| Konular: 50,305 | Mesajlar: 311,871 | Üyeler: 10,668 | Online: 179 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum YAŞAM » AKADEMYA - KİTAP » Diğer Kitaplar »

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 20.11.09, 13:27   #1
hadid - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : 'akrep'
Üye No : 1162
Üyelik tarihi : 31-10-2008
Mesleği : Öğrenci :|
Nereden : Bezm-i Elest
Konuları : 362
Mesajlar : 3,985
Teşekkürleri: 4,530
2,136 mesajına 3,947 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 hadid is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 19.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart Lev N. Tolstoy - İnsan Ne İle Yaşar

Yazar adı : Lev N. Tolstoy

Kitap adı : İnsan Ne İle Yaşar

Sayfa sayısı : 126

Fiyatı : 4 TL

Yayın adı / yılı : Şule Yayınları / 2005





Anladım ki; Allah insanların birbirinden ayrı ayrı değil, tek vücut halinde yaşamalarını istediğinden, her birine kendi ihtiyaçlarını değil; hepsi için gerekli olan şeyleri ilham ediyor.

Anladım ki, insanlar kendilerini düşünerek yaşıyor gibi görünse de, gerçekte onları yaşatan tek şey sevgidir. Kim severse, Allah'a yaklaşır; Allah da ona yaklaşır. Çünkü o sevgiyi yaratandır !
__________________



Yâ Sabır ..



Konu hadid tarafından (20.11.09 Saat 13:28 ) değiştirilmiştir..
View hadid'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için hadid kullanıcısına teşekkür eden 6 üyemiz:
Alemdâr-ı İslâm (21.11.09), Durr-û Meknûn (02.05.10), el Büğdüzi (20.11.09), Isti'sam (21.11.09),  (20.11.09), leyya (02.05.10)
Alt 20.11.09, 13:37   #2
hadid - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : 'akrep'
Üye No : 1162
Üyelik tarihi : 31-10-2008
Mesleği : Öğrenci :|
Nereden : Bezm-i Elest
Konuları : 362
Mesajlar : 3,985
Teşekkürleri: 4,530
2,136 mesajına 3,947 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 hadid is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 19.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart Hikaye

Bir zamanlar bir kralın aklına söyle bir düşünce geldi: "Eğer bir işe ne zaman başlayacağımı; kimi dinleyeceğimi ve yapmam gereken en önemli şeyin ne olduğunu bilseydim, girdiğim her işi başarırdım." Aklına böyle bir fikir düşünce, krallığın dört bir yanına, kim kendisine her iş için en uygun vakti, bu iş için en gerekli kişinin kim olduğunu ve yapılması gereken en önemli şeyin ne olduğunu öğretirse ona büyük bir mükafat vereceğini ilan etti.

Bilgeler kralın huzurunda toplandı, fakat sorulara verdikleri cevaplar birbirinden tamamen farklı çıktı. İlk soruya cevap olarak; kimileri her hareketin doğru vaktini bilmek için önceden günlerin, ayların, yılların yer aldığı bir takvim hazırlamak ve sıkı sıkıya buna uyarak yaşamak gerektiğini söylediler. "ancak böylece" dediler "her şey tam zamanında yapılabilir".

Diğerleri ise her hareketin doğru vaktine önceden karar verilemeyeceğini, kişinin kendisini boş eğlencelere kaptırmayıp, hep daha önce olmuş olayları izleyerek en lüzumlusunu yapabileceğini iddia ettiler. Bu defa başka bilginler de kral neler olup bittiğine ne kadar ederse etsin, tek bir kişinin her hareket için en uygun vakte karar vermesinin imkansız olduğunu; kralın, her şeyin en
uygun vaktini tespitte ona yardım edecek bir bilge kişiler konseyi kurması gerektiğini söylediler.

