| Konular: 50,305 | Mesajlar: 311,871 | Üyeler: 10,668 | Online: 179 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum GÜNCEL » MİLLİ GAZETE » Dç. Dr. Oya Akgönenç »

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 22.04.10, 10:37   #1
Adige Abzakh - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : İnadına ERBAKAN.....
Üye No : 2406
Üyelik tarihi : 05-02-2009
Nereden : kafkasya
Konuları : 3010
Mesajlar : 10,206
Teşekkürleri: 8,630
5,430 mesajına 10,723 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Adige Abzakh is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 01.05.12
Durumu : Status: Offline

Thumbs up Kıbrıslı Türkler “Yumruğunu masaya vurdu”

Kıbrıslı Türkler “Yumruğunu masaya vurdu”

18 Nisan 2010'da gerçekleşen KKTC Cumhurbaşkanlık seçimlerini birinci turda, Ulusal Birlik Partisi'nin Genel Başkanı Sn. Derviş Eroğlu kazanmış bulunmaktadır. Yasaya göre, ilk turda, bütün adaylar yarışmakta ve aralarından birisi % 50 çoğunluğu sağlayamadığı takdirde, en çok oy alan iki aday, ikinci tura kalmaktadır. İkinci tur da ise en çok oy alan kişi cumhurbaşkanı seçilmektedir.
2010 seçimleri için KKTC'de tam 7 aday seçime girmiştir. Bu küçük adada 7 adayın olması ve çoğunun da görevde bulunan adayın karşısındaki partilerden olması, seçimi Eroğlu için daha da zor hale getirmiştir. Çünkü bu oyların iyice bölünmesi anlamına gelmektedir. Bu aday bolluğu, biraz da Talat tarafının "bir zayıflatma taktiği olarak", el altından teşvik edilmiş de olabilir.
Her ne olursa olsun, oylar yediye bölünmüş olsa bile, ilk turda Derviş Eroğlu % 50.38 oy almayı başarmış ve cumhurbaşkanlığına seçilmiştir. Eroğlu, çok büyük bir tebriği hak etmiş bulunmaktadır.
KKTC halkı Mehmet Ali Talat'ın beş yıldır sürdürdüğü Cumhurbaşkanlığından memnun olmadığını, 2008'den bu yana 18 ayda 70 defa Hristofyas'la buluşmasından hiç bir sonuç çıkmadığını ve hatta gidişattan son derece huzursuz olduklarını gayet net bir şekilde açıklamış bulunmaktadır. Hatta, Eroğlu'nun en yakın arkadaşı, AKP teşviki ile ondan ayrılarak aday olmuştur. Bu aday sadece % 03 oy alabilmiştir.
Kıbrıs seçmeni, sadece kendi hükümetine değil, aynı zamanda Türkiye'deki AKP hükümetine, Güney Kıbrıs Rum hükümetine; Avrupa Birliği içindeki devletlere ve ABD'ye önemli mesajlar vermiştir
Verilen mesajlar:
1- Derviş Eroğlu'na verilen mesaj: Verdiğin sözü tut ve KKTC Türkü'nün haklarını koru ve bu devletin bekası için var gücünle çalış. Kazanma farkı o kadar küçüktür ki, Eroğlu önemli bir şeyler yapamazsa, ara seçimlerde büyük kan kaybına uğrayabilir.
2- Mehmet Ali Talat'a verilen mesaj:
"Sana bir şans tanımıştık ama artık kredin bitti, sadece o makamı doldurmanın dışında hiçbirşey gerçekleştiremedin" mesajını vermişlerdir.
Yürütülen müzakerelerde, Rumlar hiçbir talep ve isteklerinden vazgeçmedikleri gibi, Türk tarafının da yavaş ve sessiz bir şekilde bir çok şeyi kaybetmekte olduğu açıkça görülmüştür. Bu müzakereleri yakından izleyen KKTC vatandaşları sonunda asıl "uzlaşmaz tarafın, Rum tarafı olduğunu" anlayabilmiştir. Bütün tavizlerin daha çok Türk tarafından geldiği görüldükten sonra,Talat'a olan güven de çok büyük ölçüde sarsılmıştır.
3- Kıbrıs Rum tarafına verilen mesaj:
"Mehmet Ali Talat'ın seçilmesi ile elinize geçirdiğiniz iyi bir fırsatı kendi hırsınız ve 'hep daha fazlasını isteme' huyunuz yüzünden kaybettiniz" denmiştir.
Nasıl ki Rumlar, BM plan ve tekliflerinden daha çok pay istemişlerse, aynı şekilde M.A. Talat'la yaptıkları müzakerelerde de ondan verebileceğinden daha çoğunu istemişlerdir. 5 yıllık bir deneyim KKTC halkının uyanmasını sağlamıştır.
"Belki birlikte çözüm vardır" diye umut besleyenler de bunun olamayacağını görmüş ve Rum tarafının ne kadar "ölçüsüz" olabileceğini anlamışlardır.
Burada bir kere daha hatırlatmakta yarar vardır çünkü olaylar adeta kendini tekrarlamaktadır:
2004 yılında BM Genel Sekreteri Kofi Annan tarafından hazırlanan çözüm planı Kıbrıs'ın tümünde refaranduma sunulmuştur. Türk tarafı (maalesef) AB'yi memnun etmek ve "biz hep uyumdan yanayız" mesajını verebilmek için, içinde ihtiva ettiği olumsuzluklarına rağmen, Annan Planına "Evet" demişlerdir ( % 65 oranında). O zamanın oylamasında AKP'nin baskı ve teşvikinin rolü büyük olmuştur.
