|
| Konular: 50,305 | Mesajlar: 311,871 | Üyeler: 10,668 | Online: 179 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : İnadına ERBAKAN.....
Üye No : 2406
Üyelik tarihi : 05-02-2009
Nereden : kafkasya
Konuları : 3010
Mesajlar : 10,206
Teşekkürleri: 8,630
5,430 mesajına 10,723 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : 01.05.12
Durumu : Status: Offline
|
![]() Diplomatik ve siyasi nezaket Genelde yıllar geçtikçe olaylar ve kişilerin daha olgunlaşması ve daha kibar bir seviyeye ulaşması beklenir. Olgunluk yaşla, tecrübe ve bilgi ile gelişir, nezaket de görgü ve tecrünbe ile daha güzel bir seviyeye ulaşır. Geçen hafta, 29 Ekim 2010 tarihinde yapılan Cumhuriyet kutlamaları ise bu işin neresinde durulduğu sorusunu akla getirmektedir. Olayların anlamı ve önemi: Ne mutlu hepimize ki Cumhuriyetimizin 87. yıldönümünü başarı ile kutlayabildik ve bunu gayet etkileyici bir şekilde gerçekleştirebildik. Cumhuriyetin kabulü ve ilanı,Cumhuriyet Türkiyesi tarihinin en önemli olayıdır. Yıkılan, yok olan bir imparatorluğun enkazından ve işgale uğrayan anavatan topraklarının, santim, santim kurtarılmasından sonra adeta "ANKA KUŞU" gibi küllerden doğarak, harika bir varlığa dönüşen bu "var oluştan" daha önemli bir olay yoktur. Kurtuluş savaşı herkes tarafından verilmiştir. Askeriyle, generaliyle, cephede ve cephe arkasında sonsuz fedakarlıklarla çalışan sivilleri ile kadını ve erkeğiyle genci ve yaşlısı ile kazanılan bu destansı savaşın sonucu Cumhuriyetin ilanı ile taçlanmıştır. Bu büyük mücadeleyi, başının örtüsü ile Nene Hatunlar, Kara Fatmalar, Halide Edipler ve nice kadın ve kız tıpkı erkek karşıtları kadar büyük fedakarlıklarla çalışarak, çarpışarak gerçekleştirmiştir. Erkeklerin içinde çiftçisi de, ustası da, hocası da, imamı da, alimi de, hammalı da mevcuttu. Bunlar hem ordu saflarında ve hem de diğer cephe ve alanlarda çalışarak, düşmanı vatan topraklarından söküp atana kadar "dur-durak" bilmemiş kahramanlardır. Kısacası, tüm katmaları, tüm meslek ve konumda ki; bireyler azimle bu büyük mücadelenin içinde yer almış ve katkıda bulunmuşlardır. Vatan hep birlikte kurtarılmış ve Cumhuriyet hep birlikte kurulmuştur. Cumhuriyet bir grup veya bir zümrenin değil, hepsinin ve hepimizin eseridir ve malıdır. Sonuna kadar da onu koruyacak olanlar yine hepimiziz. Semboller ve ifadeler: Kurtuluş Savaşı'nın kazanılmasından sonra, bu abidemsi olaya karşı duyulan büyük hayranlık ve saygı kendisini askere hayranlık ve onun liderine sonsuz itaat olarak ifadesini bulmuştur. O günden beri de bu fedakar ve cesur millet, ordusunu daima baş tacı etmiş, bütçesinin en büyük payını ona harcamaktan çekinmemiş ve başa geçen Cumhuriyet idarecilerine de daima saygı ve hürmet göstermiştir. Cumhur yani halk, her zaman ve her şartta Cumhuriyeti korumaya hazır olduğunu da daima ispat etmiştir. Bir ülkede makamlar aslında sembollerdir. Orayı dolduran kişiler ise geçicidir. Sürekli değişirler. Makamlar ise kalıcıdır. Mesela, bir ülkenin Cumhurbaşkanlığı makamı, o ülkenin en yüksek makamı ve devleti temsil eden bir semboldür. Başbakanlık makamı o ülkenin iktidara hakim olan hükümetinin başını temsil eder. Böylece, İktidarın, dolayısı ile halkın yani "cumhur"un tercihi demektir. Onun sembolüdür. Ordu da milletin gücüdür ve onun "var olma azminin" bir sembolüdür. Ordu mensupları da milleti yapan fertlerin ve toplumun bir parçası olup, onların arasından çıkan ve savunma görevini üstlenmiş olan şahıslardır. Millettten ayrı bir sınıf veya grup değillerdir.Yani ordu mensupları da "cumhur"un bir parçasıdır. Cumhuriyet Bayramı resepsiyonları: Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana uygulanan resmi kutlama töreni biçiminde Türk toplum hayatında yerini almış olan bir olaydır. Son yıllarda sürekli yaşanan "Cumhuriyet Resepsiyonuna katılım" krizleri veya probleri bu sene gereksiz bir seviyeye ulaşmış bulunmaktadır. Bazı kişiler adeta olayın ÖZÜNÜ unutarak, AYRINTILARA takılıp kalmışlardır. Bu olayda doğru bir analiz yapabilmek için olayların ana prensiplerine bakmak gerekmektedir.: 1- 29 Ekim'de kutlanmakta olan Türkiye'de CUMHURİYETİN KURULUŞU olayıdır. Başka bir olay değil. 