| Konular: 50,305 | Mesajlar: 311,871 | Üyeler: 10,668 | Online: 200 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum MÜCADELE » ASRIN MÜCAHİDLERİ »

ASRIN MÜCAHİDLERİ Davaları ve Dinleri Uğruna Ömürlerini Harcayan,Ahirete Göçmüş veya Küfre Karşı Hala Savaşan Mücahid(e)ler...!

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 07.11.08, 16:28   #1
Yahya-EbuHafs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Refah
Üye No : 540
Üyelik tarihi : 18-09-2008
Konuları : 441
Mesajlar : 945
Teşekkürleri: 294
326 mesajına 661 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4 Yahya-EbuHafs is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 22.09.10
Durumu : Status: Offline

Standart İmam Ebu Hanife

ÖNSÖZ


Âlemlerin Rabbı olan Allah'tı Teâlâ'ya hamd ederiz. Peygam*berimiz Hazret-i Muhammed'e, Onun âl ve Ashabına salât ü selâm olsun.

İslâm Fıkhının yüksek tedrisatı kısmında bu sene İmâm-ı A'zam Ebû Hanîfe Hazretlerini seçtim. Onun hayatım, hukuk gö*rüşünü ve fıkıh usulünü inceledim.

Cenâb-i Hakk'ın bu büyük fakîhe, değerli hukukçuya bahşet*miş olduğu güzel sıfatları ve Özellikleri gösterir bir şekilde okuyu*culara onu doğru ve sahih olarak tanıtacak bir surette takdim edebilmek İçin, onun şahsiyetini tanıyıp kendisini ve fikirlerini an*lamak amaciyle hayatını İncelemeğe koyuldum. Ondan rivayet olu-nagelen akaide dair düşüncelerden fetvalardan ve kıyaslardan bir netice çıkarmağa çalıştım. Gerçekten tarih ve menakıb kitapların*dan o büyük imamın hayatını sahih bir suretini çıkarmak İçin yol hazır ve İşlek değildi." Çünkü Ebû Hanîfe'nin mezhebine tâbi olan*lar onu medh ve senada çok İleri gittikleri gibi onu bir fakîh ve müctehîd derecesinden daha yukarı çıkarmışlardır. Onun aleyhin*de bulunanlar da ölçüsüz konuşmuşlar, onu ırzı ve Jini tecavüz*den masun obuası gereken bir Müslüman mertebesinden indirmek istemişlerdir.

Mübalâğalı bir tarzda kusur ve meziyet değil de ancak haki*kati bulmak İsteyen araştırıcının aklı ona hücum edenlerle medih de ileri gidenlerin arasında hayretle şaşırıp kalmaktadır. Bu hayretten kurtulabilmek İçin çok gayret sarf etmesi ve yorulması gerekiyor; Eğer doğru ve sahih bir suret elde edebilirse bu onun yorgunluğunu giderecek ve bu gayretlerinin mükâfatı olacaktır.

Ben onun hayatının üzerinden perdeleri kaldırdığımı, onu sa*ran gölgeleri silip ışıkları açtığımı zannediyorum. Bu uğurda çalışırken onun yaşadığı çağı anlattım, oha çağdaş olan meşhur fakîh-lerî etraflıca zikrettim. Zira İmâm-ı A'zam'ın onlarla münakaşalar yaptığı, savaştığı muhakkaktır. Aralarında fikir tartışmaları,, karşılıklı cevaplaşmalar olurdu. Bunları zikretmekle onun ruhuna, düşünce tarzını açıklamak ve çağdaşları İle aralarındaki fikir müna*kaşalarını belirtmek istedim.

Bundan sonra onun siyasî kanaati ve dinî akidesi hakkında İncelemelere koyuldum. Çünkü bu büyük mütefekkiri bütün fikir cephelerinden inceleyebilmek İçin behemehar böyle yapmamız lâ*zımdı. Zira onun siyasî düşüncelerinin, hayattaki tutumu üzerinde tesiri olmuştur. Bu cepheyi İhmâl etmek, şahsı ve hayatı, kalbi ve fikri ile çok sıkı bir şekilde bağlı olan bir tarafını İhmâl etmek olur.

