| Konular: 50,303 | Mesajlar: 311,863 | Üyeler: 10,668 | Online: 204 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum MÜCADELE » ASRIN MÜCAHİDLERİ »

ASRIN MÜCAHİDLERİ Davaları ve Dinleri Uğruna Ömürlerini Harcayan,Ahirete Göçmüş veya Küfre Karşı Hala Savaşan Mücahid(e)ler...!

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 25.02.10, 19:12   #1
Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 888
Üyelik tarihi : 20-10-2008
Konuları : 1521
Mesajlar : 7,102
Teşekkürleri: 7,769
2,861 mesajına 4,489 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 11 Muhammed is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 26.02.10
Durumu : Status: Offline

Standart Allah yolunda şehit olanların hikayesi

Allah yolunda şehit olanların hikayesi

Engin Çelik'in Özel Haberi


Allah yolunda öldürülenlere ölü demeyin hayır onlar diridirler ancak siz göremezsiniz.... Şubat ayı şehitler ayı olarak bilinir... İşte o şehitlerden bazılarının hayatları ve şehadetleri...



HAMZAT GALAYEV



Hamzat Gelayev Çeçen cihadının efsane komutanlarından birisidir. Çarlık döneminden günümüze kadar Rus tahakkümünü kabul etmeyen kahraman Çeçen halkının direnişi oluşturan önemli ailelerinden Guhoy ailesine mensuptur.

Gelayev birinci Çeçen cihadının ilk günlerinden itibaren şehid oluncaya kadar direniş silahını elinden bırakmamıştır. Kendi ailesine mensup olan ve çevre bölgelerden gelen gençleri organize etmiş ve eğitmiştir. Bu şekilde direnişine çok büyük katkılar sağlamıştır.

Gelayev, heybetli duruşu, savaş konusundaki üstün zekası ve cesareti ile Çeçen halkı arasında adeta bir efsaneydi. Birçok başarılı operasyon gerçekleştiren Galayev Rus birliklerine çok ağır kayıplar verdirdi.

Gelayev 28 Şubat 2004'te Rus askerleri ile girdiği bir çatışmada şehid düştü. Hamzat Gelayev şehid oldu.

Onların açtığı bu kutlu yolda yürüyen Müslümanlar, kendilerine emanet edilen sancağı devralmış ve zafere doğru adım adım ilerlemektedirler.

Ne mutlu onların yollarından yürüyenlere... Selam olsun sana Şehid Gelayev!
View Muhammed'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Muhammed kullanıcısına teşekkür eden 5 üyemiz:
arifan yolcusu (25.02.10), büşra112 (06.03.11), Durr-û Meknûn (27.02.10), gülsümgül (07.01.11), Medine Sevdalisi (25.02.10)
Alt 25.02.10, 19:14   #2
Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 888
Üyelik tarihi : 20-10-2008
Konuları : 1521
Mesajlar : 7,102
Teşekkürleri: 7,769
2,861 mesajına 4,489 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 11 Muhammed is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 26.02.10
Durumu : Status: Offline

Standart

BİLAL YALDIZCI



1967'de İzmir'in Ödemiş ilçesinde dünyaya gelen Bilal Yaldızcı, ailenin tek erkek çocuğuydu. Ailesi, tek erkek çocuk olması sebebiyle üzerine çok düşüyordu. Lise yıllarında Afganistan cihadıyla yakından ilgilenen her genç gibi Bilal'ın de yüreğinde fırtınalar kopuyordu.

Lise yılları hep mücadele ile geçti. Yaptıklarıyla, arkadaş çevresini ve ailesini oldukça şaşırtıyordu. Liseden sonra Afganistan'a gitmeye karar veren Bilal, evden ayrılırken ailesine Pakistan'a üniversite okumaya gidiyorum, demişti. Bilal önce Pakistan'a, oradan da cepheye katılmak için Afganistan'a geçti.

Penşir Vadisi'nde Ahmet Şah Mesut'un birliklerine dahil oldu. Hindikuş dağlarında Ruslara karşı yürütülen amansız mücadelenin her safhasında yer aldı. Dönüş vakti gelip çattı Bilal, hazırlığını yapmış, silahını teslim etmiş, arkadaşlarıyla vedalaşmaya hazırlanıyordu. Ahmet Şah Mesut'tan haber geldi.




Pakistan sınırına yirmi beş kilometre mesafedeki Rus garnizonunu kuşatacaktı. Bilal'ın içi bir tuhaf oldu. o kuşatmada bende olmalıyım diyerek, mücahit grupların arasına karıştı. 29 Ekim 1987 sabahı Bilal, Hz. Bilal'dan muştu almışçasına sabah ezanını okudu. Bilal'ın yanık sesi Panşir Vadisi'nde dalga dalga yayıldı.

