|
| Konular: 50,310 | Mesajlar: 311,892 | Üyeler: 10,668 | Online: 249 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| DUYURULAR MGForum üyelerimizden yapılan uyarı ve duyuruları buradan takip edebilirsiniz. |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Saadet
Üye No : 104
Üyelik tarihi : 14-08-2008
Mesleği : GÜVENLİK GÖREVLİSİ
Nereden : İSTANBUL
Konuları : 1085
Mesajlar : 3,151
Teşekkürleri: 2,814
1,468 mesajına 2,724 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 7
![]() Son Aktivitesi : 18.05.12
Durumu : Status: Offline
|
![]() Ahmedinejad 'ın Durban II Kasırgası'nın Dünyadaki Yankıları İsviçre'nin Cenevre kentinde düzenlenen "BM Irkçılıkla Mücadele Konferansı"nda yaptığı konuşmasıyla büyük bir fırtına.. 20/04/2009 İsviçre'nin Cenevre kentinde düzenlenen "BM Irkçılıkla Mücadele Konferansı"nda yaptığı konuşmasıyla büyük bir fırtına koparan İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Dr. Mahmud Ahmedinajad'ın yaptığı konuşmasının ardından başta siyonist İsrail rejimi olmak üzere dünyadan değişik tepkiler gelmeye başladı. Peres: Büyük bir rezalet Siyonist rejim cumhurbaşkanı Shimon Peres, İran cumhurbaşkanı Ahmedinejad'ın konferansa katılması ve konuşmasına sert tepki göstererek "büyük bir rezalet" şeklinde tepki gösterdi. Peres "Bugün Cenevre'de başlayan konferans, baş konuşmacısının "İsrail'i yok olması çağrısı yapan ve holocaustu inkar eden" Ahmedinejad olması itibariyle ırkçılığa karşı mücadeleden daha çok ırkçılığı kabul edilmesi anlamına gelmektedir" diyerek Ahmedinejad'ın İsrail karşıtı söylemlerine atıfta bulundu. Siyonist rejim başbakanı Binyamin Netenyahu da, konferansla ilgili olarak, önce İsviçre Başkanı'nın Ahmedinejad ile görüşmesine tepki göstererek "Dönüp sana söylüyorum İsviçre Başkanı ve soruyorum: holocoustu inkar eden ve yeni bir holocaust ortaya çıkarmayı arzulayan biri ile nasıl oluyor da görüşebiliyorsun?" diye sordu. Netenyahu "Holocoustu inkar edenlere yahudilere karşı yeni bir holacust gerçekleştirmesine fırsat vermeyeceğiz. Bu, İsrail devletinin ve bir başbakan olarak da benim en büyük sorumluluğumdur" diyerek İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ahmedinejad'ı "yahudileri ortadan kaldırmaya çalışmak"la suçladı. İsrail Genelkurmay Başkanı: En Uzaktaki düşmanı vurabiliriz Siyonist rejim Genel Kurmay Başkanı Gabi Ashkenazi Holocaus'u Anma törenlerinde yaptığı konuşmada, İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'ın konuşmasına tepki göstererek "bugün bile hala bizi yok etmenin peşinde olan, bizden nefret eden, bizim yok edilmemiz için açıkça çağrıda bulunan kişilerle yüzleşmekteyiz" dedi. İsrail Genelkurmay Başkanı Ashkenazi "En ileri derecede ırkçılık yapan, bizi talan etmenin hesabını yapanlar İsrail halkının canlı olduğunu bilmelidirler. Bir zorunluluk ile karşı karşıya kaldığımızda bize ynelen tehditleri mağlup etmeye hazırdır. İsrail ordusu en uzaktaki düşmanı vurabilecek güç ve kapasiteye sahiptir" diyerek İran'a saldırı tehdidinde bulundu. İsrailli öğrencilerin İsviçre protestosu Jeruslem Post gazetesinin haberine göre, Siyonist rejim Kfar Batya Bilim ve Teknoloji Yüksek Okulu'na mensup bir grup öğrenci, İsviçre Başbakanı Hans-Rudolf Merz'in Mahmud Ahmedinejad ile görüşmesinden dolayı Tel Aviv'deki İsviçre elçiliği önünde eylem yapma kararı aldıklarını ve eylem sırasında siren çalacaklarını belirtti. Öğrenciler İsviçre Başbakanı Hans-Rudolf Merz'e gönnderdikleri bir mektupta, Mahmud Ahmedinajad ile görüşmesinden dolayı dehşete kapıldıklarını belirttiler. Öğrencilerin yazdığı mektupta "bir çok tarihçi ve bilim adamı tarihin tekerrür ettiğine inanır. 