|
| Konular: 50,305 | Mesajlar: 311,871 | Üyeler: 10,668 | Online: 174 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : İnadına ERBAKAN.....
Üye No : 2406
Üyelik tarihi : 05-02-2009
Nereden : kafkasya
Konuları : 3010
Mesajlar : 10,206
Teşekkürleri: 8,630
5,430 mesajına 10,723 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : 01.05.12
Durumu : Status: Offline
|
![]() Tarihi Ermeni kini Prof. Dr. Oya AKGÖNENÇ 29 Aralık 2011 Ermenilerin Tarihi Düşmanlıkları ve “Bitmeyen Kini” 2009 yılı içinde büyük bir “Ermeni Açılımı “yaptık, hem de bütün “açılımlardan daha da once, ama “henüz bir karış yol alınamadı” denirse doğru bir teşhis olur. O kadar şaşalı Paris toplantıları ve protokol imzaları ve hatta Hillary Clinton’un katılımı ile daha da medyatik hale gelmesine rağmen, bütün bu olaylar hiç bir işe yaramadı. Yine başlanılan noktaya gelindi. Hayır, daha da geriye gidildi zira bu arada kardeş Azerbaycan’ı da küstürme noktalarına gelindi.! Kısa Geçmiş ve temel olgular: Ermeni sorununun geçmişine bakmakta yarar vardır. Selçuklu Türklerinin onbirinci yüz yılda Anadolu’ya girişi ile Doğu’da ki küçük Ermeni krallığı’nın kalıntıları tarihe karışmıştır. Daha önce de Bizans imparatorluğu tarafından yenilgeye uğratılan ve onların idaresine girmiş olan bu krallığın halkı Anadolu’nun çeşitli yerlerine dağılmış ve özellikle ticaret ve sanat ile uğraşabilecekleri büyük şehirlere yerleşmişlerdir. Selçuklu’dan sonra Anadolu’nun hakimiyeti 700 yıl Osmanlı’ların idaresine geçmiştir. Bu dönem içinde sanat kabiliyetleri ve yabancı dil bilgileri ile dikkat çeken Ermeniler, “en güvenilir millet” ünvanını kazanarak Osmanlıya yakın olmuşlardır. Her türlü mevkii de yer almış ve müreffeh bir yaşam sürmüşlerdir. Ermeniler, Türklerin ( Selçuk ve Osmanlı) idaresinde yaşadıkları bin yıllık dönem içinde de her hangi bir katliama veya toplu ceza ve haksızlığa da maruz kalmamışlardır. Kendi tarihleri de bu durumları kanıtlamaktadır. Buna rağmen, bunca huzura ve ayrıcalıklı duruma rağmen Ermeniler’de gözlenen büyük “düşmanlık hissi”nin kökeninde din farkı ve Islam düşmanlığı yatmaktadır. Islam’ın Anadolu’ya gelişi ile birlikte Ortodoks Ermeni kilisesi İslam’a karşı amansız bir mücadele başlatmıştır. Bu durum halen devam etmektedir. Bin yıl öncesine dayanan halk masallarında bile bu düşmanlık ve kin dile getirilmiştir. İbretlik bir halk hikayesi: Mesela “Aslı ile Kerem” gibi çok tanınan aşk hikayesinde (bir Ermeni papazın kızı ile bir Müslüman Türk delikanlısı’nın aşkı ve evlenmek istemeleri olayını ve yaşanan trajedileri anlatır), aslında bu iki dinin ve etnik gurubun mücadele ve çekişmesinin acıklı bir hikayesidir. Bu hikayede Ermenilerin inatçılığının, kindarlığının ve kalleşçe intikam alma yöntemleri çok güzel anlatılmıştır. Ermeniler daha on birinci yüzyıldan itibaren, Avrupa’nın çeşitli krallık ve prensliklerini kışkırtarak , Müslümanlar üstüne bir haçlı seferi düzenlemeye teşvik etmişlerdir. Bizans’lılara da bu