|
| Konular: 50,305 | Mesajlar: 311,871 | Üyeler: 10,668 | Online: 180 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5084
Mesajlar : 16,297
Teşekkürleri: 24,266
9,021 mesajına 19,441 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline
|
Kıbrıs’ta yeni politik oyunlar KKTC Cumhurbaşkanı Sn.Mehmet Ali Talat ile Güney Kıbrıs Rum Devleti Cumhurbaşkanı, Sn. Dimitris Hristofyas, bu geçtiğimiz yıl içinde tam 51 defa iş maksatlı olarak bir araya gelip konuştular. Bu yaptıklarına da "yumuşak diplomasi" veya "diyolog diplomasisi" adını vermişlerdir. Doğrudur. Bu iki lider, tam 51 defa buluşup konuştular, çay içtiler, sohbet ettiler, bu tatlı ortamda devlet işlerini ve Kıbrıs'ın geleceğini konuştular ve bol bol Annan Planı'ndan söz ettiler. Bütün bunları yaptılar, hem de hiçbir baskı altında olmadan, hiçbir gerginlik yaşanmadan ve kendi istekleri ile yaptılar. Kıbrıs adasının iki tarafını temsil eden liderler olarak bir araya geldiler. Sarıldılar, koklaştılar, eski "Sosyalist kardeşlikten", "Birlikteki parti günlerinden" bahsettiler, eski günleri yad ettiler ve Kıbrıs için konuştular. Bu gelişmeler sırasında, adada herkes ümitle "Bir şeylerin olmasını" beklemeye başlamıştır. Türkiye, hiç işe karışmamış; Yunanistan da olaylara uzaktan bakıyormuş izlenimi vermiştir. Kısacası, "Problemin sahipleri" olduklarını iddia eden Kuzey Kıbrıs Türkleri ve Güney Kıbrıs Rumları, müzakere meydanının tam efendisi olarak, istedikleri gibi bu arenada "At koşturmuşlardır". Bu gayretlerin sonucu ne olmuştur? Sonuç, kocaman bir HİÇ'tir. İleriye doğru tek bir adım bile atılamamış; Türk tarafı, tek taraflı olarak birkaç "iyi niyet jesti" yapmış ama Rum tarafı hiçbir jeste karşılık vermemiş, yapılan jestleri de "zaten kendi hakkıymış" havası içinde kabul etmiştir. Türk tarafının kazancı "sıfır" başarı olmuştur. Herhalde, TC. Dışişleri Bakanı Sayın Davutoğlu'nun "sıfır problem" formül ve politikasına bu yolla ulaşılmaktadır. Zamanla işin aslının ne olduğu ve olayların "püf noktaları" da elbet anlaşılacaktır. 51 toplantı sonunda Hristofyas'ın danışmanı ve Rum müzakere heyeti üyesi olan Tumazos Çelebis'in sözleri bu uzun sürecin sonunda olayların hangi merkezde olduğunu ortaya koymaktadır. Çelebis, "... çok zor ama Karpaz'ın Kıbrıs Rum idaresine verilmesini istiyoruz" dedikten sonra, "toprak düzenlemeleri ne kadar çok olursa, o kadar çok toprağın Kıbrıs Rum idaresi altına geçeceğini, bunun da mülkiyetin çözümünü kolaylaştıracağını..." savunmuştur. Sorulan bir soru üzerine de "... Kıbrıslı Türklerden en az 40.000 kişinin yer değiştirmesi gerekecek. Yani Türk nüfusunun üçte birinin yer değiştirmesi gerektiği hesap edildi" demiştir. Diğer taraftan "garantiler" ve "güvenlik garantileri" hakkında sorulan sorulara ise, "21. yüzyılda, bir AB ülkesi olan Rumlar için garantilerin gereksiz olduğunu, böyle şeylerle vakit kaybedilmemesini" ifade etmiştir. Müzakerelerin ne kadar süreceği sorusuna da, "bundan söz etmek çok felsefi olur. Gerektiği kadar sürecektir, yeter ki iyi niyet olsun" demiştir. Gelişmelerin yan etkileri: 1- Bu arada AB'nin yaptığı her toplantıda Kıbrıs konusunu gündeme getiren Kıbrıs Rum Kesimi, sürekli olarak Türkiye karşısında bu kozu kullanmaktadır. 2- Yunanistan, tam 25 yıl uğraştıktan sonra hiçbir hukuki tarafı olmamasına rağmen Kıbrıs olayını, Türkiye'nin AB'ye girişi için bir ön şart haline getirmeyi başarmıştır. 3- Türkiye, büyük bir gaflet içinde veya "kendini AB liderlerine beğendirmek" gayreti içerisinde Ankara ek protokolünü 2006'da imzalamıştır. Hem de TBMM onayı alınmadan ve ülkedeki pek çok kurum ve kişi buna "hayır" derken. (Gizlice imzalama emri verilmiştir.) 4- Türkiye hükümetinin "adeta ipin ucunu bırakmış" gibi bir tavır ve havası vardır ki, bu da diplomaside "başarıyı" garanti etmez. Tam aksine düşman veya rakibin kozunu güçlendirir. 