70 yıl önce milletimiz korkunç ve felaket olaylardan acılar çekti. Alas, şimdi de yahudilerin varolma hakkını tanımayan birileri kalkıp başka milletlerin ortasında yahudileri tehdit ediyor. Yahudiler ortadan kaldırılması gereken bir mikrop ve kanserli bir varlık olarak nitelendiriliyor. Bu iddialar sana bir şeyleri hatırlatıyor mu?" denilerek Ahmedinejad ile görüşen İsviçre Başbakanı Hans-Rudolf Merz sert bir dille eleştirildi. İsrail İsviçre'deki Büyükelçesini Geri Çağırdı Siyonist İsrail rejimi, Cenevre'de düzenlenen BM Irkçılıkla Mücadele Konferansı'na İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Dr. Mahmud Ahmedinejad'ın katılarak siyonizm aleyhinde yaptığı konuşmadan dolayı Büyükelçesini geri çağırdı. İsrail başbakanı Binyamin Netenyahu ve Dışişleri Bakanı Liebarman'ın "konferansı protesto etmek ve durum değerlendirmesinde bulunmak üzere" büyükelçiyi geri çağırma kararı oldukları belirtildi. İsrail yönetiminin ayrıca İsviçre Başkanı Hans-Rudolf Merz'in Mahmud Ahmedinejad ile görüşmesinden duyduğu rahatsızlığı da İsviçre'ye bildiridği belirtildi. Siyonist rejim makamları tarafından yapılan açıklamada, elçinin geri çağrılmasının, İsviçre ile ilişkilerin kesilmesi anlamına gelmediği, İsrail'in Cenevre'de yaşananlardan doyduğu rahatsızlığı ortaya koymak amacını taşıdığı belirtildi. İsviçre Başkanı ise Ahmedinejad ile görüşmesini savunarak "İsviçre tarafsızdır ve herhangi bir ittifakın parçası değildir" dedi. Amerika: Konferansı boykot etmekteki haklılığımız ispatlandı İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'ın konuşmasına İsrail'den sonra ilk tepki Amerika'dan geldi. ABD BM Büyükelçisi yardımcısı Alejandro Wolff, Ahmedinejad'ın konuşmasına tepki göstererek, konuşmayı "Bir Ahmedinejad gösterisi" şeklinde tanımladı. Beyazsaray basın Sözcüsü Robert Gibbs ise, konuşmaya gösterdiği tepkide, "Ahmedinejad'ın konuşması Amerika'nın bu konferansı boykot etmekle ne kadar haklı olduğu olduğunu ispatladı" dedi. İranlı yöneticileri çağrıda bulunan Gibbs, "Biz İran liderliğinden bölgesel sorunlarla ilgili çok daha ölçülü, ılımlı, samimi ve yapıcı bir söylem göstermesini istiyoruz. Hepimizin de gördügü üzere, böylesi değersiz, nefret dolu ve kışkırtıcı söylemler değil" dedi. BM Genel Sekreteri: Hayal Kırıklığına Uğradım BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon da Ahmedinejad'ın konuşmasına tepki göstererek, Ahmedinejad ile konuşmasının öcesinde görüştüğünü, konferansta ayrıma yol açmaktan kaçınmasını öğütlediğini, ancak Ahmedinejad'ın konuşmasından sonra ise hayal kırıklığına uğradığını söyledi. Ban Ki-moon "bir genel sekreter olarak çok rahatsızlık veren bir tecrübe yaşadım. Kesinlikle kabul edilebilecek bir durum değildi" diyerek konuşmayı "ayrımcı ve kışkırtıcı bir konuşma" olarak tanımladı. İsrail Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada ise BM Genel Sekreteri suçlanarak, "Ne yazık ki BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon zamanımızın en büyük holacaust inkarcısı ile görüştü. Özellikle de Holocaust'u Anma Günü'nde böyle bir şeyin olması da ço kcan sıkıcı bir durumdur" denildi. Pakistan: Ahmedinejad'a yapılan yanlıştır Cenevre'daki konferansa katılan İslam ülkeleri delegeleri genellikle açıklama yapmaktan kaçınırken, Pakistan BM büyükelçisi Zamir Ekrem, Ahmedinejad'ın konuşmasının protesto edilmesinin "ifade özgürlüğüne aykırı bir davranış" olduğunu söyledi. İSRA HABER Not: Ahmedinejad'ın Durban II Konferansına katılması ve yaptığı konuşmanın yol açtığı kasırga üzerine dünyada oluşan tepkileri bu haber içinde aktarmaya devam edeceğiz. Ahmedinejad'ı Tebrik İçin Yarın İran Konsolosluğuna Gidiyoruz İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Dr. Mahmud Ahmedinejad'ın Cenevre'de "Irkçılığa Karşı Mücadele" konferansında yaptığı... 