| Konular: 50,305 | Mesajlar: 311,871 | Üyeler: 10,668 | Online: 197 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum MÜCADELE » ASRIN MÜCAHİDLERİ »

ASRIN MÜCAHİDLERİ Davaları ve Dinleri Uğruna Ömürlerini Harcayan,Ahirete Göçmüş veya Küfre Karşı Hala Savaşan Mücahid(e)ler...!

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 31.08.10, 09:13   #1
Ruh-efzâ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 4817
Üyelik tarihi : 14-07-2009
Mesleği : Türk Dili -talebe
Nereden : Ankara
Konuları : 148
Mesajlar : 957
Teşekkürleri: 2,094
683 mesajına 1,726 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 3 Ruh-efzâ is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 10.06.11
Durumu : Status: Offline

Standart Muhammed Pârisâ Hazretleri


Muhammed Pârisâ Hazretleri

Evliyânın büyüklerindendir. İsmi Muhammed, lakabı Hâfız-ı Buhârî ve Pârisâ’dır..
1355 senesinde Buhârâ’da doğdu. 1419 senesinde Medîne-i Münevvere’de vefât etti..


Hanefî tabâkâtından bahseden el-Fevâidü’l-Behiyye adlı eserin müellifi, onun, büyük Muhaddis İmâm Buhârî neslinden olduğunu ; İranlı kaynaklar ise Cafer-i Tayyar’ın oğlu Abdullah’ın soyundan geldiğini söylemektedirler.

Muhammed Pârisâ hazretleri, ilim öğrenmek için medrese tahsîlinden başlayıp, zamanın âlimlerinden ders alarak , hadîs ve fıkıh ilmini öğrendi. Bu ilimlerde yetişip âlim olduktan sonra, tasavvuf ilmini öğrenip, büyük bir velî olarak yetişti..

Tasavvufta hocası, evliyânın en büyüklerinden olan meşhûr İslâm âlimi Şâh-ı Nakşîbend Behâeddîn-i Buhârî’dir..
Ona talebe olduktan sonra, sohbetlerine devâm edip, himmet ve teveccühüne kavuştu. Böylece tasavvufta yüksek derecelere ulaştı. Zâhir ve bâtın ilimlerinde zamanının bir tânesi oldu..

Hocası Behâeddîn-i Buhârî hazretlerinin sohbetine devâm ettiği ilk sıralar, bir gün gelip, hocasının kapısının önünde edeble beklerken, Behâeddîn-i Buhârî hazretlerinin bir hizmetçisi içeri girer. Behâeddîn-i Buhârî hazretleri ona kapıda kim var ? diye sorunca, o da, “Pârisâ bir genç vardır.” Der.. Bunun üzerine dışarı çıkıp bakar ve ; “Sen Pârisâ bir genç misin ?” buyurur..

Bundan sonra ismi ; günahlardan nefsini koruyan, dünyâya düşkün olmayan, dindâr,âlim, müttekî mânâlarına gelen “Pârisâ” olarak söylenmiştir ve ismi Muhammed Pârisâ şeklinde meşhûr olmuştur..




Hocası Şâh-ı Nakşîbend Behâeddîn-i Buhârî hazretleri onun hakkında şöyle buyurmuştur :

Bizim varlığımızdan murâd, Muhammed Pârisâ’nın yetişip ortaya çıkmasıdır.. Onu cezbe ve sülûk yollarında terbiye ettik..

Hâcegân silsilesi yoluyla aldığım hiçbir emânet yoktur ki, hepsini de ona vermiş olmayayım.

Ondan asla incinmedim. İhvânımızın her birinden incinecek hâl sâdır olmuş, ama ondan olmamıştır. Olmuşsa bizim tarafımızdan vakî olmuştur..

Şâh-ı Nakşîbend Behâeddîn-i Buhârî hazretlerinden sonra, yerine bıraktığı vekillerden biri de Muhammed Pârisâ’dır.. Hocasının ikinci halifesidir.. Hocasının vefâtından sonra, otuz yıldan fazla bir süre irşâd vazifesini devâm ettirdi..



Muhammed Pârisâ hazretleri birgün bahçede, havuz kenarında ayaklarını suya sarkıtmış oturuyordu.. O sırada Allahü Teâlânın zikrine dalmış, kendinden geçmiş hâlde iken, hocası Behâeddîn-i Buhârî hazretleri oradan geçti.. Onu kendinden geçmiş âdetâ baygın bir hâlde ve dünyâyı unutmuş derin bir murâkabeye dalmış olarak gördü. Bu hâlinden son derece duygulanıp, havuza girdi.. Yüzünü, suya sarkmakta olan talebesinin ayaklarına sürerek ;
“Allah’ım bunun hürmetine bana rahmet et..” dedi..


Muhammed Pârisâ, diğer bütün Nakşîbendî şeyleri gibi, şeriata sıkı sıkıya bağlılığı ile tanınmış bir sûfîydi. Rivâyete göre, bir gün şeyhine :

“Tarikat neyle bulunur ?” diye sormuş, şeyhi de :

“Şeriata sıkı sıkıya bağlanmakla” cevabını vermişti. Nitekim o :

Ben, şeyhimin bu cevabından sonra irfât ve tefritten sakınarak daima orta yolu tutmaya çalıştım. Yemek konusunda ne büsbütün açlığı ihtiyâr ettim, ne de doyuncaya kadar yedim. Uykuyu azaltma husûsunda da itidâli gözettim. Akşamla yatsı arasını, sabah namazından önceki seher vaktini gizlice ihyâ etmeye gayret ettim..
Gönülden mâzî, hâl ve istikbâle âit düşünceleri def ederek havâtırın esâretinden kurtulmaya çalıştım..