Onun dinî akidelerine, İnançlarına gelince, bunlar o asra hâ*kim olan görüşlerin Özü demektir. Yalan yanlış şeylerden, haddi tecavüzden kurtulan kimselerin berrak ve temiz kanaatlarıdir. Bunlar Müslüman cemâatinin, ehl-İ sünnetini sahih ve doğru İnanç*larının bir ifadesidir. Dinin özü, yakînen İmanı ruhu bunlardır.

Bu saydıklarımızdan doğru ve özlü bir hülâsaya vardıktan sonra İmamın fıkhını İncelemeye başladık ki, bu incelemelerden, asıl maksat ve birinci gaye zaten budur. Bu İşe evvelâ: Hüküm çı*karırken mukayyet olduğu umumî usulleri, fıkıhtaki metodunu be*yan etmekle başladık. Zira bunlar, onun ahkâmda açtığı çığırı, iç-tihad yolunu gösterir. Bu hususta Hanefiyyenln yazdıkları usulle*re İtinıad ettik ki, bunlarda muteber tuttukları senetleri ve onla*rın Ebû Hanîfe'ye isnadı yollarını zikrederler. Bunları uzun boylu tafsilâta dalmadan kısaca anlattık. Hanefiyye'nin zikrettikleri usûl ve esasların hepsini beyan etmeğe girişmedik. Çünkü bunların İçin*de öyleleri var ki, onu çıkaranlar, İmâmı A'zam'a, ve arkadaşları*na ne suretle nisbet edildiğinin senedini zikretmemislerdir. Bun*lar müteahhlrinin [1] İçtihadıdır, mütekaddimîne[2] mensup sa*yılamaz.

tşte böylece asıl maksadımız olan Ebû Hamfe'nin usul ve me*todunu tanıyıp beyan ettikten sonra, bâzı füru1 mes'elelerini ince*lemeye kovulduk. Çünkü bunlardaki görüşler, onun şahsını ve ha*yatını bütün inceliğiyle göstermektedir. Meselâ İnsanın mâlik ol*duğu ve elinin altında bulunan mallarında tasarrufuna dair olan fıkıh bablan, İnsan iradesinin hürriyetiyle alâkadardır; ticaret ve tacirlerle İlgili fıkıh bölümleri murabaha, tevliyet, selem bölümleri hep bu kabildendir. Biz bu bölümleri geniş geniş anlatacak değiliz. Yalnız şu kadarım söyliyeceğiz ki, Ebû Hanîfe'nin aklî muhakeme*de hürriyetini, ticaret emniyetini, anlayışını, pazar, borsa mes'ele-

lerini kavrayışım onlardan anlamak kabil olacaktır. Onun arzusu ve gayesi ticaret namusu ve emniyetini sağlamaktır. Ticarette ge*çer mal, emniyet ve ticarî itibar ve İtimattır.

Ulemâ, hîle-i şer'iyyeler hakkında ilk konuşan Ebû Hatıîfe ol*duğunu söylerler. Onun için bu hususta onun, görüşünü açıkça bil*dirmek, söylediklerinin hakikatini beyan etmek İcabediyordu. On*dan naklolunanlarîa ona nisbet olunanlar arasında bir mukayese yapmak gerekiyordu.

Bütün bu saydığımız usul ve füru'da İmâm-ı A'zam'ın görüş*leri ve düşünce tarzı, onunla arkadaşları arasındaki bazı ihtilâfları zikretmekle daha İyi görünüp meydana çıkacaktı. Onun için bâzı İhtilaflı meseleleri getirdik. Zîra ihtilâfı açıklamakla İhtilâfa dü*şen iki tarafın düşünce tarzları daha iyi belirtilir, tuttukları yol ay*dınlatılmış olur.

Bu araştırma ve İncelemelerimizle bu parlak ilim zekâsının değerini gösteren neticeye ulaştıktan sonra, bahsi tamamlamak İçin İmâm-ı A'zam'ın bırakmış olduğu büyük fikir servetinde, İlim mirasında onun mezhebine tâbi olanların, ondan sonra nasıl ça*lıştıklarını beyan etmek İstedik. Hakikaten sonraki nesiller ne yap*tılar, bunlar muhtelif örflerle nasıl karşılaştılar. Onun metoduna göre mes'ele çıkarmaları (tahric), umumî kaidelerinin hüküm çı*karmağa uygunluğu ve elverişli olduğu, tahriç yapanların, İslâmî usulden ayrıl mıyarak Kitap ve Sünnetin gösterdiği doğru yolu mu*hafaza etmekle beraber, zamanın icaplarını güzel kavrayıp göz-önünde tuttukları belirtildi.

