| Konular: 50,305 | Mesajlar: 311,871 | Üyeler: 10,668 | Online: 199 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum MÜCADELE » ASRIN MÜCAHİDLERİ »

ASRIN MÜCAHİDLERİ Davaları ve Dinleri Uğruna Ömürlerini Harcayan,Ahirete Göçmüş veya Küfre Karşı Hala Savaşan Mücahid(e)ler...!

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 02.12.08, 18:46   #1
İn'ikas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Fazilet
Üye No : 1503
Üyelik tarihi : 29-11-2008
Konuları : 210
Mesajlar : 1,020
Teşekkürleri: 333
548 mesajına 926 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5 İn'ikas is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 28.08.10
Durumu : Status: Offline

Standart M.Akif Ersoy

MİLLİ GAZETEDEN alıuntıdır...

Ayın Tarihi

Ayhan Kaya


Okullarda hepimize ezberletilir İstiklal Marşı. Bir de şairi vardır; Mehmet Akif Ersoy. Mehmet Akif Ersoy’un adı öğretilir de hayatı ezberletilmez ne hikmetse? Öyle ibretlik bir hayattır ki Akif’in hikâyesi, bir taraftan yoksulluk içerir; diğer taraftan maneviyatı sayesinde eğilmeyen, etrafını ümitvar eden bir adamı anlatır. Bugünkü sayfamızda andığımız Akif, “Asım’ın nesli”ni tarif ederek günümüze ışık tutmuş önemli bir şahsiyettir.

İdeali; ülkenin geleceğinde söz sahibi olacak sağlam bir nesil yetiştirmekti

Akif’i rahmetle anıyoruz
Mehmet Akif Ersoy, Türk edebiyatında yeri doldurulamayan, idealist, sanatkâr, şair, hatip, devlet adamı, kahraman ve bilge bir düşünce adamıdır. Ancak yeni kuşaklar Mehmet Akif’i sadece bir yönüyle tanıyor: İstiklal Marşı Şairi Mehmet Akif Ersoy.

Mehmet Akif Ersoy’un ideali ülkenin geleceğinde söz sahibi olacak ruhen ve fiziki olarak güçlü bir nesil yetiştirmekti. Mehmet Akif, bunu “Asım’ın nesli” olarak nitelemekteydi. Asım, Mehmet Akif’in ana hatlarını detaylı olarak çizdiği ideal bir gençlik prototipidir. Vatanını, milletini, değerlerini ve tarihini sevmektedir. Haksızlıklara karşı susmayan, bileğiyle düzeltmeye çalışan bir gençtir Asım. Güçlüdür ve gücünü şahsi çıkarları için kullanmayan, ülkesi ve milleti yararına harcayan bir gençtir. Kavgacıdır ama onun kavgası toplumun yararına bir kavgadır.

Manevi varlık, maddi yokluk...
Mehmet Akif, 1873’te İstanbul Fatih’te Sarıgüzel isimli semtte dünyaya geldi. Nasuh Mahallesi 12 numaralı evde dünyaya gelen Mehmet Akif’in babası Fatih Medresesi müderrislerinden İpekli Temiz lakabıyla tanınan Tahir Efendi’dir. Annesi ise Buharalı Mehmet Efendi’nin kızı Emine Şerife hanımdır. Mehmet Akif’in ailesi sade yaşantının hüküm sürdüğü orta halli inançlı bir ailedir. Mehmet Akif anne ve babasını şöyle anlatır:

“Beyaz sarıklı, temiz, yaşça ellibeş ancak
Vücudu zinde fakat saç sakal ziyadece ak.”


Tahsil hayatı
Mehmet Akif, henüz 4-5 yaşlarında iken geleneklere uyularak Emir Buhari Mahalle Mektebi’ne yazdırıldı. Yaklaşık 2 sene sonra Fatih İptidasi’ne (İlkokul) girdi. Üç yıllık bu okulu bitirdikten sonra Fatih Merkez Rüştiyesi’ni 1895 yılında bitirdi.

Mezuniyeti ile birliktke aile meclisini ikiye bölen bir anlaşmazlık yaşandı. Annesi Mehmet Akif’in medresede tahsil görmesini istiyor babası ise medresede okuyacağı şeyleri kendisinin öğretebileceğini bunun içinde yeni kurulan mekteplerden birine gitmesinde ısrar ediyordu.

