| Konular: 50,310 | Mesajlar: 311,895 | Üyeler: 10,668 | Online: 218 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum GÜNCEL » YAZARLAR VE KÖŞE YAZILARI » Ebubekir Sifil »

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 21.03.09, 12:00   #1
Vukuf-i Kalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Vukuf-i Kalbi is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline

Standart H.Karaman'dan EHLİ KİTAP Erkekle Evlenilmesine ONAY !!!

Ebubekir Sifil - Milli Gazete
mail@ebubekirsifil.com
2009-03-21

Yine Diyanet



Yine Diyanet "Bir yazar"ın Diyanet'in izlediği politika ve neşrettiği eserleri konu edinen yazısı üzerine Prof. Dr. Hayreddin Karaman hocanın kaleme aldığı birkaç cevabî yazı okuduk. Hayli sert bir üslubun hakim olduğu görülen yazılarında hoca Diyanet'i ve yaptığı işleri "büyük bir fedakârlıkla" müdafaa ediyor, Diyanet'in arkasında duruyor.

Bizim vergilerimizle ayakta durması, elbette bizi de ilgilendiren İslamî meselelere doğrudan müdahil olması dolayısıyla Diyanet İşleri Başkanlığı'nın politikaları, faaliyetleri, ürün ve eserleri hepimizi yakından ilgilendiriyor. Hoca'nın eleştirdiği yazar da en az Hoca kadar Diyanet ve politikaları hakkında görüş belirtme ve eleştirme hakkına sahiptir. Hatta bu, "hak"tan öte "sorumluluk"tur!

Cevabî yazısında Karaman hoca, "Bugün Türkiye'de, bu kurulun (Din İşleri Yüksek Kurulu, E.S) yerine konacak (ikame edilecek, ona değil, buna bakın denecek) herhangi bir icazetli veya diplomalı şahıs veya kurul mevcut değildir" diyor ki, elhak ve "maalesef" doğrudur.

Ancak bundan daha önemli bir başka doğru daha var: Karaman hoca her şeyden önce "sivil" bir kişi olarak bu boşluğu doldurma yolunda gayret göstermesi gerekenlerin başında değil midir? Diyanet İşleri Başkanlığı'nın her dönemde siyasî iktidarın atadığı personel hangi istikamette düşünüyorsa o istikamette hizmet ve eser üretmek durumunda kalan bir kurum görüntüsü verdiğini inkâr edebilir miyiz?

Bu mümkün olmadığına göre Karaman hocanın, Diyanet'in politikalarını "ne pahasına olursa olsun" savunmak yerine, alternatif ve "sivil" bir yapılanmaya önayak olması elyak olandır.

Hoca devam ediyor: "Diyanet İşleri Başkanlığı'nın ve Diyanet Vakfı'nın neşrettiği her kitap ve yazı bu kuruldan geçer. Türkiye'de, böyle bir kuruldan geçen ve dolayısıyla bu ölçüde güvenilir olan başka bir neşriyat da yoktur. Sahih İslam'ı öğrenmek isteyenlere ben de öncelikle, bu kuruldan geçen neşriyatı tavsiye ediyorum."

Evet, gerek Diyanet İşleri Başkanlığı yayınları, gerekse Türkiye Diyanet Vakfı yayınları hem kalite, hem de muhteva bakımından piyasa standartlarının üst sıralarında yer almaktadır. Her ikisinin de yayın kataloglarında son derece faydalı eserler yer almaktadır. Ancak bu genellemeye ne demeli?

Diyanet'in neşrettiği iki ciltlik İlmihal'deki arızalar muhtelif vesilelerle gerek bu köşede, gerekse başka yazarlar tarafından muhtelif vasatlarda dile getirildi. Bu "arıza"lar hakkında ne Diyanet'in geri adım attığına şahit olduk, ne de Hoca'nın bunlara iştirak etmediğini ifade ettiği bir beyanına.

Öyleyse Diyanet'in neşriyatının Ehl-i Sünnet'e uygunluk bakımından "eşsiz-benzersiz" olduğu anlamına gelen beyanlardan önce Hoca'nın bu arızalar üzerinde durması gerekirdi.

Daha birkaç gün önce, yeni dönemde neşredilen "İslam'a Giriş" serisindeki birtakım arızalara işaret eden birkaç yazı yazmıştım. Hoca bunları okumamış ve bu eserleri görmemişse, yukarıdaki genellemelerin sahibi olarak bu kendisi için bir eksikliktir; yok, o arızaları gördüğü halde yine de sahip çıkma ısrarındaysa bu, daha büyük bir arızanın varlığının işaretidir. Bu demektir ki gerek Diyanet, gerekse Karaman hoca, "Ehl-i Sünnet'e uygunluk" kriterlerini hayli aş(ındır)mış, gözümüzün içine baka baka Ehl-i Sünnet'in kırmızı çizgilerini -hem de "Ehl-i Sünnet'e uygunluk" söylemi altında- ihlal edici bir tutum benimser hale gelmiştir.

