| Konular: 50,310 | Mesajlar: 311,895 | Üyeler: 10,668 | Online: 218 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum GÜNCEL » YAZARLAR VE KÖŞE YAZILARI » Ebubekir Sifil »

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 28.03.09, 23:33   #1
Vukuf-i Kalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Vukuf-i Kalbi is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline

Standart Ehli Kitap Kadınlarla Evlilik/Mehdi Konusunda Şia'dan Farkımız !


Dr. Ebubekir Sifil
29 MART 2009
Ehli Kitap Kadınlarla Evlilik/12 İmam

"1- Ehli kitap sadece Musevileri ve Hıristiyanları mı kapsar? Eğer öyle ise Maide Suresi 5. ayetinde evlenilmesine izin verilmiş olanlar kadınlar yalnız Hıristiyan ve Museviler midir? Budist, Hindu, Zerdüşt bir bayanla Müslüman bir erkeğin evlenmesi caiz midir?

2- Kütübi Sitte hadis kitaplarında Peygamber Efendimiz'den rivayet olunan 'Benden sonra 12 halife gelecek ve hepsi Kureyş'ten olacak.' hadisi sahih midir? Bazı tefsirlerde ve hadislerde İsrailiyat olduğu söylenir yine aynı şekilde Şia ve diğer bidat mezheplerin etkileri de anlatılır. Bu da bu tür bir hadis midir? Şia bu hadisten 12 İmama işaret edildiği manasını çıkarıyor."

Cevap


5/el-Mâide, 5. ayetinde, Ehl-i Kitab'a mensup "iffetli" kadınlarla evlenmenin mü'minlere helal kılındığı hükme bağlanmıştır. Bu hükmün, çerçevesini geniş tutmayı gerektiren ayrı bir delil olmadıkça Ehl-i Kitab'ın iffetli kadınlarıyla sınırlı olarak uygulanması gerekir.

Bu nokta iki hususta dikkatli olmamızı ihtar ediyor:

1. "Nasıl olsa hepsi kâfirdir" diyerek evlilik konusunda Ehl-i Kitap ile diğer inkârcı kadınları bir tutmak doğru değildir. Kur'an, bu noktada bir ayrım yapmıştır ve buna her hal-u kârda uyulmalıdır. Bu ayet, gayrimüslimler içinde sadece Ehl-i Kitab'ın muhsan kadınlarıyla evlenilebileceğini ortaya koymaktadır. Her ne kadar genel ilke "eşyada aslolan ibahadır" diyor ise de, nikâh konusunda aslolan "hürmet" (haramlık) tir ve sadece hakkında özel delil bulunanlar bu haramlığın dışına çıkarılır. Hakkında özel delil bulunmayanların haramlığı bakidir.

Bu hükme şöyle denerek itiraz edilebilir: Hz. Ömer (r.a) döneminde İran fethedilip Sasani imparatorluğu yıkıldığında Mecusilere nasıl muamele edileceği konusu gündeme gelmişti. Abdurrahman b. Avf (r.a), Efendimiz (s.a.v)'in, "Mecusilere Ehl-i Kitab muamelesi yapın" buyurduğunu nakledince onlar da Ehl-i Kitap gibi cizye vergisini tabi tutulmuştu.1

Ancak bu itiraz sakıttır. Zira ulemanın da belirttiği gibi bu rivayet, münhasıran cizye vergisi hakkında Mecusilerin tabu tutulacağı uygulamayı anlatmaktadır.2 Dolayısıyla bu rivayetin hükmü başka alanlara kaydırılamaz. Bu konuda icma vardır.

Sırası gelmişken bu rivayetteki bazı fevaidi zikredelim.

A. Az önce de belirttiğim gibi her ne kadar ifadesi umumi ise de bu rivayet münhasıran cizye vergisi hakkındadır. Yani Mecusilere "her konuda" Ehl-i Kitap muamelesi yapılmaz.

B. Bu rivayet, Ehl-i Beyt imamları kanalıyla gelen rivayetlerin Ehl-i Sünnet tarafından hiçbir ayrım yapılmaksızın kabul ve gereğince amel edildiğini gösteren örneklerden birisidir. Zira bu rivayetin -hem de senedinde kopukluk olduğu halde- Cafer es-Sâdık'ın, babası Muhammed el-Bâkır'dan, onun da dedesinden (r.anhum) gelen bir nakil olarak ulema tarafından hükme medar kılınmış olması son derece anlamlıdır.

C. Yine bu rivayet, Hz. Ömer (r.a)'in, kendisine hadis rivayet eden herkesten şahit istemediğini gösteren delillerden birisidir. Bu rivayet sadece Abdurrahmân b. Avf (r.a) tarafından Hz. Ömer (r.a)'e haber verilmiştir. O da tereddütsüz gereğini yapmış, Abdurrahmân b. Avf (r.a)'dan şahit istememiştir.

