| Konular: 50,310 | Mesajlar: 311,895 | Üyeler: 10,668 | Online: 221 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum GÜNCEL » YAZARLAR VE KÖŞE YAZILARI » Ebubekir Sifil »

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 30.05.09, 09:39   #1
el Büğdüzi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 514
Üyelik tarihi : 15-09-2008
Mesleği : Öğrenci
Nereden : Üsküdar
Konuları : 524
Mesajlar : 5,768
Teşekkürleri: 2,967
2,172 mesajına 3,803 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 9 el Büğdüzi is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 06.06.10
Durumu : Status: Offline

Standart İmam Ebû Hanîfe sempozyumunun ardından



Pazartesi günkü yazıda temas ettiğim İmam Ebû Hanîfe Sempozyumunun kayıtları DİNBİRDER tarafından CD'ler halinde neşredilecek. Dernek Başkanı muhterem Lütfi Şenocak'ı bu tarz hayır ve bereket vesilesi etkinlikler sebebiyle bir kere de buradan tebrik ediyorum.

Sempozyum, Prof. Dr. Salim Öğüt hocanın başkanlığında yapılmıştı. Hoca başkan olarak gerek açış konuşmasında, gerekse konuşma aralarındaki değinilerinde pek çok önemli noktanın altını kalın çizgilerle çizdi. Bence en önemlisi "dik duruş" meselesine yaptığı vurguydu..

Konuşmacılardan Prof. Dr. Orhan Çeker hoca, İmam Ebû Hanîfe'nin fıkhının özelliklerini özetledi. İslâmî ilimler müktesebatına burun kıvırarak bakanlara yönelik şu cümlesi unutulacak gibi değil: Beğenmediğiniz o alimlerin ilmî miraslarını kaynak olarak kullanıyorsunuz. O miras olmasa elinizde ne var?

Bir diğer katılımcı Prof. Dr. Mustafa Ağırman hoca, İmam Ebû Hanîfe'nin hayatını, yaşadığı dönemin panoramasını vererek nakletti. O da İmam'ın ilmin gerektirdiği izzeti hakkıyla temsil ettiğini, Emevi ve Abbasi yönetimlerinin kadılık tekliflerini kabul etmek yerine zindanı ve eziyeti tercih ettiğini vurguladı.

Doktora tezinde İmam Ebû Hanîfe'nin Hadis anlayışını işlemiş bulunan Prof. Dr. İsmail Hakkı Ünal da İmam'ın fıkhının hadisle münasebetini anlattı konuşmasında.

Bendenizin tebliğ konusu ise İmam Ebû Hanîfe'nin itikadî görüşleri idi.

İmam'ın itikadî görüşlerini başlıca üç kaynaktan tesbit edebiliyoruz: Risaleleri, el-Akîdetu't-Tahâviyye isimli metin ve İmam'ı anlatan biyografi eserleri. Bütün bu kaynaklar İmam Ebû Hanîfe'nin itikadî kabulleri konusunda ortak bir tutum içindedir. Burada bu meseleden ziyade, az bilinen bir husustan bahsetmeyi tercih edeceğim:

İmam'ın büyüklüğü sadece fıkıh ilmindeki maharetinden kaynaklanmamaktadır. Bu Ümmet'in yetiştirdiği en mümtaz simalardan birisi olan İmam Ebû Hanîfe, Daru'l-Hikme seminerlerinden birinde de naklettiğim gibi, Yahudilik'teki Anâniyye ve devamı olan Karaiyye mezheplerinin oluşumuna da etki etmiştir.

Yahudi Ansiklopedisi'ne "Anan ben David" maddesini yazan Yahudi araştırmacı Abraham Harkavi şöyle der: "Araplar'ın sür'atli fetihler sonucunda Doğu'da meydana gelen muazzam fikrî kargaşanın bir sonucu ve o dünyanın kültürü dolayısıyla çok sayıda dinî mezhep bilhassa İran, Irak ve Suriye'de meydana geldi. Yahudilik bu genel mayalanmanın dışında kalamadı. İlk devir mezhepleri Sadukîm ve İsiym'in cılız kalıntıları nihai sönüşlerinden önce bir kere daha hayat bulmak için dirilmeye kalkıştılar. Yahudilik'te tamamen yeni mezhepler ortaya çıktı."