Fakat bu defa da başka bilginler; "Bir konseyin önünde beklemesi imkansız bazı şeyler vardır, bu işlerin yapılıp yapılmayacağına ancak tek bir kişi anında karar verebilir" dediler. "Buna karar vermek içinse neler olacağını
önceden bilmek gerekir. Neler olacağını önceden bilenler de yalnızca sihirbazlardır. Dolayısıyla her hareketin doğru vaktini bilmek isteyen, sihirbazlara danışmalıdır.

İkinci soruya da aynı şekilde türlü türlü cevaplar geldi. Kralın en fazla ihtiyaç duyduğu, en gerekli kişiler bazılarına göre danışmanlar; bazılarına göre papazlar; bir kısmına göre hekimler; daha başka bir kısmına göre ise savaşçılardı.

Üçüncü soruya, yani en önemli işin ne olduğu konusuna gelince; bazıları dünyadaki en önemli şeyin bilim olduğunu söyledi. Bir kısmı savaşta ustalaşmak; daha başkaları da dini ibadet dediler. Bütün cevaplar birbirinden farklı çıkınca, kral bunların hiçbirisini kabul etmeyip hiç kimseye de ödül vermedi.

Ama hala doğru cevapları alamadığı için, bilgeliğiyle ünlü bir münzeviye danışmaya karar verdi. Münzevi, hiç ayrılmadığı bir ağaç kovuğunda yaşar, yanına sade halktan başkasını kabul etmezdi. Bu yüzden kral üstüne sade
elbiseler giyerek kendisini halktan biri gibi göstermeye çalıştı ve yola düştü. Münzevinin kovuğuna yaklaştıklarında atından indi ve muhafızını da geride bırakıp yola devam etti. Kral yaklaşırken münzevi kovuğunun önüne çiçek tarhları kazıyordu. Kralı gördü, selamlayıp kazmaya devam etti. Münzevi mecalsiz ve zayıf birisiydi; küreğini toprağa her sokuşunda bir parçacık toprak çıkarıyor, soluk soluğa kalıyordu. Kral yanına gelip söyle dedi. "Ey bilge münzevi, size üç sorunun cevabını sormak için geldim. Doğru şeyi doğru zamanda yapmayı nasıl öğrenebilirim? En fazla muhtaç olduğum, dolayısıyla diğerlerinden fazla ilgi göstermem gereken insanlar kimdir? En önemli ve her şeyden önce kendimi vereceğim isler nelerdir?"

Münzevi kralı dinledi, ama cevap vermedi. Avuçlarına tükürüp kazmaya devam etti."Yoruldunuz" dedi kral, " Küreği bana verin de biraz dinlenin."Münzevi, "Sağ olun" diyerek küreği krala verip yere oturdu. Kral iki tarh kazdıktan sonra durup sorularını tekrarladı. Münzevi yine cevap vermedi; bu defa ayağa kalktı, elini küreğe uzattı ve söyle dedi:"Biraz dinlenin; bir parça da ben çalışayım." Fakat kral küreği ona vermeyip kazmaya devam etti. Bir saat geçti, bir saat daha. Güneş, ağaçların ardından batmaya başladı;
sonunda kral küreği toprağa saplayıp söyle dedi: "Ey bilge kişi, senin yanına sorularıma bir cevap bulmak için geldim. Eğer cevap vermeyeceksen, söyle de evime gideyim".

Münzevi, "Buraya koşarak birisi geliyor" dedi, "bakalım kim?" Kral arkasına döndüğünde bir adamın koşarak kendilerine doğru geldiğini gördü. Adamın karnına bastırdığı ellerinin altından kan sızıyordu. Kralın yanına ulaşınca, kendinden geçercesine inledi, sonra da bayılıp yere düştü. Kral ve münzevi, hemen adamın üstündeki elbiseleri çıkardılar. Karnında büyük bir yara
vardı. Kral yarayı elinden geldiğince yıkadı, mendiliyle ve münzevinin havlusuyla sardı. En sonunda kan durdu, adam kendisine gelince içecek bir şey istedi. Kral dereden taze su getirip ona verdi. Bu arada aksam olmuş hana soğumuştu. Kral, münzevinin de yardımıyla yaralı adamı kovuğa taşıyarak yatağa yatırdı. Yatağa uzanan adam gözlerini kapatıp derin bir uykuya daldı. Kral, koşuşturmadan ve yapmış olduğu islerden öylesine yorulmuştu ki eşiğe çöktü ve uyuyakaldı; kısa yaz gecesi boyunca deliksiz bir uyku çekti.