2. Ehl-i Kitab'ın kadınlarında ayetin aradığı "iffet" (ıhsân) şartına dikkat edilmelidir. Bunu da iki noktadan ele almak gerekir:

A.
Bu kavram burada Ehl-i Kitab'a mensup kadının "namuslu" olmasını anlatmaktadır ki, mü'minlerin evleneceği kitabî kadınların, "cinsel serbesti" anlayışı içinde hareket etmemiş olmasını ifade eder. Özellikle Avrupa'da, Amerika'da yaşayan mü'minlerin bu noktaya dikkat etmeleri gerekir. O toplumsal-kültürel yapı içinde bir kadının iffetini, namus ve edebini muhafazası imkânsız denemese bile son derecede zordur.

B. Batılı toplumların din anlayışında büyük ölçüde kırılmalar olduğu malumdur. Modernite, o toplumları hristiyanlık değerlerinden uzaklaşarak bohem bir hayatı tercihe sevk etmektedir. "Dışarıdan bakıldığında" hristiyan olduğu söylenen birey ve toplumların gerçekten Hristiyanlık inanç ve değerlerine bağlı olup olmadığı ayrıca araştırmaya değer bir husustur. Ateizm'den Teizm'e kadar birçok ideolojinin bu toplumlara sirayet ettiğine özellikle dikkat edilmelidir.

Dolayısıyla "nasıl olsa Kur'an Ehl-i Kitap kadınlarla evliliğe izin vermiştir" diyerek rast gele bir kadınla evlenmeyi düşünmek bilinç sahibi mü'mine yakışmayan bir gaflet ve ihmal durumudur.

Son bir not:

İlgili ayette Ehl-i Kitap erkeklerin mü'min kadınlarla evliliği konusu sükût geçilmiştir. Bu noktadan hareketle "bu konuda Kur'an birşey söylememiştir. Dolayısıyla "eşyada aslolan ibahadır" ilkesi gereği bu konuda da aslolan cevazdır" gibi bir sonuca gitmek, modernize edilmiş din anlayışında sık görülen bir durum haline gelmiştir. Diyanet'in iki ciltlik ilmihalinde3 bu konudaki ibretamiz hükmü görmek mümkündür. O hüküm orada durduğu sürece bu eseri yazanlar, ilmî müşavere ve redaksiyon heyetinde yer alanlar, basımını onaylayanlar ve bu eserin neşrini devam ettirenler vebal altındadır!

Sorunun ikinci kısmını haftaya cevaplayacağım inşaallah.

1- el-Muvatta, "Zekât", 24; Abdürrezzâk, el-Musannef, VIII, 68, X, 325; İbn Ebî Şeybe, el-Musannef, II, 435, VI, 430...
2- İbn Abdilberr, et-Temhîd, II, 116; İbn Hacer, Fethu'l-Bârî, VI, 261.
3- İlmihal, II, 217.
__________________




View Vukuf-i Kalbi'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 05.04.09, 10:13   #2
Vukuf-i Kalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Vukuf-i Kalbi is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline

Standart


Ebubekir Sifil - Milli Gazete
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

2009-04-05


Ehli Kitap Kadınlarla Evlilik 12 İmam- 2

Birinci kısmını bir önceki Pazar yazısında cevaplandırdığım sorunun ikinci kısmı şöyleydi: "Kütübi Sitte hadis kitaplarında Peygamber Efendimiz'den rivayet olunan 'Benden sonra 12 halife gelecek ve hepsi Kureyş'ten olacak.' hadisi sahih midir? Bazı tefsirlerde ve hadislerde İsrailiyat olduğu söylenir.
Yine aynı şekilde Şia ve diğer bidat mezheplerin etkileri de anlatılır. Bu da bu tür bir hadis midir? Şia bu hadisten 12 İmama işaret edildiği manasını çıkarıyor."

Önce mezkûr hadisin durumunu görelim: Efendimiz (s.a.v), hepsi de Kureyş kabilesinden olmak üzere kendisinden sonra 12 halife geleceğini haber vermiştir. (1) İmam Müslim'in, hadislerin metinlerindeki değişiklikleri zikretme adeti doğrultusunda yer verdiği metinlere bakıldığında değişik lafızlarla nakledildiğini gördüğümüz bu rivayetin sıhhati konusunda herhangi bir şüphe yoktur. Bu söylediğim en azından -bütün varyantlarda müştereken yer alan- "Benden sonra 12 emir gelecektir" ve "hepsi de Kureyş'tendir" kısımları için hakikat olduğu açıktır.

Bu rivayetin hangi Hadis ve tefsir kaynaklarında İsrailiyat'tan addedildiğini ve İsrailiyat iddiasının nasıl bir dayanağının bulunduğunu bilmiyorum. Ancak muhtevasına bakıldığında bu rivayetin İsrailiyat ile ilişkilendirilemeyeceği ortadadır.

