| Konular: 50,303 | Mesajlar: 311,863 | Üyeler: 10,668 | Online: 198 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum MÜCADELE » ASRIN MÜCAHİDLERİ »

ASRIN MÜCAHİDLERİ Davaları ve Dinleri Uğruna Ömürlerini Harcayan,Ahirete Göçmüş veya Küfre Karşı Hala Savaşan Mücahid(e)ler...!

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 05.07.10, 14:46   #1
Cihad Yıldızı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 4270
Üyelik tarihi : 23-05-2009
Nereden : istanbul
Konuları : 2560
Mesajlar : 6,825
Teşekkürleri: 3,031
2,893 mesajına 5,202 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Cihad Yıldızı is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 03.02.12
Durumu : Status: Offline

Standart Seyyid Muhammed Fadlullah'ın Örnek Mücadelesi ve hayatı

Lübnan Hizbullah'ının manevi mürşidi Seyyid Muhammed Hüseyin'in biyografisi.

SEYYİD MUHAMMED HÜSEYİN FADLULLAH EN SEVGİLİYE KAVUŞTU

Ayetullah Seyyid Muhammed Hüseyin Fadlullah Beyrut’un güneyinde Bahman hastanesinde 75 yaşında vefat etti.

Seyyid Muhammed Hüseyin Fadlullah’ın basın bürosu yetkilileri, Beyrut’un güneyinde Haret Hureik’te el Hasaneyn Camisinde yaptıkları basın toplantısında ölümü hakkında basına bilgi verdiler

Fadlullah’ın aile üyeleri Hasaneyn Camisine yakın bir yerde baş sağlığı dileklerini kabul etmeye başladılar.

Basın bürosundan verilen bilgiye göre cenaze merasiminin Salı günü öğleden sonra saat 13:30 da yapılacağı planlanıyor. Haret Hureik’teki evinden alınacak olan cenazesi el Hasaneyn camisinde defnedilecek.

Seyyid Fadlullah geçen aylarda birkaç kere hastaneye kaldırılmıştı. Cuma günü iç kanama sonrası sağlığındaki bozulma üzerine yoğun bakıma alındı.

SEYİD FADLULLAH’IN BİYOGRAFİSİ

Doğumu ve Çocukluğu:

Seyyid Muhammed Hüseyin Fadlullah , 16 Kasım 1935 yılında Irak’ın kutsal şehri Necef’te doğdu. Oğlunun yaşamını ve düşüncelerini büyük bir ölçüde etkileyen babası tarafından büyütülüp eğitildi.

Babası Seyyid Abdurrauf Fadlullah Hicri 1325 yılında doğdu.Necef’e giderek Seyyid Ebul Hasen el İsfahani, Seyyid Abdulhadi el Şirazi, ve Mirza Fatah Eş Şahid’in yanında ilim tahsili gördü. Kısa bir süre içerisinde önde gelen bir ilim adamı, araştırmacı ve takdir edilen bir müderris oldu. Kardeşi Seyyid Muhammed Said ile beraber kaldı ,Güney Lübnan’a gitti ve orada vefat etti. Orada İslami tahsilini de devam ettirerek fetva verme makamına erişti. Dindarlığı ve güzel ahlakıyla herkesin takdirini kazanan bir şahsiyetti. Ölene kadar ondan etkilenen oğlu üzerinde büyük bir etkisi vardı.

Eğitimi:

Seyyid Fadlullah ilkin Kur’an öğrenme,temel okuma ve yazma becerilerini geliştirme için geleneksel bir okula gitti. Daha sonra orada iki yıl kaldığı modern bir okula gitti , 3 ve 4. sınıfları orada okudu.

Seyyid Fadlullah, İslami ilimler tahsiline çok genç bir yaşta başladı. Lübnan, Mısır ve Irak’ın dergi ve gazetelerini de okuyarak edebi ve kültürel okumalara çok büyük bir ilgi gösterdi.

Seyyid Fadlullah ayrıca Arap dili ,mantık ,hukuk ve biraz felsefe tahsili de gördü. Şeyh Mucteba Linkarani adındaki İranlı hocasından aldığı Kifayatul Usul adında dersin ikinci kısmına kadar başka bir hocaya ihtiyaç duymadı. Hocanın belli bir kitap için kendisini sınırlamadığı ve takip ihtiyacı duymadığı serbest derslere dayalı Bahtul Harici’ye devam etti.

Hocalar:

Seyyid Fadlullah, içlerinde Ebul Kasım Hoi, Seyyid Muhsin el Hekim, Seyyid Mahmud Şehrudi, Şeyh Hüseyin Hilli ve Şeyh Sadra el Badkubi olarak bilinen Molla Sadra el Kafkasi gibi zamanının tanınmış dini otoriteleri ve en büyük alimleri ile beraber Bahtul Harici derslerine katıldı.