21/04/2009 Cenevre'de "Irkçılığa Karşı Mücadele" konferansında yaptığı konuşma ile bütün dünya müslümanları ve mazlumlarının feryadını yiğitçe yükselterek siyonizmi rüsvay eden İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Mahmud Ahmedinejad'a tebriklerimizi iletmek amacıyla, yarın saat 12:00'de İstanbul Cağaloğlu'nda bulunan İran İslam Cumhuriyeti İstanbul Başkonoslosluğuna çiçeklerimizle gidiyoruz. İsra Kültür Merkezi adına bir açıklama yapan Nureddin Şirin İstanbul'daki müslümanları yarınki Konsolosluk programına katılmaya davet etti: "Sayın Ahmedinejad'ın Cenevre'deki konuşmasını büyük bir coşku ile izledik. Amerika ve İsrail'in tüm engelleme ve boykot çabalarına, yapılan çok yönlü karalama propagandalarına rağmen, Sayın Mahmud Ahmedinejad Firavun'un sarayında bir Musa misali, emperyalizm ve siyonizmin zulüm ve esareti altındaki bütün mazlum ve mahrumlarının feryadını yiğitçe yükselterek, emperyalizmin kirli yüzünü ve siyonist İsrail rejiminin gayri meşru yanını ifşa etmesi, bütün İslam Ümmeti açısından çok büyük bir sevinç vesilesi olmuştur... Ahmedinejad'ın feveranı başta işgal altındaki Filistin toprakları olmak üzere, sömürü ve zulmün çarkları altındaki bütün yeryüzü mazlumlarının bir çığlığı idi. Afrika'nın, Latin Amerika'nın, Ortadoğu'nun, Kudüs'ün, Anadolu'nun çektiği acıların bütün dünyaya duyurulması, dünyanın zalim, işgalci ve sömürücü güçlerine, ırkçı faşist ve kapitalist soyguncularının kara suratlarına karşı güçlü bir şamarın vurulması idi. Tevhid, adalet, özgürlük yolunda evrensel bir adalet düzenini kurma, Özgür Kudüs İsrailsiz bir dünya idealini taşıyan Türkiyeli müslümanlar ve Filistin gönüllüleri olarak, yüreklerimize tercüman olan Sayın Mahmud Ahmedinejad'a bütün kalbimizle şükranlarımızı ve tebriklerimizi sunuyor, Rabbimizin vadettiği özgür ve aydınlık günlere ulaşma dileğiyle, bacı ve kardeşlerimizi İstanbul Konsolosluğu'na giderek Sayın Ahmedinejad'a tebriklerimizi sunma programımıza çiçekleriyle birlikte katılmaya davet ediyoruz" Tarih: 22 Nisan Çarşamba Yer: İran İslam Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu, Cağaloğlu Saat: 12:00 VELFECR Ahmedinejad Filistin ve Hizbullah Bayraklarıyla Karşılandı (foto) Cenevre'de Irkçılıkla Mücadele Konferansı'nda yaptığıkonuşmayla büyük bir fırtına estiren İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı... 21/04/2009 Cenevre'de Irkçılıkla Mücadele Konferansı'nda yaptığıkonuşmayla büyük bir fırtına estiren İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, Tahran'a döndüğünde sabahın erken vakitlerinde çoğunluğu üniversite öğrencisi olmak üzere büyük bir kitle tarafından coşku ve sloganlarla karşılandı. Tahran'ın Mehrabat havaalanına akın eden İranlılar gece yarısı havaalanını dordurdu. Amerika ve İsrail aleyhinde sloganlar atıp tekbir getirep topluluğun Ahmedinejad'ın posterleriyle birlikte Filistin ve Hizbullah bayrakları taşıdığı görüldü. Karşılama sırasında kendisine çiçekler verilen Mahmd Ahmedinejad'ın duygulandığı ve gözlerinin yaşırdığı görüldü. İSRA HABER Ahmedinejad'ın Feryadı (VİDEO) İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Dr. Mahmud Ahmedinejad, Cenevre'deki Irkçılıkla Mücadele Konferansı'nda yaptığı tarihi konuşma. http://www.velfecr.com/haber_detay.php?haber_id=10250
__________________
![]() H~ala izindeyiz.. A~dımlar kaybolurken karanlıkta.. M~enzile ramak var ey dünya! A~şk'a birkaç dakika.. S~eninleyiz ey cennet kokan sevda..! [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] MGF Sanal Takip Ekibi |
|
|