Sabah uyanınca nerede olduğunu, yatakta uzanmış ve canlı gözlerle dikkatle kendisine bakan yabancının kim olduğunu uzun süre hatırlayamadı. Kralın uyandığını ve kendisine baktığını gören adam; "Beni affedin" dedi,zayıf bir sesle. Kral, "Sizi tanımıyorum, üstelik affedilecek bir şey yapmadınız ki" dedi.

"Siz beni tanımıyorsunuz, ama ben sizi tanıyorum" dedi adam. "Ben, kardeşimi astırdığınız ve mallarını elinden aldığınız için sizden öç almaya yemin etmiş bir düşmanınızım. Tek başınıza münzeviyi görmeye gittiğinizi öğrendim ve dönerken yolda sizi öldürmeye karar verdim. Ama akşam olduğu halde dönmediniz. Ben de sizi arayıp bulmak için pusulaya yattığım yerden çıkınca
muhafızlarınıza rastladım, beni tanıyıp yaraladılar. Onlardan kaçtım fakat yaramdan çok kan akıyordu. Yaramı sarmasaydınız kan kaybından ölürdüm. Ben sizi öldürmek istedim, siz ise hayatımı kurtardınız. Eğer yaşarsam şimdiden sonra en sadık köleniz olup size hizmet edeceğim ve oğullarıma da aynı şeyi emredeceğim. Affedin beni."


Kral, düşmanıyla bu denli kolay barıştığı ve onun dostluğunu kazandığı için çok mutlu oldu; onu affetmekle kalmayıp uşaklarını ve kendi doktorunu gönderip onun tedavisini yaptıracağını söyledi, ayrıca mallarını iade edeceğine de söz verdi. Yaralı adamla vedalaşan kral, kapının önüne çıkıp münzeviyi aradı.
Gitmeden önce, sormuş olduğu sorulara cevap vermesini bir kez daha rica etmek istiyordu. Münzevi dışarıda, bir gün önce kazmış oldukları tarhlara çiçek tohumlarını ekiyordu.

Kral ona yaklaştı ve söyle dedi: "Sorularıma cevap vermeniz için size son defa yalvarıyorum!" yorgun dizlerinin üstünde çömelmeye devam eden münzevi, gözlerini kaldırıp krala baktı ve, "Cevabınızı aldınız" dedi. "Nasıl aldım? Ne demek istiyorsunuz?" diye sordu kral. "Anlayamıyorsunuz" diye cevapladı münzevi. "Dün eğer benim dermansızlığıma acımayıp su tarhları kazmasaydınız, gidecek ve su adamın saldırısına uğrayacaktınız ve yanımda kalmadığınıza pişman olacaktınız.

Yani en önemli vakit, tarhları kazdığınız vakitti; en önemli kişi bendim ve en önemli isiniz bana iyilik yapmaktı. Daha sonra bu adam yanımıza koşarak geldiğinde, en önemli vakit onunla ilgilendiğiniz vakitti, çünkü eğer onun yaralarını sarmasaydınız, sizinle barışmadan ölecekti. Dolayısıyla en önemli kişi oydu, en önemli iş de onun için yaptıklarınızdı."


"Bundan sonra şu gerçeği unutmayın:
Tek önemli vakit vardır, içinde bulunduğunuz an. O an en önemli vakittir, çünkü sadece o zaman elimizden bir şey gelebilir. En
önemli kişi, kiminle beraberseniz odur, zira hiç kimse bir
başkasıyla bir daha görüşüp görüşmeyeceğini bilemez; ve en önemli iş iyilik yapmaktır, çünkü insanın bu dünyaya gönderilmesinin
tek sebebi budur."


Tolstoy - İnsan Ne İle Yaşar
__________________



Yâ Sabır ..