Sabah namazı eda edildikten sonra harekete geçildi. İkindiye doğru Rus garnizonu kuşatıldı. Yoğun çatışmalar başladı. Silah sesleri, tekbirlerle birbirine karıştı. Kendinden geçen mücahitler, şehadete koşmak için adeta birbiriyle yarışıyordu. Bunların arasında Bozdağ'ın heybetli delikanlısı Bilal de vardı.

Şehit Bilal, Afgan toprağına kanını İslam’ın muzafferiyeti için akıtmıştı.
View Muhammed'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Muhammed kullanıcısına teşekkür eden 4 üyemiz:
arifan yolcusu (25.02.10), büşra112 (06.03.11), gülsümgül (07.01.11), Medine Sevdalisi (25.02.10)
Alt 25.02.10, 19:21   #3
Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 888
Üyelik tarihi : 20-10-2008
Konuları : 1521
Mesajlar : 7,102
Teşekkürleri: 7,769
2,861 mesajına 4,489 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 11 Muhammed is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 26.02.10
Durumu : Status: Offline

Standart

ŞEHİD KOMUTAN İBN-UL HATTAB



1970 yılında Arap Körfezinde varlıklı ve kültürlü bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Çok cesur, kuvvetli ve gözü pek bir genç olarak yetişen Hattab İslam ümmetinin sıkıntılarını yakından takip ederdi. Babası sık sık diğer kardeşleriyle birlikte Hattab'ı dağa götürür zor şartlara hazırlardı. Çok çalışkan bir öğrenciydi.

Ve Afganistan'daki kardeşlerine yardım etmeye, onların yanına gitmeye karar verdi. Hattab Afganistan'da kendisini savaş ve komutanlık üzerine geliştirdi.

Hattab eğitimini tamamladıktan sonra cepheye gönderildi. Cephede çok önemli, operasyonlara imza attı. Korkusuzluğuyla herkesi hayrete düşürdü.

Afganistan Tacikistan’dan sonrada Çeçenistan’da cihat vazifesini yerine getirdi.




Bir âlim onun için şöyle diyor; "Onun görünüşü kafire ve münafığa korku, Müslümanlara ise ferahlık veriyordu!"

Şehadet onu zehirli bir mektupla buldu.
Çok sevdiği bir arkadaşından (onu Şehid eden münafık) mektup geldi. Mektubu açtı ve okumaya başladı. O sırada yemek yiyordu. Mektubu okuduktan bir süre sonra bir halsizlik baş gösterdi. Ve arkasından yüksek ateş.

Zehir elinden yediği yiyeceğe, oradan da vücuduna iyice yayılır. Bir süre sonra görme melekesini de kaybetti.

'Ben şehid olacağım, kağıt kalem getirin ve son vasiyetimi yazın' dedi, bu sırada kan kusuyordu. Vasiyetini bitirdikten yaklaşık 3 saat sonra iyice ağırlaştı ve bir süre sonra şahadet getirerek şehid oldu.
View Muhammed'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Muhammed kullanıcısına teşekkür eden 4 üyemiz:
arifan yolcusu (25.02.10), Durr-û Meknûn (27.02.10), gülsümgül (07.01.11), Medine Sevdalisi (25.02.10)
Alt 25.02.10, 19:23   #4
Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 888
Üyelik tarihi : 20-10-2008
Konuları : 1521
Mesajlar : 7,102
Teşekkürleri: 7,769
2,861 mesajına 4,489 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 11 Muhammed is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 26.02.10
Durumu : Status: Offline

Standart

ŞEYH SAİD




Şeyh Said, Şeyh Mahmut Efendinin oğludur. Şeyh Mahmut Efendi, Şeyh Ali Septi Amedi'nin oğludur. Bu arada Şeyh Said'in dedesi olan Şeyh Ali Efendi, Diyarbakır'ın Bismil ilçesinin Çilustun köyündendir. Kendisi Mevlana Halid-i Bağdadi'nin halifesidir. Babası da molla Kasım'dır. Molla Kasım'ın babası Molla Haydar, onun babası Seyyid Hüseyin el- Hüseyni'dir. Dedesi Elazığ ilinin Palo ilçesine göç ettiğinden Şeyh Said'in doğumu da burada olmuştur.

Şeyh Said'in yaşadığı dönemdeki olumsuzluklar İslami çevrenin ve Müslüman kamuoyunun hoşnutsuzluğunu artırmıştı. İslami çevrelere yerleştirilen muhalefet ise pasif muhalifti. Ancak bu pasif muhalefet içerisinde yer yer aktif muhalefetlere de rastlanabiliyordu dönemde sarıklı başlarını darağaçlarına uzatmış Alimlerin sayısı hiç de az değildi. Şeyh Said'in hareketi bu aktif muhalefetler içerisinde en etkili olanıdır.

