|
| Konular: 50,310 | Mesajlar: 311,896 | Üyeler: 10,668 | Online: 223 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : İnadına ERBAKAN.....
Üye No : 2406
Üyelik tarihi : 05-02-2009
Nereden : kafkasya
Konuları : 3010
Mesajlar : 10,206
Teşekkürleri: 8,630
5,430 mesajına 10,723 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : 01.05.12
Durumu : Status: Offline
|
Cumartesi günkü yazıda Hollanda'da Selefîliği konuşacağımızı yazmıştım. Konuştuk. Program için tutulan salonda boş yer yoktu. Burada hava oldukça soğuk. Cumartesi günü bütün gün yağmur vardı. Buna rağmen o soğuk salonda programın ilerleyen bölümlerinde üzerimdeki yağmurluğu çıkartma ihtiyacı hissettim. Arkadaşlar salonu 19.00-22.00 arası için kiralamışlar. 19.30 gibi başlayan program büyük bir ilgiyle ve firesiz izlendi. Hatta süre yetmediği için bir kısım sorulara oldukça kısa cevaplar vermek zorunda kaldım. Gönül isterdi ki burada ortak problemleri konuşalım, çözüm için atılması gereken adımları tartışalım; ilerisi için neler yapılabileceğini müzakere edelim. Ancak Ümmet'e hakim olan o "parçalanmışlık" havası burada da ilişkilere hakim ne yazık ki! Arkadaşların verdiği bilgiye göre burada Türklerden sonra ikinci büyük azınlık grubu Faslılar oluşturuyormuş. Türklerin kendi aralarındaki bölünmüşlük havasının Faslılarla ilişkilere de -hatta daha fazlasıyla- yansımış olması şaşırtıcı değil. Oysa bu durumun kimseye bir fayda getirmemesi bir yana, herkesin aleyhine olduğu o kadar açık ki!.. Programda önce Sünnet'in önemini ve Sahabe'nin vazgeçilmezliğini kısaca anlattım. Sahabe döneminin ardından İslam Dünyası'nda görülmeye başlayan yabancı fikir akımları ve inanç unsurlarının bilahare zuhur eden itikadî mezheplerin oluşumundaki belirleyici rolüne dikkat çektim. Efendimiz (s.a.v) Sahabe'ye bir tek İslam tebliğ etti. Sahabe de kendilerinden sonraki kuşağa bir tek İslam anlattı. İşte bu İslam Ehl-i Sünnet'tir. Diğer fırkalar ise yukarıdaki paragrafta da ifade etmeye çalıştığım gibi tarihsel arızaların vücut verdiği "arızî" yapılardır. Kendisini "Selefîlik" olarak ifade eden akım için de aşağı-yukarı aynı durum söz konusudur. İmam Ebû Hanîfe, "Bize doğu tarafından iki bid'at görüş geldi. Biri Cehm b. Safvân'ın ta'tîl görüşü, diğeri Mukâtil b. Süleyman'ın teşbih görüşü" derken bu durumu dikkatimize sunmuş olmaktadır. Bu arızî yapı günümüzde öyle aşırılıklara varmıştır ki, kendisine temel referans noktası olarak aldığı İbn Teymiyye'yi bile kimi noktalarda "aşıp geçmiş"tir! Söz gelimi İbn Teymiyye ve İbnu'l-Kayyım "taklid"in bazı insanlar için "kaçınılmaz" olduğunun altını çizerken Din'i de, Selef'i de onların gözlüğüyle gördüğünü iddia eden günümüz Selefîliği -en azından bir kısmı- taklidi "şirk" olarak yaftalayabilmektedir. Aynı durum Tasavvuf'a bakış ve diğer konular için de üç aşağı-beş yukarı böyledir. Tevafuk bu ya, açılışta bir hocamızın tilavet ettiği aşr-ı şerifte "Ey iman edenler! Allah'ın ve Resulü'nün önüne geçmeyin" mealinde bir ayet geçti. Bu ayetin orijinal ifadesi, "Lâ tukaddimû beyne yedeyillâhi ve rasûlihî"dir. Bu cümlenin motamot çevirisi, "Allah'ın ve Resulünün iki elinin önüne geçmeyin"dir. Dilde ve dolayısıyla Kur'an ve Sünnet dilince mecazın olmadığını ileri süren Selefî anlayış bu ayeti böyle anlamak zorundadır. Bu durumda önümüze şöyle problemler çıkıyor: 1. Allah Teala'nın iki eli vardır. 