| Konular: 50,305 | Mesajlar: 311,871 | Üyeler: 10,668 | Online: 178 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum GÜNCEL » MİLLİ GAZETE » Dç. Dr. Oya Akgönenç »

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 31.12.10, 13:28   #1
Adige Abzakh - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : İnadına ERBAKAN.....
Üye No : 2406
Üyelik tarihi : 05-02-2009
Nereden : kafkasya
Konuları : 3010
Mesajlar : 10,206
Teşekkürleri: 8,630
5,430 mesajına 10,723 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Adige Abzakh is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 01.05.12
Durumu : Status: Offline

Exclamation Kosova gelişmeleri


Kosova gelişmeleri

Kosova, son yıllarda Balkanlarda kurulan en genç ülkelerinden birisidir. Bağımsızlığını elde edebilmek için yılarca mücadele etmiş ve nihayet 17 Şubat 2008 yılında, Sırbistan'dan ayrılarak, bağımsızlığına kavuşmuştur.
Kosova tarihten beri, çeşitli ticaret ve ulaşım yollarının geçtiği bir bölgede bulunması sebebiyle stratejik önemi yüksek bir yer olarak kabul edilmiştir. Birçok güç, bu topraklara sahip olmak için mücadele vermiştir.
Kosova, Osmanlı ordularının, kendilerine karşı bir araya gelmiş olan büyük bir Balkan gücünü yenerek, Balkanların fetih kapılarını açtığı bir yer olarak tarihi bir önem taşımaktadır. Sırplar ve diğerleri, 1389 yılında, Kosova'da Osmanlı orduları karşısında büyük bir yenilgeye uğramışlardır. Bu sebepledir ki, 1989 yılında Sırpların o zamanki lideri, Slobadan Milosoviç, o savaş tarihine denk düşen bir günde, Kosova ovasında bir milyona yakın Sırbı toplayarak, büyük bir miting yapmıştır. Milosoviç, Sırpları galeyana getirerek, 20. yüzyılın sonlarında yer alan en kanlı savaşlardan birisini, Yugoslavya'nın ortasında başlatmıştır.
1945'de kurulmuş olan Sosyalist Yugoslav Federasyonu, beş Cumhuriyet ve üç özerk bölgeden meydana gelmiştir. Bu özerk bölgelerden bir tanesi de Kosova'dır.
Kosova bölgesi bu statüsünü resmi olarak, 1974'te yapılıp, kabul edilen yeni Yugoslav Anayasa'sı ile kazanmıştır. Buna rağmen, Yugoslavya'nın kurucusu ve lideri olan Tito'nun ölümünden sonra Sırplar, mevcut kanunları ve yapılan yeni anayasası hiçe sayarak, Kosova'ya özerklik vermemiş ve tam aksine orayı kendi idarelerinde ve baskı altında tutmaya devam etmişlerdir.
Mücadele yılları:
Kosova'nın % 90 nüfusu Arnavut asıllı olup, dilleri ve dinleri ile, ırkları ve tarihleri ile Güney Slavlar (yani Yugoslavlar)dan farklı bir grupturlar. Lakin Kosova'da bulunan % 10'un altındaki Sırplar da bu yöreyi kendileri için tarihsel ve dinsel açıdan çok önemli kabul etmektedirler. Diğer azınlıklar da kendi tarihi yapıları ve etkileri ile Kosova içinde belli bir saygınlık talep etmektedirler.
Açık şekilde yeni anayasayı hiçe sayan Sırplar, Tito'nun ölümünden sonra 1981-1999 yılları arasında Kosova'da yaşayan Arnavutlara, Türklere, Boşnaklara ve diğer Müslüman azınlıklara büyük bir baskı uygulamış ve onları adeta yıldırarak Kosova'dan kaçırmaya çalışmışlardır.
Diğer bir özerk bölge olan Sanjak'ta da durum aynen bunun benzeri bir konumda olup, zaman içinde daha da kötü ve vahim bir hale gelmiştir.
İşte o yıllarda Arnavutların kurduğu, Kosova Liberation Army yani Kosova Kurtuluş Ordusu, Haşim Taçi'nin idaresinde büyük bir mücadeleye başlamıştır. 1989-1999 yıllarında bu iç mücadele en çetin safhasına ulaşmıştır.
Bosna-Hersek savaşını takip eden yıllarda Balkanları yine kana bulayan Sırplar, Kosova'daki bu mücadelenin de taraflarından biri olarak Kosova'yı kontrollerinde tutmaya uğraşmışlardır. Sırplara karşı Arnavutlar mücadelelerini sürdürmüş ve 1999 yılında NATO'nun müdahalesi ve AB yardımı ile Sırpları durdurmak mümkün olmuştur.
Kosova bu olaydan sonra hayli zor siyasi günler geçirmiştir. Yıllarca NATO'nun idare ve koruması (protectorate of NATO olarak) altında yaşamış ve kendi ayakları üstünde durmaya çalışmıştır.
NATO güçleri, bir taraftan Kosova'yı Sırp baskı ve saldırısına karşı korurken, diğer taraftan da Kosovalıların, hükümet olmayı, organize olmayı ve kendilerini belli bir verim içinde idare etmeyi öğrenmelerine yardımcı olmuşlardır. Yani Tito'nun 1974 yılında arzu ettiği ve ümit ettiği bu konuma, ancak 2004'lerden sonra gerçekleşebilmiştir.