Ancak bu hareketi genel muhalefetten bağımsız ele almak bazı çevrelerin iç politikada yansıtmaya çalıştığı gibi salt ve yöresel ve ulusal bir hareket saymak mümkün değildir. Bilakis genel İslami direnişin en etkin ve en önemli tezahürlerinden biridir. Fakat özellikle bazı çarpıtmalar ve sansürler nedeniyle bugüne kadar onu sıhhatli bir şekilde tanınması ve anlaşılması engellenmiştir.

1892’lerden itibaren Şeyh Said mücadeleye başlar. İttihatçıların padişaha karşı isyan ettiğini ve halifeye itaat etmediğini söyleyerek bunlara karşı cihadın farz olduğunu bütün aşiret ağalarına duyurmaya çalışıyordu. Şeyh Said at sırtında bütün bölgeyi dolaşıyor. Halkı irşad ediyor, onlara cihad ruhunu aşılıyordu.

Şeyh Said’in bacanağı Cibranlı Binbaşı Kasım’ın hükümetle haberleşerek şeyh Said’i tuzağa düşürmüş, yakalanmasına sebep olmuştur.

Ve kurulan İstiklal mahkemelerinin verdiği karar neticesinde Şeyh Said idam edildi.
View Muhammed'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Muhammed kullanıcısına teşekkür eden 3 üyemiz:
arifan yolcusu (25.02.10), gülsümgül (07.01.11), Medine Sevdalisi (25.02.10)
Alt 25.02.10, 21:11   #5
Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 888
Üyelik tarihi : 20-10-2008
Konuları : 1521
Mesajlar : 7,102
Teşekkürleri: 7,769
2,861 mesajına 4,489 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 11 Muhammed is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 26.02.10
Durumu : Status: Offline

Standart

Şeyh Şamil (1797 - 1871)



İmam Şamil 1797 yılında Dağıstan’ın Gimri köyünde dünyaya geldi. Babası Dengau Muhammed’dir. Şamil Kumuk kökenli bir Türk'tür. 15 yaşında iken at binerek kılıç kuşandı. 20 yaşına geldiğinde iki metreyi aşan boyu ile atlama, ateş etme, güreş, koşu, kılıç gibi spor dallarında üstün yetenek sahibi olmuştu.

Öğrenimine bilgin Said Harekani’nin yanında başladı. Daha sonra kayınpederi olan Nakşibendi Şeyhi Cemaleddin Gazi Kumuki’nin öğrencisi oldu. Son derece sade ve kanaatkar bir hayatı vardı. Şamil, İmam yani devlet başkanı seçildikten sonra Ruslara karşı daha etkili savaşmak için lüzumlu idari ve askeri teşkilatları yeni esaslara göre tanzim etti..

Döneminde tophaneler, baruthaneler, silahhaneler yapılmış, muntazam birlikler halinde askeri teşkilat kurulmuştur. Güçlü hitabeti, kararlı tutumu ve askeri dehasıyla büyük başarılar kazanmış, ünü kısa zamanda yayılarak, otoritesi Dağıstan civarında yaşayan geniş topluluklar tarafından kabul edilmiştir oldular. Şamil imam seçildiği 1834 yılından 1859 yılına kadar Rusya’nın büyüklüğü ve kudretine rağmen yılmadan mücadeleyi sürdürdü. Kendinden önceki iki imamın döneminde de fiilen 10 yıl savaşlara iştirak ettiğinden durup dinlenmeden cihad ettiği süre tam 35 yılı bulmuştur .

1839’da Ahulgo Tepesinde 3.000 mürid ile General Grabbe komutasındaki 10.000’i aşkın üstün donanımlı Rus ordusunun kuşatmasına 80 gün süreyle direnişi harp tarihine Dost ülkelerden hiçbir yardım göremeyen İmam Şamil’in, nihayet elindeki bütün kuvvet kaynakları tükenir ve 1859’un 6 Eylül’ünde Gunip’te Prens Baryatinsky komutasındaki 70.000 kişilik Rus ordusuna, yanında birkaç yüz kişi kalıncaya kadar direndikten sonra teslim olur. Aradan ancak on yıl geçtikten sonra Çar, onun Hac’ca gitmesine izin verir.

Şamil, 1870 yılında maiyetindeki adamları ile birlikte Rusya’dan ayrılarak önce İstanbul’a uğrar. Sultan Abdülaziz tarafından karşılanarak sarayda ağırlanır. Şamil, aşkına düştüğü son menzile bir an evvel varmak için Sultan’ın kendisine tahsis ettiği gemi ile yola koyulur Hac sırasında orada bulunduğunu duyan, dünyanın dört bir yanından gelmiş yaklaşık yüzbin müslümanın onu görmek için yarattığı izdiham sonucu, hükümet makamları İmam Şamil’i Kabe’nin üstüne çıkarmak suretiyle bu hayran kalabalığın arzusunu tatmin edebildi.