| Bu mesaj için sevgiliye sevdalı kullanıcısına teşekkür edenler: | Abdülhamit (21.04.09) |
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Saadet
Üye No : 104
Üyelik tarihi : 14-08-2008
Mesleği : GÜVENLİK GÖREVLİSİ
Nereden : İSTANBUL
Konuları : 1085
Mesajlar : 3,151
Teşekkürleri: 2,814
1,468 mesajına 2,724 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 7
![]() Son Aktivitesi : 18.05.12
Durumu : Status: Offline
|
![]() Ahmedinejad Filistin ve Mazlumların Feryadı Oldu (foto-video) İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Dr. Mahmud Ahmedinejad'ın İsviçre'nin Cenevre kentinde düzenlenen "Durban II Irkçılıkla Mücadele Konferansı"nda yaptığı... 20/04/2009 İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Dr. Mahmud Ahmedinejad'ın İsviçre'nin Cenevre kentinde düzenlenen "Durban II Irkçılıkla Mücadele Konferansı"ında yaptığı ve bir grup Batılı delegenin protestosuyla karşılanan, konuşması boyunca konferansa katılanlar tarafından alkışlanan, siyonizmin ve emperyalizmin kirli yüzünü orta yere seren tarihi konuşmasının tam metnini sunuyoruz. Bismillahirrahmanirrahim Elhamdulillahi Rabbi'l âlemin, vesselâtu vesselâmu alâ Resulinâ ve Nebbiyyinâ Muhammed ve âlihi't tâhirin ve eshâbihi'l muntecebîn “Allahümme accil liveliyikel ferec...” Hamd ve şükür adil ve şefkatli olan ve kullarının iyiliğini isteyen Allah’a mahsustur. Allah’ın selamı hepsi de tevhid, kardeşlik, muhabbet ve insani kerametin davetçileri olan Hazreti Adem’den Nuh, İbrahim, Musa, İsa ve son peygamber Hz. Muhammed Mustafa (s) dek bütün enbiyanın üzerine olsun… Sayın başkan, BM’in muhterem genel sekreteri İnsan Hakları Komisyonu, baylar ve bayanlar; Durban’daki ırkçılıkla mücadele konferansının devamında fiili durumumuzu incelemek, bu kutsal ve insani mücadelede pratik çözümler aramak için bir araya gelmiş bulunuyoruz. Son birkaç yüzyıl içersindeki hadiselerde insanlığa büyük zulümler edildi. Ortaçağda bilginler ve düşünürler ölüme mahkum ediliyorlardı, sonra da kölecilik ve köle ticareti yapmak, günahsız insanları avlamak ve bu insanların milyonlarcasını evlerinden kopararak en kötü şartlar altında Avrupa ve Amerika’ya taşımak revaç buldu. Bu karanlık devre toprakların işgal edilmesi, kaynakların yağmalanması ve günahsız insanların avare edilmesiyle doluydu. Yıllar geçti ve milletler pahalıya mal olan ve milyonlarca insanın ölümüyle sonuçlanan kıyamları sonucu işgalcileri ülkelerinden attılar ve bağımsız ve milli hükümetler tesis ettiler. Güç talepçileri kısa bir zaman aralığıyla Avrupa ve Asya’nın bir kısmının boynuna iki büyük dünya savaşı yüklediler ve bu savaşların sonucunda yaklaşık 100 milyon insan öldü, yurtlar viran oldu ve savaşın galipleri kendilerini dünya fatihi ve diğer halkları da mağlup saydılar ve zalimane kanunlarını yürürlüğe sokarak milletlerin haklarını görmezden gelip ayaklar altına aldılar. Hanımlar, Beyler, BM Güvenlik Şurası Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarının mirasının sonucu ortaya çıkmıştır, Bakın, onlar hangi hakla kendileri için veto ayrıcalığına inanıyorlar. Bu mantık hangi insani ve ilahi değerlerle uyumludur? Adalet ve kanun karşısında eşitlikle, insanın yüceliğiyle mi; yoksa adaletsizlik, insan haklarının ihlali ve ülkelerin ve halkların çoğunluğunun tehdit edilmesi ile mi uyumlu? Bu Şura dünya barışının ve emniyetinin sağlanması için en üst karar alıcı merciidir. Kanuni bir hak ihlali olduğu zaman veya kanunun kökeni adalet ve hak yerine güce dayanırsa, adalet ve barış beklemek nasıl mümkün olabilir? Güç talebi ve kendine tapıcılık; ırkçılık, adaletsizlik, tecavüz ve zulmün kökeninde yatan ana nedendir. Bugünkü ırkçıların çoğu söylemde ırkçılığı mahkum