Namazda Allah'ın birliğine şehadet eden parmağım asla bir tağutun hükmünü onaylayan tek bir harf bile yazmayacaktır."

Müslümanlara her türlü cahiliyeden koparak Kur'an'a dönmeleri çağrısında bulunduğu Yoldaki İşaretler, bir bakıma Seyyid Kutub'un idam fermanı oldu.



İnfaz kararı 29 Ağustos 1966'da uygulanan Seyyid Kutub, vahye şahitliğini şehitlik mertebesine taşırken, geride bıraktığı eserleri ve düşünceleri ile İslami mücadele yolunda önemli bir işaretçi olarak yerini alıyordu…



Rabbimiz, şehadetini kabul etsin…
__________________
أنت وأنا، صُنعنا من عجين مبلل بالدموع
فليتأملوا ألواننا: فنحن من دم وطين!
View HANZALA'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için HANZALA kullanıcısına teşekkür edenler:
ŞEHİDAN (01.09.08)
Cevapla

Etiket
anısına, kutlu, kutubun, seyyid, Şehid, şehid seyyid kutub

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:19 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.