Rum kesimi ise kendilerine sağlanan bütün bu avantajları "yeterli ve tatminkar" bulmayıp, "Hayır" demekte ısrar etmiş ve % 75'i "hayır" şeklinde oylamışlardır.
Rum tarafı o gün olduğu gibi bugün de kendilerini ve art niyetlerini deşifre etmiş bulunmaktadır.
4- AKP'ye verilen mesaj:
KKTC halkı, Talat'ın partisi iktidarda olduğu bir dönemde yapılan seçimlerde, başka bir partiyi % 44 gibi bir çoğunlukla seçerek hükümet yapmış ve Derviş Eroğlu'nun partisi tek başına iktidar olacak çoğunluğu kazanmıştır. Bu seçimde Cumhurbaşkanı Talat, kendisine verilen açık AKP desteğine rağmen seçimi kaybetmiştir.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de aynı şey olmuştur. AKP'nin desteğine, AB teşkilat ve devletlerinin açık destek beyanlarına ve ABD sözcülerinin (bayan Clinton dahil) Talat'ı destekleyen ifadelerine rağmen, KKTC seçmeni, Derviş Eroğlu'nu Cumhurbaşkanlığına getirerek, kötü gördüğü gidişata bir "dur" demek istemiştir. İkinci defa da aldatılmak istememişlerdir.
Böylece AKP hükümetine, "sizin yönlendirmelerinize ve desteğinize artık güven duymuyoruz ve samimiyetinize inanamıyoruz" mesajları verilmiştir.
AKP hükümeti "Talat'ı desteklediğini" açıkça belirttiği halde seçimde Eroğlu başarılı olmuştur.
"Müzakerelerde Talat'ın elini zayıflatamazsınız" denilerek, AKP hükümeti elemanları ve bazı milletvekillerinin doğrudan Kıbrıs halkına telkinde bulunmalarına rağmen, Kıbrıs halkının çoğu bu telkin ve tavsiyeleri benimsememiştir. AKP hükümetinin izlediği politikalar etkisiz kalmış, sonuç alamamıştır.
5- AB'ye verilen mesaj:
AB'ye verilen mesaj ise "AB'ye olan tüm güven ve inancımız kayboldu" denilirken, "Sizlerin sözlerini tutmayan, prensiplere dayanmayan ve belli çıkarlar için her türlü ifade ve tarzı kullanmaya hazır, çok değişken olduğunuzu anladık" mesajı da verilmiştir. Bütün AB yardımları Rum tarafına verilmiş olup, "bile bile problemli olarak aldıkları" bu adada hiç bir düzeltme için gayret etmemişler ve hep Rumlardan yana tavır sergilemişlerdir. Ne KKTC Türklerinin ve ne de Türkiye'nin bu tutumu kabul etme mecburiyetleri yoktur. Her iki taraf için de en önemli konu egemenliğin ve kültür kimliğinin muhafazasıdır.
6- ABD'ye verilen mesaj:
Büyük bir devlet olarak, ABD her iki tarafa daha eşit ve adil bir tutum sergilemelidir. Tarihi gerçekler daha iyi bilinmeli ve takip edilmelidir.
Sonuç:
Sn. Derviş Eroğlu seçim başarısı için candan kutlanmalıdır. Zaman eylem alanında da başarılara imza atma zamanıdır.
Kıbrıs'ta iki devlet ve iki millet mevcuttur ve dünyanın bunu anlaması ve kabul etmesi gerekmektedir. Hakikat inkar edilerek sonuç değiştirilemez. Nasıl Kosova bağımsız bir devlet olarak kabul olunduysa, nasıl Filistin'de iki devlet kavramı üstünde çalışılıyorsa, aynı şekilde de Kıbrıs'ta da aynı prensip uygulanarak iki devletli bir idare herkesce kabul görmelidir.
AB adil davranmayı ve sözünü tutmayı öğrenmelidir. Referandumda yapacağım dediği şeyleri üstünden 6 yıl geçse de gerçekleştirmelidir.
Türk hükümeti de KKTC'ye karşı güçlü ve destekleyici bir tavır içinde olmalıdır. Madem, KKTC halkı kendi demokratik haklarını kullanarak seçimini yapmıştır ve madem, AKP "çözümü yerli halk kendi yapacaktır" demiştir, o halde bu seçime ve sonuçlarına tam destek verilmelidir. Türkiye, KKTC'ye her türlü yardım ve desteği vermelidir. KKTC'deki doğru gelişmeler, Türk devletinin Güney güvenlik stratejisinin ayrılmaz bir parçasıdır.
__________________

HAKKA HİZMET YOLUNDA İNANÇLI KADROLAR OMUZ OMUZA !

Girmeden tefrika bir millete düşman giremez
Toplu attıkça sineler, onu top sindiremez...
View Adige Abzakh'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiket
“yumruğunu, kıbrıslı, masaya, türkler, vurdu”

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
“Tasavvuf” tezgâhıyla “kısa devre” din üretimi… Alemdâr-ı İslâm SERBEST KÜRSÜ 3 26.03.10 17:26
“Dünyadan kopmak” mı, “kendi dünyasını inşa etmek” mi? el Büğdüzi Ebubekir Sifil 0 06.07.09 10:22
Sorun “Dernekleşme” değil, “Denekleşme” Sorunudur Cihad Yıldızı Nureddin Şirin 0 09.06.09 09:12
“CeHaPe”, “AKePe”, “MeHaPe”, “DeSaPe”, “DaTaPe” birde Kamusal Alan Her Yerde! Cihad Yıldızı YAZARLAR VE KÖŞE YAZILARI 0 09.06.09 08:51
Ne zamandan beri kıbrıslı Türkler diyouz? ubudiyet SERBEST KÜRSÜ 0 18.04.09 18:56

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:33 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.