Yine bu rivayette Şia etkisi aramak da tutarlı değildir. Zira rivayette Şia'nın temel tezlerine dayanak teşkil edebilecek herhangi bir nokta yoktur. Şia'nın "12 imam" inancı ile bu rivayet arasındaki tek ortak nokta "12" rakamıdır. Oysa rivayetteki 12 rakamı Kureyş kabilesine mensup olacak emirleri/halifeleri anlatırken, Şia'nın temel inanç umdelerinden birisini oluşturan "12 imam" telakkisinin emir/halife muhtevalı olmadığı aşikârdır.

Esasen Şia'nın tamamının "12 imam" inancını paylaşmadığı malumdur. Bu inanç Şii gruplar içinde sadece İsnaaşeriyye'ye aittir. Onlar imametin babadan oğla intikal etmek üzere sırasıyla Hz. Ali, Hz. Hasan, Hz. Hüseyin, Ali Zeynelabidîn, Muhammed el-Bâkır, Ca'fer es-Sâdık, Musa Kâzım, Ali er-Rıdâ, Muhammet et-Takî, Ali en-Nakî, Hasan el-Askerî ve Muhammed el-Mehdî'ye intikal ettiğini, Muhammed el-Mehdî'nin, küçük bir çocukken gaybete çekildiğini ve kıyamete yakın tekrar geri geleceğini söylerler. Mehdi-i muntazar odur.

Şii gruplardan Zeydiyye, Hz. Hasan'dan sonra sırasıyla oğlu Ali, torunu Zeyd ve onun oğlu Yahya'nın imametine inanır.


Keysaniyye, Hz. Hüseyin'den sonra Muhammed b. el-Hanefiyye'nin imam olduğunu söyler. Ondan sonra imametin kime geçtiği konusunda ise ihtilaf etmişlerdir. Bir kısmı, oğlu Abdullah'a, bir kısmı ise kardeşi Hz. Hüseyin (r.a)'ın oğlu Ali Zeynelabidin'e intikal ettiğini söylemiştir.

Farklı şii grupların imamet konusundaki görüşleri bunlardan ibaret değildir. Ancak meselemiz bu olmadığı için burada detaya girmeyeceğim. Örnek olarak zikrettiklerim Şia'nın imamet inancı konusunda fikir verici mahiyettedir.

Yeri gelmişken Mehdi inancından da bir nebze bahsedelim: Yukarıda İsnaaşeriyye'nin, Muhammed el-Mehdî'nin mehdiliğine inandıklarını ve Mehdî-i muntazar (beklenen Mehdi) olarak onu gördüklerini söylemiştim. Şia'nın hemen her bir alt grubunun "beklenen mehdi" olarak gördüğü şahıs farklıdır. Fırak ve Milel-Nıhel kitaplarında Şia'dan bahsedilirken bu nokta detaylı olarak zikredilir.

Ehl-i Sünnet'in mehdi telakkisi ile bunları birbirine karıştırmamak gerekir. Aradaki en önemli farklar şuunlardır:

1. Şia, tarih içinde yaşayıp ölmüş -bir kısmının adı yukarıda zikredilen- şahısların kıyamete yakın rücu edeceğine (geri geleceğine) inanır. Her bir şii grubun "beklenen mehdi"si farklıdır. Ehl-i Sünnet'te ise böyle bir inanç yoktur. Ehl-i Sünnet Mehdi'ye herhangi bir olağanüstülük atfetmez. Biz onun, bu Ümmet'in yetiştirdiği üstün kabiliyetli liderlerden biri olacağına inanırız. O da her insan gibi normal bir ana-babadan doğup büyüyecek ve kader-i ilahinin sevkiyle tabii süreçler sonucunda işbaşına geçecektir.

2. Şia'da "Mehdi beklemek" temel bir inanç umdesidir. Hatta "takiyye" inancının bununla doğrudan ve sıkı bir ilişkisi vardır. Ehl-i Sünnet'te ise "Mehdi beklemek" diye bir inanç ve telakki yoktur. Bizde herhangi bir işimizi Mehdi'ye havale ederek, onun zuhurunu bekleme tavrı ne dün vardı, ne de yarın olacak.

3.
Ehl-i Sünnet'in Mehdi inancı sahih hadislere dayanır. Ulemamızın belirttiği gibi bu hadisler manevî mütevatir seviyesindedir.

Hammûd b. Abdillah b. Hammûd et-Tüveycirî'nin el-İhticâc bi'l-Eser alâ Men Enkera'l-Mehdî el-Muntazar isimli eseri, Mehdi meselesini ciddi anlamda rivayet ve dirayet yönünden işleyen çalışmalardan olarak şayan-ı tavsiyedir.

1) el-Buhârî, "Ahkâm, 51; Müslim, "İmâre", 5-10; Ebû Dâvûd, "Mehdî"; et-Tirmizî, "Fiten", 45; Ahmed b. Hanbel, V, 90, 2...
__________________




View Vukuf-i Kalbi'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiket
ehli, evlilik or 12, evlilik or mehdi, farkımız, kadınlarla, kitap, konusunda, İmam, Şiadan

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:50 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.