|
| Konular: 50,305 | Mesajlar: 311,871 | Üyeler: 10,668 | Online: 199 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| ASRIN MÜCAHİDLERİ Davaları ve Dinleri Uğruna Ömürlerini Harcayan,Ahirete Göçmüş veya Küfre Karşı Hala Savaşan Mücahid(e)ler...! |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 4817
Üyelik tarihi : 14-07-2009
Mesleği : Türk Dili -talebe
Nereden : Ankara
Konuları : 148
Mesajlar : 957
Teşekkürleri: 2,094
683 mesajına 1,726 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 3
![]() Son Aktivitesi : 10.06.11
Durumu : Status: Offline
|
Ma'ruf-ı Kerhî Hazretleri
Kendileri büyük velîlerdendir, Adı Ma'rûf bin Fîrûz, künyesi Ebû Mahfûz'dur. Bağdat'ın Kerh beldesinden olduğu için Kerhî denilmiş ve Ma'ruf-ı Kerhî diye tanınmıştır. Doğum tarifi bilinmemektedir, 815 senesinde Bağdat'ta vefât etmiştir. Kabri Bağdat'tadır. İranlı hristiyan bir anne ve babanın çocuğu iken, hristiyanlığı öğrenmesi için bir râhibe gönderildi. Kardeşi İsâ onun İslâm'a gelişini şöyle anlatmaktadır : "Ben ve kardeşim Ma'rûf okula gidiyorduk. Hristiyan idik. Hristiyan râhip, çocuklara (hâşâ) Allahü teâlâ üçtür : Baba, oğul ve ruh'ül kudûs derdi. Kardeşim Ma'rûf, Allah birdir bir, diye bağırırdı. Râhip onu her tarafı yara bere içerisinde kalana kadar döverdi. Bu hâl uzun zaman devam etti. Nihâyet birgün her tarafını parçalar şeklinde dövünce Ma'rûf kaçtı. Ve bir daha dönmedi. Bunun üzerine annem hergün ona olan sevgisinden gözyaşı dökerdi. Hep ' Eğer Allahü teâlâ oğlumu geri gönderirse, o hangi dinde ise ben de o dine gireceğim.' derdi" Ma'ruf-ı Kerhî kendi hâlini şöyle anlatmaktadır : "Ayaklarım şişmiş, elbiselerim parçalanmış hâlde Kûfe'ye geldim. Âdetim mescidlerde kalmaktı. Bir mescide gittim. Orada mübârek, yüzü nur saçan bir zâtın etrâfında bir kısım insanlar halka olmuş, onun anlattıklarını dinliyorlardı. Cemâat o zâtı öyle dinliyorlardı ki, sanki başlarının üzerinde kuş vardı da kaçmasın diye hareketsiz duruyorlardı. O zâta yaklaştım ve dinledim. Şöyle diyordu : 'Kim Allahü teâlâdan tamamen yüz çevirirse, Allahü teâlâ da ondan yüz çevirir. Kim kalbiyle Allahü teâlâya kavuşmayı arzu eder ve O'na koşarsa, Allahü teâlâ onu râhmetiyle karşılar. Bütün herkesin kalbinde O'nun muhabbeti hâsıl olur, O'na gelirler. Derdlere ve belâlara sabır eden kimseye de râhmetini ihsân eder.' Bu zât Muhammed ibni Semmâk idi. Onun bu sözleri kalbime çok tesir etti ve beni yaratan Allahü teâlâya yöneldim. Benim gizli ve açık her şeyimi bilen, rabbime kavuşmağı istedim. Allahü teâlâ da duâmı kabûl buyurdu. Bu arada İbn-i Semmâk âniden sustu. sonra insana çok tesir eden bir sesle 'Bağdatlı genç nerede ?' diye sordu. Oradaki cemâat bana baktı. Çünkü orada benden başka yabancı yoktu. Beni Şeyh İbn-i Semmâk'a götürdüler. Kendisi beni daha sonra İmâm-ı Ali Rızâ'ya götürdü. Durumu ona anlattım