etseler de, sadece birkaç ülke kendi teşhisleri ve çıkarları uyarınca diğer ülkeler adına karar alabildiği için bütün insani değerleri ve kanunları çiğneyebiliyorlar ve nitekim de öyle ettiler. İkinci Dünya Savaşından sonra Yahudilerin kurban edildikleri bahanesi ve Holokost’tun suistifade edilmesi suretiyle, saldırganlıkla ve ordular göndererek bir milleti avare ettiler ve Avrupa, Amerika ve diğer ülkelerden göçmenleri bu insanların topraklarına taşıdılar. Tamamen ırkçı bir rejimi Filistin’in işgal edilmiş topraklarında kurdular böylece ve Avrupa’daki ırkçılığın darbelerini telafi etmek için başka bir bölgede, yani Filistin’de en sert ırkçılığı hakim ettiler. Güvenlik Şurası bu gasıp rejimi sağlamlaştırdı ve onu altmış yıl boyunca savunarak gasıpların ellerinin bütün cinayetleri için açık olmasına neden oldular. Bundan da kötüsü, pak insanların vicdanları Gazze’de gerçekleşen bombardıman, işgal ve katliamlardan rahatsız olmasına rağmen bazı batılı devletler ve Amerika bu soykırımcı ırkçıları korumakla vazifeli görüyor kendisini. Bundan önce de bu rejimin bütün rezillikleri karşısında susmuşlardı. Aziz dostlar, hanımlar ve beyler, Amerika’nın Irak’a saldırısının veya Afganistan’a büyük bir ordu gönderilmesinin nedeni neydi? Acaba Amerika’nın o zamanki hükümetinin bencilliği ve servet ve kudret sahiplerinin nüfuz ve sultası, silah üreticilerinin çıkarları için binlerce yıllık bir kültürün ve bölge ülkelerinin Siyonist rejim karşısındaki fiili veya potansiyel tehlikelerinin etkisiz kılınması ve Irak halkının enerji kaynaklarının yağmalanmasından başka bir nedeni mi vardı? Evet, gerçekten bir milyon insan niye öldürüldü ve yaralandı ve milyonlarcası avare oldu? Irak halkına milyarlarca dolar zarar niçin verildi, Amerika’nın ve müttefiklerinin halklarının hazinesine yüz milyarlarca dolar savaş masrafı niçin yüklendi? Acaba Irak saldırısı Siyonistlerin ve onların Amerikan yönetimindeki müttefiklerinin planlaması –ki bunlar bir taraftan koltuklarına yaslanmışlarken diğer yandan da silah şirketlerine sahipler- sonucu gerçekleşmemiş miydi? Acaba Afganistan’a asker göndererek bu ülkedeki barış, emniyet ve refahı mı arttırmış oldular? Amerikalılar ve müttefikleri uyuşturucu madde üretiminin bile önüne geçemediler, kendi dönemlerinde bu üretim birkaç kat arttı. Asıl soru burada, Amerikan hükümeti ve müttefikleri ne yapıyordu o zaman? Acaba dünya milletlerinin temsilcileri miydiler? Halklar mı seçmiş onları? Dünya halklarından dünyanın her yerine -tabii çoğunlukla da bizim bölgelerimize- karışmaları için vekalet mi almışlar? Acaba Irak ve Afganistan’ın işgali bencillik, ırkçılık, ayrımcılık ve halkların izzet, bağımsızlık ve özgürlüklerinin ayaklar altına alınması anlamına gelmiyor mu? Dünyanın krizdeki ekonomisinin gerçek sorumluları kimlerdir? Bu kriz nereden kaynaklanmıştır? Afrika veya Asya’dan mı doğmuş yoksa önce Amerika’dan başlayıp sonra Avrupa’ya ve oradan da müttefiklerine mi sirayet etmiş? Uzun yıllar boyunca adil olmayan iktisadi kuralları siyasi kudrete dayanarak insanlığa zorunlu kıldılar; para ve finans sistemini uluslarası toplumun görüşlerini dikkate almadan kurdular ve diğer milletlerin boynuna yüklediler. Onlar kendi halklarına bile fikir bildirme hakkı tanımadılar ve ahlakı ilişkilerden dışlayarak bütün kuralları servet ve güç sahiplerinin faydasına tanzim ettiler; serbest piyasa ve rekabeti de kendileri tanımlayarak pek çok fırsatı diğerlerinden uzaklaştırmakla kalmayıp kendi sorunlarını da onlara yıktılar. Bugün bu krizin şiddeti, on binlerce milyar dolar borç ve binlerce dolar bütçe açığı olarak kendilerine geri döndü. Bugün de durumu kurtarmak için