|
| Konular: 50,305 | Mesajlar: 311,871 | Üyeler: 10,668 | Online: 200 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| ASRIN MÜCAHİDLERİ Davaları ve Dinleri Uğruna Ömürlerini Harcayan,Ahirete Göçmüş veya Küfre Karşı Hala Savaşan Mücahid(e)ler...! |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Refah
Üye No : 540
Üyelik tarihi : 18-09-2008
Konuları : 441
Mesajlar : 945
Teşekkürleri: 294
326 mesajına 661 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4
![]() Son Aktivitesi : 22.09.10
Durumu : Status: Offline
|
Ağustos sıcağında; cezaevi idaresi tarafından kasıtlı olarak cezalandırılan arkadaşlarına, destek vermek için gelen insanlar arasında Selami Yurdan da vardı. O Ağustos sıcağını, hiç unutamıyorum. O sıcak altında, cezaevindeki insanlara yapılan haksızlıklara engel olmak veya engel olamıyorsak, en azından kardeşlerimize destek olalım diye gelenlerin arasındaki Selami… Beyazıt meydanında sıcak, kavurucu güneş altında Bosna’da zulme maruz kalan Boşnak Müslümanlara destek gayesiyle toplananlar arasındaki Selami… Sıcak soğuk, kar kış demeden, zor durumda olan insanlara destek toplantılarının ve gösterilerinin olduğu tüm meydanlarda görebilirdiniz Selami’yi… ![]() Bu sıcakta, birçok insan gibi evinin serin odasında, kitap okuyabilirdi veya tesbih çekip Rabbine iyi bir kul olmak isteyebilirdi… Pekala böyle yapabilirdi Selami… Fakat böylesi bir tavır Selami’ye göre değildi… O, Bosna’daki kardeşlerinin acısıyla, ciğerleri dağlananlardandı… Bir yolunu bulup, mutlaka Bosna’lı kardeşlerinin acısını paylaşmalıydı…. Çünkü uğruna ölünecek, her şeyin feda edileceği yüce kitap, şöyle diyordu: “Size ne oldu ki Allah yolunda ve; ‘Rabbimiz bizi şu, halkı zalim (olan) şehirden çıkar, bize katından bir koruyucu ver, bize katından bir yardımcı ver !’ diyen zayıf erkek, kadın ve çocuklar uğrunda savaşmıyorsunuz?” Selami’nin ciğerini, bu buyruk dağlıyordu. Bosnalı kadınlar, çocuklar feryat ediyorlardı: “Nemali ko da nas spasi? : Bizi kurtaran yok mu?” Bosna’ya nasıl ulaşabilecekti? Bir yolu mutlaka olmalıydı. Kendisi gibi Bosnalı Müslümanların sıkıntılarını paylaşmak isteyen Ufuk…. ile buluştu. Birlikte yola çıktılar. Önce Bulgaristan-Romanya-Macaristan yolunu denediler. Yugoslavya’ya giremediler. Dönüp Makedonya üzerinden, Arnavutluk’a ulaştılar. Arnavutluk’tan bir gemiyle, Hırvatistan’ın Split şehrine ve oradan karayolu ile Bosna Hersek topraklarına girmeyi başardılar. Bosna Hersek’te Zenica ve Travnik şehrinde Müslimanski Snage güçlerine katıldılar. Selami’nin yol ve cephe arkadaşı Ufuk… o günleri şöyle anlatıyor: “….. Selami ile bizim gidişimiz, yolculuğumuz problemli oldu, ancak 16. gün, Bosna’ya varabildik. Fakat aramızda, hiçbir problem olmadı. Yani düğüne gider gibi gittik, Allah’a şükür. Selami ile yolda, Türkiye’de sohbetlerde konuştuğumuz gibi, Türkiye’deki cemaatler hakkında bir saat bile konuşmadık. Konuşmalarımız, Bosna’ya girince kesildi. Artık hiç konuşmuyordu. Daha sonra eğitime gittik. Orada bir Türk arkadaş vardı, vurulmuştu. Arapların yanında, bir operasyonda yaralanmıştı. Onu gördüm. Ben daha evvelden onu tanıyordum, dedim ki; bizi Arapların yanına götür. O da dedi ki “ Visoko’da büyük bir harekât yapılacak.” Özellikle Selami “Biz oraya gidelim” dedi. Biz üç gün orada kaldık. Ondan sonra, o tutturdu “illa oraya gidelim. Orda