ve onun elinde müslüman oldum." Müslüman olan ve ilim tahsil eden Ma'ruf-ı Kerhî uzun seneler sonra memleketine döndü, büyük bir sabırla onu bekleyen annesi onu bağrına bastıktan sonra hangi din üzere olduğunu sordu. Ve âilesi de imâm ile şereflenerek, İslâm'a girdiler. Ma'ruf-ı Kerhî, Dâvûd-ı Tâi hazretlerinden feyz almış olup ; büyük velîlerden Sırrî Sekâtî hazretleri de Ma'rûf-ı Kerhî'den ders ve feyz alarak yetişti. Ma'rûf-ı Kerhî, dinin emirlerini gözetmekte, ibâdette, haram ve şüphelilerden kaçınmakta çok itinâlıydı. Kendileri, fıkıh, hadîs, tefsîr ve kelâm ilimlerinde büyük âlimdir. Bütün ilimlerde hüccet, senet idi. İctihad makâmına erişmişti. Abdülazîz bin Mânsûr diyor ki ; babamdan işittim : " Biz Ahmed bin Hanbel ile berâber idik, Ma'rûf-ı Kerhî'den bahsedildi. Orada olanlardan bâzıları onun ilmi zayıfdır dediler. Bunun üzerine Ahmed bin Hanbel (rahmetullahi aleyh), ' böyle konumayın, siz Ma'rûf'ın kavuştuğu ilimden bir şeye kavuşabildiniz mi? ' diyerek onları susturmuştu. Ahmed bin Hanbel ve Yahyâ bin Mâîn, Ma'rûf-ı Kerhî'ye mürâcaat ederler ve bir çok meseleleri ondan öğrenirlerdi." Birgün Yahyâ bin Mâîn ve Ahmed bin Hanbel¸ Ma'rûf-ı Kerhî'nin yanına geldiler. Yahyâ bin Mâîn¸ Ma'rûf-ı Kerhî'ye Secde-i sehv'i sormak istiyordu. Ahmed bin Hanbel¸Yahyâ'ya; "Sus!" dedi. Fakat o susmadı ve; "Yâ Ebel-Mahfûz¸ Secde-i sehv hakkında ne dersin?" diye sordu. Ma'rûf-ı Kerhî; "Kalbin namazdan gâfil olup¸ namazdan başka bir şeyle meşgûl olmasından dolayı bir cezâdır." deyince¸ Ahmed bin Hanbel; "Bu ne güzel ve ne mânâlı bir cevaptır." buyurdu. "Dünya dört şeyden ibarettir: Mal¸ söz¸ uyku ve yemek. Mal; insanı Allahü Teâlâ'ya isyân ettirir. Söz¸ insanı Allahü Teâlâ'dan oyalar. Uyku¸ insana Allahü Teâlâ'yı unutturur. Yemek ise insanın kalbini katılaştırır." buyurdu. Sırrî Sekâtî hazretleri buyurdu ki: Ma'rûf-ı Kerhî'yi şöyle söylerken işittim: "Kim kibirli olur¸ kendini büyük görürse Allahü Teâlâ onu yere vurur; kim Allahü Teâlâ ile münâzea ederse (karşı gelirse) Allahü Teâlâ ona gazâb eder. Kim Allahü Teâlâ'ya tevekkül eder O'na sığınır ve güvenirse; Allahü Teâlâ onun yardımcısı olur. Kim Allahü Teâlâ'ya tevâzû ederse¸ Allahü Teâlâ onu yükseltir." Ma'rûf-ı Kerhî'ye "Dünyâ sevgisi kalbden nasıl çıkar?" diye sorulduğu zaman buyurdu ki: "Allah'a karşı hâlis sevgi¸ tam bir muhabbet ve hüsn-i muâmele yâni Allah'ın râzı olduğu işleri yapmak ve men ettiklerinden sakınmak ile" cevâbını verdi. Ma'rûf-ı Kerhî¸ Ramazan ayından başka bir ayda¸ nâfile oruç tutarken Bağdat çarşısından geçiyordu. İkindi vakti bir su dağıtıcısı; "Benim suyumdan içene Allahü Teâlâ rahmet etsin" diye bağırıyordu. Hazret-i Ma'ruf¸ sucunun elindeki bardağı alıp içti. Talebeleri dedi ki: "Efendim siz oruçlu değil miydiniz?" "Evet oruçlu idim. Fakat bu su dağıtıcısının duâsı üzerine nâfile orucu