|
| Konular: 50,305 | Mesajlar: 311,871 | Üyeler: 10,668 | Online: 178 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : İnadına ERBAKAN.....
Üye No : 2406
Üyelik tarihi : 05-02-2009
Nereden : kafkasya
Konuları : 3010
Mesajlar : 10,206
Teşekkürleri: 8,630
5,430 mesajına 10,723 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : 01.05.12
Durumu : Status: Offline
|
Asya, büyük oyunların merkezi olurken
Dünya, 21 yüzyıla veya başka bir değimle üçüncü bin yıla girerken küresel siyaset ve ekonominin, bütün önemli merkezleri ve stratejik harekat noktaları, Asya'ya kaymış durumdadır. Bu yüzyılın bir "Asya" yüzyılı olacağı bir gerçektir. 2001 yılı itibariyle dünyanın süper gücü olan ABD, yepyeni bir teori ve savaş taktiği başlatmıştır. Kendi "milli güvenlik" kavram ve hassasiyetlerini yeniden tanımlamıştır. Böylece, kıtalar ötesinde kesin olmayan hedefler belirliyip, "müdafaa ve savunma amaçlı saldırı stratejisini (pre-emtive strike)" gibi çok saldırgan ve tehlikeli bir güvenlik teorisi benimsemiştir. Bu değişikliklerin uygulanmaya konması ile, Afganistan, Amerika ve ona yardım eden İngiltere ve diğer Avrupa devletleri ile birlikte işgal edilmiştir. Daha sonra "koalisyon güçleri" adı altında birçok ülke de bu işgale katılmıştır. 2001'den beri devam eden ve 8 yılını tamamlamış olan bu saldırı ve işgal Afganistanı ve o bölgede yaşayan insanları perişan etmiştir. Her gün onlarca, yüzlerce kişi ölmekte ve en büyük kayıp da sivil halk ve çaresiz insanlar arasında olmaktadır. Bölge, dünyanın her yerinden "emperyalizme ve zulme karşı savaşmak" istediklerini belirten ve buna inanan insanlarla dolmuştur. İşte, El-Kaide'nin ve sonra da Taliban'ın siyaset sahnesinde ön saflarda rol almaları da böylece başlamıştır. Savaşın meydana getirdiği yıkım ve yoksulluk; hırpaladığı adalet duygusu ve yerli sivil halkın insafsız ve haksız olarak bombalanıp öldürülmesi oradaki savaşı gittikçe bilemiş ve amansız hale getirmiş bulunmaktadır. Canlarından başka kaybedecek şeyleri kalmayan Afganlar da sonuna kadar savaşmakta karar kılmış gibi görünmektedirler..... ta ki bu güçlü düşmanın da Afganistan topraklarını, daha önceki İngiliz ve Sovyet Rus güçlerinin yaptığı gibi, boşaltıp gidecekleri güne kadar! Bugün burada Afganistan'ın içinde olanlardan ziyade etrafında olanlar üzerinde analizler yapılıp, bunların sonuçlarının, hem Afganistan ve hem de Asya politikaları üstünde ne gibi etkiler yaptığı konuları tartışılacaktır. Çevre ve çeper diplomasisi: I. ABD açısından, dokuzuncu yılında olan bu Afganistan savaşının ana sebeplerine bakılınca, birkaç şey hemen göze çarpmaktadır. * Afganistan, Asya içinde son derece stratejik bir mevkiide bulunmaktadır. Bütün geçiş yolları üstünde olduğu kadar, tüm Orta Asya Türk Cumhuriyetlerine, yani (daha önce Sovyet peykleri), Pakistan'a, İran'a ve Çin'e çok yakın olup bu bölgeye hakim olacak güce büyük bir stratejik avantaj sağlamaktadır. * Afganistan tarım olarak bunca savaştan sonra son derece verimsiz hale gelmişse de, toprak altı maden zenginlikleri o