5- BM genel sekreteri Kofi Annan'ın yaptığı planın referanduma sunulması sonucunda yine Türk Hükümeti tarafı, Kıbrıs Türk tarafının "evet" demesi için çok teşvik etmiş (adeta zorlamıştır). Zaten AB meraklısı ve maddi kazanca hayli meyilli olan Kıbrıs Türk tarafından büyük bir çoğunluk, çeşitli "kandırmalara" kolayca kanarak, "Evet be Annem" sloganı ile "evet"leri basmışlardır. (Şükredilecek taraf, Rumların tatmin olmak bilmez aç gözlülükleri ve daha da çok şey kopartabilmek için bastıkları "Hayır" mühürü olmuştur. Yoksa bugün bir KKTC ortada olmayabilirdi de.) 6- Yeni cumhurbaşkanı M.A. Talat'ın başlatıp yürüttüğü Kıbrıs Müzakereleri (51 adet ) adeta bir komediye dönüşmüştür. Rumların istekleri ortadadır. Hristofyas'ın baş danışmanı Çelebis bunları çok açık olarak ifade etmiştir. Hristofyas da hiçbir tavizde ve yakınlaşmada bulunmamış, sadece "talepkar" olmuştur. 7- Sonuçta, nasıl bir tuzağa doğru koşulduğunu gören Kuzey Kıbrıs Türkleri son genel seçimde büyük bir dönüş yaparak Talat'ı yalnız bırakmış ve tekrar başbakanık koltuğuna Eroğlu'nu oturtarak "eski politikalara dönüşü" istediklerini belirtmişlerdir. Ortadaki veriler: Olaylara dikkatlica bakanlar şu hususları kolayca görebilmektedirler: • Kıbrıs olayı sadece bir adada iki ayrı etnik grubun çekişmesinin çok ötesinde bir "Doğu Akdeniz güç çekişmesi"dir. Buz dağının sadece görünen tepesidir. • Rumlar Karpaz (Ortadoğu'ya kol gibi uzanan kısım) alarak Ortadoğu ve petrol zenginliklerine en yakın stratejik konumu elde etmeyi planlamaktadırlar. • Bu arada pek çok İsraillinin Kıbrıs'ta yer satın almakta olduğu da bilinen bir gerçektir. İsrail ve ABD, Kıbrıs'ı özellikle İsrail'in güvenliği açısından çok önemli kabul etmekte ve ona göre siyaset geliştirmektedirler. • Yunanistan Kıbrıs'ı AB dokümanlarında "ön şart ve problem" olarak kabul ettirtikten sonra şimdi Türkiye'ye karşı "iyi dost rolü" oynamaya başlamıştır." Biz, Türkiye'nin AB'ye girmesine asla karşı değiliz" diyerek de adeta dalga geçmektedir. • Türk hükümetleri 2004'ten beri Kıbrıs konusunda çok büyük hatalar yapmıştır. Bu hatalar sebebi ile Kıbrıs adeta kaybedilme noktasına getirilmiş bulunmaktadır. • Kıbrıs olayları ile bu derece ilgisiz görünmeleri (hükümetin) de ileride (kendilerince çok muhtemel olan) bir kopma ve bir kayıp işi olursa, "ne yapalım, kendileri karar verdiler" diyebilmek için zemin hazırlamaktır. Sonuç: Kıbrıs, Türkiye askeri güvenliği, ticari güvenliği ve petrol kaynaklarına yakın olma yönleri ile Türkiye için fevkalade önemli bir yerdir. ABD, ta Amerika kıtasından kalkıp kendi güvenliği için ve enerji kaynaklarını elinde tutabilmek için Irak'ı işgal etmiştir, İngiltere kendisinden 450 mil uzaktaki Kıbrıs'ta hâlâ askeri üstler tutmaktadır. Fransa bu işte arabulucu olmak istemekte ve ta Avusturalya kıtasından temsilciler Kıbrıs'ı mekan tutmaktadır, ama bu arada Türk Hükümeti nedense Kıbrıs'la o kadar ilgilenmemektedir. O zaman hem T.C. hükümetine ve hem de KKTC hükümetine sormak gerekir: "Sizler kimin çıkarlarına göre politika belirliyorsunuz ve bu yaptığınız diplomasiden tam olarak kimler yararlanmaktadır?" Bu konuları derhal gündemin en önüne çekme zamanı gelmiş bulunmaktadır. Konu Alemdâr-ı İslâm tarafından (19.11.09 Saat 07:35 ) değiştirilmiştir.. |
|
|
![]() |
| Etiket |
| kıbrıs’ta, oyunlar, politik, yeni |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Ekonomik oyunlar... | Alemdâr-ı İslâm | EKONOMİ VE PARA | 0 | 29.10.09 20:45 |
| Kıbrıs’ın laikleri kudurdular | KARAHILAL | DÜNYADAN HABERLER | 1 | 08.08.09 13:12 |
| Bi acayip oyunlar | Cihad Yıldızı | DÜNYADAN HABERLER | 4 | 10.07.09 21:54 |
| SP üzerine oyunlar | sina | ÜLKEMİZDEN HABERLER | 1 | 19.06.09 22:42 |
| islami oyunlar | cennetyolcusu | ÂİLE VE ÇOCUK EĞİTİMİ | 1 | 21.10.08 10:41 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|