2. Bu iki elin arası vardır. 3. Mü'minler bu iki elin arasının önüne geçmekten sakındırılmışlardır,. 4. Efendimiz (s.a.v)'in de aynı şekilde iki elinin arası vardır ve aynı fiille mü'minler O'nun iki elinin arasının önüne geçmekten de sakındırılmıştır. Yani Allah Teala'nın iki elinin önüne geçmekle Efendimiz (s.a.v)'in iki elinin arasının önüne geçmek aynı şekilde cereyan eder. Aynı fiille sakındırılan ifade buyurulan bu sakındırmanın gereğini yerine getirmek için mü'minler Efendimiz (s.a.v) iki elini aralıklı bıraktığı her zaman bu aralığın önüne geçmeyecektir. Diyelim ki bunu bir şekilde yerine getirdik! Peki aynı şeyi Allah Teala hakkında nasıl yerine getireceğiz? Bu tam anlamıyla bir "çıkmaz"dır ve ancak dildeki mecaz unsuru dikkate alınarak aşılabilir. Aynı şey diğer bütün hususlar ve bilhassa müteşabih nasslar için de geçerlidir... Elbette bu mesele bir programla halledilebilecek gibi değil. Zira problemlerin kaynağı hayli derinlerde ve sürekli gündemde tutulan bir "ihtilaf tavrı" söz konusu. İnsanlar kendilerini "ihtilaf" üzerine konuşlandırmış ve İslam anlayışlarını bi nokta üzerine bina etmişse bu arızayı bir programla düzeltmek elbette mümkün değil. Şu kadarı hasıl olduysa hedefe ulaşılmış olacaktır: Selefî yaklaşım bu Ümmet'in kahir ekseriyetini birtakım şeylerle itham ederken kendisi temelli yaklaşım arızalarıyla maluldür. Ele alınan her meseleye, ihtilaf konusu oluşturan her başlığa bir de "bu taraf"ın gözlüğüyle bakıldığında elbette farklı şeyler görülecektir. Kısmet olursa Kasım ayında bir Hollanda seyahati daha görünüyor. Burada bu programda eksik kalan hususları o zaman ikmal etme imkânımız olur inşallah. Bitirirken Bölge başkanı Ahmet bey, Genel Sekreter Fuat bey ve diğer arkadaşlara, gösterdikleri yakın ilgi ve misafirperverlik için teşekkür ediyorum. |
|
|
| Bu mesaj için Adige Abzakh kullanıcısına teşekkür edenler: | Muhammed (26.10.09) |
![]() |
| Etiket |
| selefilik |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Selefilik işgalcilerin oyuncağı oldu | lider57 | CİHAD BELDELERİNDEN HABERLER | 0 | 10.09.09 12:41 |
| Selefîlik, Tasavvuf ve Protestanlaşma Tehlikesi (3) | Vukuf-i Kalbi | Yusuf Kaplan | 0 | 24.08.09 12:14 |
| Selefîlik, tasavvuf ve Protestanlaşma tehlikesi (2) | el Büğdüzi | Yusuf Kaplan | 0 | 21.08.09 11:16 |
| Selefîlik, Tasavvuf ve Protestanlaşma Tehlikesi (1) | el Büğdüzi | Yusuf Kaplan | 10 | 17.08.09 17:05 |
| Muhammed Abduh örneğinde yeni selefilik ve tasavvuf | furkankole | TASAVVUF | 0 | 17.10.08 01:24 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 www.milligorusforum.biz Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|