Burada şu hakikati İkrar etmeliyiz ki, bütün bunları yaparken Cenâb-i Hakk'uı tevfîkmi diledik. Eğer Allah'ın tevfîkı olmazsa ga*yeye varamaz, hedefe ulaşanlayız. İnayet ve tevfıkıyle bize yardım etmesini Yüce Tann'dan niyaz eyleriz.

«Yolun doğrusunu gösteren Allah'tır.»[3]



Zilka'de 1364 - Kasım 1945



MUHAMMED EBÛ ZEHRA





--------------------------------------------------------------------------------

[1] Mâteahhirîn: Şems'ül-eimme-i Halvani'den (456), Hafiziddİn Bu-hari'ye kadar (693) olan ulema.

[2] Mütekaddimîn: Şemsü'1-eimme-i Halvanîden (456) önceki ulema.

[3] Nahl sûresi: 9
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
View Yahya-EbuHafs'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 07.11.08, 16:29   #2
Yahya-EbuHafs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Refah
Üye No : 540
Üyelik tarihi : 18-09-2008
Konuları : 441
Mesajlar : 945
Teşekkürleri: 294
326 mesajına 661 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4 Yahya-EbuHafs is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 22.09.10
Durumu : Status: Offline

Standart

MÜTERCİMİN ÖNSÖZÜ


İmâm-ı A'zam Ebû Hanîfe hakkında Türkçe böyle mufassal bir eser yazılmış değildir. Onun için. Diyanet İşleri Başkanlığı ta*rafından[1] bu kitabın tercümesi teklif olununca bunu tereddüt*süz kabul ettim ve eseri seve seve dilimize çevirdim.

Müellif, eserini kendi önsözüyle okuyucularına takdim et*miştir. Bana, onun söylediklerine ilâve edecek bir şey kalmamıştır.

Tercümede metne sadık kaldım. Ancak her ilmin özel terim*leri olduğundan bu eserde de fıkıh terimleri aynen muhafaza edil*miştir, selem, istisna', istlshab gibi tabirler kullanılmıştır. Mev*zuun münasebeti icabı Usül-i Fıkıh ve Hadîs bahislerine temas edil*miş, bu ilimlerin terimleri aynen muhafaza edilmiştir. Bu terimlere alışık olmıyanlara bunlar me'nûs gelmeyebilir. Fakat ben, onları aynen yazmaktan başka ne yapabilirdim?

Eserin aslında bahislerin ve bendlerin başına birer rakam kon*muş fakat başlık yoktu. Fasıllara da bölünmemişti. Ben, kolaylık olsun diye rakamları muhafaza etmekle beraber hepsine o bahisle ilgili birer başlık koydum. Böylelikle eser pek sıkıcı olmadı sanı*rım. -

Garpta İslâm Hukukuyla meşgul olanlar günden güne art*maktadır. Bizim de bu konuyu etrafiyle tanımamız her bakımdan lâzımdır.

İslâm Hukukunu incelemek isteyenler için Hanefî Fıkhı en-.gin bir deniz gibidir. Fıkıh ve Usûl-i Fıkıh uleması, ne sağlam kai*deler kurmuşlar, ne çetin bahislere dalmışlar; bunları öğrenmek isteyenler. Fıkıh eserlerini mütalâa etmelidir. Ebû Hanîfe bu ba*hislerin merkezini teşkil eder. O, bunların ortasında bir şahika gi*bi yükselmektedir.

Bu eser yalnız o devrin fıkhına ve sade Ebû Hanîfe'nin haya*tına ışık tutmakla kalmıyor, aynı zamanda İslâm hukukunu, Fıkıh tarihini ve İslâmda fikir cereyanlarım da aydınlatıyor. Bu itibarla gayet mühim bir boşluğu doldurmakta ve günden güne kendini sezdiren bir ihtiyacı karşılamaktadır.