Mülkiye yılları
Sonunda babasının dediği oldu ve Akif, dönemin gözde okullarından Mülkiye’ye kaydettirildi. Mülkiye’nin idadi bölümünde geçen üç senenin sonunda diplomasını aldı. Böylece Mülkiye’nin bir üst sınıfına katılmaya hak kazandı. Ancak bir sene sonra babasının vefatı ve evlerinin yanması sonucunda gündüzlü öğrenci olarak okuyamaz hale geldi. Bunun üzerine yatılı olarak o yıl açılan ve ilk sivil veteriner yüksek okulu olan Mülkiye’nin Baytar Mektebi’ne (Halkalı Baytar ve Ziraat Mektebi) geçti.

Çoğu kendisi gibi babasız ve parasız öğrencilerin arasında çalışkanlığı ve dürüstlüğü ile ön plana çıkan Mehmet Akif, sağlam bir dini bilgi ve sarsılmaz imanıyla müspet bilimi birleştirmesini bildi. Bu yıllarda başlayan şiir merakı onun günümüzün unutulmaz fikir adamlarının arasına girmesine sebep oldu. 22 Aralık 1893’te okuldan birincilikle mezun olan Mehmet Akif, 26 Aralık’ta “Orman ve Ma’adin ve Ziraat Nezare Baytar Müfettiş Muavini” olarak tayin edildi. Görev yeri İstanbul olmasına rağmen Mehmet Akif, 4 yıl Rumeli, Anadolu ve Arabistan’ın çeşitli bölgelerinde görev yaptı.

İlk eseri Servet-i Fünun’da
Yaptığı bu görevlerle birlikte gözlem gücünü artıran Akif, toplumu daha yakından tanıma fırsatı buldu. Bu gözlemler, düşünce tarzının ve şiirinin daha sağlam temellere oturmasına sebep oldu. Mezuniyetinden 6 gün sonra 28 Aralık 1893’te ilk eseri olan 7 beyitlik gazeli “Servet-i Fünun’da yayınlandı. Öte yandan çocukluğunda başladığı Kur’an’ hfızetme çabalarını yoğunlaştırarak hafız oldu. 1 Eylül 1898’de 25 yaşında iken Tophane-i Amire veznedarı Mehmed Emin Bey’in kızı İsmet Hanım ile evlendi. Yine bu yıllarda Akif’in şiir yazıları ile Arapça, Farsça ve Fransızca’dan yaptığı çevirileri Maarif mecmuasında ve Resimli Gazete’de yayınlandı. 17 Ekim 1906’da mevcut görevine ilâveten “Halkalı Ziraat Mektebi’ne “Kitabet-i Resmiye Muallimi” ve 25 Ağustos 1907’de Çiftlik Makinist Mektebi’ne Türkçe Muallimi olarak atandı. Daha sonra İstanbul’da Umur-i Baytariye Dairesi Müdür Muavini görevine getirilen Mehmet Akif, bu vazifesini 11 Mayıs 1913 tarihine kadar devam ettirdi.

Milli Mücadele yılları
Milli Mücadele’nin başlamasıyla birlikte Anadolu’ya geçerek çeşitli toplantılarda işgale karşı yapılan örgütlenmelere yardımcı oldu. Özellikle Balıkesir’deki Zağnos Mehmet Paşa Camii ve Kastamonu’daki Nasrullah Camii’ndeki konuşmaları yankı bulmuş ve hemen matbaalarda çoğaltılarak milli mücadele hareketinin tetikleyici unsuru olarak tarih sayfalarında yer bulmuştu.
Akif’in yakın arkadaşlarından Sabri Sözen bey o günlerdeki Mehmet Akif’i şöyle anlatıyor: “Akif’i 1307 senesinde Miilkiyye Baytar mektebinde tanıdım. Sonraki yıllarda Yunanlıların İzmirimizi işgali ile başlayan başlayan millî hareketlerde de Akif Balıkesir’de yanımızda idi. O zaman Akif, İstanbul hükümetinin Dârülhikme a’zasından idi. O, millî hareketi duyar duymaz Balıkesir’e koşmuş, Zağnos Mehmed Paşa Câmii’nin kürsüsünde verdiği celâdetli hitabesinde “Ey Balıkesirliler, güzel yurdumuzu çiğnetmeyiniz, müdâfaanız meşrudur, sebat ediniz, yürüyünüz…” demiştir. Bu hitabenin memlekette yaptığı te’sîr pek büyüktür. Akif, daha sonra Kastamonu’ya gitmiş, orada Nasrullah Camii’nde, millî da’vamızın esaslarına dâir, verdiği büyük öğüt ve nasihatları ile vatanperverliğinin en kudsî ifâdelerini terennüm etmiştir.”