Kosova, NATO idaresi altında iken üç seçim geçirmiştir. (2001, 2004 ve 2007) Bu şartlar ve durum içinde gayret ve çalışmalarını 9 yıl sürdürmüş ve bağımsız olabilecekleri gün için hazırlanmışlardır. Sonunda, 17 Şubat 2008 yılında tek taraflı olarak Sırbistan'dan ayrıldıklarını ve bağımsızlıklarını ilan etmişlerdir.
Kosova'yı ilk tanıyan ülkelerinin başında Türkiye gelmiştir. Türkiye gibi Kosova'yı bağımsız bir ülke olarak tanıyıp, destekleyen ülkeler olduğu gibi, önüne her türlü müşgülü yığmaya çalışan ülkeler de olmuştur. Kosova, Bu güne kadar 70 ülke tarafından tanınmıştır. Sırbistan bu olayı protesto etmiş ve hatta Kosova'yı dava ettmiştir. Mahkemeyi 2009 yılında Kosova kazanmıştır.
Bütün bu mücadele ve badirelerden sonra 12 Aralık 2010'da bağımsız bir ülke olarak ilk genel seçimini gerçekleştirmiştir. Oyların % 31'ini alan Haşim Taçi yeniden başkan olarak şeçilmiş bulunmaktadır. Kosova Kurtuluş Ordusu'nun eski lideri ve uzun 9 yıllık süreçte, Sırplara karşı verilen siyasi, diplomatik ve hukuk savaşlarının baş aktörü olan Haşim Taçi, halkın sevdiği ve saydığı bir liderdir.
Kosova'nın Demokratik Lig'i partisi (The Democratic League of Kosova) ise % 25 ile ikinci ve Kendi Kararını Tayin Etme Hareketi (Self Determination Movement) de % 17 ile üçüncü olarak seçimden çıkmışdır. Bu son parti genç bir öğrenci liderinin siyasete girmesi ile ivme kazanmış olup, Kosova'yı, Arnavutlukla birleştirmeyi hedeflemektedir.
O bölgelerde bizzat araştırma yapmış biri olarak gözlemlenen bir hususu hemen hatırlatmakta yarar görüyorum: Kosova Arnavutları kendilerini hem Makedonya Arnavutlarından ve hem de Arnavutluk'ta yaşayan Arnavutlardan farklı görmektedirler. Hepsinde de "birleşme" temayülü zannedildiği kadar çok değildir. Bu faktör gözden kaçmamalıdır.
Kosova'yı tanımayan ülkeler İspanya, Yunanistan, Romanya, Kıbrıs Cumhuriyeti ve Slovakya'dır. Bu ülkelerin ifadesi ile, kendi içlerinde oldukça büyük sayıda "azınlıkların" bulunması ve buralarda huzursuzlukların da mevcut olması dolayısı ile tanımayı tehlikeli bulmaktadırlar. Yani, Kosova olayının kendi azınlıkları için bir "örnek teşkil etmesinden" çekindikleri için Kosova'yı tanımayı red etmektedirler.
Yeni oyunlar ve tehlikeler:
Kosova 2 milyonluk nüfusa sahip küçük bir ülkedir. İsmi KOSOVA'dır. Buna rağmen bir çok Avrupalı, kasten ona Kosovo demektedir. Bu eski bir Sırp eyaleti iken Kosovo of Serbia anlamında yani Sırpistan'ın falanca eyaleti anlamında kullanılan bir yazılış şeklidir. Olayın esasını bilmeyenler de, bazı Avrupalı yazarların kasıtlı olarak bu tarzı kullandıklarını bilmeden, onları takliden "Kosovo" demektedirler. Gazeteler de bu hatayı yapmaktadırlar. Bu yalnıştır ve kasten yapılmış bir tuzaktır.
Diğer bir sinsi gelişme de Haşim Taçi'ye karşı yürütülen yıpratma kampanyalarıdır. Savaş sırasında her türlü gaddarlığı ve hukuk dışı davranışları uygulayan Sırplar, hiçbir şekilde yıldırıp, yenemedikleri Taçi'yi şimdi "dedi-kodu kampanyası ile" yıpratmaya çalışmaktadırlar. Taçi'nin başını çektiği bazı grupların "uyuşturucu ve insan organı kaçakçılığı yaptığı türünden" dedi-kodular yaymaktadırlar. Bunun hakikatle ilgisi olmayıp, bilinçli bir kampanyanın parçasıdır. İşin en garip ve acı yönünün de, asıl Sırpların bu metodları kendilerinin kullandığı ve yıllardır bunların bilinmekte olduğudur. Yani kendi çamurlarını başkalarına atarak, "çamur siyaseti" uygulaması başlatmışlardır.
Herşeye rağmen bu küçük ülke, Avrupa Birliği'ne ve NATO'ya girmek için müracaatlarda bulunmuştur. Son seçimin de gayet olgun ve hadisesiz geçmiş olması ve gözlemcilerin bu konudaki iyi raporları da, bu katılım yolundaki gayretlerine yardımcı olacaktır. Dolayısı ile düşmanlarının yeni metodlarla saldırmaları pek de garipsenecek bir durum değildir.
Sonuçta, Kosova ve Balkanlar da birçok güzel ve iyi şeyler de olmaktadır.
__________________

HAKKA HİZMET YOLUNDA İNANÇLI KADROLAR OMUZ OMUZA !

Girmeden tefrika bir millete düşman giremez
Toplu attıkça sineler, onu top sindiremez...
View Adige Abzakh'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
VİDEO: Yasin Hatipoğlu HaberTurk'te Gelişmeleri değerlendirdi ZafeR MGFORUM ARŞİV 5 24.09.10 23:48

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:36 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.