Akademik ve Edibi Aktiviteleri:

Seyyid Fadlullah henüz 10 veya 11 yaşında iken bazı arkadaşları ile beraber el Adab adında el yazımı ile yayımladıkları bir dergi çıkardılar. Daha sonra Necef’te Cemaat’ul Ula tarafından yayınlanan el Adab dergisinin yayın kurulunda görev aldı. Kelimetuna (mesajımız) adında , ikinci başmakaleleri Seyyid Fadlullah yazardı ve daha sonra bunlar İslam Işığında Meselelerimiz adında bir kitapta toplandı. Kelimetuna’nın ilk başmakalesini Şehid Seyyid Muhammed Bakır es Sadr yazardı.

Lübnan’a Geri Dönüşü:

Seyyid Fadlullah, 21 yıl Necef dini ilimler üniversitesinde önde gelen hocaların tedrisatında geçirdiği eğitim sürecinden sonra 1966 yılında tahsilini bitirdi ve Lübnan’a geri döndü. Orada Seyyid Muhsin el Emin’in yasını anlatan bir şiir de ezberlediği Lübnan’ı 1952 yılında ziyaret etmişti.

Seyyid Fadlullah, 1966 yılında Doğu Beyrut’ta Nabaa bölgesinde Usratul Ataakhi adında bir dernek kuran bir grup mü’minin yanlarına gelmesi ve onlarla beraber yaşaması davetini aldı.

Seyyid Fadlullah özellikle Necef ortamının da zorlamasıyla daveti kabul etti.

Nabaa’da kültürel seminerler ve ayrıca sosyal meselelerin tartışıldığı dini konuşmalar organize etmeye başladı.

Yine de onun başlıca ilgisi akademik çalışma hususunda gelişimini devam ettirmekti. İçlerinde İslami Direniş Hareketinin kurucusu Şehid Şeyh Ragıb Harb’in de olduğu daha sonra önde gelen din alimleri olan öğrencilerin de kayıt yaptırdığı ‘Şer’i İlimler Enstitüsü’ adında dini bir okul kurdu. Ayrıca bir halk kütüphanesi, kadın eğitim merkezi ve tıp kliniği açtı.

1975 yılında Lübnan’da iç savaş patlak verdiğinde Nabaa semtini terke zorlandı. Bu yüzden insanların eğitim ve öğretimine öncelik verdiği Beyrut’un güneyinde bir bölgeye taşınmak zorunda kaldı. Camiyi , Kur’an tefsiri dersleri, dini ve ahlaki vaazlar için bir merkez olarak kullandı.Ayrıca Şam’ın Seyyidena Zeynep semtinde düzenli olarak kendisinin de ders verdiği bir dini ilimler okulu açtı.

Direniş:

Seyyid Fadlullah , zorbalıkla tahakküme, pervasızlığa ve kibre karşı bir kişilik olarak özgürlük için uluslararası kurtuluş hareketlerini destekledi, çabalarını ve rehberliğini uluslar arası İslami Hareketleri desteklemeye adadı.

Bu bağlamda, ilk adım olarak Şiiler arsında İslami bir hareketin tesisi için Irak’ta Şehid Muhammed Bakır es Sadr ile beraber İslami Hareketin kuruluşunda rol aldı.

Sonra, 1970’lerin sonlarında, İran İslam Cumhuriyetini desteklediğini, Lübnan’da İslami Hareketin başarısı için elinden gelen her çabayı sarf edeceğini,konuşmayla, yazmayla ve her ne vesileyle ve fırsatla olursa olsun destekleyeceğini deklare etti.

Seyyid Fadlullah vaazlarında, İsrail’in varlığını kabul etmemeyle beraber, Filistin ve Lübnan’da İsrail’in işgallerini nihayete erdirmek için kat’i bir şekilde silahlı direnişin gerekliliğini dile getirdi. Kitle iletişim araçları onu direnişin ruhani lideri olarak tanımlıyorlar. Bu yüzden yerel ve uluslararası istihbarat servislerinin birkaç suikast teşebbüsüne maruz kaldı.

Suikast Teşebbüsleri:

8 Mart 1985 yılında 200 kg patlayıcı taşıyan bir araçla Beyrut’un güneyinde Bir el Abed semtinde bulunan evine birkaç metre uzaklıkta bir yerde bombalı saldırı yapıldı.