karşılıksız paraları -aslında kendi vatandaşlarının ve diğer milletlerin cebinden bankalara, şirketlere ve sermaye piyasalarına milyarlarca dolar olarak aktarmak şekliyle- pompalamaya başladılar ve kendi halklarını bir kez daha borçlandırarak meseleyi daha da zorlaştırmış oldular. Bu kişiler kendi servetlerinin ve güçlerinin peşindeler, diğer milletlerin ve hatta kendi halklarının gözlerinde zerre değeri yok. Sayın başkan, hanımlar ve beyler Irkçılığın asıl nedeni insanın seçkin bir yaratık olarak kendi hakikatini derk edememesi ve asıl insani hayatın çizgisinden inhiraf göstermesidir. Allah’a bilinçli ibadetten, hayatın felsefesi üzerinde düşünmekten ve bunun doğal sonucu olan insani ve ilahi değerlere bağlılık olan insanın kemal yolundan gaflet; insanın bakış ufkunun alçalmasına ve hareket amacının sadece çabucak geçen sınırlı çıkarları olmasına neden olmuştur. Böylece şeytan sıfatlı güçler şekillenmiş ve diğerlerinin rüşde ermesi için gereken adilane fırsatları ellerinden alarak olabilecek olan en çirkin ırkçılığı oluşturmuşlardır ve bu durum, bugün dünya barışını tehdit eden en büyük amildir. Şüphesiz ırkçılığı tarihin derinlerine kök salan cehaletin göstergesi ve genelin rüşdü önündeki katılık olarak görmek mümkün, bu yüzden ırkçılığın cilvelerini bilgi yoksulluğu ve anlayış kıtlığına maruz olan toplumlarda yaygın olarak görüyoruz. Bundan dolayı, bu tezahür ile mücadele etmek genelin, insanoğlunun ve dünyanın varoluşsal hakikatine olan bilgisini ve anlayışını arttırmayı gerektirir ve bu da manevi ve ahlaki değerlere, insani faziletlere ve Allah’a dönmekle olur ancak. Dünya toplumu geniş kapsamlı kültürel bir akımla, bazı sorunlu ve elbette geri kalmış toplumlarda toplu bir hareket gerçekleştirmeli ve bu çirkin tezahürü süratle ortadan kaldırmalıdır. Siz aziz dostlar, Bugün insanlık camiası öyle bir ırkçılıkla yüz yüze gelmiştir ki bunun çirkinliği, insanlık haysiyetini 3. bin yılın başlangıcında ciddi bir şekilde zedelemiş ve insanlığı utandırmıştır. Küresel Siyonizm ırkçılığın en belirgin bir öneğidir ve yalandan dine sarılarak, bu duyguları sömürmeye ve bazı habersiz insanlardan çirkin yüzünü gizlemeye çalışmaktadır. Üzerine ciddi eğilinmesi gereken şey bazı büyük güçlerin ve geniş imkanlara sahip olan dünya akımlarının; iktisadi imkanlarından, siyasi nüfuzlarından ve geniş medya ağından yararlanarak Siyonist rejimin cinayetlerinin çirkinliğini azaltma amaçlı hedefleridir. Burada asıl mesele cehalet değil, dolayısıyla bu olgu ile mücadele etmek için kültürel alanda adım atmakla yetinilmemelidir, yapılması gereken, Siyonistlerin ve onların hamilerinin uluslararası alandaki siyasi araçları kötüye kullanmalarına son verilmesini ve bu ırkçılığın ortadan kaldırılmasını isteyen milletleri açıkça cezp ederek cesur bir şekilde uluslararası ilişkilerin ıslahı yolunda adım atmamızdır. Şüphesiz hepiniz bu önemli toplantının işlevini saptırmak için hareket eden bazı küresel teşkilatların faaliyetlerinden haberdarsınız. Maalesef edebiyat Siyonistlerin cinayetlerine ortak olarak onları savunmakta ve bu durum, halkın değerli temsilcilerinin Siyonistlerin suçlarını ifşaya dönük sorumluluklarını arttırıyor. Şunu bilmeliyiz ki bu toplantıyı asli görevinden saptırmak da başka çirkin bir ırkçılığın yoluna devam etmesine yardım etmek anlamına gelecektir. Günümüzde insan haklarını savunmanın gerektirdiği şey dünyanın önemli karar alma süreçlerinde milletlerin diğer büyük güçlerin tesirinde olmadan rol almalarını savunmak ve ikinci olarak da bu küresel teşkilatların yapısında ıslah yoluna gitmektir. Bu açıdan bu oturum büyük bir imtihan sahnesidir ve dünya kamuoyu bugün veya yarın