konuda yardımcı olmuşlardır. Yine 13. yüzyılda Avrupadan gelen Haçlı seferlerine bizzat Ermeniler yardım etmiş, rehperlik yapmıştır. Fransız kralı da Ermenilere ödül olarak Adana civarında küçük bir bölge “Klikya krallığı” olarak verilmiş ve bizzat taç giydirmiştir. Bu kısa ömürlü, küçük krallığı kendilerine tarihi bir hak gibi gören Ermeniler 1918den itibaren başlayan Fransız işgali sırasında, Fransız ordusu içinde Çukurovaya gelmiş ve orada ki Müslüman halka inanılmaz zulümler yapmışlardır. Bunlar ispatlanmış, evraklarla tespit edilmiştir. (Fransız ve Ermenistan arşivlerinde bu yapılanları yer ismleri ve tarihler belirtilerek kayd edilmiş olan dosyalar mevcuttur.) Aynı şekilde Rus ordularının Doğu Anadoluyu işgali sırasında, Ermeni milis çeteleri Türk köylerini basmış, Türkleri işkence ile öldürmüş ve Rus ordularına yolları açmışlardır. (Rus subayların tutukları savaş günlüklerinde Ermeni vahşeti teferuatı ile anlatılmıştır) Bu olaylara Türklerden de gerekli tepki ve savunma gelmiştir. İşte bütün bu hain davranışlarından sonra Osmanlı hükümeti, Ermenilerin toplu halde bulundukları sınır bölgelerinden ve düşmanla işbirliği yapabilecekleri yerlerden göç ettirilmesine karar vermiştir. Bu yurt içindeki göç ettirme- Ermeni tehciri olarak bilinmektedir. Ama, bu şartlar altında dahi, Osmanlı devletinin, Ermenileri toplu olarak yok etme kararı veya uygulaması asla olmamıştır. Osmanlı arşivlerinde buna ait tek bir belge yoktur. Buna rağmen, Avrupaya kaçan Ermeniler “üç milyon Ermeni öldü” şeklinde yalana dayalı bir propaganda başlatmışlardır. Ama kısa bir süre sonra bu rakkamı “ bir buçuk milyon Ermeni öldü” şeklinde değiştirmişlerdir. Kasıtlı olarak ortaya atılan yalanlar üzerinde yeni stratejiler inşaa edilmiş ve iş politik bir intikam planı haline getirilmiştir. Bu konuda misyonerlerin etkisi çok olmuştur. Günümüzün gelişmeleri: Bu gün en azılı “Türk düşmanı” olan Ermeniler, işte bu Diasporada (yani dış ülkelerde dağılmış bulunan) ve 3. kuşak yani “torunlar nesli” olan Ermenilerdir. Bunlar, “gerçeklerden” ziyade “sürekli abartılı suçlamalar işiterek “yetişen ve bunları sorgulamadan kabul eden bir neslin fanatik düşmanlığını sergilemektedirler. Diyasporadakiler rahat ortamlarda yetişip, “Türk düşmanlığını” adeta bir “tarihi intikam” veya “siyasi bir hobi” olarak geliştirmişlerdir. Ermeniler, bununla da yetinmemiştir. 1970’li yılların sonlarına kadar Ermeni ASALA terör örgütü, Ermeniler adına 30’un üstünde Türk diplomatını hunharca şehit etmiştir. Diplomatların kişiliğinde “Türk Devletini” öldürdüklerini iddia etmişlerdir. 