Saldırıda çoğu çocuk ve kadın 80 kişi şehid oldu, 256 kişi de yaralandı. Patlama 7 katlı bir binanın ve bir sinemanın tümden yıkılmasına sebep oldu. Patlama Müslümanların Cuma namazı çıkış saatine göre ayarlanmıştı.

‘’ Seyyid Fadlullah patlamadan yaralı kurtulmuştu. Buna vesile de bir bayanın dini hususta ona birkaç soru sormak için cami de onu durdurmasıydı.’’

Seyyid Fadlullah patlamadan Amerika, İsrail ve yerli işbirlikçilerini sorumlu tuttu.

Sosyal Faaliyetleri:

Seyyid Fadlullah, akademik ve dini faaliyetleri yanında sosyal faaliyetlere de kendini vakfetmişti.

Kurduğu Mabarrat Derneği çok kısa bir süre içerisinde bu sahada öncü ve model bir kurum oldu. Dernek ilk olarak yetimhaneler kurmakla işe başladı, daha sonra da camilerle beraber sosyal ve tıbbi merkezler kurmakta faaliyetlerinin arasına girdi.

Mabarrat’ın şu an 9 yetimhanesi, 2 tıp merkezi, içlerinde bir tanesi mesleki olmak üzere 10 okulu, 8 İslami Merkezi ve birkaç tane medya ve bilgi merkezi var.

Al Manar'da yayınlanan bu biyografi Mehmet Kassap tarafından Velfecr için çevrildi.

VELFECR
Seyyid Muhammed Hüseyin Fadlullah'ın ilim ve mücadeleyle dolu hayatını Zehra Gökgöz derledi.

İSRA HABER-ÖZEL

Seyyid Hüseyin Fadlullah. 1354/1935’te Necef’te doğdu. Babası Ayetullah Abdurrauf Fadlullah, Necef’e ilim yolunda hicret etmişti.

Çocukluğu Necef’in en büyük ilim havzasında geçti. Dokuz yaşındayken babasının dizlerinde başladığı ilim yolculuğuna ilk gençlik yıllarında zamanın en büyük alimlerinin kapılarında devam etti. Üstün başarısı ve erdemiyle hocalarının dikkatini çekti. Zamanın en büyük müctehidinin sonsuz güvenini kazandı ve sadece ‘Büyük Müctehid’in yetkisinde olan konularda kendisine tam vekâlet verildi.

İlim Meyveye Duruyor

Çok sayıda Lübnanlı, Suriyeli ve Iraklı talebeyi ilmin ilk basamağından teslim alıp mertebe mertebe yükseltti. Bütün çağdaşları Fadlullah’ın ilimde ulaştığı yüce mertebeyi itiraf ettiler. 1966 yılında Lübnan’a döndüğünde geride telafi edilemeyecek bir boşluk bırakmıştı. Seyyid Muhammed Bakır Fadlullah’ın yokluğunu şu sözleriyle ifade eder: “Necef’ten çıkan herkes bu şehri kaybeder. Ama Fadlullah’ı Necef kaybetti.”

Fadlullah, dini ilimlere önem gösterdiği kadar Necef’teki kültürel hareketin de dinamikleri arasında yer aldı. Kültür Merkezi’nin üyesi olan Fadlullah, edebiyat toplantılarına katılır, Mısırlı ve Lübnanlı düşünürlerin o günlerde Necef’e ulaşan makalelerini okur, güncel kültür hareketini takip ederdi. Taha Hüseyn, Hasan Zeyyat gibi ünlü edebiyatçıların dergilerini daha on yaşındayken okumaya başlamıştı. On-onbir yaşındayken arkadaşlarıyla beraber “Edebiyat” isimli bir dergi çıkarmaya başladı. Kendisi o günleri şöyle anlatır: “On, on bir yaşlarındaydık. Katılımcı yeterli sayıyı buldukça yeni bir sayı yayınlardık. Derginin heyecanını sürekli içimizde taşırdık.”

Müslümanların daveti üzerine Lübnan’ın ihtiyacını göz önünde bulundurarak Necef’ten Lübnan’a geldiğinde ‘İslam Enstitüsü’nü kurdu. Sayısız alim yetiştiren enstitüde eğitim halen devam etmektedir. ‘İnsanların sıkıntılarıyla ilgilenmek ve İslam’la bağlarını kuvvetlendirmeyi’ davet metodu olarak belirledi.

Beyrut ve Şam’da verdiği fıkıh ve usul dersleri 20 yıldan fazla sürdü, bu derslere Arap yarımadasının çeşitli yerlerinden gelen talebeler devam etti. İlmi faaliyetleri Arap dünyası ile sınırlı kalmadı; çeşitli İslam ülkesinde ayrıca ABD, Fransa, Britanya gibi batı ülkelerinde çok sayıda akademik konferanslarda katılım gösterdi.