Birinci Cihan Harbi sırasında Berlin ve Arabistan gitti. Çanakkale harbi, onun Berlin seyahati sırasında meydana geldi. Akif o günlerin ıstırap ve heyecanını orada yaşadı. Mehmet Akif, bu iki seyâhatiyle ilgili Berlin Hatıraları ve Necid çöllerinden Medîne'ye adlı eserlerini yazdı. Harbin son senesinde, çok sevdiği dostu İsmail Hakkı İzmirli ile Lübnan'a gitti.

İstanbul’u terk ediyor
Cihan Harbi 1918'de imzâlanan Mondros Mütârekesi’yle sona ererken, galip devletler Osmanlı’yı parçalamak ve paylaşmak için dört taraftan saldırmaya başlamıştı. Savaştan son derece bitkin bir halde çıkan Türk milleti, vatanını müdâfaa için silâha sarıldı. Âkif halkı, vatan müdâfaasının ehemmiyetini anlatmak için hutbelerle istiklâlini muhâfaza etmeye çağırdı. Anadolu'da millî mücâdele rûhunun yayılması üzerine, Anadolu'ya iltihâka karar verdi.

İstanbul'dan deniz yoluyla İnebolu'ya çıktı. Oradan Ankara'ya hareket etti. Konya isyanı üzerine Konya'ya gidip, ayaklanmanın bastırılmasında mühim rol oynadı. Sonra tekrar Ankara'ya döndü. Ankara'dan Kastamonu'ya giderek Nasrullah Câmii’nde verdigi vaazlar neşredilerek memleketin her tarafına dağıtıldı. Sonra Ankara'ya döndü.

Burdur Mebusu Mehmet Akif
1920 târihinde Burdur Mebusu olarak Birinci Büyük Millet Meclisi’ne seçildi. 17 Şubat 1921 günü İstiklâl Marşı'nı yazdı. Meclis 12 Mart’ta bu marşı kabul etti.

Zaferden sonra İstanbul'a geldi. Abbâs Halîm Paşa’nın dâveti üzerine 1923'te Mısır'a gitti. O kışı Mısır'da geçirip, baharda döndü. Artık her yıl kışı Mısır'da, yazı İstanbul'da geçiriyordu. Ertesi yaz İstanbul'a dönünce Diyanet İşleri Riyâseti tarafından Kur'ân-ı Kerîm’i tercüme etme vazifesi verildi. Âkif yıllarca çalıştı. Ancak bu çalışmaları yetkililere teslim etmedi.

Mısır dönüşü ve vefatı
1926 yılından îtibâren Mısır Üniversitesi’nde Türkçe dersleri verdi. Bu sırada siroz hastalığına yakalandı ancak buna pek önem vermedi. Hava değişimiyle geçeceğini düşündüğü hastalığı gittiği Lübnan'da iyice arttı. İstanbul’a 1936'da geldi. Mithat Cemal, Akif'i karşılayanlar arasındadır ve o günü şöyle anlatır: “Beyaz bir vapur Galata rıhtımına yanaştı. Vapurun merdiveninden şapkalı iskeletin kim olduğunu, kolunda refikası (hanımı) İsmet Hanımı görerek tanıdım. ‘Eyvah’ dedim. O gür sesli, yüzünden sıhhat fışkıran koca Akif gitmiş, yerine hastalığın ve hasretin erittiği, yaşadığından çok daha fazla yaşlanmış, görünüşü dostlarını bile sarsan, gözleri tevekkülle yuvalarna çekilmiş, kaderini ve akibetini bilgece kabullenmiş bir ihtiyar gelmişti. Ama o bu haliyle de aydınlık ve güzeldi.”

