| Konular: 50,305 | Mesajlar: 311,871 | Üyeler: 10,668 | Online: 175 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum GÜNCEL » MİLLİ GAZETE » Dç. Dr. Oya Akgönenç »

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 03.11.11, 07:32   #1
Adige Abzakh - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : İnadına ERBAKAN.....
Üye No : 2406
Üyelik tarihi : 05-02-2009
Nereden : kafkasya
Konuları : 3010
Mesajlar : 10,206
Teşekkürleri: 8,630
5,430 mesajına 10,723 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Adige Abzakh is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 01.05.12
Durumu : Status: Offline

ic1 Diplomatik tanımalar ve stratejik oyunlar



Diplomatik tanımalar ve stratejik oyunlar


Ekim ayının son günü önemli bir gelişme gerçekleşmiş ve Filistin yönetimi UNESCO tarafından resmen tanınmıştır. Filistin devletinin daha önce yapmış olduğu başvuru incelenmiş ve 31 Ekim günü Paris'te yapılan toplantıda tartışılarak karara bağlanmıştır. Yani, Birleşmiş Milletler'in Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu olan UNESCO, Filistin yönetiminin üyelik başvurusunu oylayarak kabul etmiştir. Böylece Filistinyönetimi , uluslararası çok önemli bir kurum olan UNESCO'nun resmen üyesi haline gelmiştir.
Oylama sonuçlarının açıklanması üzerine üye ülkeler Filistin'i ayakta alkışlayarak kutlamışlar ve aralarına katılmasını çoşkulu bir şekilde onayladıklarını göstermişlerdir. Yapılan törende Filistin bayrağı UNESCO'ya üye olan devletlerin bayrakları arasına asılmıştır.
Oylamanın ardından Genel Konferans Başkanı, Katalin Bogyay ve arkasından da UNESCO Genel Direktörü İrina Bokova, Filistin'i kutlayan konuşmalar yaparak yeni üyeye teşkilat adına "hoş geldin" demişlerdir. Buna karşılık, Filistin Dışişleri Bakanı Riyad Malki de yaptığı konuşmada UNESCO üyelerine ve idaresine kararlarından dolayı teşekkür etmiştir.
Bu üyelik olayı önemli bir kilometre taşı olarak tarihe geçecektir. Çok uzun süredir, pek çok haksızlığa maruz kalmış ve 60 küsur yıldır bağımsızlık ve tanınma mücadelesi veren Filistinliler, sonunda UNESCO gibi çok önemli bir kurum tarafından üye olarak kabul edilmişlerdir.
Diplomatik manevralar:
Son 60 küsur yıldır, Filistin topraklarındaki tüm gelişmeler, o topraklar üstünde bir İsrail devletinin kurulması ve zaman içinde Filistinlilerin kendi toprakları üstünde adeta bir "parya durumuna" düşmeleri uluslararası camianın gözleri önünde gerçekleşmiştir. İlk defa toprakları için savaşan ama sonra on yıllardır, toplantıdan, toplantıya koşarak zaten "var olan varlıklarını" bir de "legal olarak kabul ettirmeye" çalışmaları da uluslararası camia tarafından bilinen gelişmeler arasındadır. Uluslararası camianın çeşitli üyeleri bu süreçlerin içinde bizzat yer almışlardır.
1948 den bu yana Ortadoğu'daki gelişmelerin ve diplomatik olayların büyük bir çoğunluğu bu olayla şöyle veya böyle ilgilidir veya bundan etkilenmiş bulunmaktadır.
İsrail Devletinin varlığı ortaya çıkışı yani bir devlet olarak kurulup, tanınması Birleşmiş Milletler'de oylama metodu ile gerçekleşmiştir. Bu yeni devlet, ancak üçüncü turda yeter çoğunlukta oy alabilmiş ve böylece Filistin toprakları üstünde, zamanın egemen ve sömürgeci devletlerinin yardımı ve desteği ile kurulabilmiştir.
Aynı İsrail, şimdi aynı metodla legal varlığını kabul ettirmeye çalışan Filistin idaresine karşı haşin bir muhalefet sürdürmekte ve yoğun kulis çalışması yaparak, onların BM'lerde veya başka herhangi bir uluslararası kurumda tanınmamaları için gayret sarf etmektedir. Aylardır çeşitli ülkelerde diplomatik girişimler yaparak, onların Filistin idaresini tanımamalarını sağlamaya çalışmaktadır.