hakkımızda hüküm verecektir. Sayın başkan, hanımlar ve beyler, Dünyanın şartları hızla esaslı değişimlerin yönüne doğru gitmektedir. Güç ilişkileri çok kırılgan olmuştur. KÜRESEL ZULMÜN SÜTUNLARININ ÇATIRDAMA SESLERİ GELMEKTEDİR KULAKLARA. Büyük siyasi ve iktisadi yapılar çökmektedir. Siyasi ve güvenlik krizleri de derinleşiyor. Ufukta hiçbir çözümü gözükmeyen bu küresel krizin giderek yayılması da önümüzdeki süreçte gerçekleşecek olan çok boyutlu değişimi fazlasıyla ilginç kılmaktadır. Ben defalarca dünyanın idaresine musallat olan güçlerin gittikleri yanlış yönden geri dönmeleri gerektiğini söyledim ve bunun ertelenmesinin olumsuz sonuçları konusunda uyarılarda bulundum. Şimdi de bu önemli toplantıda siz yöneticilere, düşünürlere ve barışa, özgürlüğe, ilerlemeye ve refaha susayan bütün dünya halklarına arz ediyorum ki dünyaya musallat olan adaletsiz yönetim artık yolunun sonuna gelmiştir. Bu çıkmaz, bu yönetim mantığının zalimane olmasından dolayı kaçınılmaz idi, çünkü dünyanın hareket mantığı yüce, hedefi olan, insan merkezli ve Allah’ı arayan bir harekettir. Bu hareket, halkların çıkarına olmayan her siyaset ve programın karşısındadır. Hakkın batıl karşısındaki zaferi, insanlığın aydınlık geleceği ve bütün dünyada adilane bir düzenin tesis edilecek olması Allah’ın ve tüm peygamberlerin vaadi ve bütün insan kuşaklarının ve toplumlarının ortak tarihi ümididir. Böylesi bir geleceğin gerçekleşmesi yaratılıştaki hikmetin gereği ve Allah’a iman etmiş bütün mümin kalplerin kabulü ve insan için çok değerli bir makamdır. Evrensel toplum yapısının yavaş yavaş şekillenmesi ve ortak insanlık nizamının gerçekleşmesi ve en sonunda da düşünürlerin, idarecilerin ve dünya halklarının önemli kararların alınmasında etkin ve adilane bir şekilde rol alması bu büyük amaçtaki zorunlu yoldur. Bugün, bilimsel ve teknolojik gelişmişlik, iletişim ve bilgi alanındaki keşifler küresel dünyanın tasavvur edilmesinde yaygın ve ortak bir kabülün oluşmasına neden olmuştur ve ortak nizamın gerçekleşmesi için gereken yolun önünü açmıştır. Bugün bu büyük sorumluluk dünyanın dört yanındaki bilginlere, düşünürlere ve idarecilere aittir, ta ki bu yola iman ile kaçınılmaz tarihi rollerini ifa etsinler. Şimdi şu hakikati de vurgulamak istiyorum, batı kapitalizmi de tıpkı komünizm gibi insanı ve toplumu olduğu gibi göremediğinden ve kendi uydurduğu amacı ve yolu insanlığa dayatmak istediği ve insani ve ilahi değerlere bağlılık, adalet, özgürlük, aşk, muhabbet ve kardeşliğe teveccüh etmek yerine maddi ve bireysel çıkarları elde etme amaçlı sert rekabeti temel kabul ettiği için yolunun sonuna gelmiştir. Şimdi geçmişten ibret alarak ve yolumuzu ve günümüz şartlarını ıslah etmenin gerekliliğini de derk ederek çok yönlü bir çaba göstermemiz gerekiyor. Burada, konuşmamın sonunda herkesin dikkatini iki noktaya çekmek istiyorum. 1) Dünyanın halihazırdaki durumunu düzeltmek mümkündür. Fakat şurası bilinmelidir ki bu iş bütün devletlerin ve milletlerin işbirliği olmadan gerçekleşemez. Bundan dolayı bütün dünyanın işbirliğinin doğuracağı ortak kapasiteden yararlanılmalıdır ve bendenin bu oturumda yer alması bu önemli meseleye önem vermemden ve insan hakları ve ırkçılık karşısında mazlum milletlerin haklarının korunmasına siz değerli düşünürlerle birlikte katılmak arzumdan dolayıdır. 