Devam edecek.
__________________




View Vukuf-i Kalbi'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Vukuf-i Kalbi kullanıcısına teşekkür edenler:
Adige Abzakh (28.03.09)
Alt 28.03.09, 10:22   #2
Vukuf-i Kalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Vukuf-i Kalbi is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline

Standart


Ebubekir Sifil - Milli Gazete
mail@ebubekirsifil.com
2009-03-21

Yine Diyanet
2


Bir yazar'a cevaben kaleme aldığı yazılarından birinde Karaman hoca, Diyanet'in ve Diyanet Vakfı'nın neşrettiği her eser ve yazının Din İşleri Yüksek Kurulu'ndan geçtiğini, kendisinin de "sahih İslam"ı öğrenmek isteyenlere öncelikle bu kuruldan geçen eserleri tavsiye ettiğini, bu kuruldan çıkabilecek hatalı bir kararın affedilen, hatta ecir alan "ictihad hatası" olacağını söylüyor.

Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı tarafından neşredilmiş bulunan bütün eserleri kapsayan bu "garanti"ye ne kadar itimat edebiliriz?

Neşri devam eden İslam Ansiklopedisi'nde cehennem azabının ebedîliği meselesi gündeme getiriliyor ve
şöyle deniyor:
"...Abdülkahir el-Bağdâdî ile birlikte genellikle kelam kitapları ve konu ile ilgili eserlerin çoğu, bütün Ehl-i Sünnet bilginlerinin ve ümmetin geçmiş hayırlılarının cehennem azabının ebediyetini benimsediklerini kaydederlerse de bu isabetli değildir. Çünkü bilindiği kadarıyla, içlerinde Hz. Ömer, Ali ve İbn Abbas'ın da bulunduğu sekiz kadar sahabî ile tabiin ve onları takip eden nesillerden önemli bazı alimlerle İbn Teymiyye ve onun yolunu benimseyenlerden oluşan bir grup alim cehennem hayatının birgün sona ereceğini kabul etmişlerdir."1

DİA'ya bu maddeyi yazan Prof. Dr. Bekir Topaloğlu'nun da bu görüşe meylettiği, hatta arka çıktığı anlaşılıyor.

Oysa bu adı geçen sahabîlerin bu görüşte olduğunu böyle bir kalemde söyleyip geçivermek ne kadar doğru ve ilmîdir? el-Emîr es-San'ânî'nin, bu görüşü çürütmek maksadıyla kaleme aldığı Ref'u'l-Estâr'da da ortaya koyduğu gibi, adı geçen sahabîlerden bu bağlamda yapılan nakiller ya sened itibariyle zayıftır veya konuya delaletleri tartışmalıdır. Bu meseleyi gündeme getiren İbn Teymiyye'nin sıkı takipçilerinden Nâsıruddîn el-Albânî de bu meselede es-San'anî'yi desteklemektedir.

DİA, benzer bir tutumu Hz. İsa (a.s)'ın nüzulü meselesinde de gösterdi. "Tedvin döneminde Hıristiyan kültürüyle karşılaşmanın bir sonucu olarak nüzul-i İsa inancının İslam akaidine girmiş olması kuvvetle muhtemeldir...."2

Hoca'ya bakılırsa bütün bunları "ecir alan ictihad hataları" olarak görmemiz gerekiyor!

Keza Diyanet İşleri Başkanlığı'nın neşrettiği İlmihal'de hükümlere garip şekilde illetler tesbit edildiği görülüyor. Daha önce bu eserde, mü'min kadınların gayrimüslim (Ehl-i Kitap) erkeklerle evlenmesinin yasaklanmasının, kadının ve doğacak çocukların dinini menfi olarak etkilemesi
ihtimaline bağlandığını, bu ihtimal ortadan kalktığında yasağın da ortadan kalkacağının söylendiğini görmüştük.3

Aynı ilmihalin haramlar-helaller" bölümünde erkeklerin altın yüzük takmasının ve ipek giymesinin cevazına hükmedildiği
, bu konudaki hürmet (haramlık) hükmünün, toplumdaki sosyal dengenin zedelenmemesi ve fakirler üzerinde menfi tesirler uyandırmaması gerekçesine dayandırıldığı görülüyor.4

Oysa altın ve ipek kullanımı kadınlar için serbest kılınmıştır ve onlar arasında da aynı ihtimal pekala söz konusu olacaktır. Hatta kadınların süslenmeye erkeklere göre daha düşkün olduğu dikkate alındığında, bu serbestînin kadınlar arasında problem oluşturmasının çok daha mümkün ve beklenebilir bir şey olduğunu söylemek gerçeğin ifadesi olacaktır. Herhangi bir hüküm hakkında Kur'an ve Sünnet'te belirtilmemiş illetler tesbit etmek bu çağa özgü bir istinbat anlayışı olsa gerek!