Dünya ülkelerinin birçoğunda gözlenen "oylama metodu" ne yazık ki hukuk veya hakkaniyet esaslarına göre yapılmamıştır. Onların kararları da "hak'tan" ziyade, "güce" baş eğiş vardır. Kendi çıkar veya arkadaşlıkları doğrultusunda oy vermeyi terçih etmişlerdir. Bir kaç örnek yararlı olabilir.
Filistin'in UNESCO üyeliği oylamasında dünyanın güçlü ülkeleri görüş ayrılığına düşmüşlerdir. ABD, Almanya, Çin ve Rusya gibi ülkeler birbirinden farklı oy kullanmışlardır.
Oylamada ülke adı okunarak oylama yapılmıştır. UNESCO'nun 185 üyesinden 173'ü oylamaya katılmıştır.. Katılan 173 üyeden 107'si ''evet'', 14'ü ise ''hayır'' oyu vermiştir. Geri kalan 52 tanesi ise ''çekimser'' kalmayı terçih etmiştir. Oylamada, çıkarlar, dostluklar, baskılar, tehditler, hatta verilen sözler etkili olmuştur. Diğer taraftan Filistin toprakları üstündeki gerçekler, uluslararası hukuk kuralları ve usul kaideleri ise ancak ikinci seviyeden kararlara eşlik edebilmiştir. Oylama, tam anlamı ile "Hak" ile "Güç ve Batıl"ın mücadelesi şeklinde gelişmiştir.
Filistin'e 'evet' ve 'hayır' diyen ülkeler
1- Olumsuz oy veren ülkeler arasında ABD, İsrail, Kanada, Almanya, Hollanda, Romanya ve bazı küçük Afrika ve Latin Amerika ülkeleri yer almıştır.
2- Olumlu oy veren ülkeler ise, Arap-İslam ülkeleri, onların yanı sıra Çin, Rusya, Brezilya, Hindistan gibi büyük ülkeler yer almıştır. Bunların yanı sıra Asya, Afrika ve Latin Amerika ülkelerinin çoğunluğu da Filistin'e destek vermiştir.
3- Avrupa Birliği (AB) üyelerinden İspanya, Yunanistan, İrlanda, Belçika, Avusturya, Malta, Danimarka, Macaristan ve Hırvatistan, Filistin'in üyeliği lehine oy kullanmışlardır.
4- Son ana kadar çekimser kalan ve "çekimser" oy kullanması beklenen Fransa ise son anda ''evet'' oyu vererek Filistin'i desteklemiştir.
5- İngiltere başta olmak üzere AB üyelerinin bir kısmı ve Japonya, Kore gibi bazı ülkeler ise çekimser kalmışlardır.
6- AB oyları üçe bölünürken, İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkeler arasında fire verilmemiştir.
7- ABD'nin tutumu herkesi şaşırtmıştır. Her fırsatta, Ortadoğu'da barış ve hukukun üstünlüğüne inandığını dile getiren ABD, bu oylama sırasında UNESCO'yu üstü kapalı tehdit etmiş ve Filistin üyeliğe kabul edilirse UNESCO bütçesine yapacakları yardımı keseceklerini belirtmişlerdir.
ABD Yönetimi, Kongre'nin daha önceki tarihlerde almış olduğu iki karar nedeniyle Filistin'in UNESCO'ya kabul edilmesi halinde ABD'nin UNESCO'dan çekilmeyeceğini, ancak UNESCO bütçesine katkı payı ödemeyi durduracağını açıklamıştır.
ABD UNESCO bütçesinin yüzde 22'sini karşılamaktadır. ABD'nin henüz 2011 yılı katkı payını da ödememiş olduğundan 2012'de UNESCO bütçesinde 150 milyon dolarlık bir açık meydana gelmesi beklenmektedir. Ekonomik ağırlığına güvenen ABD, Filistin'in UNESCO'ya üye olarak kabul edilmemesi konusunda ısrarcı olmuştur. Buradaki ana amaç İsrail devletini memnun etmektir. Buna rağmen her türlü gelişmeyi göze alanUNESCO'nun 173 üyesi bu tutuma karşı çıkarak, Filistin'i üyeliğe kabul etmiş ve böylece ona "zımni" ve "fiili" bir tanıma vermişlerdir.
Obama yönetimi ABD'nin UNESCO ile ilişkilerine büyük önem vermektedir.Buna rağmen, ABD politik sistemi içinde lobilerin çok büyük bir rolü ve baskısı mevcuttur. ABD Kongresi'ndeki Cumhuriyetçi çoğunluk ve Amerika'daki Musevi lobisinin ağır baskısı altında bulunan Obama yönetimi, bu baskı altında "karar vermek durumunda" kalmıştır. ABD'nin 2012 'e seçim yılına girecek olması nedeniyle lobilerin rolü ve etkisi en üst seviyede hissedilmektedir.Yönetimin, lobilerin baskısına ve Kongre'ye direnmesi zor hale gelmektedir.