2- Sevinilmesi ve herkesçe kutlanması gereken olay da TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NİN 87. YILINA ULAŞMIŞ OLMASIDIR. Üstelik Türkiye'nin 1923'den bu yana ÇOK DAHA İYİ ve ETKİLİ BİR SEVİYEYE ULAŞMIŞ OLMASI olayıdır. 3- Devletin başı Cumhurbaşkanı olup, aynı zamanda "Başkomutanlık" makamını da temsil etmektedir. Atatürk'ten beri ve 1923'ten beri bu böyledir. Cumhuriyeti kutlama daveti de Türkiye Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılmaktadır. Bu davete herkesin icabet etmesi gerekmektedir. Bu bir şahıs daveti olmayıp, devlet davetidir. 4- Cumhuriyetin ilanı ve kuruluşu için başka kutlamalar elbette yapılabilir lakin, bunların yapılış saatleri, devletin resmi kutlaması ile asla çakışamaz. Devletin en üst makamının daveti ÖNCELİK ALIR. Herkesten büyük olan devlettir. 5- Bu davette, aksine bir ibare bulunmadıkça kadın, erkek ayırımı yapılamaz. Bu kutlama başlatıldığı 1923'ten beri böyle olmuştur. Cumhuriyetin birlikte çalışılarak kazanıldığına vurgu yapmak için bu konuda özen göstermiştir. Kadın-erkek eşitliği bir Cumhuriyet kazanımıdır. Kadınların giyim ve kuşamları ise 1923'de başka, 1933'de 1943 veya 1973'de başka olabilmiş ama bu hiç bir zaman bir "olay" veya "konu" haline getirilmemiştir. Zira kutlanmakta olan birlikte kazanılan "Cumhuriyettir" yoksa kişilerin kiyafetleri değil. 6- Asker, Cumhurbaşkanlığı tarafından verilen Cumhuriyet kutlamalarına icabet etmek zorundadır, çünkü başkomutanlık makamı bu daveti yapmaktadır. Asker, halkın bir parçası olduğu gibi, ordu, devletin ayrılmaz bir organıdır. Kendi başına ayrı bir alternatif program yapamaz, ilave programlar yapabilir. 7- Yabancı misyonların tümü, ülkede olanları dikkatle izleyip, analiz edip, kendi ülkelerine rapor etmektedirler. Bu sene 29 Ekim'den sonra yazılan bütün raporların ne olduğunu anlamak için alim veya diplomat olmaya gerek yoktur. Küçük bir örnekleme yapmak gerekirse mesela: İngiltere Kraliçe'sinin davetine, İngiliz bürokrasisi ve askeriyesinden asla bir ret gelemez. Fransız ve Alman Cumhurbaşkanlarından gelen davete, muhalefet veya askeri kanattan alternatif bir program veya protesto gibi bir tutum sergilenemez. Bu bir hükümet veya muhalefet veya bir grup işi değil, devlet işidir de ondan. Aynı şekilde, ABD'de kutlamalar her yerde çoşku ile gerçekleştirilir. Başkanın Demokrat veya Cumhuriyetçi olması hiçbirşeyi değiştirmez. Kutlanan devletin günüdür, şahısların değil. Görüldüğü gibi bütün ülkeler, kendi ülkelerinin "şeref ve gururunu" yüceltecek her konuda çok dikkatli olmaktadırlar. Ne yazık ki, Türkiye'de 29 Ekim kutlamaları herkesin gözü önünde oldukça garip bir şekilde gerçekleşmiş bulunmaktadır. 29 Ekim bahanesi ile bazı kişi ve gruplar, kendilerince "bir şeyleri protesto" etmiştir. Sanki, Cumhuriyetin kuruluşunun kutlandığı gün, protestolar günü ilan edilmiş gibi! Aslında burada küçük düşürülen kişiler değil, Türkiye'nin en önemli makamları olmuştur. Kişiler geçici ama makamlar kalıcıdır. Yarın orada başkaları da bulunacaktır ama ne yazık ki kendi insanları tarafından aşağılanmış, küçültülmeye çalışılmış makamlarda oturacaklardır. Kendisini küçük gören bir ülkeye de kimsenin hürmet etmesi beklenemez. Acababu davranışları yapanların istekleri bu muydu? Acaba bu davranışa karar verenler, olayları geniş açıdan düşünmek ve hadiselere hem diplomatik ve hem de siyasi nezaket kuralları açısından bakabilmek için kendilerine yeterince zaman ayırmışlar mıdır? Yoksa, mantık yerine öfkeler, hisler ve diğer faktörler mi üstün gelmiştir? Bunları iyi düşünmek gerek. Ülkeler, ancak kendi evlatları omuzlarında yükselirler. * Şahşi işlerim dolayısı ile bir kaç aydır yazılarıma ara vermiş bulunmaktaydım. Bu yazı ile tekrar karşınızdayım. |
|
|
| Bu mesaj için Adige Abzakh kullanıcısına teşekkür edenler: | GOD LOVE (08.11.10) |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Nezaket İnsaniyettendir! | sina | SERBEST KÜRSÜ | 2 | 02.02.10 11:12 |
| Nebevî nezaket | Muhammed | İSLAMİ HAYAT SORU-CEVAP | 0 | 31.01.10 14:54 |
| İsrail`den diplomatik skandal. | Sükut-u Leyl | MGFORUM SANAL TAKİP | 1 | 14.01.10 10:08 |
| Diplomatik küstahlık! | Adige Abzakh | Dç. Dr. Oya Akgönenç | 0 | 14.01.10 10:06 |
| Orantısız nezaket | Alemdâr-ı İslâm | MİLLİ GAZETE | 0 | 29.06.09 10:00 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|