direniş var, biz oraya gidelim.” Biz ise “Türbe cephesine gidelim” diyorduk . O cephede, o kadar büyük çatışma olmuyordu. Ben cephede bulunan arkadaşlara haber yolladım. Onlar bizi çağırdılar. Biz oraya gittik. Bir gün silah atışı yaptık. O akşam yattık, sabahleyin yola çıktık. Selami’nin haleti ruhiyesinde, büyük bir değişme vardı. Yolculuk boyunca, doğru dürüst konuşmamıştı. Sabah üçte yola çıktık. Saat on birde, cepheye yakın bir yere vardık. Orada bir gün dinlendik. Selami, oradaki çocuklara ilahi söyletiyordu. Boşnaklar ilahiyi çok severler. Bayram Doçe diye bir ilahi var. Yunus Emre’nin, Bayram Geldi ilahisini Boşnakça’ya çevirmişler. Selami, onlara bu ilahiyi söyletiyordu. Bir saat falan onlara bu ilahiyi söyletti. Hatta şehid olduktan sonra, onu tanıyan çocuklar “Bu Bayram Doçe, Bayram Doçe” diyorlardı. İkinci günün gecesinde, saat üçte kaldırıldık ve cepheye gittik. Önümüzdeki sırada, Boşnaklar vardı. Bizler 50-55 kişi civarındaydık. ![]() Biz oradan operasyona gittik. Saat 7.00 civarında operasyon başladı. Biz, operasyon sırasında, ayrılıp Sırplar’ın arasına girmişiz. Biz, zaten nereye gittiğimizi, çıktığımızı bilmiyorduk. Selami devamlı olarak “Arkadaş! Biz buraya şehid olmaya geldik” deyip, şu ayeti okuyordu: “İnna Lillahi ve İnna ileyhi raciun.” Dünya kelamı olarak, sadece bir kere, bana “Hadi Ufuk yürü!” dedi. Daha sonra, ağzından, bir tek dünya kelamı dahi çıkmadı. Bir yerden üç dört defa gidip geldik. Ben buna bir anlam veremediğim için ‘Niye böyle oluyor?’ dedim. O “No problem, Cihad-ı Fi Sebîlillâh” diye cevapladı. O arada yanıma bir Boşnak grubu geldi. İlerlenecekti. Selami , bana “Hadi Ufuk yürü!” dedi. Söylediği son dünya kelamı da bu oldu. Ben onların arkasına geçtim. Benim önümde bir arkadaş, onun önünde de Selami vardı. Aramızda en fazla on metre vardı. Biz mevzi aldık. Üzerimize, sağ tarafımızdan, doğu tarafından ateş ediliyordu. Bulunduğumuz yer ormanlıktı ve yerde, tam dört parmak kalınlığında kuru yapraklar bulunuyordu. Bastığımızda kayıyorduk. Doğu tarafımızdan sürekli ateşe devam ediliyordu. Önümüzde mayınlı bir bölge olduğunu önceden biliyorduk. Buradan geriye doğru çekiliyorduk, tam o sırada mayınlı bölgenin Sırp tarafından, bizim bulunduğumuz bölge, ağır silahlarla taranmaya başlandı. Tam o esnada ben Selami’nin tekbirlerini duydum. Selami vurulduktan sonra, arka arkaya 5 kere tekbir getirdi. Daha sonra gördüğümüzde bir kurşunla vurulduğunu anladık. Kurşunu yedikten sonra, kalan son gücüyle beş defa tekbir getirdiği anlaşılıyordu. Yanımdaki arkadaş bana bağırdı “Ufuk! Selami vuruldu. Git onu al!” Ben hemen yerimden fırladım. Vurulduktan sonra geriye doğru yamaçtan yuvarlanmıştı. Yanına ulaştığımda, yüzüstü yatıyordu. Karın boşluğundan tek kurşun yemişti. Kurşun, girdiği yerin tam arkasından çıkmıştı. Ruhunu Allah’a teslim etmişti. Biz üzülmedik, bilakis sevinmiştik. Ben Selami’yi aldım, geri hatlarımıza doğru götürüyordum. Arkamızdan yaylım ateşine devam ediyorlardı. Aramızdan yüzlerce kurşun geçiyordu. Etrafımıza havan mermileri düşüyordu. Yaprakların üzerinden kaya kaya gidiyorduk. Üzerimize sürekli olarak ateş ediliyordu. İki kişi, kol ve bacaklarından yaralanmıştı. Ama şehid olmak sadece Selami’ye nasib olmuştu. Daha sonra doktorlar, ‘kurşun bacaklara giden ana damarı parçalamış, yoksa tek kurşunla ölmez’ dediler. Saldırdığımız bir Sırp kasabasıydı. Sırplar da çok büyük kayba uğramışlardı. Selami bu şekilde şehid oldu. Konuşmadı, son sözü de, tekbir olmuştu. Birçok arkadaş vardık. Fakat tek vasiyet eden oydu. Silahlı olarak fotoğrafının çekilmesini istemiyordu. Daha önce gömüleceği yeri göstererek “Beni buraya gömün” demişti. “Beyazıt’ta benim için, cenaze namazı kılın” diyordu. Terlikler almıştı ve “Bunları benim kardeşime götür” demişti. “Sigaralarımı da içmeyin, onları Türkiye’ye geri götürün” demişti. Yani tek vasiyette bulunan Selami olmuştu. Herhalde kendisine malum olmuştu. Selami’yi, vasiyeti üzerine Travnik şehrinde bulunan, Osmanlı’dan kalma Hacı Ali Baba Camii mezarlığına gömdük. Defin olayı bittikten sonra, birden yağmur yağmaya başladı. 84 günden beri yağmayan yağmur, akşama, hava kararana kadar devam etmişti. Bir daha da yağmadı. Ümmete mübarek olsun.” Mehmet Ali Tekin ![]() ![]() Bugün oğlumun düğününü yaptık Şehid Selami’nin Beyazıt Camii’nde kılınan gıyabi cenaze namazında babası on binlerce kişiye şöyle seslenmişti: “Selami’nin düğününe hoş geldiniz. Bu gıyabi cenaze namazını oğlum Selami’nin düğün merasimi olarak kabul ediyorum. Ey nüfus kağıdında İslam yazanlar, bu dava hepimizin davasıdır. Ben bugün oğlum Selami’nin Bosna-Hersek’te şehid olmasının gururunu taşıyorum.” SELAMİ’NİN annesi ve babası, ciğerparelerinin şehadet haberini alınca, buruk bir sevinç yaşadılar. Oğullarını, bu dünya gözüyle bir daha göremeyeceklerinden dolayı üzülüyorlardı. Ve fakat ciğerparelerinin, Allah yolunda Boşnak Müslümanların yardımına koşarak şehid olmasına da seviniyorlardı. Bu haleti ruhiye ile, Halkalı’daki evlerine gelen taziye ziyaretçilerini, metanetle karşılıyorlardı. Selami’nin annesi, taziyeye gelenlerden birisinin sorusuna şöyle cevap veriyordu: “….Müslümanların ezildiğini gördükçe çok üzülüyordu. Nerede bir şehid haberi alsa, onun resmini bulup getiriyor, şehidlerin resmini diziyordu. Hep düşüncesi şehidlikti. Bosna Hersek’teki duruma çok üzülüyordu. ‘Orası İslam toprağı, mutlaka kurtulacak, ben gidip oraya yerleşeceğim’ diyordu. Giderken Macaristan’a diye çıktılar. ‘Hakkınızı helâl edin. Kardeşimi evlendirin’ dedi. Düğün istemedi, sırasını kardeşine verdi. İşte bu gün düğününü yaptık oğlumun, meğer o, böyle bir düğün istiyormuş.” Selami’nin, şehadetinden önce, vasiyetinde istediği gibi, İstanbul-Beyazıt Meydanı’nda gıyabi cenaze namazı kılındı. 28 Ağustos 1992 Cuma Namazı sonrasında; şehadetinden önce nice kereler bu meydanda “Şehidler Ölmez!” diye haykıran Selami için; onbinler toplanmış “Şehidler Ölmez! Şehid Selami - Yolun Devam Edecek!” sloganları arasında vasiyeti yerine getiriyordu. Şehid Selami’nin muhterem babası Ferman Amca, biricik oğlu Selami için atılan bu sloganlar arasında megafondan, on binleri şu veciz sözleriyle gözyaşlarına boğuyordu: “Selami’nin düğününe hoş geldiniz. Bu gıyabi cenaze namazını oğlum Selami’nin düğün merasimi olarak kabul ediyorum. Ey nüfus kağıdında İslam yazanlar, bu dava hepimizin davasıdır. Ben bugün oğlum Selami’nin Bosna-Hersek’te şehid olmasının gururunu taşıyorum. Benim bir Selami’m gittiyse, geride daha beş Selami’m var. Şehidlik Cenab-ı Allah’ın lutfudur. Eğer beş yüz oğlum değil, beş milyon oğlum olsa bile, onları da Allah yolunda feda etmeye hazırım. Davamıza hep birlikte sahip çıkalım.”