Fıkıh Usulü’ndeki Metodu

Selefin yolunu takip eden Fadlullah, Kur’an ve Sünnet’i anlama yolunda yeni ve sağlam bir düşüncenin temellerini attı. Fadlullah’ı ictihadında ehil kılan noktaları başta dile mükemmel hakimiyet olmak üzere şöyle sıralayabiliriz:

1-İctihad ve çıkarımlarda, birinci kaynak ve temel yasa olan Kur’an’ın anlayışını temel almak.

2-Soyut felsefi düşünce ve mantık işlemleriyle içinden çıkılmaz bir hal alan fıkhı sadeleştirmek. Bu, birçoklarının anladığı gibi usulü çiğneme değil, teori ile teorinin çatıştığı pratiği ortak noktada buluşturma gayretiydi.

3-Fadlullah’ın üstün dil hakimiyeti ve edebi zevki, dini metinleri anlama ve yorumlamasında özel bir boyutla tezahür etti.

Müctehidin sağlam bir kanaate sahip olması durumunda fıkıh nazariyelerini ortaya atmaktan çekinmemesi gerektiğini savundu. Temkinli hareket, ilmi temellerle bağı kopması durumunda mükellefler için meşakkate yol açıyordu. Bazı alimler Fadlullah hakkında ‘ulaştığımız sonuçlar aynı; ama Fadlullah bizden daha cesur’ diyerek tanıklıklarını dile getirdiler.

Cemiyet Hâmîsi

Toplumun ilgi ve korumaya muhtaç grupları Fadlullah’ın çalışma alanlarından bir diğeriydi. Lübnan savaşında yetimler yaşamlarını; din ve ahlaklarını tehdit eden ellere düşme tehlikesi yaşıyordu. Fadlullah, Meberrat Hayır Müessesi’ni kurdu. Bir müddet sonra Lübnan’ın her yerinde açılan şubeleriyle faaliyet gösteren Meberrat, sosyal koruma kuruluşu olmanın ötesine geçmiş, ilim terbiye ve kültürün ışığında hayata hazırlayan bir okul haline gelmişti. Yetimlere fiziki, sosyal ve psikolojik korumanın yanı sıra, uzman bir kadronun denetiminde bireysel yeteneklerini geliştirme ve kendilerini yetiştirme imkanları sunuluyor, bu şartlarda yetişen yetimler müesseseye, topluma ve yaşama faydalı yetişkinler olarak dönüyordu. Meberrat, halen 3300 yetime koruma ve eğitim imkanı sunmaktadır.

Yoksullar ve engelliler unutulmamıştı. Evlere, mağazalara, sosyal kurumlara dağıtılan sadaka kutuları ve zekat fonuyla engelli aileleri finanse edildi. Körler, sağırlar ve konuşma engelliler gibi özel ihtiyaç sahibi insanlar özellikle de iç savaş döneminde farklı dini kurumlara sığınmak zorunda kalıyordu. Dini hassasiyetin zayıflamasına yol açan bu sıkıntıyla Fadlullah ‘Görme ve İşitme Engelliler Enstitüsü’ nü kurarak mücadele etti. Enstitü, sadece Lübnan’da değil, tüm ortadoğuda alanında bir ilk olarak biliniyor. Arapça, İngilizce ve Fransızca eğitimin verildiği enstitü öğrencilere ilkokuldan doktoraya kadar ilerleme imkanı sunuyor.

Fadlullah’ın kurduğu, Lübnan’da İslam Enstitüsü, Şam’da Seyyide Zeynep Havzası’ndan mezun olan alimler Lübnan’a ve dünyanın çeşitli yerlerine dağıldılar. Düşünce ve kültür sempozyumları, günlük fıkıh ahlak ve akide seminerleri, Kur’an eğitimi, yaz okulları, haftalık tefsir dersleri gibi etkinliklere ev sahipliği yapan İslam Kültür Merkezi ise, onbinlerce kitap ve elektronik destekli Büyük Kütüphane’nin yanı sıra Fadlullah’ın toplumun hizmetine sunduğu merkezlerden biri.

Seyyid Fadlullah’ın hayata gözlerini yumduğu Behmen hastanesi, kendisinin yaptırdığı hastane, poliklinik, sağlık ocağı zincirinden sadece biri. Lübnan’ın mahrum bölgelerinde açılan sağlık merkezlerinde laboratuar, muayene, görüntüleme, ilaç ve tedavi gibi hizmet giderlerinin %70’i özel fon tarafından karşılanıyor.