View hadid'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için hadid kullanıcısına teşekkür eden 6 üyemiz:
Alemdâr-ı İslâm (21.11.09), Durr-û Meknûn (02.05.10), el Büğdüzi (20.11.09),  (20.11.09), leyya (02.05.10), muallim (02.05.10)
Alt 02.05.10, 14:21   #3
el Büğdüzi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 514
Üyelik tarihi : 15-09-2008
Mesleği : Öğrenci
Nereden : Üsküdar
Konuları : 524
Mesajlar : 5,768
Teşekkürleri: 2,967
2,172 mesajına 3,803 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 9 el Büğdüzi is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 06.06.10
Durumu : Status: Offline

Standart

''insan ailesiz yaşayabilir ama tanrısız asla'',

bu kitapta ifade ettiği bu gerçeği itiraflarım kitabındaki ruh halini seyir ile beraber düşünmemiz gerekiyor. itiraflarımda özet geçecek olursak delirmemek için tanrının varlığına inanma noktasına geliyordu. çoğumuzun bu yönden kendimizi sorgulamamız gerektiğini düşünüyorum...

kitapta 3 gerçeğin varlığından bahsedilir. bu aranırken 3 soru ve 3 cevap aranır.

sorular

1) insanın içinde ne vardır?

2)insana verilmeyen nedir?

3)insan ne ile yaşar?

benim bulduğum cevablar şöyle:

1) sevgi

2)neye ihtiyacı olduğu

3)sevgi

2 soruya aynı cevabı buldum, bende bir yanlışlık mı var, diğer okuyan kardeşler ne anladı, paylaşırlarsa sevinirim..
__________________


''Cahil, öfkelenince bağırır-çağırır; akıllı ise, yapması gerekli olan şeyleri planlar...'' (M. Fethullah Gülen)

Konu el Büğdüzi tarafından (02.05.10 Saat 20:35 ) değiştirilmiştir..
View el Büğdüzi'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için el Büğdüzi kullanıcısına teşekkür eden 6 üyemiz:
Alemdâr-ı İslâm (02.05.10), Durr-û Meknûn (02.05.10), hadid (02.05.10),  (02.05.10), leyya (02.05.10), muallim (02.05.10)
Alt 02.05.10, 21:21   #4
Lâ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 1650
Üyelik tarihi : 13-12-2008
Mesleği : Pokemon Usta Öğreticisi
Nereden : Ankara
Konuları : 168
Mesajlar : 3,681
Teşekkürleri: 3,913
2,026 mesajına 4,296 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 7 Lâ is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 25.11.10
Durumu : Status: Offline

Standart

Kitaba ismini veren hikaye Simon'u anlatsada aslında aynı anda cezalandırıldığı için dünyaya gönderilen Mihael'in sorularına bulduğu cevapla okuyucunun bazı gerçekleri anlamasına sağlıyor.

------

"Simon!"
"Efendim?"
"Ekmeğin sonunu da siz yediniz,yiyecek hiçbirşeyimiz kalmadı.Bilmiyorum yarın ne yaparız.Belki komşudan biraz ödünç alabiliriz."
"Ölmezde sağ kalırsak, yiyecek birşeyler buluruz."
"Simon!"
"Efendim?"
"Biz veriyoruz;ama neden hiçkimse bize bir şey vermiyor?"

-----


İnsanın kalbine ne hükmeder? sorusuna kitapta sevgi olarak adlandırılmış. ama ben bu kelimenin yanına bir hükmeden eklemek istedim. "Allah sevgisi".Mihael bu soruya karşılık anlattığı hikaye de ise insanların Rablerine karşı tevekkül eksikliğini görebiliriz,belkide...


İnsana ne verilmemiştir?
bunun için verilmiş hikaye oldukça etkili. "Adam bir yıllık hazırlık yapıyor,ama akşam olmadan öleceğini bilmiyor." Bir saniye sonrasını dahi bilemiyor insan. Ne oldum demiyeceksin azizim,acep ne olacağım diyeceksin demiş atalarımız.


