| Konular: 50,303 | Mesajlar: 311,863 | Üyeler: 10,668 | Online: 197 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum MÜCADELE » ASRIN MÜCAHİDLERİ »

ASRIN MÜCAHİDLERİ Davaları ve Dinleri Uğruna Ömürlerini Harcayan,Ahirete Göçmüş veya Küfre Karşı Hala Savaşan Mücahid(e)ler...!

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 04.09.09, 15:30   #1
Hatice Kübra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Akademi
Üye No : 3705
Üyelik tarihi : 12-04-2009
Konuları : 17
Mesajlar : 225
Teşekkürleri: 1
91 mesajına 188 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4 Hatice Kübra is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 06.05.10
Durumu : Status: Offline

Standart Emir Muaviye İle Şeytan

Emir Muaviye İle Şeytan



Üç ayların gelişiyle bütün mü’min gönüller yeşerir, herkes Dergah-ı İzzetten paylarına düşeni hesaba, amelleri sıraya koyduktan sonra başlar. Arada, ameli az olsa da talebi çok olanlar da vardır. Hatta bunların sayısı daha da çoktur. Gerçi günah hesabımızı yapmaya kalksak, sonra Huzura varmak istesek “denizler mürekkep, ağaçlar kalem olsa” sonunu getiremeyiz. Biz kuluz eksiğimiz kusurumuz çoktur ama yokmuş sayılmasını arzu ederiz. Kulluğuna talip olduğumuz Mevlamız da nice kusurları afv edip, kusurluları mağfiret etmiştir. Bundan dolayı ümid besleriz.



Bu ümid ile kusurları hatırda tutup amelleri artırmaya, ahlakımızı düzeltmeye, her iyilik ve ibadetler cehennemden uzaklaşıp cennete yakın olmaya çalışırız. Farzları edaya ihtimam, sünnetlere itibar, nafileye gayret ederiz. Bilmediklerimizi öğrenmeye, bildiklerimizi kuvvetlendirmeye, dilden gönüle, kalden hale çevirmeye çalışırız. Gayretimiz ve samimiyetimiz ölçüsünde kolaylık bulur, ibadetin-taatin lezzetini duyar, imanın bütün hücrelerimize yayıldığını sezeriz.



Bu yoldan daha önce geçmiş olanların, Hakkı arayıp da bulmuş olanların tecrübeleri yol gösterici olur. Sözleri dilin kıvraklığıyla değil gönlün marifetiyle söylendiği için tesirli ve irşad edicidir. Bu düşünceyle, her gün vird edindiğimiz Kur’an-ı Kerim, Hadis-i Şerif, ilmihal ve İslam Tarihi okumalarına bir de evliya kıssaları ve sözlerini eklemeyi istedik. Nefislerini terbiye etmiş, hidayet yolunda binek eylemiş Hazeratın hayatı büyük delildir. Çünkü evliyalar piri Hz.Mevlana der ki: Nefs-i emareyi mürşidin sayesinden başka bir şey öldürmez. Bu yüzden o nefsi öldüren zatın irşadına sıkı tut. Onun eteğini sıkı sıkı tutmak Allahın tevfikidir. Sana gelen manevi her kuvvet de onun cezbi eseridir.



Bazen Tezkiret-ül Evliyayı okusak da Hz.Mevlana’nın Mesnevi şerhi başucumuzda bulunan hikmet ve irfan hazinesidir. Oradan bir bölüm:

“Mü’miner mahşerde diyecekler ki: Ey melekler, cehennem umumun müşterek bir yolu değil miydi? Mü’min de kafir de o cehennemden geçecekti. Halbuki biz bu yolda duman ve ateş görmedik. İşte cennet ve emniyet makamı. O korkunç geçit nerede kaldı?

Melek onlara diyecektir ki: Fülan yerden geçtiğiz vakit gördüğünüz yeşil bahçe yok muydu? Cehennem ve şiddetli siyaset mahalli orasıydı. Fakat size bağ, bostan ve ağaç oldu.