1992 de Azerbaycanın Hocali yöresinde Türk köylerine saldıran ve inanılmaz vahşet gösteren Ermeni güçleri bu olayları sadece günümüzden 189yıl önce gerçekleştirmişlerdir. Böylece, Ermeniler 1915’te kendilerinin Anadoluda Türklere yaptıklarının aynısı ve hatta daha da kötüsünü 1992 de Azerilere karşı tekrarlamışlardır. Bugün Azerbaycan toprağının %21’i Ermeni işgali altında bulunmaktadır. Fransa parlamentosunun 24 Aralık 2011 ta ki akıl almaz kararı üzerine Meksika parlamentosu, Ermenilerin Hocalide yaptıkları katliamları “soykırımı” olarak tanımış ve ilan etmiştir. Devam eden hatalar: Diyaspora Ermenisi zengindir. Lobi faaliyetlerine bağış yapacak güçtedir. Ermeni kilisesi tarafından yönetilip, organize edilmektedirler. Çok sinsice ve özellikle de din kanallarını kullanarak çalışmaktadırlar. Tarihi düşmanlıktan asla vazgeçmemişlerdir. Birçok yabancı parlamento da “sözde Ermeni soykırımının” olduğunu kabul ettirmişlerdir. Oysa ki, Parlamentolar tarih veya araştırma kurumları değildir. Böyle bilmedikleri konularda karar verme yetkileri de yoktur. Parlamentolar, Siyasi kurumlardır. Üstelik kendi ellerinde , Ermeni iddialarını doğrulayacak hiç bir gerçek delil de bulunmamaktadır. Diğer bir gelişme de 2000’li yıllarda, Türkiyede yaşanmıştır. Bir “özürcüler grubu” ortaya çıkarak, “biz atalarımız adına özür diliyoruz” demişlerdir. Bunların da ellerinde “soykırımı olduğuna dair” hiç bir delil bulunmamaktadır. Neye dayanarak bunu yapmak istedikleri de anlaşılamamıştır. 2008 yılından itibaren, Türkiye, çeşitli “açılım” girişimlerine başlamıştır. Ermenistanla, “futbol diplomasisi” işleme konmuştur. Türk Cumhurbaşkanı Ermenistanı ziyaret etmiş ve birçok toplantılar yapılmıştır. Sonunda Paris’te karşılıkı “protokoller “ imzalanmıştır. Ermeni destekçileri ve Ermeni lobileri bütün bu gelişmelerden memnun olacaklarına, yeniden kıyameti kopartmış, bu gibi olayların kafi olmayacağını vurgulamış ve “tazminat isteklerini” dile getirmişlerdir. Ermeni parlamentosu da alelacele yeni bir kanun çıkartarak, yapılacak uluslararası antlaşmaları red etme veya hiçe sayma hakkını hükümete vermiştir. Kısacası, gelişmelerin “önünü kesmeye” çalışmıştır. Ermenistanın anlaşmaya ne kadar uzak olduğu net ve kesin olarak ortaya çıkmış bulunmaktadır. Bu sene Nisan ayında yine “tehditler”, “talepler” , “yalan ve iftiralar”, “yıpratma kampayaları” başlayacaktır. Hatta,Fransada ve ABD’de başladı bile. Ne de olsa, her iki yerde de 2012 de başkanlık seçimleri olacak. Ama, artık bizim olayları ve gelişmeleri doğru okumamız ve kendimize yaraşır bir duruş ve tavır sergilememiz gerekmektedir. Daha etkin ve daha kararlı olmak durumundayız. Dik durmanın ve doğru hareket etmenin zamanı çoktan gelmiş bulunmaktadır. |
|
|
![]() |
| Etiket |
| ermeni, kini, tarihi |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Ermeni lobisi Obama'dan şikayetçi | hadid | DÜNYADAN HABERLER | 0 | 31.12.10 07:27 |
| 3 Bin Ermeni AYİN'E Geliyor! | ZafeR | ÜLKEMİZDEN HABERLER | 1 | 19.09.10 06:11 |
| Tarihi düşmanlık ve “Ermeni’nin bitmeyen kini” | Adige Abzakh | Dç. Dr. Oya Akgönenç | 0 | 06.03.10 15:14 |
| Ermeni Yetimleri | Muhammed | M.Şevket Eygi | 0 | 31.01.10 13:55 |
| Cumhuriyet Tarihi,Milletle Savaşın Tarihi ! | Vukuf-i Kalbi | TARTIŞ-YORUM | 1 | 03.11.08 18:09 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|