kadar büyük ve önemlidir ki bu durum "Güç üstünlüğü" mücadelesinde olanlar için son derece önemli bir faktör haline gelmiştir. * Afganistan'da yetiştirilen afyon, dünya ihtiyaçlarını fazlası ile karşılayacak mıktardadır. Sonuçta da, her şeyi tükenmiş veya elinden alınmış bu ülke insanlarının tek gelir kaynağı haline gelmiştir. Hem yaşamak için ve hem de savaşmak için (silah ve mühhimat temini için) ihtiyaç duyulan geliri sağlayan bir kaynak haline gelmiştir. Böylesine büyük bir ikilem ve karmaşık durumun nasıl çözüleceği bilinememektedir. * Afyon ekimi (Afganistan'da Taliban idaresi hakim olduğu yıllarda) tamamen yasaklanmışdı. Ama, talibanın dağlara çekilmesi ve kontrolun işgalci ABD ve NATO güçlerinin eline geçmesinden sonra durum hızla değişmiş bulunmaktadır. Interpol bilgilerine göre son yıllarda Afyon ekimi eskisinden de fazla bir seviyeye çıkmıştır. Yine aynı kaynaktan belirtildiğine göre hem yukarıda adı geçen askeri birliklerin mensupları ve hem de ABD tarafından Virginia'dan getirilip Afganistan'ın başına oturtulan Hamid Karzai ailesi mensuplarının koruması ve müdahalesi altında bu artış olmuştur ve bu gruplara çok büyük kârlar sağlamaktadır. * ABD, Afgnistan'da kendine sağladığı konumda hem Rusya ve hem de Çin'i kontrol edebileceğini hesaplamakta, bir taraftan da İran'ı doğusundan tehdit edebilme imkanını yakaladığını düşünmektedir. * Kısacası, ABD'nin daha uzun bir süre Afganistan'da kalma niyeti olduğu doğru bir tahmin olarak düşünülebilir. Zaten, bu Asya toprakarından mutlak bir zafer kazanmadan çıkmak istemeyen ABD buraya 20 ile 40 bin arasında ilave asker getirmeyi (Surge Action) de düşünmektedir. II. Rusya da bu arada boş durmamaktadır. Rusya yenilerek çekilmiş olduğu Afganistan'a karışmamakta ama onun etrafında enteresan bir diplomasi yürütmektedir. Mesela: * Rusya Çin ile yeni anlaşmalar yapmakta ve işbirliğine girişmektedir. ABD bundan hiç hoşnut değildir. * Rusya, İran'a yardım etmektedir. Hem nükleer çalışmalarında ve hem de İran'la Pakistan arasında yapılması düşünülen petrol hattında. İran'ı ızole etmek ve zayıflatmak isteyen ABD, bu hattın yapımasını istememektedir. Bozmak için her şeyi yapmaktadır. Buna karşın, Rusya, onlara yardım için hattın tümünü bile inşa ederek bu iki ülkeye hediye etmeye çalışmaktadır. Bu alanda tam bir "proxy wars" yani "taraftarlar kanalı ve eli ile yaptırılan mücadele" yaşanmaktadır. * Rusya, bir taraftan da OIC, yani İslam Ülkeleri Sekreterliğine gözlemci üye olmak üzere başvurmuştur. Çok eskiden beri büyük sayıda Müslümanlarla birlikte yaşadığı için kendisinde böyle bir hak görmekte ve böyle bir talepte bulunmaktadır. Bu talep aslınd zamana ve zemine göre oynan akıllıca bir strateji oyunudur. Özellikle de ABD, hem Afganistan'da, hem de Irak ve diğer yerlerde Müslümanlarla savaşır bir durumda iken. * İran ve Pakistan'a yardım ederken de Rusya, Türkmen gaz ve petrolünün ABD'nin istediği gibi Afganistan üstünden geçerek Hint denizine inmesine de set çekmiş olmaktadır. Petrol dünyasındaki bir rakibine de böylece çelme