2) Uluslararası kültür, siyaset ve ekonomik kuruluşlardan etkili bir şekilde yararlanılamamasını ele alışın ilahi ve insani değerlerin ışığında ve insanı doğru ve gerçek bir şekilde tahlil etmekle olabileceği; ve dünyadaki bütün insanların hakkına değer verme ve geçmişte yapılan hataları itiraf ederek bakışımızı ve eylemlerimizi değiştirme gibi adımlarla dünyadaki mevcut düzeni değiştirmeye çalışmak. Bu bağlamda da, Güvenlik Şurası’nın yapısında hızlı bir değişime gitmek, veto hakkının ortadan kaldırılması ve dünyanın askeri ve ekonomik nizamında değişiklik yapmak gündeme alınmalıdır. Değişimde acelenin zorunlu olduğunun derkinde yapılacak eksiklik, değişikliğin maliyetini daha da arttıracaktır. Aziz dostlarım, Şunu bilin ki adalet ve insanlığın izzeti yönünde hareket etmek suyun yönünde hareket etmek gibidir. Aşk ve sevgi iksirini unutmayalım. İnsanlığın aydınlık geleceğinin kesinliği bizi daha ümitli ve bilinçli yapacak olan değerli bir sermayedir, ta ki böylelikle aşk ve nimet dolu ve yoksulluk ve nefretten uzak bir dünya ve İnsan-ı Kamil’in salih yönetimi için çaba gösterelim. Gelin hepimiz bu büyük işte büyük bir pay sahibi olalım. O aydınlık ve güzel günün ümidiyle… Hepinize dinleme sabrı gösterdiğiniz için teşekkürlerimi sunuyorum… Muvaffak ve başı dik olunuz her zaman Ahmedinajad Konuşunca (FOTO) İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Dr. Mahmud AHmedinejad'ın Cenevre'de düzenlenen BM Irkçılıkla Mücadele... 20/04/2009 İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Dr. Mahmud AHmedinejad'ın Cenevre'de düzenlenen BM Irkçılıkla Mücadele Konferansı'nda siyonizm ve İsrail rejimi aleyhinde kullandığı ifadeler üzerine bir grup Batılı delege salonu terketti. ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Batılı bir degele üzerine ingilizce "İran Hamas ve Hizbullah'ı destekliyor" yazılı br kağıt göstererek Ahmedinejad'ı protesto ediyor ![]() ![]() ![]() Siyonist güdümlü haber ajansları siyonizm aleyhindeki konuşmasından dolayı Ahmedinejad'ı "ajan-provakatör" olarak tanımladı. ![]() Allah seni korusun, ey mazlumların dinmeyen feryadı..!
__________________
![]() H~ala izindeyiz.. A~dımlar kaybolurken karanlıkta.. M~enzile ramak var ey dünya! A~şk'a birkaç dakika.. S~eninleyiz ey cennet kokan sevda..! [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] MGF Sanal Takip Ekibi |
|
|
|
|
#3 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Saadet
Üye No : 104
Üyelik tarihi : 14-08-2008
Mesleği : GÜVENLİK GÖREVLİSİ
Nereden : İSTANBUL
Konuları : 1085
Mesajlar : 3,151
Teşekkürleri: 2,814
1,468 mesajına 2,724 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 7
![]() Son Aktivitesi : 18.05.12
Durumu : Status: Offline
|
Ahmedinejad'a sevgi seli /FOTO 22 Nisan 2009 Çarşamba 08:04 Cenevre'de yaptığıkonuşmayla büyük bir fırtına estiren İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'a sevgi seli Cenevre'de Irkçılıkla Mücadele Konferansı'nda yaptığıkonuşmayla büyük bir fırtına estiren İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, Tahran'a döndüğünde sabahın erken vakitlerinde çoğunluğu üniversite öğrencisi olmak üzere büyük bir kitle tarafından coşku ve sloganlarla karşılandı. Tahran'ın Mehrabat havaalanına akın eden İranlılar gece yarısı havaalanını dordurdu. Amerika ve İsrail aleyhinde sloganlar atıp tekbir getirep topluluğun Ahmedinejad'ın posterleriyle birlikte Filistin ve Hizbullah bayrakları taşıdığı görüldü. Karşılama sırasında kendisine çiçekler verilen Mahmud Ahmedinejad'ın duygulandığı ve gözlerinin yaşırdığı görüldü. Kaynak:İsraHaber Foto:Velfecr
__________________
![]() H~ala izindeyiz.. A~dımlar kaybolurken karanlıkta.. M~enzile ramak var ey dünya! A~şk'a birkaç dakika.. S~eninleyiz ey cennet kokan sevda..! [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] MGF Sanal Takip Ekibi |
|
|
![]() |
| Etiket |
| amedinejad, bayraklarıyla, filistin, fotolar, haberler, hizbullah, iranda, karşlandı |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|