I. Friedlander de şu tesbiti yapar: "VII. Yüzyıl ortalarında Irak ve İran Müslümanlar tarafından fethedildiği zamana kadar, bölgede yaşayan Yahudi cemaatleri arasında yeni toplum nizamından ötürü bir dinamizm başladı. İslâm dünyasındaki olaylara uygun ve paralel olarak Yahudiler arasında da fırkalaşma ortaya çıktı."1

Anâniyye mezhebinin adına izafe edildiği Anân ben David, Orak bölgesinde yaşayan Yahudi cemaatiyle yaşadığı görüş ayrılıkları neticesinde sokulduğu hapishanede İmam Ebû Hanîfe ile tanışma fırsatı bulmuş ve geleceği etkileyecek görüşlerinde onun yönlendirmelerinin büyük etkisi olmuştu.

Elbette hiçbir oluşum birden bire ortaya çıkıp gelişmez. Anâniyye mezhebinin öncesinde onun için elverişli bir zemin oluşturmuş bulunan İseviyye mezhebinin varlığını müşahede ediyoruz. Yine büyük ölçüde Müslüman kelamcıların etkisi altında şekillenmiş olan bu mezhep de tıpkı halefleri Yudgâniyye, Müşkâniyye, Anâniyye ve Karaiyye gibi Efendimiz (s.a.v)'in hak peygamber olduğunu kabul etmekle Ortodoks Yahudilikten ayrılır. Onlara göre Kur'an da, Efendimiz (s.a.v) de haktır; ancak Yahudi olmayanlara gönderilmişlerdir.

Milel-Nıhel kitaplarında haklarında detaylı bilgiler bulunan bu fırkaların mensupları, tarih içinde Ortodoks Yahudilik'le girdikleri fikrî ve fiilî mücadelelerden sonra büyük ölçüde tarih sahnesinden çekilmişlerdir. Şunu da belirtelim ki, bu fırkalara mensup Yahudilerin önemli bir kesimi bilahare İslâm'ı tercih etmiştir. Elbette bunda İslâm kelamcılarının etkisiyle oluşmuş eski mezhep ve kabullerinin rolünü inkâr etmek mümkün değildir.

Bir kısım hadislerin, hatta bir kısım itikadî umdelerin İsrailiyat etkisiyle oluştuğunu iddia eden İslâm modernistlerinin atladığı en önemli gerçeklerden birisi budur: Daima hakim olan etkiler; hükmedilen durumundakiler ise "maruz kalan" konumundadır. Nasıl bugün yeme-içme alışkanlıklarına kadar bütün dünya Batı'nın etkisi altında ise, o dönemde de İslâm coğrafyasında Müslümanların hakimiyeti altında yaşayan gayrimüslimlerin Müslümanlardan etkilenmesi söz konusudur ve bu eşyanın tabiatındandır. Son bir noktaya temas ederek bitirelim: Hiçbir Akaid/Kelam alimi, Efendimiz (s.a.v)'i hak peygamber olarak kabul ettikleri gerekçesiyle bu mezheplerin mensuplarını "ehl-i necat" olarak görmemiştir! İslâm akaidi bellidir ve o akaidi bir bütün olarak kabul etmeyen kimse, ahirette kurtuluşu yakalama şansına sahip olmayacaktır. Günümüzde bu hususta ileri-geri konuşanların bu gerçeği ört-bas etmesi mümkün değildir...

1) Her iki alıntı için bkz. Doç. Dr. Yaşar Kutluay, İslâm ve Yahudi Mezhepleri, 251.
__________________


''Cahil, öfkelenince bağırır-çağırır; akıllı ise, yapması gerekli olan şeyleri planlar...'' (M. Fethullah Gülen)
View el Büğdüzi'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiket
ardından, ebu, hanife, sempozyumunun, İmam

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:58 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.