| Konular: 50,310 | Mesajlar: 311,894 | Üyeler: 10,668 | Online: 219 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum GÜNCEL » YAZARLAR VE KÖŞE YAZILARI » Ebubekir Sifil »

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 25.02.09, 22:02   #1
Isti'sam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 390
Üyelik tarihi : 05-09-2008
Konuları : 264
Mesajlar : 1,787
Teşekkürleri: 2,779
991 mesajına 1,864 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5 Isti'sam is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.08.11
Durumu : Status: Offline

Standart AĞACA TAKILMAMAK (Ebubekir Sifil)

Milli Gazete - 21 Mayıs 2007


AĞACA TAKILMAMAK...






Müfessir el-Kurtubî, 2/el-Bakara, 42. ayetini tefsir ederken Hz. Ali (r.a.)'ın hayat düsturu edinmemiz gereken bir sözünü nakleder: "Hak, kişiler ölçü alınarak bilinmez. Sen hakkı öğren, kimin hak ehli olduğunu da bilirsin!"


Son iki yazıda iktibas ettiğim meselelerin neresini eleştiri konusu yaptığımı ve doğrusunun ne olduğunu yazıp yazmayacağımı soranlara Hz. Ali (r.a)'ın yukarıdaki sözüyle cevap vermem gerekiyor; ama "tuzun koktuğu" bir zaman ve zeminde öncelikle "Hak olan ne, olmayan ne?" sorusunun cevaplandırılması gerektiği gibi daha temel bir ihtiyaçla karşı karşıyayız ne yazık ki!


Dolayısıyla onların ve daha başkalarından sadır olan daha başka "mesele"lerin tamamını tadad edip her birine cevap yetiştirmeye çalışmanın "sivrisinek avcılığı" yapmaktan farksız olacağını söylemek durumundayım.


"Falan şunu demiş, siz ne diyorsunuz?" tarzı soruların, ya da "Falan kitapta şunu okudum, kafam karıştı" yollu şikâyetlenmelerin ardının arkasının kesilmemesi hep bunun alameti. Birileri gençliği "okumaya" sevk edip dururken, "bilgilenin, cahil kalmayın" dediğini sanıyor. Oysa neyi, ne kadar, nasıl bilmesi/öğrenmesi gerektiği gibi temel soruların cevaplarının "es geçildiği" bu ortamda ya okuma eyleminin bir "din tasavvuru inşası"na evrilmesine izin vermemek ya da "kalb-i selim sahibi" olmanın, "aklı karışık" olmaktan daha evla olduğunu acilen hatırlamak zorundayız!


Yine de meseleyi tamamen muallakta bıraktığım ithamına
maruz kalmamak için:


1. Ehl-i Sünnet çizgi, varlık anlayışı, bilgi sistemi, Usul'ü,
füruu ve bütün müktesebatıyla ortadadır. Her ne ki bu
çizginin dışına düşer, kimden gelmiş olursa olsun ve hangi
gerekçeye dayandırılırsa dayandırılsın, o merduttur!


2. Bu müktesebat içinde şu veya bu alimden paylaşılmayan bir
görüşün sadır olması, sistemin tamamını etkilemez, öyle
takdim edilemez.


3. Her ne ki Ehl-i Sünnet imamlar/alimler arasında
muhtelefun fih'tir (hakkında görüş ayrılığı vuku bulmuştur);
o hususlarda "mutlak doğru"yu keşfetmenin peşinde olmak,
ya da görüşlerden birini mutlaklaştırmaya çalışmak yanlıştır,
yararsızdır.


4. İlim mirasımızın önemli bir yekûnunu oluşturan şerh,
ihtisar, telhis, tahşiye, tehzib… çalışmalarını küçümseyerek
"gereksiz/faydasız tekrarlar" gibi görenler bu mirası yakından
tanıma şansını elde edememiş olanlardır. Bu çalışmaların her
biri birer orijinal katkıdır ve birer ihtiyacı karşılamıştır.
Onların parçası olduğu sistemi, yani "bütün"ü göz ardı ederek
onlar hakkında sağlıklı değerlendirmeler yapılamaz!


5. Hangi yaldızlı ambalaj içinde ve nasıl bir sunumla önünüze
getiriliyor olursa olsun, "mesele" olarak takdim edilen
hususların çok büyük bir çoğunluğu daha önce, tarih içinde
başkaları (bid'at mezheplerin mensupları, şazz görüş sahipleri,
müsteşrikler vs.) tarafından söylenmiş şeylerdir. Bunları "sıfır
km. keşifler" olarak takdim edenler, büyük ölçüde "el
çabukluğu" yapıyor!


6. "Müslümanlar, bu ve benzeri "mesele"lerin cevabını
üretecek bilgi sisteminden mahrum oldukları için tıkanma
yaşanmaktadır" tarzı tesbitler de, birer "göz boyama"dır.


7. Geçmişte "mesele" olarak görülmeyen kimi hususların
bugün öyle takdim ediliyor olması, geçmişte onlar hakkında
yapılan değerlendirmelerin ve verilen hükümlerin yanlış
olduğunu göstermez. Böyle "mesele"ler hakkında farkında
olunması gereken en temel gerçek, bugün onların birer
"mesele" olarak görülmesinin, bize ait olmayan bakış açılarıyla
değerlendirilmesinin sonucu olduğudur.


8. Geçmişle bugünü ayıran en temel farklılıklardan birisi
şudur: Geçmişte dinî referanslar, "Allah Teala'nın muradına
vasıl olma", yani "kurtulma" gayesiyle okunurdu; bugünse
Müslümanlar'ı, toplumu, dünyayı "kurtarma" amacıyla
okunuyor.


9. Bütün bunların hülasası şudur: Ahir zamanda yaşıyoruz!
__________________




Yürümek isteyen bütün ağarlıklarını bırakmalı;
Yaşamak isteyen ölmeli...


SuÜstüneYazıYazmak
View Isti'sam'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Isti'sam kullanıcısına teşekkür edenler:
k@rdelen (25.02.09)
Cevapla

Etiket
aĞaca, ebubekir, sifil, takilmamak

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:46 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.