Hastalık onu harâb etmiş, bir deri bir kemik bırakmıştı. Hastanede yattı, tedâvi gördü. Fakat hastalığın önüne geçilemedi. 27 Aralık 1936 târihinde vefat etti. Kabri Edirnekapı Mezarlığı’ndadır.
__________________
“Rabbiğfirli”


Konu Alemdâr-ı İslâm tarafından (12.03.12 Saat 07:38 ) değiştirilmiştir..
View İn'ikas'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için İn'ikas kullanıcısına teşekkür eden 4 üyemiz:
واويلا (02.12.08), Alemdâr-ı İslâm (12.03.12), leyya (02.12.08), Vukuf-i Kalbi (02.12.08)
Alt 02.12.08, 18:47   #2
İn'ikas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Fazilet
Üye No : 1503
Üyelik tarihi : 29-11-2008
Konuları : 210
Mesajlar : 1,020
Teşekkürleri: 333
548 mesajına 926 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5 İn'ikas is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 28.08.10
Durumu : Status: Offline

Standart

Eserleri
Eserlerinin umûmî ünvanı Safahât'tır ve ilk eseri yalnız bu adı taşır. İkinci kitabının adı Süleymaniye Kürsüsünde'dir. Hakkın Sesleri üçüncü, Fatih Kürsüsünden dördüncü, Hâtıralar beşinci, Âsım altıncı, Gölgeler yedinci kitabınin adıdır. Bunlar, değişik târihlerde çeşitli kereler basılmış olup, hepsi birlikte Safahât adı altında da basılmıştır. Safahât'taki mısraların tamamı 12 bini bulur. Şiirlerinden İstiklâl Marşı, Bülbül, Ordunun Duası, Çanakkale gibileri bestelenmiştir. Âkif, İstiklâl Marşı şiirini millet için yazdığını ifâde ederek Safahâtına almamıştır.
__________________
“Rabbiğfirli”

View İn'ikas'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için İn'ikas kullanıcısına teşekkür edenler:
Vukuf-i Kalbi (02.12.08)
Alt 02.12.08, 18:48   #3
Vukuf-i Kalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Vukuf-i Kalbi is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline

Standart

Bugün severek okudum elhamdulillah.Mevla sizden de razı olsun..

Yalnız yazının rengini biraz açarsanız,daha rahat okunabilir sanıyorum.

Muhabbetle
__________________




View Vukuf-i Kalbi'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 02.12.08, 18:48   #4
İn'ikas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Fazilet
Üye No : 1503
Üyelik tarihi : 29-11-2008
Konuları : 210
Mesajlar : 1,020
Teşekkürleri: 333
548 mesajına 926 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5 İn'ikas is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 28.08.10
Durumu : Status: Offline

Standart

ayrıcı yenidünya dergisinin aralık sayısında da kapak konusu olmuştur, tavsiye olunur.
__________________
“Rabbiğfirli”

View İn'ikas'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için İn'ikas kullanıcısına teşekkür edenler:
Vukuf-i Kalbi (02.12.08)
Alt 02.12.08, 18:50   #5
İn'ikas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Fazilet
Üye No : 1503
Üyelik tarihi : 29-11-2008
Konuları : 210
Mesajlar : 1,020
Teşekkürleri: 333
548 mesajına 926 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5 İn'ikas is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 28.08.10
Durumu : Status: Offline

Standart

Alıntı:
Vukuf-i Kalbi´isimli Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster
Bugün severek okudum elhamdulillah.Mevla sizden de razı olsun..

Yalnız yazının rengini biraz açarsanız,daha rahat okunabilir sanıyorum.

Muhabbetle
ecmain inşAllah..
__________________
“Rabbiğfirli”

View İn'ikas'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için İn'ikas kullanıcısına teşekkür edenler:
Vukuf-i Kalbi (02.12.08)
Alt 02.12.08, 18:53   #6
واويلا - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 209
Üyelik tarihi : 24-08-2008
Mesleği : Qari
Nereden : İSTersem :)
Konuları : 177
Mesajlar : 2,625
Teşekkürleri: 1,270
763 mesajına 1,253 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6 واويلا is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 01.08.11
Durumu : Status: Offline

Standart



Paylaşım için teşekkürler.

M.Akif deyince aklıma, hafız olması ve Sultan II. Abdülhamid HAN'da yanılanlar'ın büyüklerinden olması gelir..
__________________
View واويلا'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiket
ersoy, makif

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:50 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.