...

Muhammed Pârisâ, zâhidliğin yanı sıra aşk, keşf ve tefekküre kıymet veren İbn Arabî tasavvufunu benimseyen mutasavvıflardan sayılabilir. Onun İbn Arabî’nin Füsûsu’l-Hikem’ine şerh yazması, bunun en güzel delilidir.

Ayrıca kendi yerine postnişin olan oğlu Ebû Nasr Mahmûd Pârisâ’nın onun sohbetlerinden ;
“Füsûs candır, Fütûhât da kalb.. Füsûs’u bilenin Hazret-i Peygamber’a bağlılığı tam olur..”
şeklinde rivâyetler de bu görüşü teyîd etmektedir.





Muhammed Pârisâ hazretleri buyurdu ki:

"Üç kimse, Kur'ân-ı kerîmin mânâsını anlıyamaz. Birincisi; Arabî'yi iyi bilmeyen ve tefsîr okumamış, ilmi olmıyan kimse. İkincisi; büyük bir günâha devâm eden fâsık. Üçüncüsü, îtikâd bilgilerinden birini yanlış anlayıp, anladığına uymadığı için hak sözü kabûl etmeyen bid'at sâhibi. Çünkü bid'atın zulmeti, kalbi karartır."

“İnsanı, Allahü teâlâdan uzaklaştıran perdelerin en zararlısı, dünyâ düşüncelerinin kalbe yerleşmesidir. Bu düşünceler, kötü arkadaşlardan ve lüzumsuz şeyleri seyretmekten hâsıl olur. Çok uğraşarak bunları kalbden çıkarmak lâzımdır. Faydasız kitap okumak, lüzumsuz şeyler konuşmak da bu düşünceleri arttırır. Bunların hepsi, insanı Allahü teâlâdan uzaklaştırır. Kalbin hasta olması, Allahü teâlâyı unutmasıdır. Allahü teâlâya kavuşmak isteyenlerin bunlardan sakınması, hayâli arttıran her şeyden kaçınması, uzaklaşması lâzımdır. Allahü teâlâ, çalışmayan, sıkıntıya katlanmayan, zevklerini, şehvetlerini bırakmayanlara bu nîmeti ihsân etmez.”

İnsanlar, ölüleri dirilteni büyük bildiğinden, Allahü teâlâya yakın olanlar, bunu yapmak istemeyip ölü kalbleri diriltmişler, talebelerinin ölü kalblerini diriltmeğe çalışmışlardır. Doğrusu da, kalbleri diriltmek yanında ölüleri diriltmenin hiç kıymeti yoktur. Hattâ abes, yâni faydasız şeylerle vakit kaybetmek olur. Çünkü ölüyü diriltmek, ona birkaç günlük ömür kazandırır. Kalblerin dirilmesi ise, sonsuz hayâta (ebedî saâdete) kavuşturur. Zâten Allahü teâlâya yakın olanların vücudları kerâmettir. İnsanlarıAllahü teâlâya dâvet etmeleri, Hak teâlânın rahmetlerinden bir rahmettir. Ölü kalbleri diriltmesi, hârikaların en büyüğüdür. İnsanların selâmeti, onların varlığı iledir. Mahlûkların en kıymetlisi onlardır. Allahü teâlâ, onlar ile rahmet yağdırıyor. Onlar sebebi ile rızk gönderiyor. Onların sözleri devâdır. Acıyarak bir bakışları şifâdır. Allahü teâlânın lütufları, ihsânları, onların bulunduğu yerden eksik olmaz. Yanlarında bulunanlar kötü olmaz. Onları tanıyanlar mahrûm kalmaz.

...

Muhammed Pârisâ hazretleri, iki defâ hacca gitti. İlk hacca, hocası Behâeddîn-i Buhârî hazretleriyle birlikte, ikinci haccını ömrünün son aylarında gitti.

...
__________________
_________________________________________________



Hakikat, hatır ve gönül dinler mi ?..





bir müslüman tek başına abartısız bir tamlamadır
çünkü bir müslüman kelime-i şehadet ile


iç içe bir lisândır.







Rabia Hilal..
View Ruh-efzâ'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Ruh-efzâ kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz:
arifan yolcusu (01.09.10), Isti'sam (01.09.10)
Alt 01.09.10, 17:55   #2
arifan yolcusu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Bölüm Sorumlusu
Üye No : 6735
Üyelik tarihi : 02-02-2010
Mesleği : eğitimci
Nereden : sarıyer anadolu gençlik
Konuları : 727
Mesajlar : 5,138
Teşekkürleri: 2,605
2,695 mesajına 5,298 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 8 arifan yolcusu is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Bugün
Durumu : Status: Offline

Standart

büyüklerin adını anmak bile hoş,
Allah razı olsun
__________________
Her halde maksut sensin,
Her manada anlatılmak istenen sensin

eller ne derse desin,
sen bize en sevgilisin

04/02/2011
unutulmayacak günlerden
View arifan yolcusu'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiket
hazretleri, muhammed, pârisâ

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Muhammed Avvâme Hazretleri Ahmet Yesevi Derneğinden emrahaltas DUYURULAR 0 11.10.09 17:19
Harrani Hazretleri milliçözümcü SERBEST KÜRSÜ 0 24.07.09 18:41
Bilali Habesi Hazretleri Medine Sevdalisi SİYER-İ NEBİ 2 14.06.09 00:23
Ebu Turâb Hazretleri واويلا İslami Flimler 0 28.02.09 14:41
Sultanlar Diyarı Menzil "Muhammed Raşit Hazretleri'nin Menkıbe ve Kerametleri sevdayolcusu © Geri Dönüşüm Kutusu 16 20.11.08 21:43

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:54 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.