|
| Konular: 50,310 | Mesajlar: 311,895 | Üyeler: 10,668 | Online: 213 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : İnadına ERBAKAN.....
Üye No : 2406
Üyelik tarihi : 05-02-2009
Nereden : kafkasya
Konuları : 3010
Mesajlar : 10,206
Teşekkürleri: 8,630
5,430 mesajına 10,723 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : 01.05.12
Durumu : Status: Offline
|
DİNLER ARASI DİYALOG VATİKAN PROJESİMİ Fıkıhçı Araştırmacı yazar Ebubekir Sifil'le gerçekleştirdiğimiz devröportajın son dölümünde Dinler Arası Diyalog be Ilımlı İslam Modelini konuştuk. Fisil Hıristiyanlığın ve Yahudiliğin İlahi dinler olmadığına dikkat çekerken, Dinler arası diyaloğunda bir Vatikan projesi olduğuna vurgu yaptı... Fıkıhçı Araştırmacı yazar Ebubekir Sifil'le gerçekleştirdiğimiz devröportajın son dölümünde Dinler Arası Diyalog be Ilımlı İslam Modelini konuştuk. Fisil Hıristiyanlığın ve Yahudiliğin İlahi dinler olmadığına dikkat çekerken, Dinler arası diyaloğunda bir Vatikan projesi olduğuna vurgu yaptı... İşte Ajans5 Genel Yayın Yönetmenimiz Selim Akduman'ın Ebubekir Sifil'le yaptığı söyleşinin son bölümü: (Selim Akduman) Sizin yazılarınızdan takip ettiğimiz ve uzun süredir Türkiye’nin gündeminde var olan bir hadiseye değinmek istiyorum. Siz defalarca kaleme aldınız bu hususta da birçok tepki aldığını bir konu olan dinler arası diyalog konusuna değinmek istiyorum. Dinler arası diyalog ve Ilımlı İslam nedir? Yani dinler arası diyaloga bakış açınız nedir? Sizce böyle bir şeye ihtiyaç var mı? (Ebubekir Sifil) Şimdi diyalog denilince artık dinler arası diyalog kastedilir hale geldi ama bu çok iyi bir gelişme değil. Diyalog insanların sadece dindar arasında değil, dindarlarla dinsizler, dindarların kendi aralarında, farklı dinlere mensup insanların kendi aralarında yapabilecekleri, hatta yerine, zamanına, durumuna göre yapmaları gereken bir faaliyet olabilir. Dünyada küresel problemler yaşıyoruz. Bir küresel ısınma problemi var. Bütün insanlığı ilgilendiren. Efendim, ekonomik dengesizlikler uçurumlar var. Yeryüzünün kuzeyi ile güneyi arasında, doğusu ile batısı arasında, korkunç bir dengesizlik var. Dünyanın tabii kaynaklarının %80’ini insanların %20’si paylaşırken, geriye kalan %20’lik kaynağı %80’lik bir kısım bölüşmek zorunda kalıyor. Korkunç bir açlık, sefalet, savaş, ahlaksızlık var, alkol tüketimi var. Var var var… Bütün bunlar küresel tehlikelerdir, tehditlerdir, problemlerdir ve hepimizi ilgilendiriyor. Sadece dindarları değil dinsizleri de ilgilendiriyor. Dolayısı ile bir Müslüman bu türlü problemlerle gerek bölgesel, gerekse küresel anlamda mücadele etmek için dinlilerle de, dinsizlerle de işbirliği yapmak zorundadır, yapmalıdır. Bu anlamda yapılan diyaloga aklı başında kimse itiraz edemez. Bizim itiraz ettiğimiz ne? Bizim itiraz ettiğimiz bu türlü problemlerin çözümü için bir araya gelme görüntüsü altında, dinler arasında ortak noktalar teşkiline kadar uzanan, süreç. Biz buna itiraz ediyoruz. (Selim Akduman) Neden bu itiraz? (Ebubekir Sifil) Çünkü bu dinler arasında ortak noktalar temin etmeye başladığınız zaman, bu belki Hıristiyan ve Yahudi için çok fazla bir ehemmiyet teşkil etmeye bilir ama bir Müslüman için Yahudilerin ve Hıristiyanların din anlayışına göre bir kaymaya sebebiyet verir. Verir diyorum çünkü tahmini bir şey değil, bu verdiğini görüyoruz. Nereden biliyorsunuz bunu? Çünkü 1400 yıllık tarihimizde bizim bir insan Allah’a inansın, Ahiret gününe insansın, Salih amel işlesin cennete girer, diyen bir insan bir âlim görmedik. Bir tek İslam âlimi, hatta bidat mezhepler içinde de görmedik. Bu iddia bugün dile getiriliyor. Peygamber’e iman şart değil, Kur’an’a iman şart değil, bir insan Allah’a inanıyorum desin, Ahirete inanıyorum desin, birde adam gibi adam olsun, savaşmasın, barış yanlısı olsun, cennete gidebilir deniliyor. Bu dinler arası diyalog sürecinin Müslümanlara hediyesidir. Bunun için böyle diyoruz biz. İbrahimi dinler diye bir kavram çıktı ortaya. Birinci bölümde de bahsettik kavramlardan. İbrahimi dinler diye bir şey yok bizim kavram dünyamızda. Tam aksine Kur’an Yahudilerin ve Hıristiyanların Hz. İbrahim’e aidiyet iddialarını kesin bir şekilde reddeder. Ne diyor:’İbrahim’e en yakın olanlar hayattayken ona inananlardır. Birde bu Ümmi Nebi’dir ve ona iman eden müminlerdir.’ Dolayısı ile Hz. İbrahim’e sahih bir nisbet, sahihbir aidiyet münhasıran Ümmet-i Muhammed’dedir. (Selim Akduman) Peki, Hocam Dinler var mı? (Ebubekir Sifil) Var tabiî ki Hak din var, Batıl din var. Bu anlamda diner var. (Selim Akduman) Yani Hıristiyanlığı ve Yahudiliği ilahi bir din olarak görmek mümkün müdür? (Ebubekir Sifil) Hayır, ilahi kökenli ama şuan mevcut itibariyle ilahi bir din olmaktan çıkmıştır. (Selim Akduman) Yani ben şunu sormak istiyorum: ‘Allah Hıristiyanlık diye bir din indirmiş midir? (Ebubekir Sifil) Hayır Asla! Allah Teala Hz. Musa’ya da, Hz. İsa’ya da İslam ve Tevhid dinini indirmiştir. Onların tebliğle mükellef oldukları da İslam’dır. Yahudilik Hz. Musa’dan yüzyıllar sonra, Hıristiyanlık ise Hz. İsa terki dünya ettikten 20-30 yıl sonra ortaya çıkmış, uydurma dinlerdir. Birinin kurucusu Yahudi bir adamdır. Hıristiyanlığın kurucusu ise Pavlovs Kristilojosidir. Yani Yahudilik ve Hıristiyanlık hak din değil, Kur’an tarafından tanınan bir din değil, Peygamberlerin tebliğ ettikleri dinler değildir. Sonradan bu hakdinin tahrif edilmesiyle ortaya çıkmıştır. Bazen bizim dinler tarihi kitaplarımızda rastlanır. Konu ile ilgili yazanlar, çizenler söyler, işte Hak Hıristiyanlık, hak Yahudilik, diye. Böyle bir şey yok. Hıristiyanlık Pavlovs’un ortaya attığı bir din. İsa (A.S) ile hiçbir bağlantısı, alakası yok. Dolayısı ile konuya dönersek, İbrahim (A.S)’a aidiyet ilişkisi münhasıran Müslümanlardadır. Kur’an’da birçok ayette te bu vurgulanmıştır. ‘İbrahim Yahudi değildi, Hıristiyan değildi tam aksine hanif bir mümindi, Müşrikte değildi.’ Şimdi peki dinler arası diyalog kavramının önümüze çıkardığı İbrahim’i dinler kavramını nereye koyacağız. Şimdi ağzını açan insanlar 3 semavi din, 3 ilahi din diye konuşmaya başlıyorlar. Bu Müslüman’ın kendi sahih, itikad ve dini zeminini bozuyor. (Selim Akduman) Peki, efendim bu cehaletten mi kaynaklanıyor? Yoksa kasıtlı bir dezenformasyon mu? (Ebubekir Sifil) Diyalogun karşı tarafı diyelim. Yahudi ve Hıristiyan tarafı bunu bilinçli olarak yapıyorlar. Biz onların çarpısına icabet ederek bu kervana sonradan dâhil olduk. Biz derken bu çalışmanın içerisinde olanları kastediyorum. Nasıl dâhil olduk? Onların kavramlarını, onların ön gördüğü süreçleri mekanizmaları kanıksadık. Bakın Vatikan İslam dünyasında dinler arası diyalog konusunu işleyen, Master, Doktora çalışmalarına, akademik çalışmalara, finansal destek veriyor. Bundan önceki papa döneminde birçok çalışma yapıldı. Arap dünyasında ve Türkiye’de de birçok çalışma yapıldı. Vatikan Finansal destekli birçok akademik çalışma yapıldı, kitaplar yazıldı. Bugün Türkiye’de bu konuda yazılmış bir çok kitaptan bir kısmı Vatikan tarafından finanse edildi. (Selim Akduman) Bununla ilgili yanılmıyorsam Papa’ya da bir mektup var. Van’da bir Dinler arası diyalog Üniversitesi açılması ile ilgili (Ebubekir Sifil) Yani bütün bunlar Dinler arası diyalog faaliyetinin masum, insanlığın hayrına yönelik bir süreç olmadığının bir göstergesidir. Dinler arası diyalog süreci, stratejik, dini, siyasi hedefleri olan bir süreçtir. Bizim itirazımızda bunadır. (Selim Akduman) Bu dinler arası diyalog uzun süre daha tartışılacağa benziyor. Şimdi bunun yanına birde Ilımlı İslam denen bir kavram daha eklendi. Belki bu ABD’nin ve emperyalist güçlerin oyunudur. Ve son olarak CIA’nin hazırladığı bir raporda