bozdum." buyurdu. Ma'rûf-ı Kerhî vefât edince¸ kendisini rüyâda gördüler; "Allahü Teâl⸠sana nasıl muâmele eyledi?" dediler¸ "O su dağıtıcısının duâsı ile daha fazla ihsâna kavuştum." dedi. Ma'rûf-ı Kerhî, talebesi Sırrî Sekâtî'ye buyurdu ki : "Eğer Allahü teâlâya duâ eder ve bir şey istersen, O'na benim ismimi vesîle et, benim hürmetime iste.." Ma'rûf-ı Kerhî hep şöyle söylerdi : "Ey nefs, hâlis ol ki halâs (kurtuluş) bulasın." ___________________________________ * Câmiu Kerâmâti'l Evliyâ ; c.2, s.266 Hadâikü'l- Verdiyye fî Hakâiki Ecillâi'n-Nakşibendiyye ; s.42 Hilyetü'l-Evliyâ ; c.8, s.360 Tezkiretü'l-Evliyâ ; s.241 Tabakatü's-Sûfiyye ; s.83 Vefeyâtü'l-A'yân ; c.5, s.231 Nefehâtü'l-Üns ; s.92 Risâle-i Kuşeyrî ; s.60,61 Min A'lâm-il-Ârifîn ; s.67 Târih-i Bâğdat ; c.13, s.199 Tam İlmihâl Seâdet-i Ebediyye (49.baskı) ; s.1108 İslâm Âlimleri Ansiklopedisi ; c.2, s.293
__________________
_________________________________________________ Hakikat, hatır ve gönül dinler mi ?.. bir müslüman tek başına abartısız bir tamlamadır çünkü bir müslüman kelime-i şehadet ile iç içe bir lisândır. Rabia Hilal..
|
|
|
| Bu mesaj için Ruh-efzâ kullanıcısına teşekkür eden 7 üyemiz: | واويلا (30.06.11), Alemdâr-ı İslâm (20.02.11), beklenen müjde (20.02.11), Felâh (20.02.11), muallim (20.02.11), Vukuf-i Kalbi (20.02.11), Zirve58 (20.02.11) |
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Saadet
Üye No : 3461
Üyelik tarihi : 29-03-2009
Konuları : 654
Mesajlar : 4,482
Teşekkürleri: 10,380
2,954 mesajına 5,392 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 8
![]() Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline
|
Allah c.c. razı olsun.
Sizleri ve bizleri,cümlemizi önce Resulullah s.a.v.'in,sonra da O'nun eshabının,veli kullarının ve Maruf-u Kerhi Hazretlerinin şefaatine kavuştursun.
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] " Kişi Sevdiği ile Beraberdir " (Hadisi Şerif) "İlim mü'minin en yakın dostudur.
Akıl onun yol göstericisi;iyi,yararlı amel,işlerini düzene sokucusudur. Yumuşak huyluluk onun veziri,sabır onun hükümdarı,şefkat ve merhamet onun babası,hazımlı olmak onun kardeşidir." |
|
|
| Bu mesaj için muallim kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz: | beklenen müjde (20.02.11), Ruh-efzâ (20.02.11) |
![]() |
| Etiket |
| hazretleri, kerhî, marufı |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| İmâm-ı Rabbânî hazretleri | intifada-AGD | SERBEST KÜRSÜ | 0 | 30.11.09 15:51 |
| Mahmud Efendi Hazretleri I DVD | el-Kevserî | Sohbetler | 1 | 02.08.09 10:19 |
| Harrani Hazretleri | milliçözümcü | SERBEST KÜRSÜ | 0 | 24.07.09 18:41 |
| Bilali Habesi Hazretleri | Medine Sevdalisi | SİYER-İ NEBİ | 2 | 14.06.09 00:23 |
| Ebu Turâb Hazretleri | واويلا | İslami Flimler | 0 | 28.02.09 14:41 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|