Davet ve Rehberlik Merkezleri

Müslüman ve Müslüman olmayan birçok ülkede açılan merkezler din ışığında sosyal rehberlik hizmeti veriyor. Merkezler, özellikle akide ve dini hayatın tehlike altında olduğu ülkelerde insanın yaratıcısıyla irtibatını İslam düşüncesi çerçevesinde sağlamasına yardımcı oluyor. Ayrıca, başta eşler arası anlaşmazlıklar olmak üzere her çeşit anlaşmazlıklarda tarafların başvurabileceği hukuk büroları da kuruldu. Bürolarda çalışan uzman heyetlerin sorunlara İslam hukuku nazarıyla sunduğu çözüm kararları Fadlullah tarafından denetleniyordu. Fetva bürosunda ise ehliyet sahibi fetva heyeti, insanların sorularına aydınlatıcı cevaplar veriyor.

Siyasi Duruşu

1975 Lübnan iç savaşı günlerinde Neb’a’da bulunan merkez, Dahiye Cenubiyye’ye taşındı. Laik grup ve partilere güvenini kaybeden gençler Fadlullah’ın etrafında dinamik bir potansiyel oluşturmaya başladılar. Fadlullah’ın iyilik ve sorumluluk bilinci üzerine inşa ettiği İslami hareketin etrafında çığ gibi büyüyen genç ordu laik ve milli partileri rahatsız etti. Defalarca suikast girişiminde bulundular. Uyuduğu odaya roket düştü, tefsir dersine giderken yürüdüğü yolda saldırıya uğradı. Ama azmi sarsılmayan Fadlullah şöyle diyordu: “Biz öyle bir halkız ki, kültürümüzde ölüme gelenek, şehadete ise Allah’tan ziyafet gözüyle bakarız.”

1982’ de İsrail Lübnan’a saldırdığında ‘sivil direniş’ çağrıları yapıldı. Ancak Fadlullah, güçten başka dil bilmeyen çirkef bir düşmana karşı silahlı direnişin tek yol olduğunu savundu. Akın akın direniş saflarına katılan gençlerin mürşidine yerel, bölgesel ve uluslar arası istihbarat servisleri tarafından suikast planları hazırlandı. CİA’nın üstlendiği bir suikast girişiminde, Fadlullah’ın evinin yakınında bomba yüklü aracın patlaması sonucu çoğu çocuk ve kadın 150’den fazla Lübnanlı öldü. Suikast öncesi dönemde Fadlullah’ın evi yerli yabancı gazeteciyle dolup taşıyordu. İslami hareketi incelemek için enstitüler kurmaya karar veren emperyalist devletlerin doğuda batıda insanların gündemini meşgul eden, aktif direnişçi Fadlullah gibi seçkin bir İslami lideri tanımaya ihtiyacı vardı. İslami hareketin dinamiklerini kavramak ve sonrasında suikast ortamı sağlamak için basın kullanılıyordu. Ama her planın üzerinde bir plan yapıcı vardı; İslam dünyasının Sünni-Şii grupları Fadlullah’ı tanıdı, Lübnan’dan dünyaya bir bağ kuruldu. Siyasi ve stratejik rehberliği dünyanın her yerine ulaşıyordu.

İSRA HABER /Zehra GÖKGÖZ
__________________
..Ateşler harlanırken İbrahim olmaktan mı vazgeçelim ?
Kudüs kan aglarken Selahaddin olmaktan mı vazgeçelim ?
Ayasofya ezana hasretken Fatih olmaktan mı vazgeçelim ?
İnsanlık köleleştirilmek istenirken Erbakan olmaktan mı vazgeçelim..

...
View Cihad Yıldızı'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
innallahe ve inna ileyhi raciun SEYYİD FADLULLAH BİZ BİÇARELERE GÖZLERİNİ YUMDU Cihad Yıldızı DUYURULAR 3 05.07.10 19:11
Seyyid Muhammed Hüseyin Fadlullah Hakka Yürüdü drejj DÜNYADAN HABERLER 5 04.07.10 23:52
Hz. Muhammed (s.a.v.) ’in kronolojik hayatı Alemdâr-ı İslâm SİYER-İ NEBİ 0 02.07.09 16:08
Fadlullah, İran'ın Son 30 Yılda İşlediği 3 Suçunu Açıkladı whamzaw DÜNYADAN HABERLER 0 12.04.09 00:32
Fadlullah: Araplara Göre Siyonist Rejim Değil; İran Düşman!!... MillîGenclik CİHAD BELDELERİNDEN HABERLER 0 22.11.08 08:53

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:12 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.