17 Temmuz 1959



Osman KESKÎOĞLU
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
View Yahya-EbuHafs'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 07.11.08, 16:29   #3
Yahya-EbuHafs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Refah
Üye No : 540
Üyelik tarihi : 18-09-2008
Konuları : 441
Mesajlar : 945
Teşekkürleri: 294
326 mesajına 661 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4 Yahya-EbuHafs is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 22.09.10
Durumu : Status: Offline

Standart

GİRİŞ


1- Ebû Hanîfe Hakkında Söylenenler


Şahabedin Ahmed b. Hacer Heysemî, Hayrat'ul-Hisan adlı ki*tabında şöyle diyor: «Bir adamın hakkında insanların birine aykı*rı iki zümreye ayrılması, o adamın şeref ve mevkiinin yüksekliği*ni gösterir. Bakınız Hz. Ali hakkında nasıl oldu: Onun uğrunda iki zümre helake maruz kalmıştır: Aşın derecede sevmekte ifrata dü*şenler, ona düşmanlıkta ileri gidenler...»

Çok doğru olan bu söz, îmâm-ı A'zam Ebû Hanîfe'ye de tıpa*tıp uymaktadır. Çünkü bazı insanlar ona taraftarlıkta o kadar ile*ri gitmişlerdir ki, onu peygamberler mertebesine yaklaştırdılar. Tevrat'ın onu müjdelediğini iddiaya kalkışmışlar. Hz. Muhammed (A.S.) onun ismini zikretmiş ve ümmetinin çırağı olduğunu haber vermiş, dediler. Ona Öyle sıfatlar ve menkıbeler uydurdular ki, onun mertebesini aştılar, derecesini geçtiler. Bâzı kimseler de ona hücumda ileri gittiler. Zındıklık, ana caddeden ayrılmak, dini if*sat etmek, Sünneti bırakmak, hattâ Sünneti bozmak gibi isnadlar-da bulundular. Sıhhatsiz, delilsiz fet\â veriyor dediler. Bu hücum*larında ma'kul tenkit haddini aştılar, bu görüşleri bir araştırma*ya ve incelemeye asla dayanmıyordu. Bu gibiler delilsiz ve ted-kiksiz rastgele tezyif etmekle kalmadılar, düşmanlıkta o kadar ile*ri gittiler ki, oriun şahsına, dinine ve îmanına bile ta'n ile hücum ettiler.
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
View Yahya-EbuHafs'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 07.11.08, 16:30   #4
Yahya-EbuHafs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Refah
Üye No : 540
Üyelik tarihi : 18-09-2008
Konuları : 441
Mesajlar : 945
Teşekkürleri: 294
326 mesajına 661 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4 Yahya-EbuHafs is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 22.09.10
Durumu : Status: Offline

Standart

2- Bu Hücumlar Neden Îlerî Geliyordu?


Bunlar îmâm-ı A'zam Hazretleri sağken oluyordu. O, kendisi*ne arzolunan mese'le hakkında bir hüküm ve karara varmak için talebeleriyle ilim halkalarında müzakere yaparak tahriç ettiği Ha*dîsleri vazettiği kıyas ve kaideleri için uğraşıp, düzgün kıyaslar, uygun içtihatlar için üzerine hüküm kılınacağı illet ve sebepleri beyan edip dururken böyle yapılıyordu!

Onun hakkında bu ihtilâflar acaba neden ileri geliyordu. Bu*nun sebepleri ne idi? İleride yeri gelince bu bahse temas edeceğiz. Ancak bur da o sebeplerden birini, diğerlerinin esası sayılabilecek olanını hemen açıklıyalım ki, o da şudur: Ebû Hanîfe hâiz ol*duğu şahsî nüfuz ve ilmî kudreti ile fıkha öyle bir istikamet verdi ki, bu ders halkasının hudutlarını aştı, hattâ kendi muhitini geçe*rek diğer îslâm ülkelerine yayıldı, islâm devletinin .birçok yerlerinde onun görüşünden ve düşüncelerinden bahsedilir oldu. Bun*lar muvafık, muhalif herkesçe duyuldu. Muhalif olan beğenmiyor*du, muvafık olan ona taraftar çıkıyordu. Yalnız naslara bağlanıp başka şeye bakmıyan birinci grubu muhalifler, dinde re'y ve kıya*sı mutlak olarak bid'at sayıyorlar, bunları şiddetle inkâr ediyor*lardı. Çok defalar vera' ve takva sahibi olan o büyük imâmın kail olmadığı şeyleri onun görüşü hilâfına dahi olsa, öyle imiş gibi he*sap edip ona ezbere hücum ediyorlar, delilini ve söyleyenini bil*meden, bîd'at görüşü diye dil uzatıyorlardı. Belki de îmâm-ı A'zam'ı görseler, onun delilini ne veçhile olduğunu bilseler, hücum eden bu keskin diller biraz hafiflerdi. Hattâ belki onu takdir edip ona muvafakat ederlerdi. Bu hususta şunu rivayet ederler: Ebû Hanîfe ile çağdaş olan Suriye'li fakîh Evzâî bir defa Abdullah b. Mübârek'e sordu:

— Kûfe'de çıkan ve Ebû Hanîfe denen bu bid'atçı kimdir?