İslam dünyasının başına Ilımlı İslam modeline uygun bir halife atamaktan bahsediliyor. Sizce böyle bir şey mümkün olabilir mi? Böyle bir halife olursa İslam dünyası içerisinde barındıra bilecek mi? (Ebubekir Sifil) Ilımlı İslam projesi halen şuanda da yürüyor. Türkiye’de de, İslam dünyasının farklı yerlerinde de yürüyor. Gerek siyasi mekanizmalar, gerek sivil bir takım zeminler, kuruluşlar, kurumlar vasıtasıyla fiilen yürütülüyor. Bu projenin başarılı olabilmesiiçin, adına Hilafet diyin, adına İslam Birliği deyin. Ne derseniz deyin. Bu projenin başarıya ulaşması için Müslümanların tepkiyle karşılamayacağı, kabul edebileceği, bir dil, bir üslup, program, proje ve insan olması lazım. Tabi ki bunun içinde kurumlar ve mevcut zeminlerde var. Bir kere şunu mutlaka tespit etmemiz lazım. Müslümanlarla, Batıyla İslam dünyası arasında ki ilişki son dönemece girdi. Bu yeni dönemeçte artık, İslam batı karşıtlığı bizzat Müslümanlar eliyle üretilmiş projeler aracılığı ile azaltılmaya çalışılıyor. Şunu söylemeye çalışıyorum: Batılı değerleri, siyaset, itikad, ekonomi tarih anlamında batılı değerleri İslam dünyasının kalbine taşıma görevi, artık bugün namazlı niyazlı Müslümanlar tarafından yürütülüyor. Dolayısı ile eskiden Müslümanlar çok kolay tepki verebiliyordu. Laik kafalı, seküler kafalı birisi çıkıp İslam hakkında bir şey söylediği zaman, aykırı bir fikir ürettiği zaman, Müslümanlar çok kolay itiraz edebiliyordu. Mesela Süleyman Demirel hatırlarsanız, Cumhurbaşkanıyken, Kuran’ın 256 ayeti yürürlüktedir, gerisi hükmünü yitirmiştir demişti. Türkiye’de ki İslami hareketlerin hemen hepsi koro halinde buna tepki göstermişti. Ama şuanda aynı kelimelerle olmasa bile, Kavramlarla, aynı şeyler Namazlı Müslümanlar tarafından söyleniyor. Ve fakat tepki göstermiyor. Çünkü Demirel Laik biriydi. Şuanda bunu söyleyen kadrolar, namazlı, oruçlu insanlar. (Selim Akduman) Aynı zamanda tepki verenleri de yadırgar hale geldik değimli hocam? (Ebubekir Sifil) Tabi İşte ılımlı İslam projesinin en tehlikeli yanı budur. Yani Müslümanlar eliyle yürütülmesi. Mütedeyyin Müslümanlar eliyle yürütülmesi. En önemli sıkıntımız budur. (Selim Akduman) Buna Başörtüsü ve İmam Hatip meselesini de katabiliriz değil mi? (Ebubekir Sifil) Yani bu projenin muhtelif ayakları var, monolog bir proje değil. Türkiye’de farklı, İslam dünyasının farklı bir bölgesinde farklı tezahürleri var. Türkiye’de olan projenin içerisinde tabiî ki buda var. Batının hâkimiyetinde şekillenmiş bu dünyaya bir alternatif üretmeyecek, uyum içinde yaşayacak, sorun çıkarmayacak Müslüman makbul bir Müslüman’dır. Aykırı Müslüman ise, fikir üreten, her türlü kavram, kurum zemin neyse onlarla her türlü mücadele edilecek. Yeri geliyor ikna ediliyor, yeri geliyor konversiyonel yöntemler kullanılıyor. İslam dünyasının farklı bölgelerinde bugün gördüğümüz sıkıntılar yapılan bu mücadelenin bir tezahürüdür. (Selim Akduman) Hocam vaktinizi ayırdığınız için çok teşekkür ediyorum. İnşaallah biz çok istifade ettik okuyucularımızda istifade ederler. Ben tekrar çok teşekkür ediyorum. (Ebubekir Sifil) Bende teşekkür ederim. Çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Allah muvaffak etsin... -SON- Ajans5.com /Özel <DIV class=banner46860> |
|
|
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Saadet
Üye No : 622
Üyelik tarihi : 27-09-2008
Mesleği : Öğrenci
Nereden : Bileyim:)
Konuları : 1173
Mesajlar : 7,948
Teşekkürleri: 1,802
2,630 mesajına 4,405 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 11
![]() Son Aktivitesi : 18.05.12
Durumu : Status: Offline
|
Allah razı Olsun... Hocamız çok önemli açıklamalarda bulunmuş...
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
|
|
|
![]() |
| Etiket |
| arası, dinler, diyalog, projesimi, vatikan |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|