İnsan ne ile yaşar? İkiz çocukların yaşamda kalış hikayeleri ile soruya yanıt verirken "İnsan ailesiz yaşayabilir ama Allah'sız asla" cümlesinin doğruluğunu kanıtlıyor hikaye...

Tüm bunların sonunda başılığa bir ekle yeniliyelim; İnsan (ne için)ne ile yaşar?


Anladım ki, insanlar kendilerini düşünerek yaşıyor gibi görünse de, gerçekte onları yaşatan tek şey sevgidir. Kim severse, Allah'a yaklaşır; Allah da ona yaklaşır. Çünkü o sevgiyi yaratandır !



Mevedde
__________________


HAZRET-İ ALİ (K.V.) BUYURDULAR Kİ/

"Yanında;
Allah'ın sünneti, Rasûlullâh'ın sünneti ve evliyanın sünneti olmayan
kimsenin elinde hiçbir şey yok, demektir.
Kendisine, Allah'ın sünneti
nedir? diye suâl edilince, buyurdu ki:

- Sırrı gizlemektir. Rasûlullâh'ın sünneti nedir? diye
suâl edilince buyurdu ki:

- İnsanları idare etmektir. Evliyanın sünneti nedir?
diye suâl edilince buyurdu ki:

- İnsanların verdiği sıkıntıya katlanmaktır."








Konu Lâ tarafından (02.05.10 Saat 21:23 ) değiştirilmiştir..
View Lâ'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Lâ kullanıcısına teşekkür eden 4 üyemiz:
Alemdâr-ı İslâm (02.05.10), Durr-û Meknûn (02.05.10), el Büğdüzi (03.05.10), hadid (02.05.10)
Alt 03.05.10, 19:33   #5
el Büğdüzi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 514
Üyelik tarihi : 15-09-2008
Mesleği : Öğrenci
Nereden : Üsküdar
Konuları : 524
Mesajlar : 5,768
Teşekkürleri: 2,967
2,172 mesajına 3,803 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 9 el Büğdüzi is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 06.06.10
Durumu : Status: Offline

Standart

...6. yıl kadınla ikiz çocukları çocukları geldiler, kızları hemen tanıdım ve varkalmayı nasıl başardıklarını öğrendim. neler yaşadıklarını öğrenince, düşündüm: anaları, çocuklar hatırına bana yalvarmış, bu sabilerin kendi başlarına yaşayamacaklarını söyleyince inanmıştım; fakat onlarla yabancı biri ilgilenmiş, besleyip büyütmüştü. kadının onları öz çocuğu gibi sevdiğini görünce gözyaşı döktüm; kadında can bağışlayan tanrının varlığını sezdim; insanları yaşatan şeyi, öğrenmem gerekn son şeyi de öğrendim...

yanılmamın sebeblerini anladım

ilk sebebi şu kısım : kadının onları öz çocuğu gibi sevdiğini görünce

ikincisi de tanrının varlığını şey diye çeviren yayınevi ya da tolstoyun bizatihi kendisi
__________________


''Cahil, öfkelenince bağırır-çağırır; akıllı ise, yapması gerekli olan şeyleri planlar...'' (M. Fethullah Gülen)
View el Büğdüzi'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için el Büğdüzi kullanıcısına teşekkür edenler:
 (04.05.10)
Cevapla

Etiket
lev, tolstoy, yaşar, İle, İnsan

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Yaşar Nuri'nin Hadis İnkarcılığı el-Kevserî HADİS 5 24.09.09 17:36
MÜSLÜMAN İSLÂM'ı Yaşar BAKLACI M.Şevket Eygi 1 22.08.09 10:32
Devlet nasıl yaşar? Adige Abzakh Mevlüt Özcan 0 06.08.09 10:22
M.Ş. Yaşar Kardeşe! milliçözümcü SERBEST KÜRSÜ 1 29.07.09 17:39
Yaşar Nuri'den başörtüsüne hakaret! akinci_gençlik37 ÜLKEMİZDEN HABERLER 5 25.11.08 14:33

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:58 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.