takmış bulunmaktadır. III. Çin'e gelince, o da Asyanın ve dünyanın yükselen gücü olarak kendi çıkarı için gerekli stratejilerini yürürlüğe koymaktadır. * Elinde çok büyük döviz rezervi bulunan Çin, Pakistan'ı desteklemekte, yardımlarını ayni yarım olarak yapmakta, ABD için gittikçe daha can sıkıcı bir rakip haline gelmektedir. * Çin, Pakistan'ın Hint okyanusuna açılan sahilde Gwadar Serbest bölgesini inşaa etmektedir. * Çin, İran'dan Pakistan'a uzanması planlanan gaz ve petrol hatlarının diğer bir ayağının da Çin'e kadar uzanması için anlaşmalar ve çalışmalar yapmaktadır. Birçok yönü ile bu girişim ABD'yi rahatsız etmektedir. IV. Hindistan da bu arada hiç boş durmamaktadır. Karzai, tahsilini Hindistan'da Tamamlamış bulunduğundan oraya karşı bir sempati ve yakınlık duymaktadır. * Hindistan şu anda Afganistan içinde birçok yol ve karakol gibi bayındırlık yatırımı yapmaktadır. * Bu da yetmezmiş gibi, hiç bir hakkı olmadığı halde, NATO üyesi olmadığı ve koalisyon içinde olmadığı halde, Afganistan içinde askeri birlik bulundurmaktadır. Bu Hint birliği ne yazık ki Pakistan'a yakın bir sınırda, onun Beluçistan bölgesine yakın bir mıntıkada yer almaktadır. Bu birlik oraya yerleştiğinden bu yana Pakistan'ın Beluçistan bölgesindeki huzursuzluk ve ayaklanmalar artmış bulunmaktadır. * Hindistan, Afganistan'daki karışıklıklardan ve otorite boşluklarından yararlanarak kendine fırsat ve eylem yapmaya çalışmaktadır. Bir taraftan Pakistan'ı kıskaç altına alırken bir taraftan da ABD'nin isteğini yerine getirerek İran'la Pakistan yakınlaşmasını da baltalamış olmaktadır. * Hindistan bu arada İsrail ile son derece yakın ilişkiler yürütmektedir. İsrail dolaylı da olsa çeşitli yollarla bu Asya diplomasisi içinde kendisine bir yer yapmaya çalışmaktadır. * Hindistan, Pakistan'ın içindeki karışıklıktan (buna çok büyük ölçüde Afganistan'daki savaş sebep olmuştur) yararlanarak, kendi etki alanını Asya içinde yayma ve yeni alanlara yayılma politikasını yürütmeye çalışmaktadır. Hele başkan Obama'nın danışmanları arasında koyu fanatik Hindu danışmanların da bulunduğu düşünülürse, dengelerin nasıl etkilendiği de ortaya çıkmaktadır. Evet, Asya'nın ortasında Afganistan ve onun etrafında inanılmaz karışık ve birbiri içine girmiş çeper politikalarının yürütüldüğü bir Asya Stratejisi görülmektedir. Bu yüzyıl, ötekilerden çok daha renkli ve farklı olacak gibi görünmektedir. |
|
|
![]() |
| Etiket |
| asya, büyük, merkezi, olurken, oyunların |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| 'Enerji geçiş ülkesi' olurken (1) | Adige Abzakh | Ali Bulaç | 0 | 19.10.09 10:55 |
| Enerji geçiş ülkesi olurken (2) | Adige Abzakh | Ali Bulaç | 0 | 19.10.09 10:53 |
| Çocuklar Bu Oyunların Adını Bile Bilmiyor! | abdusselam | KÜLTÜR - SANAT - EĞİTİM | 0 | 07.08.09 15:59 |
| Dünyanın en büyük alışveriş merkezi açıldı | el Büğdüzi | DÜNYADAN HABERLER | 2 | 10.05.09 13:55 |
| Şehid Olurken Secde Eden Mücahid.. | Vukuf-i Kalbi | CİHAD | 7 | 04.10.08 13:36 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|