|
| Konular: 50,305 | Mesajlar: 311,871 | Üyeler: 10,668 | Online: 179 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| BİYOGRAFİ VE BİLGİ DAĞARCIĞI Kim Kimdir ? Ne Nedir? |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Akıncı
Üye No : 9284
Üyelik tarihi : 02-03-2011
Mesleği : serbest
Nereden : edirne
Konuları : 233
Mesajlar : 223
Teşekkürleri: 62
40 mesajına 46 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 2
![]() Son Aktivitesi : 29.02.12
Durumu : Status: Offline
|
1. 1. 11. el-Hudarî (ö. 1927) 1. 1. 11. 1. Hayatı ve eserleri Mısırlı bir alim olan Hudarî’nın asıl adı Muhammed b. Afifî el-Bâcûrî’dir. Mısır’da yetişmiştir. Dâru’l-Ulûm medresesinde tahsilini tamamladı. Şer’î hakim olarak tayin olduğu Hartum’da hakimlik vazifesinden sonra Kahire’de çeşitli üniversitelerde müderrislik ve yöneticilik yaptı. 1927 yılında Kahire’de vefat etti . Devrin yenilik hareketlerine yakın ilgisi bulunan Hudarî Bey’in bazı eserleri şunlardır: 1. Usûlü’l-Fıkh. 2. Târîhu’l-Umemi’l-İslâmiyye I-II. 3. Târîhu’t-Teşrî’i’l-İslâmî. 4. Nûru’l-Yakîn fî Sıratı Seyyidi’l-Mürselîn. 5. İtmâmu’l-Vefâ fî Sırâtı’l-Hulefâ. 6. el-Gazzâlî . 1. 1. 11. 2. Usûlü’l-Fıkh Fıkıh usûlü ilminin tarihini, oluşmuş olan ekollere göre yazılmış bulunan eserleri ve etkilerini anlatarak başladığı kitabına Hudarî, mukaddime kısmına ilmin tanımını, konusunu, gayesini ve yararlandığı ilimleri sıralar. Birinci kısım diye isimlendirdiği bu fıkıh usûlü kitabını hükümler, istinbat yolları, deliller ve içtihad olmak üzere dört ana başlığa ayırdığını, teşrî’in sırrı adını verdiği ikincı kısmın ise bunu izleyeceğini belirtir . Muhammed Abduh’un önerisi ile eklediğini beyan ettiği teşrî’in sırrı adlı kitaba rastlamak mümkün olmamıştır. Hükümlere ayırdığı birinci bölüme hükmün tanımını önceleyerek başlayan Hudarî, usûlcülere ve fıkıhçılara göre ayrı ayrı tanımlarını sunarak araya hakimi yerleştirerek hüsün ve kubuh konularında mevcut olan Eş’ârî ve Mutezile’nin görüşleri ile bunlara terettüp eden hükümleri ve sahiplerini sıralar. Maturidî’nin ismini ve görüşünü anmadan ‘ehl-i sünnetten diğerlerinin söyledikleri ’ veya ‘diğerleri dediler ’ şeklinde kapalı işaretlerle göndermeler yapar. Sakıt olmayan ve olan bizzat hasen ile ligayrihi hasen şeklindeki taksimi Hanefîlere göre taksim , diyerek örneklerle açıklar. Hükmün teklifî ve vaz’î kısımlarını örneklerle geniş bir şekilde işlemektedir. Diğer usûl kitaplarında eda ve kaza ayrımına, öncekisinin mükemmel olmayışından vaktinde ikinci kez işlenmesi şeklinde tanımladığı iadeyi ekler . Hudarî, mükellefin hayatını cenin, doğumdan temyize kadar, temyizden buluğa kadar ve buluğdan sonra olmak üzere özellikleri ayrı dört devreye ayırdıktan sonra, ehliyetin de leh ve aleyhindeki meşru hakların vücup ehliyeti ile şer’an işlenmesi muteber olan eda ehliyeti olmak üzere ikiye ayrıldığını belirtir . Ehliyeti ortadan kaldıran semavî ve mükteseb durumları klasik sıralama ile veren Hudarî, mükteseb olanlardan hezli inşâât, ihbârât ve itikâdât olmak üzere üçe ayırarak anlatır . Usûlcülerden mütekellimîn ekolüne mensub olanlar ma’dûmun teklifi konusunu mükellef bahsine koymaktadırlar, diyen Hudarî, şer’î hükümlerin istinbatı ile fıkıh usûlü açısından aralarında irtibatı olmayan bu konu kelam ilmi ile ilgili bir meseledir, diyerek tenkit eder ve anlatımı kısa tutar . Aynı şekilde lugatın konuluşu meselesini de konu ile ilgili bulmadığını belirten Hudarî, onun dil tarihçilerine ait olduğunu söyleyerek , bazı yeni branşlaşmaların gereğini vurgulamaya çalışır. Lafızlardan hükümlerin çıkarılmasının durumuna ayırdığı ikinci bölüme Lugatın Bilinmesinin Yolları alt başlığı ile başlayan Hudarî, bunun, mütevâtir nakil veya âhad haberler yada nakilden aklın istinbat etmesi ile bilinir, diyerek lugatta kıyasa yer olmadığını belirtir . Lafzı camid ve muştak olmak üzere iki kısma ayırdıktan sonra muştak ile ilgili olan konuları maddeler halinde açıklayarak sıralar. Hudarî, birinci kısma, lafzın delaletinin kısımlarıyla beraber lafzî olan ve olmayan vaz’î ile aklî olmak üzere iki kısma ayrıldığını ifade ederek başladıktan sonra, lafzın dışındaki delaleti Hanefîlerin dört kısma ayırıp beyan-ı