| Konular: 50,310 | Mesajlar: 311,901 | Üyeler: 10,668 | Online: 223 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum GÜNCEL » YAZARLAR VE KÖŞE YAZILARI » Ebubekir Sifil »

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 14.12.09, 10:21   #1
Seida - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 19
Üyelik tarihi : 08-08-2008
Konuları : 1896
Mesajlar : 10,435
Teşekkürleri: 5,796
4,606 mesajına 8,861 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 14 Seida is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 01.08.10
Durumu : Status: Offline

Standart İslami ilimlerde yenilik arayışları






İslami ilimlerde yenilik arayışları


Kur'an'da, Sünnet'te ve 1200 küsur yıllık pratikte "Müslüman olmak", içinde yaşanılan ortam ve şartları mümkün olduğunca Allah'ın rızasına uygun hale getirmek şeklinde ortaya konmuşken, modern zamanlarda Müslümanların yeni bir "Müslümanlık anlayışı" arayışıyla çırpındığı görülüyor. "Zaman sana uymuyorsa, sen zamana uy" anlayışını ilke edinerek modernleşme macerasına atılan Müslümanlar, Din'i, bir "mükellefiyetler manzumesi" olarak değil, yaşanan durumu onaylama mekanizması olarak görüyor artık. Din'i "mükellefiyetler manzumesi" olarak gördüğünüzde, ortada, özümsenmesi ve hayata yansıtılması gereken "sabit hakikatler" bulunduğunu kabul ediyorsunuz demektir. Dolayısıyla müslümanın önce kendisini, sonra da yaşadığı ortamı ve şartları bu hakikatler doğrultusunda mümkün mertebe dönüştürmeye çalışması Müslümanlığın tezahürü olmaktadır.

Kendimizi ve hayatı Din'in mutlak ve sabit hakikatleri doğrultusunda dönüştürmeyi göze alamadığımız, yani teklifi kabul etmeye, yani "bedel ödemeye" yanaşmadığımız zaman yeni bir süreç, "bahaneler uydurma" süreci başlar. Teklifi, yani "bedel ödemeyi" kabul etmek demek, bedenî ve zihnî cehdi/ictihadı son raddesine kadar işletmek, ne kadar güçlü olursa olsun içimizin ve dışımızın baskısına direnmektir. Bu direnci yitirdiğimizde, arabayı atın arkasına değil, atı arabanın arkasına koşar, yaşadığımız durumu ve şartları mutlaklaştırma eğilimine gireriz. Bu, sonunda Din anlayışını sorgulamayı getirir. Hristiyanlığın yaşadığı macera bundan başkası değildir.

Din anlayışı değiştiği için, Din adına ortaya konulmuş bulunan ne varsa hepsinin gözden geçirilmesi ve değiştirilmesi de eşyanın tabiatından olacaktır. İster vahiy, ister icma ve ictihad, isterse kültür, gelenek, örf... her ne olursa olsun "değişim"in gereklerine boyun eğdirilecek, Batı'dan ithal edilen yorum/tahrif teknikleri bu çerçevede devreye sokularak etkin biçimde işletilecektir...

Geçtiğimiz yüzyılın ilk yarısında Ziya Gökalp tarafından ortaya atılan ve Halim Sabit tarafından müdafaa edilen "İctimâ'î Usul-i Fıkıh" teklifi ile ilk defa karşılaşanlar "Fıkıh toplum hayatını doğrudan ilgilendirir. Dolayısıyla Fıkh'ın temelinin (Usul-i Fıkh'ın) toplumsal hayat esas alınarak yeniden dizayn edilmesi anlaşılabilir bir faaliyettir" tarzında cümleler kurmuşlar mıdır?! Orasını bilemem; bildiğim, bunu "anlaşılır" bulmanın, sürece dahil olmak anlamına geldiğidir ve bu süreç kesinlikle hayatın herhangi bir alanıyla sınırlı değildir.

Nitekim çok geçmeden "ictimaîleştirme" faaliyetlerinin ne anlama geldiğini kavramamızı kolaylaştıracak gelişmeler zuhur etti. Bu çerçevede Hüseyin Naci imzalı "Laik Usul-i Fıkıh" çalışması anılmaya değerdir. Artık anlaşılmış olmalıdır ki mesele, Usul-i Fıkh'ın ictimaî temellerini öne çıkartmak şeklinde ifade edilemeyecek ölçüde derinlik kazanmıştır.

Bu "derinlik"in bir ifadesi olarak "yenilik" arayışları Kelam ilmine de teşmil edildi ve bir dönem Diyanet İşleri Başkanlığı da yapmış olan M. Şerafeddin (Yaltkaya) tarafından bu çerçevede "İctimâ'î İlm-i Kelam" başlıklı bir seri makale kaleme alındı. Cumhuriyet sonrasında Dinî Makalelerim adıyla neşrettiği kitabına da - "İctimâ'î İlm-i Kelam" terkibinden hiç bahsetmeksizin- aldığı bu makalelerinde M. Şerafeddin, diğer "ictimaîciler" gibi A. Comte ve E. Durkheim'in etkisiyle toplumsal evrim düşüncesini benimsemiş ve Kelam ilminin temelinden nassları çıkarıp yerine "gelişmiş kutsal toplum"u ikame etmeye çalışmıştı.

İmam el-Gazzâlî'nin, "küllî olanla, "varlık" meselesiyle ilgilendiği için bütün ilimlerden üstündür" dediği Kelam İlmi'ne biçilen değer ya da daha doğrusu "rol", Durkheim sosyolojisinin kuramları doğrultusunda sadece biçim değil, aynı zamanda "mahiyet" değiştirmek oldu!

İslamî ilimlerde "yenilik/bid'at" arayışları günümüzde de devam ediyor. Modernleşme serüvenimiz yeni etaplardan geçerken İctimâ'î Usul-i Fıkıh söylemi, yerini "Makasıdçı Usul-i Fıkh"a terk ediyor; geçen yüzyılın aydınlarının akıl edemediği yeni Usul arayışları Hadis ve Tefsir sahalarını da şümulüne alıyor. Bu çerçevede akademik çalışmalar özellikle son 10-15 yıl içinde hayli mesafe katetmiş durumda...

"Yenilik" kelimesi kullanıldığında hemen "bid'at" çağrışımına sahne olan Müslüman zihin, ne oldu da "yenilik" kelimesine böyle bir "mutlaklık" atfeder hale geldi?
__________________



[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]




Allahım Kalbimize İMAN'ı yerlestir(amin)
View Seida'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiket
arayışları, ilimlerde, islami, yenilik, İslami

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
yeni teknik adam arayışları.biraz geç oldu ama Adige Abzakh ÜLKEMİZDEN HABERLER 1 14.05.09 10:06
Allah yolunda cihad ve dînî ilimlerde tefakkuh Maşita Hatun CİHAD 0 08.04.09 10:07
Amerika’ya gelen yenilik: Barack Hüseyin Obama Alemdâr-ı İslâm Dç. Dr. Oya Akgönenç 0 06.11.08 07:57
İslami Mesken Dergisi ( Aylık İslami Dergi ) İslami Mesken AKADEMYA - KİTAP 0 23.10.08 17:02

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:48 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.