Şamil, hac farizasını yerine getirdikten sonra Medine’ye geçer. Medine günlerinde son derece takatten düşer, çektiği büyük ızdırap artık tahammül edilmez bir hal alır ve hastalanarak yatağa düşer.

Bütün hayatını ülkesinin milli bağımsızlığına adayan, askeri dehasını bütün dünyaya ve bizzat ebedi düşmanı Rus yüksek makamlarına dahi kabul ettiren, adını dünya tarihine "gelmiş geçmiş en büyük gerilla lideri" olarak yazdıran İmam Şamil 4 Şubat 1871’de 74 yaşında iken hayata gözlerini yumar.
View Muhammed'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Muhammed kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz:
arifan yolcusu (25.02.10), Medine Sevdalisi (25.02.10)
Alt 25.02.10, 21:13   #6
Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 888
Üyelik tarihi : 20-10-2008
Konuları : 1521
Mesajlar : 7,102
Teşekkürleri: 7,769
2,861 mesajına 4,489 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 11 Muhammed is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 26.02.10
Durumu : Status: Offline

Standart

ZELİMHAN YANDARBİYEV



Zelimhan Yandarbiyev, aile fertlerinin sürgüne gönderilmiş olması sebebiyle 1952'de Kazakistan'da sürgünde dünyaya geldi. Ailesi daha sonra 1958'de vatanına geri dönme fırsatı buldu. Grozni'deki Çeçen - İnguş Devlet Üniversitesi'nin Rus ve Çeçen Edebiyatı bölümünü bitirdi. Sonra Moskova'daki Gorki Enstitüsü'nün Edebiyat bölümünden mezun oldu. Vaynah Demokratik Partisi'nin kurucuları arasında yer aldı.

Cevher Dudayev'in bu partinin başkanlığına geçirilmesinde onun rolü oldu. 1991'de Çeçen- İçkerya Cumhuriyeti'nin bağımsızlığını ilan etmesinin ardından gerçekleştirilen ilk seçimlerde bu ülkenin parlamentosuna girdi. 1993'te de ülkenin cumhurbaşkanı yardımcılığı görevine getirildi. 22 Nisan 1996'da Çeçen - İçkerya Cumhuriyeti'nin ilk cumhurbaşkanı Cevher Dudayev'in şehit edilmesinin ardından bu devletin cumhurbaşkanlığına seçildi. Şubat 1997'de Aslan Maşadov'un ülkeye cumhurbaşkanı seçilmesine kadar da bu görevi sürdürdü.

İslami Uyanış ve Kalkınma Teşkilatı'nın da başkanlığını yapan Yandarbiyev, Çeçen direnişi hakkında İslam ülkelerini ve Müslüman halkları bilgilendirmek amacıyla muhtelif etkinliklerde bulundu, konferanslar verdi. Yürüttüğü diplomatik faaliyetler ve etkinliklerde 1999-2003 arasında Çeçenistan cumhurbaşkanı Aslan Maşadov'un resmi temsilcisi sıfatıyla hareket ediyordu.

Zelimhan Yandarbiyev, 2002'den buyana Katar'ın başkenti Devha'da sürgün hayatı yaşıyordu.

3 Şubat 2004'te, Katar'ın başkenti Devha'da arabasına konan bir bombanın hedefi oldu, Bu bombanın patlatılması olayında ağır bir şekilde yaralandı Hamd hastanesine kaldırıldı. Ancak hastaneye kaldırılmasından kısa bir süre sonra hayatını kaybetti. Olayda iki yardımcısı da şehit oldu.
View Muhammed'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Muhammed kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz:
arifan yolcusu (25.02.10), Medine Sevdalisi (25.02.10)
Cevapla

Etiket
allah, hikayesi, olanların, yolunda, şehit

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Allah yolunda cihad Cihad Yıldızı İSLAMİ HAYAT SORU-CEVAP 0 08.12.09 08:54
Allah (c.c.) yolunda yarım gün yürümek: muallim SERBEST KÜRSÜ 0 17.11.09 07:46
10/08/09 Haftanın konusu: Allah yolunda infak fatımatüzzehra Haftanın Konusu 13 19.08.09 10:38
Allah yolunda kan akıtan ilk Müslüman Cihad Yıldızı ASRIN MÜCAHİDLERİ 2 15.06.09 09:46
ALLAH Yolunda Cihad müttaki CİHAD 28 27.10.08 15:27

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:02 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.