Karaman hocanın Diyanet adına yüklendiği bu tekeffül, DİB ve TDV tarafından neşredilen her eseri kapsayacak şekilde mutlaklık arz ediyor. Dolayısıyla bu iki kurum tarafından neşredilen her eserin her satırı Hoca'nın verdiği garanti ve güven ile okunup "sahih İslam" olarak algılanacak
!!

Ben buna "pireye kızıp yorgan yakmak" demeyi tercih edeceğim, siz ne dersiniz bilmem...


1) DİA, VII, 232.

2) DİA, XXII, 473.

3) Bkz. İlmihal, II, 217.

4) İlmihal, II, 77; 89.
__________________




View Vukuf-i Kalbi'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Vukuf-i Kalbi kullanıcısına teşekkür edenler:
Adige Abzakh (28.03.09)
Alt 28.03.09, 10:35   #3
dua
dua - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Refah
Üye No : 2907
Üyelik tarihi : 02-03-2009
Mesleği : dua dilencisi
Nereden : konya
Konuları : 225
Mesajlar : 759
Teşekkürleri: 0
273 mesajına 421 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4 dua is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 25.08.09
Durumu : Status: Offline

Standart

değerli kardeşim kusurumu nazar eylemeyin ama nereyi eleştirdiğinizi tam anlayamadım..hayrettin hocanın o yazısını geçen hafta okumuştum..herhangi bir yanlışlık dikkatimi çekmedi
__________________
SEBEPLER SUKUT ETMİŞ
ALLAHI DÜŞÜN SERİNLE
TELAŞA KAPILMA
İMANIN SESİNİ DİNLE
UNUTMA! SEN GÖRMESENDE
BİRİ VAR SENİNLE
HİÇ DURMA ONA YÖNEL
GÖNÜL DİLİYLE İNLE..
View dua'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 28.03.09, 10:40   #4
Vukuf-i Kalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Vukuf-i Kalbi is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline

Standart

Alıntı:
dua´isimli Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster
değerli kardeşim kusurumu nazar eylemeyin ama nereyi eleştirdiğinizi tam anlayamadım..hayrettin hocanın o yazısını geçen hafta okumuştum..herhangi bir yanlışlık dikkatimi çekmedi

Yazıyı dikkatlice tekrar okuyunuz.

2.Bölümü..
__________________




View Vukuf-i Kalbi'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 28.03.09, 10:43   #5
dua
dua - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Refah
Üye No : 2907
Üyelik tarihi : 02-03-2009
Mesleği : dua dilencisi
Nereden : konya
Konuları : 225
Mesajlar : 759
Teşekkürleri: 0
273 mesajına 421 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4 dua is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 25.08.09
Durumu : Status: Offline

Standart

eyvallah kardeşim okudum..cehennemin ebediliği,hz isanın nuzulu ve altın yüzük meselelerini diyorsunuz herhalde..bunlar zaten ihtilaflı konular...çok değişik görüşler var bu konuda..bunlar yeni tartışılan konular değil ki
__________________
SEBEPLER SUKUT ETMİŞ
ALLAHI DÜŞÜN SERİNLE
TELAŞA KAPILMA
İMANIN SESİNİ DİNLE
UNUTMA! SEN GÖRMESENDE
BİRİ VAR SENİNLE
HİÇ DURMA ONA YÖNEL
GÖNÜL DİLİYLE İNLE..
View dua'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 28.03.09, 10:48   #6
Vukuf-i Kalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Vukuf-i Kalbi is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline

Standart

Alıntı:
dua´isimli Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster
eyvallah kardeşim okudum..cehennemin ebediliği,hz isanın nuzulu ve altın yüzük meselelerini diyorsunuz herhalde..bunlar zaten ihtilaflı konular...çok değişik görüşler var bu konuda..bunlar yeni tartışılan konular değil ki

Okumamışsın.Ehli kitapla evliliği atladın.

Ehli Sünnet ulemasında ihtilaflı bişey yok.Sapık fırkalar için ihtilaflıdır;evet.
__________________




View Vukuf-i Kalbi'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Vukuf-i Kalbi kullanıcısına teşekkür edenler:
el-Kevserî (09.08.09)
Cevapla

Etiket
diyanet, ehlı, erkekle, evlenilmesine, hkaramandan, kİtap, onay, yine

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:50 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.