zaruret ismini verdiklerini söyler . Lafzın delaletini de nassın ibaresi, işareti, delaleti ve iktizası olmak üzere yine Hanefîlerin dörde ayırdıklarını belirterek örneklerle izah ettikten sonra aynı konunun Şâfiîlerin kavramlarında mantûk ve mefhûm olmak üzere ikiye ayrılmış olduğunu belirtir . Lafzın manaya delaleti açısından sınıflamanın ikincisine, delaletinin açık olması bakımından nass, zahir, müfesser ve muhkem olmak üzere dörtlü tasnifi koyduktan sonra, Şâfiîlerin bu manada lafızları zahir ve nass olmak üzere ikiye ayırdıklarını karşılaştırarak örneklerle anlatır . Hafî, müşkil, mücmel ve müteşabihin oluşturduğu kapalılık bakımından lafızları, ekol ismi vermeden sıralayan Hudarî, müteşabih konusunu özel olarak anlatır ve Kur’an-ı Kerim’de muhkem olanların çok buna karşılık müteşabih olanların az olduğunu ayete dayalı olarak izah etmeye çalışır . Müteşabih konusunu işlerken anlattığı te’vîl ve müşterek kavramlarına umum ve husus kavramlarını özellikleri ve çeşitleriyle birlikte anlatır. Bunların içinde cem’i münkeri de yerleştirir. Emir ve nehiy konularını hâs başlığı altında anlatarak ikinci bölümü btitrir. Deliller konusuna tahsis ettiği üçüncü bölüme ‘şeriat için tafsîlî deliller Kitap, Sünnet, İcma ve Kıyastır’ şeklindeki ifadesi ile başlayan Hudarî, bunları anlatmadan önce hepsini ilgilendiren bazı kaideler zikredeceğini belirtirek şunları ifade eder: Şer’î delillerin aklın hükümlerine aykırı olmadığını, nakle raci olan Kitap ve Sünnet ile re’ye raci olan kıyas ve istidlalın oluşturduğu deliller olmak üzere şer’î delillerin ikiye ayrılarak, İcma, Sahabe görüşü, öncekilerin şeriatı gibi delillerin ilk kısma, istihsan, maslahat-ı mürselenin de diğer kısma girdiğini, şer’î delillerin bir başka açıdan da kendisiyle istidlal edilen bütün aklî burhanlar yolunu seçtiği, şeklinde özetlemek mümkündür . Delil olarak Kitab’ın tanımını yaptıktan sonra, Kitab’ın şeriatın tümü ve onun ana direği olduğunu, nüzül sebeplerini bilmenin gerektiğini, hikayelerin öncesinde ve sonrasında bulunan redlerin onların batıl olduğuna kesin delalet eden delil olduğu gibi bazı belirlemeler yapar . Hudarî, mahiyeti, senedi, delil oluşu ve Sünnet’in Kur’an’a göre derecesi gibi konularla geniş bir şekilde işlediği delil olarak Sünnet’in içinde nesh konusunu bütün detaylarıyla anlatır . İcmanın, şer’î bir hüküm üzerine herhangi bir asırdaki bu ümmetten müçtehitlerin ittifak etmesidir, şeklindeki tanımını yapan Hudarî, tanımla ilgili bir çok münakaşaları sıralar ve Hanefilerin icmanın oluşumundaki delillerini anlatır . Kıyas konusunu geniş bir şekilde anlatır. Tanımını, rükünlerini, şartlarını, illetin tespit edilme yolları ile bu konudaki görüş sahiplerini verir . Tali delillerden istishab, öncekilerin şeriatı, sahabi görüşü ile birlikte tearuz, tercih ve örneklerini sunarak üçüncü bölümü bitirir. Hudarî son bölüm olan dördüncü bölümde İctihad konusunu anlatır. Tanımını, hükmünü ve şartlarını sunduktan sonra Hz. Peygamberin içtihat edip etmediği konusundaki görüşleri sıralar. İçtihadın Vücubu ve Taklidin Haramlığı başlığı kendisinin içtihat yanlısı olduğunu anlatmaya yetmektedir . Hudar’i’nin bu eseri, on dokuzuncu asrın sonlarında ortaya çıkan tecdîd fikrinin, fıkıh usûlü ilmine erken yansımasının etkisinde yazılmış bir eserdir. Fıkıh usûlü ilminde tarihte meydana gelen gelişmelerden takarrur edenlerin tanıtılması bakımından önemli bulunan bu eser, “üslûp ve arz yönteminin yenilenerek yazılmasının ” yanında büyük bir vukufiyetle konuları izah etmektedir. Osmanlı merkezli olan kitaplar güncel olaylardan örnekler sunup anlatırken, hatta Mecelle’den kanun maddelerini konuları izah etmek için kullanırlarken, bu eserde zamanın gelişmeleri ile ilgili bir ifadeye rastlanmamaktadır. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
|
|
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Seyyid Bey (1873-1925)fıkıh usulü metni yazanlardan | hakkıarayan2023 | BİYOGRAFİ VE BİLGİ DAĞARCIĞI | 0 | 20.09.11 17:44 |
| Seydişehrî (1857-1917)fıkıh usulü metni yazanlardan | hakkıarayan2023 | BİYOGRAFİ VE BİLGİ DAĞARCIĞI | 0 | 20.09.11 17:41 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|