İbni Mübarek buna cevap vermedi. Yalnız gayet ince ve müşkil bâzı mes'eleleri ortaya atıp onların anlaşıhş tarzını, fetvalarını arzetti. Evzâî'nin bunlar hoşuna gitti ve:

— Bu fetvaları veren kim? diye sordu. O da :

— Irak'ta gördüğüm bir üstad, dedi. Evzâî:

— Bu, üstadlarm en şereflisi; git, onunla çokça görüş, dedi. O zaman îbn-i Mübarek:

— İşte Ebû Hanîfe budur, cevabını verdi.

Sonraları Ebû Hanîfe ile Evzâî Mekke'de buluştular, görüştü*ler. İbni Mübârek'in zikrettiği bâzı mes'eleleri müzakere, müba-hase ettiler. Ebû Hanîfe onlar hakkındaki görüşünü açıkladı. Ay*rıldıktan sonra Evzâî, Abdullah b . Mübârek'e : «Doğrusu ben, bu zatın ilminin çokluğuna, aklının üstünlüğüne hayran kaldım. Ona gıpta ettim. Allah'tan af dilerim, ben onun hakkında gayet yanılı*yormuşum. Sen -ondan ayrılma, o bana eriştirdiklerinden çok bambaşka imiş» [1]dedi.

Ebû Hanîfe Hazretleri, kuvvetli şahsiyeti, derin tesiri, geniş nüfuzu ile beraber aynı zamanda fetva verme ve hüküm çıkarmada,

Hadîsleri anlama ve onlardan ahkâm alma hususunda yeni bir tarz ve buluş sahibiydi. Bu usulünü talebeleri arasında olduğu gibi on-larîa görüşenler içinde de otuz seneden fazla bir müddet yaymağa gayret etti. Böyle bîr durumda olan kimse elbette ki, acı tenkidlere hedef olacaktır, hattâ şahsına hücumlar yöneltilecek, görüşleri tez*yif olunacak »aleyhinde bulunanlar çıkacaktır.


__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
View Yahya-EbuHafs'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 07.11.08, 16:31   #5
Yahya-EbuHafs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Refah
Üye No : 540
Üyelik tarihi : 18-09-2008
Konuları : 441
Mesajlar : 945
Teşekkürleri: 294
326 mesajına 661 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4 Yahya-EbuHafs is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 22.09.10
Durumu : Status: Offline

Standart

3 - Haksız Hücumlara Karşı Onu Müdafaa Edenler


Hicretin dördüncü asrında, mezhep taassuplarının alıp yürüdü*ğü ve fıkıh âdeta bir mezhebe şiddetle taraftar olanlar arasında mücadeleden ibaret sanıldığı devirlerde, Ebû Hanîfe'nin taraftar*ları ile karşı taraf arasında münazaa ve münakaşalar çok artmıştır. ( Bunun için evlerde, camilerde münazaralar yapılırdı. Hattâ bir ma*tem toplantısında bile fıkıh münazaraları ve mezhebler etrafında münakaşalar cereyan ederdi. Herkes imamım müdafaa eder, ona taraftar çıkardı. îşte bu asırda imamların menkıbeleri toplanıp menâkıb kitapları yazıldı. Bunlarda herkes kendi imamını bol bol medh u senada bulundu, diğerlerine ait satırları hücumla doldurdu.

Bu mücadeleler, bilhassa Hanefîîerle Şafîîler arasında pek şid*detli oluyordu. Onun için. bu iki imam, Ebû Hanîfe ve Şafii , acı hü*cumlara hedef oldular. Taraftarları ise, her ikisine de, imamların kendilerinin asla arzu etmedikleri, hattâ Allah huzurunda onlardan teberrî edecekleri bâzı meziyetler ve sıfatlar yakıştırdılar.

