|
| Konular: 50,310 | Mesajlar: 311,902 | Üyeler: 10,668 | Online: 217 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : İnadına ERBAKAN.....
Üye No : 2406
Üyelik tarihi : 05-02-2009
Nereden : kafkasya
Konuları : 3010
Mesajlar : 10,206
Teşekkürleri: 8,630
5,430 mesajına 10,723 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : 01.05.12
Durumu : Status: Offline
|
Karaman hoca ve Taha Akyol 4 Bir önceki yazıda Karaman hocanın, recmin hadd değil, takdiri ve uygulaması yöneticilere bırakılmış "ta'zir" türünden bir ceza olduğunu söylediğini görmüştük. Yazının sonunda bunun problemli bir tesbit olduğunu belirtmiş ve gerekçesi üzerinde bugün duracağımı söylemiştim. Evet, bu, problemli bir yaklaşımdır; zira: Zina eden bekâr bir kimseye içtihadla değiştirilemeyecek bir ceza (hadd) verilmesini hükme bağlayan vahyin, aynı suçu evli birisi işlediğinde içtihada açık bir alan öngördüğünü söylemek Karaman hocanın kendi mantalitesi açısından mümkün değildir. Çünkü "Bekârlık bir tahrik sebebi olduğu için bekârın zinasının cezası daha hafif olmuştur"1 diyerek bekârlığın bir tür "hafifletici etken" olduğunu, bekâr zaninin cezasının bu sebeple daha hafif tutulduğunu dile getiren kendisidir. Buradan çıkan sonuç şu olacaktır: Tahrik edici bir unsurun (bekârlığın) etkisiyle zina eden kimse, değişmez bir akıbete düçar olacak, yani 100 sopa yiyecek; buna mukabil kendisi için söz konusu tahrik edici unsurun söz konusu edilemeyeceği evli kimse, sadece azar işiterek kurtulabilecektir! Zira "ta'zir" dediğimiz cezalandırma şekli, bir ucunda azarlayıp serbest bırakmanın, diğer ucunda öldürmenin yer aldığı geniş bir yelpazeyi ifade etmektedir. Dolayısıyla madem ki recm "ta'zir" kabilinden bir cezalandırmadır, o halde her zaman ölüm cezası vermek şeklinde uygulanacak diye bir kaide yoktur! Nitekim hocanın, recm cezasının uygulanışı ile ilgili olarak "Aynı hüküm, sünnete dayalı icmâ ile İslâm'a da intikal etmiş ve bu suçu işleyen evli şahıslara -az da olsa- uygulanmıştır" dediğini bir önceki yazıda görmüştük. Bu cümlenin, "recmin İslam'a intikali"nden bahseden kısmı üzerinde bir önceki yazıda kısaca durmuştum. Ama cümledeki problemli kurgu bundan ibaret değil. Zira işin bir de, "bu suçu işleyen evli şahıslara -az da olsa- uygulanmıştır" kısmı var. Bu anlatım, zina suçu işleyen evli şahısların recm cezasına çarptırılmasının değişmez bir uygulama olmadığını, hatta evli zanilere recm cezası verilmesinin "az görülen" bir uygulama olduğunu ihsas etmektedir. Oysa asr-ı saadette ve hatta Sahabe döneminde zina suçu işlediği şer'î olarak sübut bulmuş evli herhangi bir kimsenin recm edilmeyip, daha hafif bir cezaya çarptırıldığını gösteren herhangi bir örnek yoktur. Konuyla ilgili herhangi bir çalışmasında hoca da bu tarz bir örnek zikredebilmiş değildir. Dolayısıyla yukarıdaki cümlenin doğru şekli, "-az da olsa- bu suçu işlediği sübut bulmuş evli şahıslara uygulanmıştır" olmalıdır. Hocanın, "Recim cezasının bugün de uygulanacak, değişmez bir islâmî ceza olduğu hükmü kesin, tartışmasız değildir" tarzındaki hükmünün2, Taha Akyol'un "Karaman, eserlerinde (...) recmin dinsel bir kural değil, eski bir gelenek olduğunu belirtir" tarzındaki tesbitini doğrular mahiyette olduğunu söylememiz lazım. Bunu hocanın, "Aynı hüküm (Efendimiz (s.a.v)'in Yahudilere uyguladığı recm hükmü, E.S.), sünnete dayalı icmâ ile İslâm'a da intikal etmiş..." tarzındaki değerlendirmesiyle bir araya getirdiğimizde sanki daha bir netleşiyor fotoğraf!.. Akyol devam ediyor: "Karaman eserlerinde modern piyasa ekonomisinin ortaya çıkardığı ticari ilişkilere "kolaylaştırıcı" bir gözle bakar, hatta teşvik eder." Doğrusu şu ki, Karaman hocanın, çalışmalarına yansıyan bir "geçiş dönemi" anlayışı vardır. Birtakım hususlarda şartların zorlamasıyla "zaruret" ve "hacet" ilkelerini devreye sokarak -faizli kredi kullanma gibi- "geçici" ruhsatlar tanıma ve bunu asla kalıcılaştırma anlayışı... Eğer Akyol'un kasdettiği buysa -ki bu da işin ehli arasında tartışılmıştır3-, hocanın bu tarz çözümleri "diken üstünde oturma"ya benzeterek, "köprüyü geçene kadar" bulunmuş geçici çözümler olarak nitelendirdiği biliniyor. Dolayısıyla bu noktada Akyol'un muhayyilesindeki Karaman ile gerçeği arasında hayli fark olduğunu belirtmemiz lazım. Tabii eğer kendisine "modern Müslüman" denilebileceğini söyleyen4 Karaman ile o Karaman hala aynı kişiyse!.. 1 http://www.hayrettinkaraman.net/kita...leler/0696.htm. 2 http://www.hayrettinkaraman.net/yazi...zen/4/0182.htm. 3 Örnek olarak bkz. http://www.hayrettinkaraman.net/kita...leler/0269.htm. 4http://www.milliyet.com.tr/Yazar.aspx?aType=YazarDetay |
|
|
![]() |
| Etiket |
| akyol, hoca, karaman, taha |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Karaman hoca ve taha akyol3 | Adige Abzakh | Ebubekir Sifil | 0 | 10.01.10 12:46 |
| Taha Akyol: ‘Atatürk askerî metotlara alışkındı’ | ERCANLI | YAZARLAR VE KÖŞE YAZILARI | 0 | 22.11.09 01:34 |
| Taha Suresi | Muhammed | Meal | 1 | 30.04.09 21:47 |
| 'Darwin Yılı'nda Darwinizm çöküyor...-Mustafa Akyol | Vukuf-i Kalbi | Makale | 0 | 04.03.09 09:57 |
| karaman döktürdü | Kara Kalem | SERBEST KÜRSÜ | 1 | 28.08.08 16:26 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 www.milligorusforum.biz Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|