Siz bu cehennem tabiatli nefsi ve onun fitne çıkaran macusi ateşini, mücahedeler ettiniz de temizlediniz. Allah rızası için, onun ateşini söndürdünüz. Alev alev yanan şehvet ateşiniz, takva yeşilliği ve hidayet nuru oldu. Gazap ateşiniz hilim, cehalet ve zulmetiniz ilim haline geldi. Hırs ve tama ateşiniz i’ta ve îsâra, diken gibi olan hasediniz gülzara tahavvül eyledi.

Siz nefsinizdeki bu bütün ateşleri mukaddema, yani, dünyada iken Allah rızası için söndürdünüz. Cehennemlik nefsi bir bağ haline getirdiniz ve oraya vefa tohumu ektiniz. Zikir ve tesbih bülbülleri orada akan nehir kenarındaki çimenlerin üstünde güzel güzel terennüm etmektedir. Hak davetçisi olan Peygambere itaat ettiniz ve nefis cehennemine su döküp ateşini söndürdünüz.



Hz. Mevlana cehennemin kulların ibadet ve taatleriyle cennete tebdil olduğunu izah ettikten sonra nefsi tanıtmaya ve onun fena sıfatlarından bahsetmeye başlıyor. Sonra da bir kıssasını anlatıyor:

“Bu alçak nefis, seni fani bir kazanca sevk etmek ister. Ne vakte kadar o kazanç ile oyalanacaksın. Eğer o alçak nefis senden şerif, mübarek, manevi bir kazanç, Salih ameller isterse sakın aldanma ki o talebin arkasında o düşman nefsin bir oyunu-bir hilyesi vardır.

Haberde varid olmuştur ki mü’minlerin dayısı Muaviye köşkünde uyumuştu. Kapılar içerden kilitliydi, çünkü halkın ziyaretinden usanmıştı. Ansızın biri onu uyandırdı. Gözünü açınca adam saklandı. Köşkde kimse yoktu, bu küstahlığı eden, bu cür’eti gösteren de kimdi. Kapının gerisinde bedbaht birini gördü ki perdenin arkasında yüzünü gizliyordu. “Hey! Kimsin diye sordu. O da adım iblis-i şaki’dir dedi. Muaiye, beni böyle kemal-i ciddiyetle niye uyandırdın, doğrusunu söyle, aksini ve zıddını söyleme dedi. Şeytan dedi ki “namaz vakti geldi, çabuk mescide gitmek lazım. Muaviye dedi ki” hayır senin böyle bir hareketin olamaz. Benim için hayra delalet etmek garazı sende bulunmaz.

Şeytan dedi ki: Biz evvel melekler arasındaydık, canla başla taat ve ibadat yolunda gidiyorduk. Yol saliklerinin mahremi, arş sakinlerinin hemdemi idik. İlk sanat nasıl unutulur, ilk muhabbet nasıl gönülden çıkar. Birkaç gün beni huzurundan koğmuşsa da benim gözüm Onun güzel ve mübarek cemalinde kalmıştır. Emir Muaviye dedi ki “bu söylediklerin doğrudur lakin bunlardan senin nasibin eksiktir. Sen benim gibi yüz binlerce insanın yolunu vurmuş, çukur kazmış, hazineye kadar girmişsindir. Sen ateş ve neft gibisin. Yakmaman için çare yotur. Senin elinden elbisesi yırtılmamış kim vardır. Lanet odur ki Allah seni yakıcı ve bütün hırsızların ustası kılmıştır.

Şeytan Muaviyeye dedi ki: Ben sahte ve geçer akçe için mihenk taşıyım. Allah beni aslanla köpek, geçer akçe ile sahtenin imtihanına sebep kıldı. Ben bir sarrafım, kıymetsizi ayırd ederim. Ben iyilere kılavuzluk ederim. Ancak kurumuş daları koparırım. İnsanların önüne koyduğum hile otları o canlının hangi cinsten olduğunun belli olması içindir. Kurt ahudan bir yavru dünyaya getirir, onun kurt mu ahu mu olduğunda şüpheye düşülürse, ot ve kemiği önüne koyarlar. Eğer kemik tarafına gelirse kurt, ot tarafına giderse ahudur. Allahın kahr ile lutfu birleşti, bu ikisinden cihanda hayır ve şer doğdu. Sen nefsin gıdasıyla ruhun gıdasını arz et, eğer nefsin gıdasını ararsa ebterdir, şakidir, ruhun gıdasını ararsa serverdir, saiddir.