UNESCO, eğitim, bilim ve kültür çalışmaları ile bütün dünya devletlerini ilgilendiren ve onlara destek sağlayan bir kurumdur. Buna rağmen ABD, UNESCO'dan yararlanabilecek milyonlarca kişiye verilebilecek hizmet imkanlarını hiçe sayarak, sadece İsrail'i memnun etmek uğruna, bu oylamaya karşı çıkmıştır. Bu oylama normal ve doğru prosedürler içinde yapılmış ve büyük çoğunluğun arzusu "evet" olmasına rağmen ABD, ödemeleri keserek "UNESCO'yu cezalandırmak" yolunu seçmiştir. Dolayısı ile de yardıma en çok muhtaç olan fakir ülkeler bu durumdan zarar görmüşlerdir. ABD bu haksız kararı ile uluslararası camia içinde prestij kaybını bile göze almıştır. Son derece olumsuz bir politika ve strateji uygulamıştır.
Türkiye'den gelen destek
Türkiye, Filistin'in UNESCO üyeliğini öneren karar tasarısının ortak sunucuları arasında yer alarak Filistin'e aktif destek vermiştir. Oylamadan bir hafta önce, Türkiye adına Genel Konferansta yapılan konuşmada, "Filistin'in UNESCO'ya kabulünün barışa katkı teşkil edeceği ve UNESCO'nun itibarını ve kapsayıcılığını artıracağı'' ifade edilmiştir. UNESCO'nun gayesi, rolü ve kapsamı esas alınarak desteklenen kararlar fevkalade isabetlidir. Türkiye'nin desteği ve rolü, gelişmelerin her safhasında hissedilmiştir.
Bugüne kadar Filistin, Birleşmiş Milletler sistemine dahil örgütlerde "gözlemci" olarak bulunmuştur. Filistin'in UNESCO'ya üye kabul edilmesi, Filistin'in devlet olma özelliğinin de kabulü anlamına gelmektedir. Zira, UNESCO'ya sadece devletler üye olabilmektedirler. Böylece Filistin, Birleşmiş Milletler'den önce UNESCO'ya üye olmuş ve çok geniş bir kitle kendisini bir devlet seviyesinde üyeliğe layık görmüş ve bu yönde oy kullanmış bulunmaktadır. Filistin'in BM'ye üyelik başvurusu ise halen Güvenlik Konseyi'nde görüşülmektedir.
UNESCO Yürütme Kurulu'nun Filistin'deki eğitim kurumlarının durumu ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kültür mirasının korunması ile ilgili olarak almış olduğu beş karar mevcuttur. Ama, İsrail'in UNESCO ile işbirliği yapmaması sebebi ile bunlar bir türlü uygulanamamaktadır.
Bu yeni gelişme, İsrail'in bu konudaki tutumunu değiştirmeye zorlayacak gibi görünmektedir. Belki böylece, İsrail sadece kendi isteği doğrultusunda değil de karşılıklı görüşme ve diplomasi yolu ile sonuç alma yöntemlerine de alışacaktır.
Sonuç olarak, diplomatik oyunlar ne yazık ki söylemlerle uyuşmamakta ve devletler hak ve hukuk yerine çıkarlar ve gizli hesaplar üzerinden oylama yapmayı terçih etmektedirler.
Oysa Birleşmiş Milletler ve kurumları, tam da bu durumu değiştirmek ve diplomasiyi daha şeffaf hale getirerek problemleri çözmek için kurulmuşlardı. O zaman sormak gerekir, Bu yapılan manevralar nedir? Hangi hedefi gerçekleştirmek içindir?
__________________

HAKKA HİZMET YOLUNDA İNANÇLI KADROLAR OMUZ OMUZA !

Girmeden tefrika bir millete düşman giremez
Toplu attıkça sineler, onu top sindiremez...
View Adige Abzakh'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Diplomatik ve siyasi nezaket Adige Abzakh Dç. Dr. Oya Akgönenç 0 08.11.10 13:50
Kurtulmuş: İsrail`in en büyük gücü karşısına çıkacak diplomatik güç bulunmamasıdır Cihad Yıldızı MGFORUM ARŞİV 0 18.03.10 15:03
İsrail`den diplomatik skandal. Sükut-u Leyl MGFORUM SANAL TAKİP 1 14.01.10 10:08
Diplomatik küstahlık! Adige Abzakh Dç. Dr. Oya Akgönenç 0 14.01.10 10:06
hey sen stratejik müslüman!!! ansar al sunnah GENEL EDEBİYAT 0 19.06.09 18:57

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:49 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.