Ebû Hanîfe Hazretleri, en fazla hücuma hedef olmuştu. Çün*kü onun re'y ve kıyası çokça kullanması; Hadîs hakkındaki bilgi*si, takvası hüküm vermesi ve sair hususlarda ona hücum için açık bir gedik olarak kullanılıyordu.' Koyu mezhebci mutaassıplar ona atmadık ok bırakmadılar, hücumda hak ve insafı bir yana bırakıp hiçbir şeyden çekinmediler. Hattâ Safirlerden bir kısmı, işin bu kadar ileri gitmesini hoş görmediler. Bunu vebali mucip gördüler, hak yoldan sapma saydılar. İçlerinden Ebû Hanîfe hakkında insafı elden bırakmıyanlar çıktı. Ebû Hanîfe'nin güzel menâkıbı hakkın*da eserler yazanlar ve Şafiîlerden, fazla taassup gösterenlere cevap verenler oldu. Meselâ görüyoruz ki, Şafiî olduğu halde Celâleddin Süyutı ortaya çıkıyor ve (Tebyiz'us-Sahife fî Menakıbîl İmam Ebî Hanîfe) adlı bir eser yazıyor.. Yine Safi mezhebinde olan Sabahad-din Ahmed b, Hacer Heysemî Mekkî ,(E1-Hayrat'ul-Hisan fî Menâ-kıb'ıl-îmâmil A'zam Ebî Hanîfe Numan) unvanı kitabını kaleme alıyor. Yine .görüyoruz ki, tmam Şa'ranî, (Mîzan) adlı eserinde Ebû Hanîfe'den sitayişle bahsediyor ,onu müdafaa eyliyor. Onun mes'ele alıp hüküm çıkarma yolunun doğruluğunu-açıklıyor (Ta-bakât) ırida onun evliyaullahtan olduğunu, velayet mertebesine erenlerden bulunduğunu söylüyor.
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
View Yahya-EbuHafs'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 07.11.08, 16:31   #6
Yahya-EbuHafs - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Refah
Üye No : 540
Üyelik tarihi : 18-09-2008
Konuları : 441
Mesajlar : 945
Teşekkürleri: 294
326 mesajına 661 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4 Yahya-EbuHafs is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 22.09.10
Durumu : Status: Offline

Standart

4 - Hakikati Meydana Çıkarma Güçlüğü


Görülüyor ki, Ebû Hânîfe hakkında yazacak olan muharririn önünde yol açık ve işlek değil. Olaylar karışık bir halde. Tıpkı top*rak içinde bir yığın halinde bulunan maden cevherleri gibi. Cevheri topraktan ayırabilmek için potada eritmek lâzım, sonra bu eritme ameliyesi de çok karışık, ayrılan cevherler etrafa parça parça sa*çılmış bir halde darma dağınık. Birbirine uygun bir halde sıralanr mış bir fikir vahdeti halinde değil. O dağınık parçaları bir araya getirmek lâzım. Tâ ki, o şahsın akit, ruhu, hüküm verirle metodu, talebelerine telkin ettiği görüşlerinin ne olduğu açıkça meydana çıkabilsin.

Menakıp kitapları pek çok. Fakat bu çokluk hedefe götürüyor yolu aydınlatıyor demek değildir. Zira bunlar mübalâğaların hâ*kim olduğu haberlerden ibarettir. Bunlarda mübalâğadan hâli olanlar hemen yok gibi. Doğru ve sağlam olanı çürüğünden ayıra*bilmek için doğru tenkid ölçülerine ihtiyaç vardır. Bunlardaki ha*berler ne toptan reddolunur, ne de toptan kabul edilir. Çünkü, iç*lerinde doğru olan da var, olmıyan da var. Doğruyu ayırabilmek için tetkik süzgecinden' geçirmek lâzım. Bu durumda biz hâkime benzeriz. Hâkim' mahkemede hâdiseyi gören beş şahidi dinliyor, fakat şahit hâdisenin dehşetine kendisini kaptırmış, onu anlatmak*ta o kadar ileri gidiyor ki, hakiki mahiyetinden çıkarıyor. Hâkim bunları dinledikten sonra bu şahitliğe göre hâdisenin aslını anla*mağa çalışıyor. Zira ipucu verecek bâzı emareler yakalıyor. Ha*kikati gösterecek karineler buluyor. Böylelikle o mübalâğaların hududu içinde hâdisenin mahiyetini anlamağa çalışıyor.
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
View Yahya-EbuHafs'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiket
ebu, hanife, İmam

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:33 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.