Ben iyi bir kimseyi nasıl fenalaştırırım? Allah değilim! Ben ancak bir davetçiyim. Güzeli ve çirkini ben yapmam Rab değilim! Güzele ve çirkine karşı aynayım. İşim budur. Çirkin nerde, güzel nerde söyleyeyim diye o sanaktkar beni böyle gammaz ve doğru sözlü yaptı. Ben nerede meyveli bir ağaç görsem bir dadı gibi terbiye ederim. Nerde acı ve kuru bir ağaç görsem taze dalları da kurutmasın diye onu keserim.

Emir Muaviye dedi ki: Ey şaki huccet söyleme ve davana delil getirme. Bende senin için yol yoktur, beyhude yol arama. ..Allahım şeytanın bu sözleri duman gibidir. Destgirim ol yoksa kilimim kararacak, kalbim kapkara olacaktır. Ben hüccet ve delil ile şeytana galebe edemem çünkü o yüksek ve alçak herkesin fitnesidir…. Ey halkı yakan ve fitne çıkran iblis beni niçin uyandırdın.

Şeytan dedi ki: Ey saf kimse benden niçin Allaha tazarru ediyorsun: Benden değil o alçak nefsin şerrinden inle. Ben halk arasında ithama uğradım. Kadın ve erkek yaptığı işi bana isnad eder.

Kalp yalan sözden mutmain olmaz, su ile karışmış yağ ziyayı artırmaz. Doğru söz kalbi rahatlatır, doğruluklar gönül tuzağının daneleridir. Kalp hasta ve ağzının tadı bozumuş olmalı ki doğru ile yalanın çeşnisini fark edemesin. Kalp hastalıktan ve illetten salim olursa yalanın ve doğrunun tadını alır.

Emir Muaviye dedi ki: Ey hilekar şeytan sen uyanıklığın düşmanı olduğun halde beni niçin uyandırdın. Şeytan dişlerini sıkarak dedi ki: Seni onun için uyandırdım ki devletli ve saadetli Peygamberin arkasında cemaatle namaza yetişesin. Eğer namazın vakti geçmiş olsaydı bu cihan, senin gözüne kararır e ziyasız kalırdı. Aldandığından ve dertli olduğundan iki gözünden kırbalar gibi yaşlar akardı. Namaz vaktinde aldanıp cemaate yetişemeyişinden o dertli ah edişin yüz namaz yerine geçerdi. Ben mekrimi ortaya koymalıyım. Ben düşmanım işimde mekr kindir.

Muaviye dedi ki: Tamam şimdi doğru söyledin, senden ancak bu beklenir. Senin beni hayra davet edişin ancak daha hayırlısından men etmek içindir.



Serpil ÖZCAN


(Akra fm)


Alıntı




Konu Hatice Kübra tarafından (04.09.09 Saat 15:44 ) değiştirilmiştir..
View Hatice Kübra'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Hatice Kübra kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz:
el Büğdüzi (04.09.09), MillîGenclik (04.09.09)
Cevapla

Etiket
emir, muaviye, İle, şeytan

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
İmam el-Emir es-San'anî Sükut-u Leyl ASRIN MÜCAHİDLERİ 0 20.08.09 15:51
Emir kelimesi ile ilgili ayetler Sükut-u Leyl D,E,F,G 0 29.06.09 21:10
Emir Velid şehid oldu ... واويلا CİHAD BELDELERİNDEN HABERLER 5 29.12.08 23:00
emir demiri keser.. Saltuk Şamil DUYURULAR 14 02.12.08 09:44
EMiR DeMiRi KeSeR.. :) MillîGenclik LATİFE 0 18.08.08 12:45

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:43 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.