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
|
|
| Bu mesaj için Yahya-EbuHafs kullanıcısına teşekkür eden 4 üyemiz: |
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() ![]() Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline
|
Orta ikideyken kendisinden epey etkilenmiştim ![]() Şehidin güzel şiirleride vardı sanırım ..
__________________
|
|
|
|
|
#3 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Milli Nizam
Üye No : 132
Üyelik tarihi : 19-08-2008
Mesleği : http://gursunet.freehostia.com
Nereden : gursunet.freehostia.com
Konuları : 33
Mesajlar : 388
Teşekkürleri: 1
111 mesajına 259 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4
![]() Son Aktivitesi : 21.04.09
Durumu : Status: Offline
|
|
|
|
| Bu mesaj için gursunet kullanıcısına teşekkür eden 4 üyemiz: |
|
|
#4 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Saadet
Üye No : 120
Üyelik tarihi : 16-08-2008
Mesleği : Muhasebe & Öğrenci
Nereden : Allah'tan!Nereye;Allah'a ...
Konuları : 462
Mesajlar : 4,950
Teşekkürleri: 4,039
2,495 mesajına 5,500 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 8
![]() Son Aktivitesi : 29.12.10
Durumu : Status: Offline
|
Bosna savaşının ilk türk mücahid şehidi,Kutlu öğretmen selami YURDAN
![]() Rabbim seni cennetinde en güzel nimetleriyle rızıklandırsın..Bizleri,biz acizleri'de size komşu eylesin... Şehid mızgina buhareye ![]()
__________________
GitMek güzeldir... Eğer gidilen sevgili ise;Üstelik En Sevgili ise... GitMek daha da güzeldir;Güzeldir,yeryüzünün bütün renklerini... bütün tatlarını..bütün seslerini..bütün iklimlerini..bütün sözlerini.. onları ''put'' belleyenlerin masasına atarak, Özlenen'e gitMek... Geride silinmeyecek ayak izleri bırakarak... Muştuyla... |
|
|
| Bu mesaj için gazikentli kullanıcısına teşekkür edenler: | Yahya-EbuHafs (06.11.08) |
|
|
#5 | |
|
Derecesi :
![]() Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 19
Üyelik tarihi : 08-08-2008
Konuları : 1896
Mesajlar : 10,435
Teşekkürleri: 5,796
4,606 mesajına 8,861 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 14
![]() Son Aktivitesi : 01.08.10
Durumu : Status: Offline
|
Alıntı:
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Allahım Kalbimize İMAN'ı yerlestir(amin) |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Saadet
Üye No : 267
Üyelik tarihi : 26-08-2008
Nereden : izmir
Konuları : 119
Mesajlar : 2,078
Teşekkürleri: 1,216
689 mesajına 1,000 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6
![]() Son Aktivitesi : 02.05.12
Durumu : Status: Offline
|
rabbim şehadetini kabul etsin bizleride bu kutlu yolda ilerleyebilenlerden eylesin amin |
|
|
![]() |
| Etiket |
| selami, Şehid |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|